Bir ambalaj fabrikanız var. Oluklu mukavva kutu, plastik şişe, cam kavanoz, poşet ya da etiket üretiyorsunuz; makineleriniz çalışıyor, mevcut müşterileriniz sipariş veriyor. Ama yeni bir gıda üreticisi, bir kozmetik markası ya da yurt dışındaki bir toptancı, ihtiyacı olduğunda sizi bulmuyor. Büyük ihtimalle bu alıcılar önce Google'a yazıyor ve karşısına başka üreticiler çıkıyor. İşte bu yüzden "ambalaj üreticileri için SEO" diye arama yapmanız çok yerinde. Bu yazıda, SEO'nun ambalaj gibi teknik ve toptan satışa dayanan bir sektörde nasıl farklı çalıştığını, hangi sayfaların gerektiğini ve işe nereden başlayacağınızı anlatıyorum. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım; kendi SEO hizmetimin kapsamını da gerektiği yerde açıkça söyleyeceğim.
SEO, kısaca, sitenizin Google'da potansiyel müşterilerinizin yaptığı aramalarda görünmesini sağlayan çalışmadır. Reklamda parayı verdiğiniz an görünür, parayı kestiğiniz an kaybolursunuz. SEO'da ise doğru kurulan bir düzen aylarca, hatta yıllarca teklif talebi getirebilir. Ambalaj gibi bir sektörde bu düzenin nasıl kurulacağı, bir restoranın ya da kuaförün sitesinden epeyce farklıdır. Çünkü sizin müşteriniz bireysel bir tüketici değil, bir şirket; aradığı şey de "güzel bir kutu" değil, belirli bir ölçüde, belirli bir dayanımda, belirli bir miktarda ürün.
Ambalaj sektöründe insanlar neyi arıyor?
Bir tüketici "ayakkabı" yazar. Bir ambalaj alıcısı ise genellikle çok daha net bir şey yazar. Satın alma sorumlusu ya da üretim müdürü, ihtiyacını cümleye dökmüş olarak gelir: "3 katlı oluklu karton koli", "250 gram bal kavanozu kapaklı", "zip kilitli doypack poşet", "e-ticaret kargo kutusu baskılı", "200 ml pet şişe toptan". Bazen de doğrudan bir ölçü, bir malzeme adı ya da bir ürün kodu yazar. Daha önce başka bir üreticiden aldığı ürünün kodunu yazıp "benzerini kim yapıyor" diye arayanlar bile vardır.
Bu aramaların ortak noktası şudur: Çok spesifiktir, hacmi küçük görünür ama niyeti çok güçlüdür. Günde yüz kişinin aradığı genel bir kelimeden çok, ayda beş kişinin aradığı net bir ürün ifadesi sipariş getirir. Çünkü o beş kişi büyük ihtimalle gerçekten alacak kişilerdir. Ambalajda SEO'nun temel fikri budur: Geniş bir kitleyi değil, doğru ürünü arayan az sayıda ama ciddi alıcıyı yakalamak.
Alıcının aradığı bilgi türlerini şöyle sıralayabiliriz:
- Ürün ve malzeme adı: karton kutu, pet şişe, cam kavanoz, alüminyum folyo, streç film gibi.
- Ölçü ve hacim: milimetre cinsinden kutu boyutu, mililitre cinsinden şişe hacmi, gram cinsinden poşet kapasitesi.
- Teknik özellik: kullanılan malzemenin kalınlığı, dayanımı, gıdayla temas edip etmediği, geri dönüştürülebilir olup olmadığı.
- Sertifika ve uygunluk: gıda ile temasa uygunluk belgeleri, kalite yönetimi belgeleri gibi.
- Asgari sipariş ve teslim: en az kaç adet, ne kadar sürede, hangi bölgeye.
- Baskı ve özelleştirme: logolu baskı, renk sayısı, kalıp, numune süreci.
Siteniz bu soruların cevabını veriyorsa, alıcı sizi fark eder. Vermiyorsa, ne kadar iyi üretim yaparsanız yapın, alıcı cevabı veren rakibe gider.
Yukarıdaki görsel, ambalaj alıcılarının arama niyetlerini ve bu aramalara hangi tür sayfanın cevap verdiğini özetliyor. Dikkat edin: Her niyet için ayrı bir sayfa türü gerekiyor, tek bir "ürünlerimiz" sayfası bunların hiçbirini iyi karşılamıyor.
Çoğu ambalaj sitesi neden görünmez kalıyor?
Sektörde sık gördüğüm tablo şudur. Site, yıllar önce bir kez yapılmış. Ana sayfada fabrikanın fotoğrafı, bir "Hakkımızda" yazısı ve "Ürünlerimiz" başlığı altında bir katalog var. Katalog çoğu zaman bir PDF dosyası. Ürünlerin her biri tek satırlık bir adla duruyor: "Kutu çeşitleri", "Poşet çeşitleri". Teknik bilgiler PDF'in içinde gömülü. İletişim sayfasında da bir telefon numarası ve bir e-posta adresi.
Bu yapının Google açısından üç büyük sorunu var:
- Tek sayfada her şey: "Kutu çeşitleri" sayfası onlarca farklı ürünü tek başlıkta topladığı için hiçbirini net anlatamıyor. Google da hangi aramada bu sayfayı göstereceğini bilemiyor.
- PDF'e gömülü bilgi: Teknik bilgi bir PDF'in içinde kaldığında, hem aramalarda zayıf görünür hem de telefondan bakan alıcı için okunması zordur.
- Alıcıyı yönlendirmeyen yapı: Ziyaretçi ürüne bakıyor ama "teklif al" ya da "numune iste" düğmesini bulamıyor. Geliyor, gidiyor.
Bir de rekabet tarafı var. Ambalaj sektöründe büyük üreticilerin yanı sıra çok sayıda aracı, toptancı ve pazar yeri bulunuyor. Genel "ambalaj" ya da "karton kutu" aramalarında bu büyük oyuncularla yarışmak, sıfırdan başlayan bir site için gerçekçi bir hedef değil. Bunu açıkça söylemekte fayda var. Ama iyi haber şu: Alıcıların önemli bir kısmı zaten bu kadar genel aramıyor. Ürün ve ölçü bazlı, ayrıntılı aramalarda şansınız çok daha yüksek.
Görseldeki hataların çoğu üretimle değil, sitenin kuruluş biçimiyle ilgili. Yani fabrikanızın kalitesi değil, bu kalitenin web sitesinde nasıl anlatıldığı belirleyici oluyor.
Hangi sayfalar gerekir?
Ambalaj sitesi için sayfa yapısını bir kütüphane düzeni gibi düşünün. En üstte geniş bir bölüm, altında daha ayrıntılı raflar, en altta tek tek kitaplar bulunur. Alıcı hangi seviyede arıyorsa, o seviyedeki sayfayla karşılaşmalı.
Ürün grubu sayfaları. Her ana ürün ailesi için ayrı bir sayfa: oluklu karton kutu, katlanır kutu, plastik şişe, cam kavanoz, esnek ambalaj poşetleri gibi. Bu sayfa o grubun ne olduğunu, hangi sektörlerde kullanıldığını, hangi seçeneklerin bulunduğunu sade bir dille anlatır. Altında tek tek ürün sayfalarına bağlantılar bulunur.
Tek ürün sayfaları. Her ürün ya da ürün serisi için ayrı bir sayfa. Burada ürün kodu, ölçüler, malzeme, kalınlık, taşıma kapasitesi, baskı seçenekleri ve asgari sipariş bilgisi açıkça yazılır. Alıcının "bu ürün tam olarak ne" sorusu bu sayfada biter. Ürün koduyla arama yapan biri de bu sayfaya düşer.
Sektöre göre çözüm sayfaları. Gıda ambalajı, kozmetik ambalajı, e-ticaret kargo ambalajı, tekstil ambalajı gibi. Alıcı çoğu zaman "ürün" değil "benim işime uygun olan" arıyor. "Bal ambalajı" ya da "zeytinyağı şişesi ve kutusu" gibi aramalar bu sayfalara düşer.
Teknik bilgi ve rehber sayfaları. "Oluklu mukavva türleri arasındaki fark nedir", "gıdayla temas eden ambalajda nelere dikkat edilir", "kutu ölçüsü nasıl hesaplanır" gibi yazılar. Bunlar alıcının karar vermeden önce yaptığı araştırmayı yakalar. Mevzuatla ilgili konularda yazıyı hazırlarken kesin hukuki ifadelerden kaçınmak, gerekirse okuru bir uzmana yönlendirmek doğrudur.
Sertifikalar ve kalite sayfası. Sahip olduğunuz belgeleri, test süreçlerinizi ve kalite kontrol adımlarınızı gösteren bir sayfa. Kurumsal alıcı bu sayfaya bakmadan teklif istemez.
Teklif ve numune sayfası. Basit bir form: ne istiyor, hangi ölçü, kaç adet, hangi şehir ya da ülke. Karışık, uzun bir form insanı kaçırır; sade tutmak gerekir.
Hakkında ve üretim sayfası. Makine parkuru, kapasite, üretim fotoğrafları. Alıcı için "bu firma gerçekten üretiyor mu" sorusunun cevabı.
Görseldeki düzen, ziyaretçiyi geniş bir başlıktan tek bir ürüne ve oradan teklif talebine götüren yolu gösteriyor. Bu yol ne kadar kısa ve net olursa, ziyaretçinin formu doldurma ihtimali o kadar artar.
Ürün sayfası nasıl yazılır?
Ambalaj ürün sayfalarında en yaygın hata, bilgiyi gizlemek ya da çok kısa tutmaktır. "Fiyat için arayınız" yazıp geçmek anlaşılır bir refleks, çünkü fiyat ölçüye, adede ve ham madde durumuna göre değişir. Ama fiyat dışındaki her şeyi açıkça yazabilirsiniz. İyi bir ürün sayfası şu bölümlerden oluşur:
- Başlık: Ürünün adı, malzemesi ve en önemli özelliği. Örneğin "Baskılı 3 katlı oluklu kargo kutusu" gibi, alıcının yazacağı ifadeye yakın.
- Kısa açıklama: Bu ürün ne için kullanılır, kime uygun, iki üç cümle.
- Teknik özellik tablosu: Ürün kodu, ölçüler, malzeme, katman sayısı, kalınlık ya da gramaj, taşıma kapasitesi, renk seçenekleri. Tablo, telefonda da okunabilir olmalı.
- Baskı ve özelleştirme: Hangi baskı yöntemleri var, kaç renge kadar çıkılıyor, kalıp gerekiyor mu.
- Asgari sipariş ve teslim süresi: Genel bir aralık yazmak yeterli; kesin söz vermek zorunda değilsiniz.
- Fotoğraflar: Ürünün gerçek fotoğrafı, ölçü çizimi, kullanım örneği. Katalogdan alınmış bulanık görüntü değil.
- İlgili ürünler: Aynı ailenin diğer ölçüleri ve alıcının muhtemelen isteyeceği tamamlayıcı ürünler.
- Teklif düğmesi: Her ürün sayfasında görünür, tek tıkla teklif ya da numune talebine götüren bir düğme.
Burada bir ayrıntıya dikkat edin: Ürün kodlarını sayfanın görünen metninde yazın, görsel içine gömmeyin. Google bir resmin içindeki yazıyı okumakta yeterince güvenilir değildir. Kod ve ölçü düz yazıyla durduğunda hem arama motoru hem de siteye gelen kişi onu rahatça bulur.
Ürün sayfalarında bir de tekrar sorunu var. Aynı kutunun on farklı ölçüsü için on ayrı sayfa açıp hepsine neredeyse aynı metni yazarsanız, Google bunları birbirinin kopyası sayabilir. Bunun yerine ya ölçüleri tek bir ürün sayfasında seçenek tablosu olarak sunun, ya da her ölçü gerçekten farklı bir kullanım için aranıyorsa o sayfaya özgün bir açıklama ekleyin.
Görsel, iyi hazırlanmış bir ürün sayfasının ekran düzenini gösteriyor. Teknik tablo ve teklif düğmesinin görünür yerde olması, alıcının sayfada vakit harcamadan karar vermesini kolaylaştırıyor.
Ürün koduyla ve teknik özellikle arama nasıl çalışır?
B2B ambalajda, özellikle düzenli alım yapan firmalar, ürünleri kodla ya da standart ölçüyle anar. Üretim hattı belli bir şişe boyuna göre kurulmuştur, depo belli bir koli ölçüsüne göre düzenlenmiştir. Bu yüzden alıcı "yeni bir tedarikçi" ararken çoğu zaman tam bir teknik tanım yazar.
Bu aramalarda görünmenin birkaç pratik kuralı var:
- Kodu ve ölçüyü açık yazın. Sayfada "KT-120" gibi bir kod varsa, bu kodun hem başlıkta hem tabloda geçmesi iyi olur. Ölçüyü de tek bir biçimde yazın; bir yerde "30x20x15 cm", başka yerde "300 mm x 200 mm x 150 mm" yazmak yerine, alıcıların en çok kullandığı biçimi seçin ve tutarlı olun. İsterseniz yanında diğer birimi parantez içinde ekleyebilirsiniz.
- Eş anlamlıları düşünün. Aynı ürüne "koli", "kutu" ve "karton kutu" diyen alıcılar var. "Doypack", "stand-up poşet" ve "ayakta duran poşet" aynı şeyi anlatır. Sayfa metninizde bu söyleyişleri doğal biçimde kullanın, ama yapay biçimde sıralamayın.
- Standart adları kullanın. Sektörde yaygın olan malzeme ve tür adlarını (tek dalga, çift dalga, kraft, kuşe, PET, PP gibi) tanımlayarak yazın. Alıcı bunları arıyor, siz de bunları kendi ağzınızla açıklayabilirsiniz.
- Soru biçimindeki aramaları yakalayın. "Bal için hangi kavanoz uygun", "kargo kutusu ölçüsü nasıl seçilir" gibi sorulara kısa ve net cevap veren rehber sayfaları, hem Google'da hem yapay zekâ destekli arama özetlerinde alıntılanma şansı taşır.
Görseldeki örnek arama sonucu, ölçü ve malzeme bilgisini açıkça veren sayfanın neden daha cazip göründüğünü gösteriyor. Aynı alıcı iki sonuçtan birini seçerken genellikle ihtiyacını net karşılayanı seçiyor.
İhracat için ayrı bir kurgu gerekir mi?
Ambalaj üreticilerinin önemli bir kısmı yurt dışına da satış yapıyor ya da yapmak istiyor. Yurt dışındaki alıcı sizi nasıl bulur? Çoğunlukla kendi dilinde, kendi ülkesindeki üreticilerle birlikte sizi de gösterecek bir aramayla. Örneğin Almanya'daki bir alıcı Almanca, İsveç'teki bir alıcı İsveççe, İngiltere'deki biri İngilizce arar. Siteniz yalnızca Türkçeyse, bu alıcılar için görünmezsiniz.
İhracata dönük bir site için şunlar önemlidir:
- Ayrı dil sürümleri: Her hedef dil için sayfanın tam çevrilmiş ve o dilin arama alışkanlığına göre uyarlanmış bir sürümü. Makine çevirisini düz biçimde bırakmak, güveni zedeler. Teknik terimlerin doğru karşılıklarının kullanılması şarttır.
- Doğru dil işaretleri: Google'a hangi sayfanın hangi dil ve ülke için olduğunu bildiren teknik ayarlar. Bu ayar yanlış yapılırsa yanlış dildeki sayfa yanlış kişiye gösterilir. Bunu sizin için teknik tarafta ben kurarım.
- Ülkeye uygun ölçü ve standartlar: Bazı ülkeler farklı ölçü birimleri ya da farklı paletleme standartları kullanır. Hedef pazarın alıştığı ifadeyi yazmak güven verir.
- Lojistik bilgisi: Hangi ülkelere gönderim yaptığınız, teslim şekilleri, gümrük belgeleri konusunda genel bir açıklama. Bu konuda kesin hukuki iddialarda bulunmadan, ayrıntı için sizinle iletişime geçilmesini söylemek yeterli.
- Yurt dışından kolay ulaşım: Uluslararası telefon formatı, saat dilimi notu, yabancı dilde teklif formu.
Yeni dillere başlarken hepsini birden yapmak şart değil. En çok alıcı beklediğiniz bir ya da iki dilden başlayıp, sonuçlara bakarak genişletmek daha sağlıklıdır.
Görsel, çok dilli kuruluma hangi sırayla ilerlenmesi gerektiğini gösteriyor. Önce ana pazar ve dil seçiliyor, sonra sayfalar o dilde baştan yazılıyor, en son teknik dil ayarları yapılıyor.
İki örnek senaryo
Aşağıdaki iki senaryo varsayımsaldır; gerçek bir firmayı ya da kişiyi anlatmaz. Amaç, durumun pratikte nasıl göründüğünü somutlaştırmak.
Senaryo 1: Karton kutu üreten orta ölçekli bir firma
Varsayalım ki Gebze civarında oluklu karton kutu üreten bir firma var. Siteleri sekiz yıl önce yapılmış; "Ürünlerimiz" sayfasında on beş kutu tipi tek bir listede duruyor, teknik bilgi bir PDF kataloğun içinde. Firma mevcut müşterilerinden iş alıyor ama yeni müşteri neredeyse hiç gelmiyor. Sahibi, e-ticaret yapan küçük işletmelerin kargo kutusu ihtiyacını karşılamak istiyor.
Yapılacak iş şöyle olabilir: Önce e-ticaret kargo kutusu, ürün koruma kutusu ve baskılı kutu gibi üç ürün grubu sayfası açılır. Her grubun altında en çok istenen ölçüler için tek tek ürün sayfaları hazırlanır; ölçü, katman sayısı ve taşıma kapasitesi tablo olarak yazılır. Kutu ölçüsünün nasıl seçileceğini anlatan bir rehber yazısı eklenir. Her sayfada "numune iste" düğmesi bulunur. İlk haftalarda belirgin bir değişim beklenmez; birkaç ay içinde ölçü ve malzeme bazlı aramalardan gelen ziyaretçilerin teklif formuna ulaşması hedeflenir. Sonuç garantisi vermek mümkün değildir, ama bu yapı mevcut durumdan çok daha fazla ihtimal yaratır.
Senaryo 2: Gıda ambalajı üreten ve ihracat yapmak isteyen bir firma
İkinci varsayımsal firma cam kavanoz ve metal kapak üretiyor. Türkiye'deki gıda üreticilerine satış yapıyor, ama Avrupa'daki küçük reçel ve bal üreticilerine de ulaşmak istiyor. Sitesi yalnızca Türkçe; ürün adları kısa ve teknik bilgi yetersiz.
Bu durumda önce hangi ürünlerin yurt dışında en çok aranabileceğine karar verilir. Birkaç ürün grubu için İngilizce ve Almanca sayfalar baştan yazılır. Hacim, ağız çapı, kapak tipi ve gıdayla temas bilgisi net biçimde yer alır; sahip olunan belgeler ayrı bir kalite sayfasında gösterilir. Dil ayarları teknik olarak doğru kurulur ve teklif formu İngilizce de sunulur. Yurt dışı alıcıların sipariş vermesi zaman alabilir, çünkü bu alıcılar tedarikçi değiştirirken genellikle numune ister, karşılaştırır ve uzun süre düşünür. Bu yüzden sabır ve düzenli takip gerekir.
Görsel, iki senaryoda da benzer olan alıcı yolunu gösteriyor: arama, ürün sayfası, teknik doğrulama, numune ve teklif. Siteniz bu yolun her basamağında alıcıya yardımcı olmalı.
Adım adım süreç nasıl işler?
Ambalaj sitesi için SEO çalışmasını sade bir sıraya dökebiliriz. Gerçek süreç firmadan firmaya değişir, ama temel akış genellikle şöyledir:
- Mevcut durumu inceleme. Sitenizin teknik olarak sağlıklı olup olmadığına, hangi aramalarda göründüğüne ve rakiplerinizin nasıl konumlandığına bakarım. Bu aşamada ürünlerinizi ve en çok istediğiniz müşteri tipini sizinle konuşurum.
- Arama listesi çıkarma. Alıcıların gerçekten yazdığı ürün, ölçü, malzeme ve sektör ifadelerini derler, her birini hangi sayfanın karşılayacağını belirlerim.
- Sayfa planı. Hangi ürün grubu sayfaları, hangi tek ürün sayfaları ve hangi rehber yazıları yazılacak, öncelik sırasıyla planlanır.
- Teknik düzeltmeler. Hız, mobil uyum, PDF'e gömülü bilgilerin sayfaya taşınması, yinelenen sayfaların temizlenmesi gibi engeller kaldırılır.
- İçerik hazırlama. Ürün sayfaları, tablolar, rehberler yazılır. Teknik doğruluk sizin elinizde: Ürün bilgilerini siz verirsiniz, ben okunur ve aranır hale getiririm.
- Teklif yolunu kurma. Form, numune isteği, telefon ve e-posta bağlantıları sade ve görünür hale getirilir.
- Ölçüm ve düzeltme. Hangi aramalardan ziyaretçi geldiğine, hangi sayfada insanların ayrıldığına bakılır; plan buna göre güncellenir.
SEO'da sonuçlar hemen çıkmaz. Yeni ve ayrıntılı sayfaların Google tarafından fark edilmesi ve güven kazanması çoğu zaman birkaç ay alır. Bu süre sitenizin başlangıç durumuna, rekabete ve yayınlanan içeriğin kalitesine göre değişir. Bunun için kesin bir süre ya da sıra sözü vermem; böyle bir söz veren biri sizi yanıltıyor olabilir.
Görseldeki çizelge, çalışmanın aylar içinde nasıl ilerlediğini gösteriyor. Önce temel atılıyor, sonra içerik üretiliyor, ardından ölçüm ve iyileştirme dönemi başlıyor.
Sık yapılan hatalar
Bu sektörde tekrar tekrar karşılaştığım hataları açıkça sıralayayım:
- Her şeyi tek sayfaya doldurmak. Onlarca ürünü tek bir listede toplamak, hiçbirinin iyi aranmasını sağlamaz.
- Bilgiyi yalnızca PDF'te tutmak. Katalog PDF'i kalabilir, ama içindeki bilgi sayfalarda da yazılı olmalı.
- Ürün kodu ve ölçüyü görselin içine gömmek. Düz metin olarak yazılmayan bilgi aramalarda zayıf kalır.
- Aynı metni onlarca ürüne kopyalamak. Birbirinin kopyası sayfalar birbirini zayıflatır.
- Çok genel kelimeye takılmak. "Ambalaj" gibi tek kelimelik aramalarda yarışmak yerine ürün ve ölçü bazlı aramalara odaklanmak daha gerçekçidir.
- Mobili ihmal etmek. Satın alma sorumluları da çoğu zaman telefondan bakar; tablo ve düğmeler küçük ekranda çalışmalıdır.
- Teklif yolunu gizlemek. Teklif düğmesi bulunamıyorsa en iyi sayfa bile iş getirmez.
- Yurt dışı için çeviriyi makineye bırakmak. Teknik terimlerin yanlış çevrilmesi, güveni anında zedeler.
- İlk aylarda sonuç görmeyip vazgeçmek. SEO zaman alan bir yatırım; yarıda bırakmak o ana kadar yapılan işi boşa çıkarır.
Görseldeki kontrol listesi, yukarıdaki hataların tersini özetliyor. Kendi sitenizi bu listeyle karşılaştırdığınızda eksiklerinizi hızlıca görebilirsiniz.
Kendiniz ne yapabilirsiniz, ne zaman uzman gerekir?
Her şeyi uzmana bırakmanız gerekmez. Bazı işleri firmanızın içinden, daha iyi yapabilirsiniz; çünkü ürününüzü en iyi siz bilirsiniz.
Kendiniz yapabileceğiniz işler:
- Ürünlerinizin ölçü, malzeme ve kullanım bilgilerini düzenli bir tabloya dökmek.
- Üretim hattı, ürün ve paketleme fotoğrafları çekmek.
- Müşterilerinizin en sık sorduğu soruları not etmek; bunlar rehber yazılarının ham maddesidir.
- Sahip olduğunuz sertifika ve belgelerin güncel kopyalarını toplamak.
- Google'da kendi ürününüzü, rakiplerinizi ve alıcı gibi arama yapmak.
- Teklif taleplerinin hangi kanaldan geldiğini not etmek.
Uzman desteğinin işe yaradığı yerler:
- Sitenin teknik sağlığı: hız, mobil uyum, yinelenen sayfalar, dil ayarları.
- Arama listesini çıkarma ve sayfa planını kurma.
- Yüzlerce ürünün aranabilir sayfa yapısına dönüştürülmesi.
- Çok dilli yapının doğru kurulması.
- Ölçüm ve raporlama.
Sitenizde az sayıda ürün varsa ve yazı yazmaya vakit ayırabiliyorsanız, kendi başınıza da bir noktaya kadar ilerleyebilirsiniz. Ürün çeşidi çoksa, çok dilli bir yapı istiyorsanız ya da sitenin teknik zemini zayıfsa, uzmanla çalışmak zaman kazandırır.
Son görsel, hangi durumda kendi başınıza ilerleyebileceğinizi, hangi durumda destek almanız gerektiğini kısa bir karar akışıyla gösteriyor.
Maliyeti neyin belirlediği
Bu yazıda rakam vermiyorum; çünkü ambalaj sitelerinde kapsam çok değişiyor. Maliyeti belirleyen başlıca unsurlar şunlar:
- Ürün ve sayfa sayısı: Beş ürün grubu olan bir site ile yüzlerce ölçü seçeneği olan site aynı iş değildir.
- Mevcut sitenin durumu: Teknik olarak sağlam bir siteye ek yapmak ile baştan düzenlemek farklı emek ister.
- Dil sayısı: Her ek dil, yeni bir içerik ve kontrol işi demektir.
- İçerik üretimi: Ürün bilgilerini sizden alıp yazmak, fotoğraf ve çizim hazırlığı, rehber yazıları.
- Rekabet düzeyi: Hedeflediğiniz ürün aramalarında rakiplerin gücü, gereken çabayı etkiler.
- Süre ve devamlılık: Tek seferlik düzenleme ile aylık süren bir çalışma farklı biçimde planlanır.
Teklif alırken şunlara bakın: Yapılacak işler yazılı mı, işi kimin yapacağı belli mi, siteniz ve hesaplarınız sizin adınıza mı kalıyor, raporlar sade dille mi hazırlanıyor ve sıra garantisi verilmiyor mu? Garanti veren bir teklif, genellikle dikkatle düşünülmesi gereken bir işarettir.
Benimle çalışma şekli
Ben İstanbul'da tek başıma çalışıyorum. Yani konuştuğunuz kişi işi yapan kişidir; araya proje yöneticisi ya da ara kademe girmez. İlk adımda sitenize, ürünlerinize ve rakiplerinize bakar, nereden başlanacağını yazılı olarak söylerim. Ardından öncelik sırasıyla bir plan ve teklif hazırlarım. Teknik düzeltmeleri, sayfa yapısını, içerik düzenini ve çok dilli kurulumu birlikte ele alırım. Her ay sonuçlara sade bir dille bakar, neyin işe yaradığını ve neyin değişmesi gerektiğini konuşuruz. Tek kişi olmanın bir sınırı da var: Aynı anda alabileceğim iş sayısı kısıtlı; bu yüzden çok büyük hacimli, onlarca kişilik bir ekip gerektiren projeler için başka bir yapı daha uygun olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ambalaj üreticisi olarak SEO'ya başlamak için kaç ürünüm olmalı?
Belirli bir sayı yok. Birkaç ürün grubunuz bile varsa başlayabilirsiniz. Önemli olan, her ürün grubunu ve en çok istenen ürünleri ayrıntılı, aranabilir sayfalarla anlatmak. Ürün çeşidi arttıkça sayfa planı da büyür.
Fiyatı sitede yazmazsam SEO'dan zarar görür müyüm?
Hayır, fiyat yazmak zorunda değilsiniz. B2B ambalajda fiyat zaten ölçüye, adede ve ham maddeye göre değişir. Ama fiyat dışındaki bilgileri, yani ölçü, malzeme, baskı seçenekleri ve asgari sipariş bilgisini açık yazmanız gerekir. Fiyat yerine "teklif al" yolunu net göstermek yeterlidir.
PDF katalogum var, yeterli değil mi?
PDF kalabilir, ama tek başına yeterli değildir. İçindeki bilginin ayrıca sayfalara yazılması gerekir. Çünkü PDF'ler aramalarda zayıf kalır, telefonda okunması zordur ve alıcı sayfada gezinirken ilgili ürüne doğrudan ulaşamaz.
Ürün kodu aramasında nasıl görünürüm?
Ürün kodunu, ölçüyü ve malzemeyi sayfanın başlığında ve düz metin tablosunda açıkça yazarak. Bu bilgileri görselin içine gömmeyin; her ürün için de ayrı ve özgün bir sayfa kullanın. Sonuç garantisi yoktur, ama yapı doğru kurulduğunda bu aramalarda görünme ihtimaliniz belirgin biçimde artar.
İhracat için tüm siteyi çevirmem şart mı?
Şart değil. En çok alıcı beklediğiniz ürün gruplarıyla ve bir ya da iki dille başlamak mantıklıdır. Çeviri özenli olmalı ve teknik terimler doğru kullanılmalı. Sonuçlara göre dil ve sayfa sayısını artırabilirsiniz.
SEO sonuçları ne zaman görünür?
Süre, sitenizin başlangıç durumuna, hedeflediğiniz aramaların rekabetine ve yayınlanan içeriğin kalitesine göre değişir. Genellikle haftalar değil aylar içinde anlamlı bir hareket görülür. Kesin bir süre ya da sıra sözü vermek dürüst olmaz.
Pazar yerleri ve B2B platformları varken kendi sitem neden gerekli?
Platformlar işe yarayabilir ama alıcıyla ilişkiniz o platformun kurallarına bağlıdır ve rakibinizle yan yana listelenirsiniz. Kendi siteniz markanızı, teknik bilginizi ve doğrudan teklif yolunuzu size ait bir yerde toplar. İkisini birlikte kullanmak da mümkündür.
Sertifikalarımı sitede göstermek neden önemli?
Kurumsal alıcılar tedarikçi seçerken kalite ve uygunluk belgelerine bakar. Belgelerinizi ve kalite süreçlerinizi ayrı bir sayfada göstermek güven verir. Belgelerin kapsamı ve geçerliliği konusunda kesin bir ifade kullanmadan önce bir uzmana ya da hukukçuya danışmanız doğru olur.
Ambalaj sektöründe doğru alıcının sizi bulması, ürünlerinizin ölçü, malzeme ve teknik bilgisinin aranabilir sayfalarda anlatılmasına bağlı. Siteniz için nereden başlanacağını birlikte konuşmak isterseniz SEO hizmeti sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.