SEO··4 dk okuma

Blogum Ziyaretçi Çekiyor Ama Müşteri Gelmiyor, Neden?

Blogunuz okunuyor ama telefon çalmıyor mu? Ziyaretçiyi müşteriye çeviren yazıların farkını, sitenizde eksik olanı nasıl anlayacağınızı sade dille anlatıyorum.

Raporda güzel bir rakam görüyorsunuz: blogunuz bu ay binlerce kez okunmuş. Ama telefonunuz her zamanki gibi sessiz, randevu formunuz boş. Bu durum sanıldığından çok yaygındır ve genellikle "daha çok ziyaretçi lazım" diye yorumlanır. Oysa sorun çoğu zaman ziyaretçi sayısında değil, kimlerin geldiğinde ve geldikten sonra ne bulduklarındadır.

Bu yazıda, blog ziyaretçi müşteri dönüşümünün neden gerçekleşmediğini, kendi sitenizde bunu nasıl fark edeceğinizi, ne yapılması gerektiğini ve bunu yapan kişiden ne isteyeceğinizi anlatıyorum. Kendiniz yazı yazmanız ya da ayar yapmanız gerekmiyor.

Ziyaretçi sayısı neden tek başına yanıltır?

Bir diş hekiminin blogunda "Diş beyazlatma evde yapılır mı?" yazısı çok okunabilir. Ama o yazıyı okuyanların büyük kısmı belki başka bir şehirde yaşıyor, belki sadece merak ediyor. Bunlar sitenize gelir, okur, çıkar. Rakam yükselir, randevu artmaz.

Öte yandan "Kanal tedavisi ne kadar sürer, ağrılı mıdır?" diye soran biri, çoğu zaman tedavi olmayı düşünen kişidir. Sayıca azdır ama müşteri olma ihtimali çok daha yüksektir. Bu yüzden önemli olan kaç kişinin geldiği değil, doğru kişilerin gelmesidir.

Aynı durum bir otelde de yaşanır. "İstanbul'da gezilecek yerler" yazısı çok okunur, ama okuyanların çoğu zaten rezervasyonunu başka bir yerde yapmıştır ya da hiç gelmeyecektir. Buna karşılık "Sultanahmet'te aileyle kalınacak otel nasıl seçilir?" gibi bir yazı, çok daha az kişiye ulaşsa da oda arayan birine ulaşır. Yani blogunuzu bir kalabalık toplama aracı değil, doğru kişiyle buluşma noktası olarak düşünmek gerekir.

Okuyucular hangi niyetle gelir?

İnsanlar Google'a üç şeyden biri için yazar:

  • Öğrenmek istiyorlar: "Vergi iadesi nedir?"
  • Karşılaştırıp seçmek istiyorlar: "İstanbul'da iyi bir vergi danışmanı nasıl seçilir?"
  • Harekete geçmek istiyorlar: "Vergi danışmanı fiyatları, randevu, telefon."

Üçü de değerlidir ama işlevleri farklıdır. Birincisi güven verir, ikincisi karar vermeye yardım eder, üçüncüsü doğrudan müşteri getirir. Blogu yalnızca ilk türde yazılarla dolduran bir işletme, çok okunur ama az aranır.

Yazı türü Okuyucu ne düşünüyor Müşteriye dönüşme ihtimali
"Nedir" yazıları Merak ediyorum Düşük
"Nasıl seçilir" yazıları Karar vermeye çalışıyorum Yüksek
Hizmet ve süreç anlatan yazılar Bu iş nasıl işliyor? Yüksek
Fiyat ve randevu içeren sayfalar Hemen harekete geçmeye hazırım Çok yüksek

Sitenizde sorunu nasıl anlarsınız?

Sizin kontrol edebilecekleriniz oldukça basit:

  • Blogunuzun en çok okunan üç yazısını açın. Yazının sonunda ne yapmanız gerektiği söyleniyor mu? Telefon numarası, randevu düğmesi veya bir iletişim bağlantısı var mı?
  • Bu yazıları telefonunuzdan okuyun. İletişim bilgisine ulaşmak kolay mı?
  • Kendinizi okuyucunun yerine koyun: yazıyı okuduktan sonra "şimdi ne yapayım?" sorusuna cevap buluyor musunuz?
  • Son bir ayda blog üzerinden gelen bir arama, mesaj ya da form var mı? Varsa hangi yazıdan geldi?

Bu sorulardan birkaçına "hayır" diyorsanız sorun büyük ihtimalle yazıların ziyaretçiyi bir sonraki adıma yönlendirmemesindedir.

Yazıları müşteri getirecek hale getirmek için ne yapılır?

Bu kısım uzmanın işi. Genellikle şu çalışmalar yapılır:

  • Hangi yazıların hangi niyetle geldiğini ayırmak; müşteri getirebilecek yazıları öne çıkarmak.
  • Her yazının sonuna, o okuyucunun bir sonraki adımı olacak net bir çağrı eklemek (arayın, randevu alın, bilgi isteyin).
  • Yazılardan hizmet sayfalarınıza kolay geçiş kurmak.
  • Yerel müşteriye yönelik başlıklar seçmek, örneğin şehrinizi ve hizmetinizi birlikte anan konular.
  • Randevu formunu, telefon düğmesini ve WhatsApp bağlantısını sade ve görünür yapmak.
  • Blogdan gelen aramaların ve formların ayrı ayrı takip edilmesini sağlamak.

İşi yapan kişiye ne sormalısınız?

  1. Blogumdan kaç kişi arıyor ya da form dolduruyor, bunu ölçebiliyor musunuz?
  2. Hangi yazılarımın müşteri getirme ihtimali yüksek, hangileri sadece okunuyor?
  3. Yeni yazıları hangi sorulara göre planlıyorsunuz?
  4. Yazıların sonunda okuyucuya ne söylüyorsunuz?
  5. Raporda ziyaretçi sayısının yanında müşteri sayısını da gösterecek misiniz?

Sadece "trafik arttı" diyen bir rapor eksik bir rapordur; bu, sonucun işinize yaradığını göstermez.

Rapordaki en anlamlı satırlar şunlardır: bu ay blogdan kaç arama geldi, kaç form dolduruldu, kaç kişi WhatsApp'tan yazdı. Bu rakamlar küçük olabilir; önemli olan onların zamanla nasıl değiştiğini görmektir. Hiçbiri ölçülmüyorsa önce ölçümün kurulması gerekir, çünkü ölçemediğiniz şeyi iyileştiremezsiniz.

Ne kadar sürer?

Yazıların güncellenmesi ve çağrı eklenmesi genellikle kısa sürede yapılır. Ancak Google'ın yeni düzeni fark edip sonuçlara yansıtması zaman alır; çoğu zaman haftalar, bazen aylar. Kesin bir süre ya da sonuç garantisi verilemez.

Sık sorulan sorular

Çok yazı yazarsam daha çok müşteri gelir mi?

Hayır, garanti değil. Doğru soruları yanıtlayan ve okuyucuyu bir sonraki adıma yönlendiren az sayıda yazı, niyetsiz onlarca yazıdan daha faydalıdır.

Blog yazısına telefon numarası koymak yeterli mi?

Yardımcı olur ama tek başına yetmez. Yazının konusu, okuyucunun ihtiyacına uymalı ve iletişim yolu kolay olmalıdır.

Bloğum neredeyse hiç okunmuyor, ne yapmalıyım?

Önce hangi konularda müşterinizin sorduğu soruların olduğunu belirlemek gerekir. Sonra bu sorulara cevap veren yazılar planlanabilir.

Bilgilendirici yazıları silmeli miyim?

Hayır. Güven oluştururlar. Yeter ki her birinden ilgili hizmetinize giden bir yol olsun.

Sonuç

Blog, işletmeniz için bir vitrin gibidir: gelen kişi ne bulacağını ve bir sonraki adımı nasıl atacağını görmelidir. Blogunuzu telefonun çalmasına ya da randevu gelmesine dönüştürmek istiyorsanız SEO hizmeti sayfamı inceleyebilirsiniz.

Etiketler

blog ziyaretçi müşteriziyaretçiyi müşteriye çevirmekblog yazısı satışsite ziyaretçisi

Sitenize birlikte bakalım

Site adresinizi ve hangi aramalarda çıkmak istediğinizi yazın; mevcut durumu ve ne yapılabileceğini anlatayım.