SEO··14 dk okuma

B2B SEO Hizmeti: Kurumsal Müşteriye Google'dan Ulaşmak

B2B SEO hizmeti nedir, satın alma ekibi Google'da ne arar, trafik yerine talep nasıl ölçülür? Kapsam, teklif ölçütleri ve dürüst bir karar rehberi.

Aylık yüzlerce müşteriye ihtiyacınız yok. Yılda birkaç doğru müşteri, her biri uzun süreli ve değerli bir iş getiriyorsa sizin için yeterli. Ama o birkaç müşteri, tedarikçi ararken Google'a bir şey yazıyor ve karşısına sizin yerinize rakibiniz çıkıyor. İşte B2B SEO tam burada devreye girer: kalabalık bir ziyaretçi kitlesi değil, doğru şirketlerin doğru aramalarda sizi bulması hedeflenir. Ben İstanbul'dan, tek başıma çalışan bir SEO danışmanıyım; SEO hizmeti sayfamda yaptığım işi anlatıyorum, bu yazıda ise özellikle firmadan firmaya satış yapanlar için konuyu açıyorum.

Kurumsal alıcı, bireysel alıcıdan nasıl farklı arar?

Bir kişinin akşam yemeği için restoran araması ile bir fabrikanın yeni tedarikçi araması aynı şey değildir. Birincisi birkaç dakikada biter, ikincisi haftalar sürebilir. Bu fark, sitenizin nasıl kurulması gerektiğini de değiştirir.

Kurumsal alıcının üç ayırt edici özelliği var. Birincisi, kararı genellikle tek kişi vermez. Aramayı yapan satın alma uzmanı olabilir, ama teknik şartnameyi bir mühendis, bütçeyi yönetici, hukuki şartları başka biri okur. Sitenizin her birine ayrı ayrı cevap vermesi gerekir. İkincisi, hata yapmanın bedeli yüksektir. Yanlış tedarikçi seçen kişi bunu işyerinde açıklamak zorunda kalır; bu yüzden güven veren ayrıntıları arar: belgeler, kapasite, teslim süresi, benzer işlerde çalışmışlık. Üçüncüsü, süreç uzundur. Ziyaretçi bugün sitenize girer, üç hafta sonra teklif ister. Arada sizi başkalarıyla kıyaslar ve sayfanıza birkaç kez döner.

Bireysel alıcı ile kurumsal alıcının arama davranışını karşılaştıran görsel: karar verenler, araştırma süresi ve önem verilen bilgiler

Bu yüzden "çok ziyaretçi" B2B'de çoğu zaman iyi haber değildir. Günde yüz kişi gelip hiçbiri teklif istemiyorsa, siteniz yanlış kitleyi çekiyordur. Üç kişi gelip ikisi ciddi bir talep gönderiyorsa, sitenin işi doğru yapıyor demektir. B2B SEO'nun amacı bu ikinci tabloyu mümkün kılmaktır.

Satın alma ekibi Google'a tam olarak ne yazar?

B2B aramaları genellikle üç gruba ayrılır ve her grubun karşılığı sitenizde ayrı bir sayfa ister.

Sorunu tarif eden aramalar. Alıcı henüz sizi ya da rakibinizi bilmiyor, ama bir derdi var. "Üretim hattında toz kontrolü nasıl yapılır" ya da "depo stok sayımı hataları" gibi. Burada hedef satış yapmak değil, sorusuna iyi cevap veren bir kaynak olarak tanınmaktır. Bu cevabı okuyan kişi, ihtiyaç doğduğunda sizi hatırlar.

Çözüm ya da ürün aramaları. "Endüstriyel filtre üreticisi", "kurumsal yazılım geliştirme", "paslanmaz boru tedarikçisi" gibi. Alıcı artık ne istediğini biliyor, seçenekleri topluyor. Bu aramalarda sayfanızın ne yaptığınızı, kime yaptığınızı ve nasıl yaptığınızı ilk bakışta anlatması gerekir.

Firma ve güven aramaları. "Firma adı yorumları", "firma adı referanslar", "sertifikalı tedarikçi". Alıcı kısa listeyi çıkarmış, şimdi doğruluyor. Burada sitenizdeki belge, referans ve iletişim bilgilerinin açık ve tutarlı olması işi belirler.

Çoğu B2B sitesi yalnızca ikinci grubu düşünür ve onu da "kaliteli çözümler sunuyoruz" gibi genel cümlelerle geçiştirir. Oysa alıcı Google'a "kaliteli" yazmaz; ölçüyü, malzemeyi, kapasiteyi, şehri ya da sektörü yazar. Aramalar ne kadar özelleşirse, o aramayı yapan kişi o kadar satın almaya yakındır. Bu yüzden B2B'de az aranan ama çok net aramalar, çok aranan genel aramalardan daha değerlidir.

Ayrıca kurumsal alıcılar çoğu zaman soruyu yabancı dilde de sorar. İhracat yapan ya da yurt dışından alım yapan bir şirketseniz, hedef pazarın dilinde sayfa olmaması başlı başına bir kayıptır. Bunu yazının ilerisinde ele alıyorum.

Arama sonucunda karar nasıl verilir?

Alıcı sonuç sayfasında genellikle ilk üç ya da dört sonuca bakar ve başlıkla kısa açıklamadan karar verir. Karşısında üç tür sonuç görür: sizin gibi bir üreticinin kendi sayfası, PDF olarak indirilen bir katalog, bir de pek çok satıcının yan yana durduğu pazaryeri ya da dizin sayfası.

Paslanmaz boru tedarikçisi aramasında üç sonucu gösteren örnek arama sonucu sayfası: üretici sayfası, PDF katalog ve pazaryeri

Örnekteki ilk sonuç neden öne çıkıyor? Çünkü başlığında ne yaptığını ve neyi gösterdiğini söylüyor: kapasite ve belgeler. Açıklaması alıcının sorusuna doğrudan cevap veriyor. İkinci sonuç ise bilgiyi bir dosyanın içine gömmüş. Dosya içindeki yazıyı arama motorları kısmen okur, alıcı ise indirmeden ne içerdiğini bilemez. Üçüncüsü firma hakkında hiçbir şey anlatmıyor.

Burada küçük ama etkili bir iş vardır: her ürün ya da hizmet grubu için ayrı, düz yazılı bir sayfa kurmak ve sayfa başlığını, açıklamasını alıcının gerçekten kullandığı sözcüklerle yazmak. Katalog PDF'i kalabilir; ama aynı bilginin sitede sayfa olarak da bulunması gerekir. Pazaryerlerinde yer almak da yasak değil; yalnızca kendi sitenizin de güçlü olması gerekir, çünkü alıcı sonunda kiminle çalışacağını sizin sayfanıza bakarak doğrular.

Sitenizde bulunması gereken sayfalar ve bilgiler

Kurumsal alıcı bir sayfaya girdiğinde yaklaşık yarım dakikada üç şeyi anlamak ister: Bu firma benim işime uygun mu, güvenilir mi, nasıl iletişim kurarım? Sayfa düzenini buna göre kurmak gerekir.

Bir ürün sayfasının önerilen düzenini gösteren görsel: kime hitap ettiği, teknik özet, belgeler, süreç, referanslar ve teklif formu

Bölümleri sırayla ele alalım.

Kime hitap ettiğiniz. İlk satırda hangi sektörden, hangi büyüklükte, hangi ihtiyacı olan şirkete çözüm sunduğunuzu yazın. "Her sektöre hizmet veriyoruz" cümlesi güven vermez; "gıda üreticilerinin soğuk zincir ihtiyacı için" gibi bir cümle verir.

Teknik özet. Ölçüler, malzeme, kapasite, uyumlu olduğu sistemler. Bunları görsel içine ya da PDF'e koymayın, sayfada düz yazı olarak tutun. Hem arama motoru hem yapay zekâ destekli arama araçları yazıyı okuyabilir, hem de alıcı kopyalayıp iç yazışmasına yapıştırabilir.

Belgeler ve standartlar. Sahip olduğunuz belgeleri, neyi kapsadığını ve geçerlilik durumunu yazın. Sahip olmadığınız bir belgeyi anmayın; bu hem doğru değildir hem de kurumsal alıcı belgeyi doğruladığında güvenilirliğinizi ciddi biçimde zedeler. Belgenin ne olduğunu sade anlatmak da önemlidir, çünkü satın alma uzmanı her standardı bilmek zorunda değildir.

Süreç ve teslimat. Teklif geldikten sonra ne olduğu: numune, onay, üretim ya da kurulum, teslim. Takvimi rakam vermeden bile olsa aralık mantığıyla anlatabilirsiniz. Belirsizlik, kurumsal alıcının en sevmediği şeydir.

Referanslar ve sık sorulan sorular. İzin aldığınız müşterileri ya da çalıştığınız sektörleri yazın. Müşteri adı veremiyorsanız, sektör ve iş türü de işe yarar. Sık sorulan sorular bölümünü satın alma ekibinin gerçekten sorduğu sorularla doldurun: asgari sipariş, ödeme koşulları, numune, yedek parça, destek.

Teklif formu. Kısa olsun. Alıcıdan on alan istemek, formu bırakmasına yol açar. Ad, şirket, e-posta, ihtiyacın kısa tarifi çoğu zaman yeter. Telefonu ve e-postayı da görünür bırakın; bazı alıcılar form doldurmaz, doğrudan arar.

Trafikten çok talebe bakmak: neyi ölçmeli?

B2B'de en yaygın yanılgı, SEO'nun başarısını ziyaretçi sayısıyla ölçmektir. Sayı yükselir, rapor güzel görünür, ama telefon çalmaz. Bunun iki sebebi olabilir: yanlış kitle geliyordur ya da gelen doğru kitle sitede ikna olmuyordur. Her iki durumda da ziyaretçi sayısı tek başına size ne olduğunu söylemez.

Trafik ve talep ölçülerini karşılaştıran tablo: ziyaretçi sayısı, teklif formu, telefon ve e-posta, aranan ifade, satışa dönüşen talep

Daha anlamlı bir bakış şudur. Önce, hangi aramalarda gösterildiğinize ve tıklandığınıza bakılır; bu alıcının yönünü gösterir. Sonra, sitede teklif formu doldurulan, telefonla aranan ya da e-posta gönderilen kaç başvuru geldiğine, daha doğrusu hangisinin hangi sayfadan ya da aramadan geldiğine bakılır. En sonunda, bu taleplerden hangisinin satışa dönüştüğüne, yani sizin kendi kayıtlarınıza bakılır. Son halka bende değil sizde olduğu için, ben raporlarken sizden bu bilgiyi paylaşmanızı isterim; aksi hâlde "kaç iş geldi"yi bilemeyiz.

Kurumsal satışta bir şeyi daha hesaba katmak gerekir: ilk temas çoğu zaman ilk ziyaretle olmaz. Alıcı sizi bir hafta önce bir yazıda görmüş, sonra firma adınızı doğrudan aramış olabilir. Bu yüzden firma adının aranıp aranmadığı da dolaylı bir göstergedir. Elbette bunlar tahmindir; kesin ölçülemeyen kısımlar olacaktır ve ben bunu raporda dürüstçe belirtirim. Ben sıra ya da satış garantisi vermem, çünkü bu işte hiç kimse veremez.

Benimle çalışma süreci

SEO hizmeti sayfamda anlattığım süreç B2B için de aynıdır; fark, hangi aramaları ve hangi sayfaları öne alacağımdadır.

Benimle çalışma sürecini gösteren görsel: ön inceleme, plan ve teklif, düzeltmeler, içerik ve güçlendirme, ölçüm ve rapor

Ön inceleme. Sitenize ve rakiplerinize bakar, nereden başlanması gerektiğini söylerim. B2B'de burada şunu sorarım: Sizin satın alma ekibinin karşısında rakibiniz kim, o hangi aramalarda görünüyor, sizin eksiğiniz ne? Bazen eksik teknik bir sorundur, bazen yalnızca ürününüzü anlatan sayfanın olmamasıdır.

Plan ve teklif. İlk üç ayda yapılacakları öncelik sırasıyla yazılı sunarım. Hangi sayfaların yazılacağını, hangi teknik sorunların giderileceğini ve neyin sonra yapılacağını görürsünüz. İstemediğiniz bir şeyi satın almazsınız.

Düzeltmeler. Önce sitedeki engelleri kaldırırım: yavaş açılan sayfalar, telefondan okunmayan tablolar, Google'ın göremediği sayfalar. En hızlı etkiyi çoğunlukla bunlar verir.

İçerik ve güçlendirme. Hedeflenen aramalar için hizmet ve ürün sayfaları, alıcı sorularına cevap veren yazılar hazırlanır. Sitenizin itibarı da güçlendirilir. Kurumsal tarafta bu, sektördeki tanınırlığın ve doğrulanabilir bilginin sitede görünmesi demektir.

Ölçüm ve rapor. Her ay ne yapıldığını, hangi aramalarda yükseldiğinizi ve sırada ne olduğunu sade bir dille raporlarım. Birlikte değerlendirir, planı güncelleriz.

Bu çalışma tek kişiyle yürür. Yani teklifi hazırlayan, işi yapan ve raporu veren aynı kişi: ben. Bunun avantajı kısa iletişim, dezavantajı eşzamanlı çok sayıda işi kabul edememektir. Bu yüzden aynı anda sınırlı sayıda proje alırım.

B2B SEO'nun fiyatı neye göre belirlenir?

Rakam vermiyorum, çünkü iş kapsamına göre çok değişir. Ama sizin hangi etkenlerin fiyatı oynattığını bilmeniz, aldığınız teklifleri karşılaştırmanıza yardım eder.

Sitenin mevcut durumu. Teknik açıdan sağlıklı bir siteyle, baştan düzeltilmesi gereken bir site aynı iş yükünü getirmez.

Sayfa ve ürün çeşitliliği. Üç ürün grubu olan bir firma ile yüzlerce kalemi olan bir firma arasında içerik ihtiyacı çok farklıdır.

Dil sayısı. İhracat yapıyorsanız her pazarın dili ayrı bir iş demektir; çünkü yalnızca çeviri değil, o ülkenin alıcısının kullandığı ifadeleri bulmak gerekir.

Sektörün rekabeti. Çok sayıda güçlü rakibin olduğu bir alanda daha uzun ve yoğun bir çalışma gerekebilir.

Çalışma süresi ve yoğunluğu. Tek seferlik bir inceleme ile aylık süren bir çalışma farklı kalemlerdir.

İçerik üretimi. Ürününüzü iyi bilen biri olarak sizden bilgi almam gerekir; teknik içeriğin ne kadarını sizin yazacağınız, ne kadarını benim kuracağım da maliyeti etkiler.

Teklif aldığınızda bunların her birinin teklifte karşılığı olup olmadığına bakın. "Aylık SEO çalışması" yazan ama içinde ne olduğunu açıklamayan bir teklif, karşılaştırmaya elverişli değildir.

Teklif ve firma karşılaştırırken sorulacaklar

Birden fazla kişi ya da şirketten teklif alacaksanız, aşağıdaki ölçütler işinize yarar.

B2B SEO teklifinde aranacak ölçütleri gösteren kontrol listesi: sektöre göre alıcı aramaları, yazılı öncelik sırası, garanti verilmemesi, talep kaydıyla rapor, muhatap

Birincisi, teklif sektörünüzü anlıyor mu? Sizin alıcınızın ne aradığına dair somut bir fikir sunuyorsa iyi işarettir; her işletmeye gönderilen aynı şablon ise kötü işarettir. İkincisi, yapılacaklar yazılı ve öncelik sırasıyla mı? Belirsiz bir "SEO çalışması" yerine, ilk üç ay neyin yapılacağını görmek istersiniz. Üçüncüsü, sıra ya da satış garantisi veriliyor mu? Verilen bir garanti, bu işin doğasını bilmeyen ya da size doğruyu söylemeyen birini işaret eder. Dördüncüsü, rapor trafik sayısıyla mı bitiyor, yoksa talep kaydıyla birlikte mi okunuyor? Beşincisi, muhatabınız kim? Teklifi satan kişiyle işi yapan kişi aynı değilse, bunu baştan öğrenin.

Bir de şunu isteyebilirsiniz: Çalışılan sitelere ya da yapılan işlere dair somut örnek. Kimi zaman müşteri gizliliği nedeniyle isim verilemez; bu normaldir. Yine de ne yapıldığını anlatabilmelidir.

Diyelim ki... iki varsayımsal örnek

Aşağıdaki iki senaryo gerçek müşteri değildir; konuyu somutlaştırmak için kurulmuş varsayımlardır.

Diyelim ki küçük bir makine yedek parçası üreticisisiniz. Siteniz var, ama ürünleriniz yalnızca bir katalog PDF'inde. Satışlarınızın büyük kısmı fuar ve tanıdık yoluyla geliyor. Ziyaretçi sayınız düşük ama bir tanesi bile iyi bir sipariş getirebilir. Bu durumda önceliğim şunlar olurdu: her parça grubu için ayrı, ölçü ve uyumluluk bilgisi düz yazı olan sayfalar, "hangi makineye uyar" sorusuna cevap veren içerik, kısa bir teklif formu. Ziyaretçi sayısını artırmaya çalışmazdım; aranan parça ifadelerinde görünmeye bakardım. Üç ay sonunda bakacağımız şey, "kaç kişi geldi" değil, "kaç kişi parça sorusuyla ulaştı" olurdu.

Diyelim ki bir yazılım danışmanlık firmasısınız ve müşterileriniz orta ölçekli şirketler. Sitenizde hizmetler tek bir sayfada özetlenmiş, sektörlere özel bir bölüm yok. Alıcı "perakende için stok yönetimi yazılımı" aradığında sizi bulamıyor. Bu senaryoda sektör başına bir sayfa, her biri için gerçek bir iş sorununu ele alan içerik ve süreç anlatımı öne çıkardı. Referans veremiyorsanız, iş yapış biçimini ve ilk toplantıdan sonra neler olduğunu açıklayan bir sayfa güveni kısmen karşılar. Sonuç garanti edilemez; ama alıcının sizi tanıyıp kısa listeye alması için gereken bilgiyi sunmuş olursunuz.

B2B sitelerinde sık yapılan hatalar

Her şeyi tek sayfaya sıkıştırmak. Hizmetleri, ürünleri ve sektörleri tek sayfada anlatan site, hiçbir aramada net görünmez. Her ana konuya ayrı sayfa gerekir.

"Biz" diliyle yazmak. Alıcıyı ilgilendiren, firmanın ne zaman kurulduğu değil, onun sorununu nasıl çözeceğidir. Sayfayı alıcının cümlesiyle açın.

Bilgiyi görsele ya da PDF'e gömmek. Ölçü tabloları, kapasite bilgileri, belgeler sayfada düz yazı olarak da bulunmalıdır.

Telefondan açılmayan site. Satın alma uzmanı bazen aramayı yolda, telefondan yapar. Tablolar taşıyor, form kullanılmıyorsa teklif kaybolur.

Tek dille yetinmek. İhracat yapıyorsanız ve hedef ülkenin alıcısı yalnızca kendi dilinde arama yapıyorsa, İngilizce bir sayfa yetmeyebilir.

Rapora yalnızca trafik koymak. Konuşulan konunun talep olduğunu unutmayın. Teklif formundan, telefondan ve e-postadan gelen başvurular kayda alınmıyorsa, SEO'nun işe yarayıp yaramadığını hiç bilemezsiniz.

Hızlı sonuç beklemek. Kurumsal alıcının karar süreci uzun olduğu gibi, SEO'nun etkisi de zamanla birikir. İlk haftalarda talep yağmasını beklemek hayal kırıklığı yaratır.

Sahip olmadığınız belgeyi öne çıkarmak. Kurumsal alıcı doğrular. Bir kez yanlış çıkarsa tüm site güvenilirliğini yitirir.

Ne zaman B2B SEO'ya gerek yok?

Dürüst olmak gerekirse, her B2B firma için SEO şart değildir.

B2B SEO'ya şimdi ihtiyaç olup olmadığını soran karar şeması: müşteriler Google'da arıyorsa evet, yalnızca tanıdık ağıyla geliyorsa doğrudan satış önce gelir

Müşterilerinizin hepsi tanıdık, referans ya da fuar yoluyla geliyorsa ve bir tedarikçi bulmak için Google'a girmiyorlarsa, SEO'ya yatırım yapmak yerine doğrudan satış çalışmasına odaklanmak daha mantıklıdır. Pazarınız çok dar, alıcılarınız birkaç büyük firmadan ibaretse ve bunların hepsini tanıyorsanız da arama motorundan beklenecek iş sınırlıdır; böyle durumlarda doğrudan görüşme çoğu zaman daha kısa yoldur.

Siteniz henüz yoksa ya da çok eskiyse, önce siteyi düzeltmek gerekir; SEO bunun üzerine kurulur. Teklif isteyen kişiyi karşılayacak bir iletişim yolunuz, bir telefonu açacak kişiniz yoksa, talep gelse bile kaybolur; önce o altyapıyı kurmak gerekir. Ayrıca satışı yalnızca ihale ya da kamu alımı ile yapıyorsanız, süreç farklı işler; arama motoru bu alanda ancak yardımcı olabilir.

Bunu söylemek bana bir işe mal olabilir; ama yanlış beklentiyle başlayan bir çalışma ikimizi de yorar.

Kendiniz mi yapmalı, uzmana mı vermeli?

Bazı işleri kendiniz yapabilirsiniz ve yapmalısınız. Ürün ve hizmetlerinizi en iyi siz bilirsiniz; teknik açıklamaların doğruluğu, belge bilgileri, referans izinleri sizden gelir. Sık sorulan soruların cevaplarını sizin satış ekibiniz benden iyi bilir. Bu bilgileri kayıt altında tutmak, SEO'nun en değerli girdisidir.

Uzmana ihtiyaç duyduğunuz yerler ise şunlardır: alıcıların gerçekte hangi sözcükleri kullandığını araştırmak, sitenin teknik engellerini bulmak, rakiplerin neden önde olduğunu çözmek ve yapılanları zamanla ölçmek. Bunlar hem araç hem tecrübe isteyen, yanlış yapıldığında fark edilmesi zor işlerdir.

Pratik bir yol: Önce kısa bir ön inceleme yaptırın, ne kadarını kendinizin yapabileceğini görün, sonra kalan kısım için karar verin. Ben de çoğu zaman bu şekilde başlarım; sizden ne istediğimi ve neyi benim yapacağımı baştan konuşurum.

Sık sorulan sorular

B2B SEO ile normal SEO arasındaki fark nedir?

Araçlar aynıdır, ama hedef farklıdır. Normal SEO çoğu zaman geniş bir kitleye ulaşmayı hedefler. B2B SEO ise sınırlı sayıda doğru şirketin, doğru aramada sizi bulmasını amaçlar. Bu yüzden daha özel aramalara, teknik içeriğe ve güven bilgilerine ağırlık verilir.

Ayrıca başarı ölçüsü değişir: ziyaretçi sayısı yerine teklif talebi ve nitelikli iletişim önem kazanır.

B2B SEO ajansı mı, tek kişilik danışman mı seçmeliyim?

İkisinin de artısı eksisi var. Büyük bir ajansta farklı uzmanlar farklı işleri yapar, ama muhatabınız çoğu zaman satış ya da hesap yöneticisidir. Tek kişilik danışmanda teklifi veren ve işi yapan aynı kişidir, iletişim kısadır; karşılığında aynı anda alınabilecek iş sınırlıdır. Ben tek başıma çalışırım, bu yüzden aynı anda sınırlı sayıda proje alırım.

Karar verirken, işi kimin yapacağını ve size kimin cevap vereceğini sormanız yeterli bir ölçüttür.

Sonuçlar ne kadar sürede görülür?

Kesin bir süre veremem; sitenin durumuna, rakiplerin gücüne ve yapılan işe göre değişir. Düzeltmelerin etkisi genellikle önce görülür, içerik çalışmasının etkisi ise zamanla birikir. Kurumsal satışta karar süreci de uzun olduğundan, talebin satışa dönüşmesi ayrıca zaman alır.

İlk üç aylık planı bu yüzden "ne yapılacak" odaklı yazarım, "ne kadar sonuç gelecek" sözü vermem.

Sıra ya da müşteri garantisi verebilir misiniz?

Hayır. Arama sonuçlarını yalnızca Google belirler; garanti veren biri ya doğruyu söylemiyordur ya da çok dar bir ifadede kolay sıra elde edip bunu başarı diye sunuyordur. Benim verebildiğim, yapılacakların yazılı planı, düzenli rapor ve neyin işe yaradığına dair dürüst yorumdur.

Yalnızca Türkçe site yeterli mi, yabancı dil gerekir mi?

Alıcılarınız Türkiye'deyse Türkçe yeterlidir. İhracat yapıyor ya da yurt dışı şirketlere satıyorsanız, hedef pazarın dilinde sayfa olması önemli bir fark yaratır, çünkü yabancı alıcı çoğu zaman kendi dilinde arar. Çeviri yetmez; o ülkedeki alıcının kullandığı ifadeleri bulmak gerekir.

Önce en önemli iki ya da üç pazarı seçip oradan başlamak çoğu zaman daha mantıklıdır.

Katalog PDF'imiz var; yeni sayfalar gerçekten gerekli mi?

Çoğu durumda evet. PDF'in içindeki bilgiyi arama motorları kısmen okur, ama alıcı sonuç sayfasında dosyanın içeriğini göremez ve indirmeye bilmeden tıklamak istemez. Aynı bilginin ürün grubu başına bir sayfa olarak sitede bulunması hem aranabilirliği hem güveni artırır. PDF'i kaldırmanız gerekmez, indirilebilir bir ek olarak kalabilir.

Sektörümüzde reklam kısıtlaması varsa ne olur?

Sağlık, hukuk, finans gibi reklamı sınırlı sektörlerde içeriğin kurallara uygun olması gerekir. Ben kuralların ayrıntısını sizin adınıza yorumlamam; bunun için ilgili meslek kuruluşunun ya da hukuk danışmanınızın görüşü esastır. İçerikte sonuç vaadi kullanmaz, bilgilendirici bir çizgide kalırım.

Çalışmaya başlamak için ne hazırlamam gerekir?

Sitenizin adresi, hizmet ya da ürün listesi, en çok iş getiren müşteri türleriniz ve varsa bildiğiniz rakipler yeterli. Teklif formundan, telefondan ve e-postadan gelen başvuruları kaydettiğiniz bir yer varsa, onu da paylaşmanız raporu çok daha anlamlı kılar. Gerisini ön incelemede birlikte netleştiririz.

Firmanıza gerçekten uygun olup olmadığını görmek için önce sitenizi ve rakiplerinizi birlikte gözden geçirebiliriz; çalışma kapsamını SEO hizmeti sayfamda bulabilir, ön inceleme için de bana doğrudan yazabilirsiniz.

Etiketler

b2b seo hizmetib2b seo ajansıkurumsal müşteri seob2b web sitesitedarikçi araması

Sitenize birlikte bakalım

Site adresinizi ve hangi aramalarda çıkmak istediğinizi yazın; mevcut durumu ve ne yapılabileceğini anlatayım.