Web Tasarım··16 dk okuma

İhracat Web Sitesi: Yabancı Alıcıdan Talep Getiren Site

İhracatçı firma web sitesi nasıl olmalı? Yabancı alıcının güven için baktıkları, katalog, teklif formu, çok dillilik ve site yaptırırken dikkat edilecekler.

Fabrikanız çalışıyor, ürününüz kaliteli, fiyatınız rekabetçi, ama yurt dışından gelen talepler fuar dönemleriyle sınırlı kalıyor. Peki yabancı bir alıcı fuarda tanışmadığı bir firmayı nereden araştırır? Cevap çoğu zaman aynı: önce aramaya yazar, sonra web sitenize bakar. Bu yazıda, yurt dışı alıcıdan talep almak isteyen üretici ve ihracatçılar için bir web sitesinin neleri taşıması gerektiğini, neye göre fiyatlandığını ve yaptırırken nelere dikkat edeceğinizi anlatıyorum.

Yabancı alıcı sizi nasıl buluyor ve nasıl eliyor?

İhracat satışı, perakende satıştan çok farklıdır. Karşınızdaki kişi çoğu zaman bir satın alma uzmanı, bir mühendis ya da küçük bir firmanın sahibidir. Aldığı karar kendi işini, kendi müşterisini ve kendi itibarını etkiler. Bu yüzden "ucuz mu?" sorusundan önce "güvenilir mi?" sorusunu sorar.

Alıcının sizi bulma yolları genelde şunlardır:

  • Arama motoru. Ürün adını, malzemeyi ya da ürün grubunu ve çoğu zaman "tedarikçi", "üretici", "Türkiye" gibi bir kelimeyi birlikte yazar.
  • B2B dizinleri ve pazar yerleri. Burada yüzlerce firma yan yana durur. Alıcı bir listeden üç dört firmayı seçer ve her birinin kendi sitesine bakar.
  • Fuar sonrası araştırma. Standınızdan kartvizit alan biri, dönüş yolunda ya da ofisine döndüğünde sitenize bakar. Site zayıfsa fuardaki güven de zayıflar.
  • Tavsiye ve yapay zekâ asistanları. Bazı alıcılar artık "Türkiye'de şu parçayı üreten firmalar kimler?" diye bir yapay zekâ asistanına soruyor. Asistanın sizi anabilmesi için sitenizde okunabilir, net bilgi bulunması gerekir.

Yabancı alıcının arama sonucunda iki firmayı karşılaştırdığı örnek ekran: biri malzeme ve sertifika bilgisiyle, diğeri tek satırlık dizin kaydıyla

Arama sonucunda sizi gören alıcı birkaç saniyede karar verir: tıklayacak mı, tıklamayacak mı? Başlıkta ne ürettiğiniz açıkça yazıyorsa ve açıklama somut bilgi veriyorsa tıklama ihtimali artar. "Kaliteli çözümler sunan lider firma" gibi bir cümle ise hiçbir şey anlatmaz; alıcı bunu yüzlerce sitede görmüştür.

Dizinler yeterli mi?

Dizinler ve pazar yerleri bir başlangıç noktası olabilir, ama tek başına yeterli değildir. Orada herkes aynı kalıba girer: bir logo, birkaç satır metin, bir "mesaj gönder" düğmesi. Rakibinizden ayrışmanız zordur. Üstelik üyeliği bıraktığınız gün görünürlüğünüz de biter. Kendi siteniz ise size ait bir varlıktır; her ay kira ödemeden çalışır, güven biriktirir ve alıcıyı doğrudan sizinle konuşturur.

Alıcı siteye girince ilk dakikada neye bakar?

Yurt dışı alıcı için site, bir tür "ön görüşme"dir. Sizi hiç görmemiş biri, fabrikanıza gelmeden önce siteden bir izlenim edinir. Bu izlenim üç soruya dayanır: Bu firma gerçek mi? Benim aradığımı üretiyor mu? Ona nasıl ulaşırım?

Yabancı alıcının sitede ilk dakikada kontrol ettiği beş şey: firma bilgisi, ürün, sertifika, fabrika fotoğrafı ve teklif yolu

Firma gerçek mi?

Alıcıyı en çok rahatlatan şey, saklanacak bir şeyiniz olmadığını göstermektir. Tam ticari unvan, açık adres, harita, çalışan bir telefon, kurumsal bir e-posta adresi (ücretsiz posta servisleri yerine kendi alan adınızla biten bir adres) ve kuruluş bilgisi bunun temelidir. Birçok alıcı adresinizi harita üzerinde arar; fabrikanın ya da deponun fotoğrafıyla adres tutuyorsa güven oluşur.

Fotoğraflar burada büyük rol oynar. Hazır stok görseller, yani başka sitelerde de görülen el sıkışan iş insanı fotoğrafları, ters etki yapar. Gerçek makine parkı, gerçek ambalaj hattı, gerçek depo ve çalışanlar çok daha ikna edicidir. Fotoğraflar profesyonel olmak zorunda değil ama net, aydınlık ve güncel olmalı.

Aradığımı üretiyor mu?

Alıcı ilk ekranda ne ürettiğinizi anlamak ister. "Hoş geldiniz" yazan bir ana sayfa yerine şu tarz bir üst bölüm daha işe yarar: ürün grubu, hangi sektörlere sattığınız ve neden size güvenilebileceği, tek cümle. Örneğin "Otomotiv ve beyaz eşya sektörü için hassas işlenmiş çelik parçalar" gibi. Ardından ürün grupları gelir.

Burada önemli bir ayrım var: sizin kendi dilinizle alıcının kullandığı dil aynı olmayabilir. Siz "sac işleme" diyorsanız alıcı "sheet metal fabrication" yazıyor olabilir. Almanya'dan bir alıcı bambaşka bir terim kullanabilir. Bu yüzden hedef pazardaki alıcının gerçekte kullandığı kelimeleri öğrenmek, metinleri ona göre kurmak gerekir.

Ona nasıl ulaşırım?

Alıcı bir soru sormak ya da teklif istemek istediğinde bunu kolayca yapabilmeli. Ulaşma yollarının her sayfada görünür olması, formun kısa tutulması ve WhatsApp ile telefon seçeneklerinin sunulması gerekir. Birçok ülkede iş görüşmeleri WhatsApp üzerinden yürüyor; ancak bazı pazarlarda e-posta ve form hâlâ daha kurumsal sayılıyor. İkisini de sunmak en güvenli yoldur.

Sertifikalar, referanslar ve fabrika: güveni sitede nasıl gösterirsiniz?

Güven, ihracatta satışın yarısıdır. Sitede bunu üç başlıkta toplayabilirsiniz.

Sertifikalar. Elinizde hangi kalite, çevre, gıda güvenliği ya da ürüne özgü belgeler varsa, sitede sadece küçük bir logo olarak değil, adıyla ve kapsamıyla yazın: belgenin adı, hangi ürün ya da tesisi kapsadığı, hangi kurum tarafından verildiği. Mümkünse belgenin okunabilir bir kopyasını da ekleyin. Alıcılar çoğu zaman belgeyi isteyip bekliyor; hazır bulursa güveni artar. Burada dikkat edilecek bir şey: sahip olmadığınız ya da süresi dolmuş bir belgeyi göstermek ciddi bir itibar kaybına yol açar. Sitedeki her iddia doğrulanabilir olmalı.

Referanslar. Hangi ülkelere ya da sektörlere satış yaptığınızı yazabilirsiniz. Müşteri adı vermek çoğu zaman gizlilik anlaşmalarına takılır; bunu alıcılar bilir. Bu durumda "Avrupa'daki bir beyaz eşya üreticisine yıllık sözleşmeyle parça tedariki" gibi, adı vermeden somut bir anlatım yeterli olabilir. Uydurma referans ya da izin alınmamış logo ise hem etik değil hem de risklidir.

Üretim kapasitesi. Alıcı, siparişi karşılayıp karşılayamayacağınızı anlamak ister. Makine parkı, üretim hattı, aylık ya da yıllık kapasite bilgisi (rakamları siz verirsiniz), kalite kontrol aşamaları, ambalajlama ve sevkiyat deneyimi bu soruyu cevaplar. Bunları "ne kadar yapabiliriz" diye övünmek için değil, alıcının riskini azaltmak için yazın.

"Hakkımızda" sayfası neden önemli?

İhracat sitelerinde en çok okunan sayfalardan biri "Hakkımızda" sayfasıdır. Alıcı burada firmanın hikâyesini, kimler tarafından yönetildiğini ve ne kadar süredir bu işi yaptığını arar. Süslü cümleler yerine kısa ve doğrulanabilir bilgi yazın: kuruluş yılı, üretim yeri, ürün gruplarının nasıl geliştiği, ana kişilerin adı ve görevi. Yönetici ya da satış sorumlusunun fotoğrafı ve doğrudan e-posta adresi, anonim bir "info" adresinden çok daha güven verir.

Ana sayfa ve sayfa düzeni nasıl kurulmalı?

İhracat sitesinin görevi, ziyaretçiyi "teklif istiyorum" noktasına taşımaktır. Her bölüm bu yolculuğa hizmet etmelidir.

Önerilen ihracat sitesi düzeni: üst bölüm, ürün grupları, üretim ve kalite, sipariş süreci ve teklif formu

Önerdiğim sıra şöyle: en üstte ne ürettiğinizi anlatan kısa bir cümle ve teklif düğmesi; hemen altında ürün grupları; ardından üretim ve kalite bölümü; sonra siparişin nasıl ilerlediğini anlatan kısa bir süreç; en altta teklif formu ve iletişim bilgileri. Sayfa yapısı basit olursa alıcı kaybolmaz.

İç sayfalar: ürün, sektör ve ülke

Ana sayfa ihtiyacın yalnızca bir kısmını karşılar. Arama motorlarında bulunmak için her ürün grubunun kendi sayfası olmalı. Örneğin "alüminyum profil", "paslanmaz çelik bağlantı elemanı" ve "plastik enjeksiyon parça" aynı sayfada anlatılırsa, hiçbiri için güçlü bir sayfa çıkmaz. Her ürün sayfasında şunlar bulunmalı: ürünün düz bir dille tanımı, malzeme, ölçü aralığı, standartlar, kullanıldığı sektörler, minimum sipariş miktarı (varsa), teslimat süresine dair genel bilgi, ambalaj seçenekleri ve o ürüne özel teklif düğmesi.

Hizmet verdiğiniz sektörlere göre ayrı sayfalar da işe yarar. Aynı vidayı hem otomotiv hem inşaat sektörüne satıyorsanız, iki alıcı kitlesinin sorduğu sorular farklıdır. Otomotivci izlenebilirlik ve kalite sistemini sorar, inşaatçı mukavemet ve teslimat takvimini.

Telefonda nasıl görünüyor?

Alıcıların bir kısmı siteye bilgisayarda bakar, ama pek çoğu e-postasındaki bağlantıya telefondan tıklar, fuar yolunda ya da toplantı arasında. Siteniz telefonda dağınıksa ya da yavaş açılıyorsa alıcı sizi kapatıp bir sonraki firmaya geçer. Uzak bölgelerdeki internet bağlantısının yavaş olabileceğini de düşünmek gerekir. Büyük görseller küçültülmeli, sayfalar hafif tutulmalı.

Katalog: PDF mi, ürün sayfası mı?

İhracatçıların neredeyse tamamında bir katalog vardır, çoğunlukla PDF olarak. Sorun, PDF'in tek başına yetersiz kalmasıdır.

PDF katalog ile ürün başına sayfa karşılaştırması: arama, telefonda açılış, güncelleme ve bağlantı verme farkları

PDF kataloğun zayıf yanları: arama motorları içindeki bilgiyi çoğu zaman düzgün okuyamaz ya da ürüne özel bir sonuç olarak göstermez; büyük dosyalar yavaş iner, telefonda yakınlaştırarak okumak zordur; güncellediğinizde eski sürümler e-postalarda dolaşmaya devam eder; alıcı ilgilendiği tek bir ürünün bağlantısını meslektaşına gönderemez.

Çözüm PDF'i atmak değil, onu bir ek olarak tutmaktır. Her ürün için kendi sayfanız olur, o sayfadan da isteyen kişi PDF kataloğu indirir. Bu yaklaşım iki tarafı da memnun eder: bilgiyi hızlıca okumak isteyen sayfayı görür, dosyayı arşivlemek isteyen indirir.

Katalog indirmek için e-posta zorunlu olsun mu?

Bu, işletme stratejinize bağlı. Katalog indirmeden önce e-posta adresi istemek, potansiyel alıcıların listesini oluşturmanızı sağlar; ama bazı alıcılar bu adımda vazgeçer. Genel yaklaşımım şudur: fiyat içermeyen ve herkese açık bir katalogu serbest bırakın, özel teknik doküman ya da detaylı fiyat listesi için form isteyin. Hangi yolun sizde daha iyi çalıştığını birkaç ay içinde, gelen taleplere bakarak görürsünüz.

Teklif formu: kısa mı, ayrıntılı mı?

İhracat sitesinde en kritik öğe, belki de teklif formudur. İyi bir form, alıcıyı yormadan sizin için gerekli bilgiyi toplar.

Çok uzun bir form (yirmi alan gibi) alıcıyı vazgeçirir. Çok kısa bir form (yalnızca ad ve mesaj) ise size gelen talebin ciddiyetini ve ayrıntısını anlamanıza yetmez. Orta yol, alıcının zaten bildiği şeyleri sormaktır:

  • Ad ve soyad, firma adı
  • Kurumsal e-posta ve isteğe bağlı telefon
  • Ülke (hangi ülkeye sevk edileceğini bilmek, nakliye ve belge açısından önemli)
  • İlgilendiği ürün (listeden seçilebilir)
  • Tahmini miktar ya da ihtiyaç
  • Serbest mesaj alanı, teknik çizim veya şartname ekleme imkânı

Formdan gelen talebi hızlı yanıtlamak da en az formun kendisi kadar önemlidir. Yabancı alıcı aynı talebi üç dört firmaya birden gönderir. Yanıtı ilk veren firma çoğu zaman görüşme sırasını kazanır. Bu yüzden formun gelen kutunuza düzgün düştüğünü, istenmeyen postaya gitmediğini ve bildirimlerin doğru kişiye ulaştığını düzenli olarak test edin.

Form sonrasında ne olur?

Alıcı "gönder"e bastığında ekranda "talebiniz alındı, ... iş günü içinde dönüş yapılacak" gibi net bir mesaj görmeli. Ayrıca otomatik bir onay e-postası gitmesi, alıcıya talebin kaybolmadığını gösterir. Bu küçük detay, ciddiyet algısını artırır.

Çok dillilik: hangi dilde, nasıl?

İhracat sitesi için en sık sorulan sorulardan biri budur: yalnızca İngilizce yeter mi? Cevap, hedef pazara göre değişir. İngilizce birçok alıcı için ortak dildir ve bir başlangıç olarak çoğu zaman yeterlidir. Ancak Almanya, Fransa, İspanya, Rusya, Orta Doğu ya da Latin Amerika gibi pazarlarda alıcının kendi dilinde bir site görmesi, güveni ve dönüşü artırabilir; çünkü birçok alıcı ürünü kendi dilinde arar.

Dil seçerken şu soruları sorun:

  1. En çok talep hangi ülkelerden geliyor ve hangilerine yönelmek istiyorsunuz?
  2. O pazardaki alıcı, ürününüzü arama motorunda hangi dilde arıyor?
  3. Siteyi güncel tutacak kaynağınız var mı? Yarım kalmış bir çeviri, hiç olmamasından kötüdür.

Çeviri kalitesi konusunda net olmak isterim: makine çevirisini kontrol etmeden yayınlamak, teknik bir ürün için riskli. Yanlış çevrilmiş bir ölçü birimi, belirsiz bir malzeme adı ya da komik görünen bir cümle, alıcıda "bu firma ciddi mi?" sorusunu doğurur. Metinlerin o dili bilen ve sektörü tanıyan biri tarafından gözden geçirilmesi gerekir. Her dilde ayrı bir sayfa kurulması, dil seçiminin kolayca bulunması ve kullanıcının diliyle uyumlu bir adres yapısı da önemlidir.

Arama motorunda nasıl bulunursunuz?

Güzel bir site, kimse bulamıyorsa işe yaramaz. İhracat sitesinde bulunabilirlik iki ana konuya dayanır.

Doğru kelimelerle yazılmış sayfalar. Her ürün sayfasının başlığı ve ilk paragrafı, alıcının yazdığı ifadeyi içermeli. Ürün adını yalnızca Türkçe kodlarla ya da iç kullanım adıyla yazarsanız, yabancı alıcı sizi bulamaz. Sektörde yaygın kullanılan uluslararası terimi, standart adını ve alternatif yazımları sayfada doğal bir dille kullanın.

Teknik temel. Sitenin hızlı açılması, telefonda düzgün görünmesi, doğru başlık ve açıklama etiketleri, her dil sürümünün arama motoruna doğru tanıtılması gibi konular, siteyi yaptırırken baştan kurulmalı. Sonradan eklenen "SEO yaması" çoğu zaman eksik kalır. Hizmetimde bu altyapı sitenin parçası olarak baştan hazırlanır.

Sıralama garantisi veren kimseye güvenmeyin. Arama sonuçlarındaki yer birçok etkene bağlıdır ve hiç kimse "birinci sayfaya çıkarırım" diyemez. Doğru olan, siteyi alıcının aradığı kelimelere ve aradığı bilgiye göre kurmaktır; sonuçlar zamanla gelir.

Web sitesinin fiyatını ne belirler?

Bu yazıda rakam vermiyorum, çünkü iki ihracat sitesinin kapsamı birbirinden çok farklı olabilir. Fiyatı belirleyen başlıca etkenler şunlardır:

  • Sayfa sayısı. On ürün grubu olan bir site ile iki yüz ürünü olan bir site aynı iş değil.
  • Dil sayısı. Her dil ek sayfa, ek içerik ve ek kontrol demek.
  • Tasarımın özelliği. Hazır şablonu kullanmak ile markanıza özel tasarım yapmak farklı emek gerektirir.
  • İçerik hazırlığı. Metin, ürün bilgisi ve fotoğrafı siz hazır getiriyorsanız iş kısalır; birlikte hazırlanacaksa süre uzar.
  • Özel işlevler. Ürün filtreleme, çok adımlı teklif formu, belge indirme alanı, müşteri paneli gibi eklemeler kapsamı büyütür.
  • Fotoğraf ihtiyacı. Fabrika ve ürün çekimi gerekiyorsa bu ayrı bir kalem olur.
  • Takvim. Çok acil teslim, planlamayı ve fiyatı etkiler.

Net bir fiyat için hizmetin kapsamını yazılı olarak görmeniz gerekir. Ben de ilk görüşmeden sonra kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklif hazırlarım.

Teklif alırken firmaları nasıl karşılaştırırsınız?

İki teklif arasındaki fark yalnızca fiyat olmamalı. Karşılaştırırken şu soruları sorun:

Kapsam yazılı mı? Kaç sayfa, kaç dil, hangi formlar, hangi revizyon hakkı teklifte açıkça yazmalı. "Sitenizi yaparız" cümlesi yeterli değil.

Tasarım size özel mi? Hazır şablonun renklerini değiştirmekle size özel tasarım aynı değildir. Hangisini alacağınızı bilin.

İçerik kimin işi? Metin yazımı, çeviri, fotoğraf çekimi kapsamda mı, değil mi? Çoğu gecikme ve gerginlik burada başlar.

Alan adı ve barındırma kimin adına? Alan adı (örneğin firma-adiniz.com) ve barındırma hesabı sizin adınıza açılmalı. Siteyi yapan kişiyle yollar ayrılırsa sitenizin kontrolü sizde kalmalı.

Yayın sonrası destek var mı? Küçük düzeltmeler, ürün ekleme, bir hata çıkarsa kime ulaşacağınız belli olmalı.

Daha önceki işleri gösteriliyor mu? Yapılmış gerçek siteleri açıp telefonda deneyin. Hızlı mı açılıyor, rahat okunuyor mu?

Aşırı vaatler var mı? "Birinci sıraya çıkarırız", "siparişleriniz katlanır" gibi cümleler kırmızı bayraktır. Dürüst bir hizmet sağlayıcı bunları garanti edemeyeceğini söyler.

Benimle çalışma süreci

Ben tek başıma çalışan bir web tasarımcıyım; sizinle konuşan kişi siteyi de yapan kişidir. Süreç beş adımda ilerler.

Benimle çalışma süreci: tanışma, tasarım, yapım ve içerik, kontrol ve yayın, yayın sonrası

İlk adımda işinizi, ürünlerinizi, alıcılarınızı ve siteden beklentinizi konuşuruz; ardından kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklif gönderirim. Tasarım aşamasında ana sayfa ile örnek bir iç sayfa hazırlarım ve onayınızı almadan sonraki adıma geçmem. Onaylanan tasarım çalışan bir siteye dönüşür; metinler ve görseller yerleştirilir. Yayından önce siteyi telefon, tablet ve bilgisayarda test ederim, siz son kez gözden geçirirsiniz. Yayından sonra siteyi Google'a tanıtır, ilk haftalarda yakından izlerim.

Ne yazacağınızı bilmiyorsanız sorun değil; sizden aldığım bilgilerle hizmet sayfalarının metinlerini birlikte hazırlarız. Yabancı müşteriye ulaşmak için çok dilli site isteyenler de benim çalıştığım iş türlerinden biridir; hangi dillerde, hangi kapsamda ilerleyeceğimizi teklif aşamasında netleştiririz.

Yaygın hatalar

İhracat sitelerinde sık gördüğüm sorunlar şunlar:

İhracat sitelerinde sık görülen hatalar: tek sayfada çok ürün, denetlenmemiş çeviri, küçük sertifika logosu, eski iletişim bilgisi, uzun form

Her şeyi tek sayfaya sığdırmak. Ürünlerin hepsi bir sayfada olursa ne alıcı aradığını bulur ne de arama motoru neyle ilgili olduğunuzu anlar.

Çeviriyi kontrol etmemek. Teknik ürünlerde yanlış bir terim, yanlış sipariş demektir.

Sertifikaları gizli tutmak. Elinizde değerli bir belge var ama sitede yalnızca küçük bir simge duruyor. Alıcı neyi kapsadığını göremiyor.

Eski bilgi. Kapanmış bir adres, çalışmayan telefon ya da artık satılmayan ürün, güveni hızla düşürür. Yılda birkaç kez tüm bilgileri gözden geçirin.

Uzun, karmaşık form. Her alan, bir kısım alıcıyı kaybettirir. Gerçekten ihtiyacınız olmayan bilgiyi sormayın.

Siteyi bir kez yapıp unutmak. Yeni ürün, yeni sertifika, yeni fabrika fotoğrafı siteye eklenmedikçe site eskir. Bakım için küçük de olsa düzenli bir zaman ayırın.

Hız ve mobil uyumu ihmal etmek. Dev boyutlu fabrika fotoğrafları siteyi yavaşlatır; telefonda açılmayan site, alıcıyı kaybettirir.

Diyelim ki: iki varsayımsal örnek

Aşağıdakiler gerçek müşteri hikâyesi değil, durumu somutlaştırmak için kurduğum varsayımsal senaryolardır.

Diyelim ki orta ölçekli bir hazır giyim üreticisisiniz. Sitenizde yalnızca Türkçe bir ana sayfa ve yüksek boyutlu bir katalog PDF'i var. Yurt dışından gelen talepler fuar sonrasında birkaç e-postayla sınırlı. Böyle bir durumda yapılacak iş, İngilizce (ve hedeflediğiniz pazara göre bir ikinci dil) bir site kurmak, ürün gruplarını ayrı sayfalara bölmek, kumaş ve üretim kapasitesi bilgisini yazmak, sertifikaları adıyla göstermek ve kısa bir teklif formu eklemektir. Katalog PDF'i indirme seçeneği olarak kalır. Sonuç garanti değil; ama alıcı sizi aradığında artık okuyabileceği bir şey bulur ve sorusunu form üzerinden iletebilir.

Diyelim ki küçük bir zeytinyağı ve gıda ürünleri ihracatçısısınız. Sitenizde iyi fotoğraflar var ama üretim süreci, etiketleme, gıda güvenliği belgeleri ve sevkiyat koşulları hakkında hiçbir bilgi yok. Alıcılar çoğunlukla bir toptancı ya da market zincirinin satın almacısı ve ilk sorusu belgeleriniz. Burada ihtiyaç duyulan şey büyük bir yenileme değil: belgeleri adıyla anlatan bir "Kalite ve belgeler" sayfası, ambalaj ve palet seçeneklerini gösteren bir ürün sayfası ve numune isteme formudur. Bu iş daha kısa sürer.

Bu hizmete ne zaman gerek yok?

Dürüst olmak gerekirse her ihracatçı yeni bir site yaptırmak zorunda değil.

  • Müşterilerinizin tamamı uzun süredir çalıştığınız, tanıdığınız ve doğrudan sizi arayan alıcılarsa, ve yeni alıcı aramıyorsanız, sitenin işlevi sınırlıdır.
  • Mevcut siteniz zaten düzenli talep getiriyorsa, sıfırdan yenilemek yerine eksik sayfa ya da formu iyileştirmek yeterli olabilir.
  • Satışınız tamamen tek bir büyük pazar yeri ya da tek bir kurumsal alıcı üzerinden yürüyorsa, ayrı bir site öncelik olmayabilir.
  • Ürününüz henüz hazır değilse, kapasiteniz yeni alıcıyı karşılayamıyorsa, önce üretimi sağlamlaştırmak daha mantıklı.

Kendiniz mi yapsanız, uzmana mı verseniz?

Hazır site kurucuları ile kendi sitenizi yapmak mümkündür ve çok küçük bir başlangıç için makul bir seçenek olabilir. Zaman ayırabiliyorsanız, ürün sayısı azsa ve tek dilde ilerleyecekseniz bu yol işinizi görebilir. Ancak birden fazla dil, çok sayıda ürün, arama motoruna uyum, teklif formunun düzgün çalışması ve profesyonel görünüm istiyorsanız, bu işi bilen biriyle çalışmak hem zaman kazandırır hem de pahalı hataları önler. Kendi başınıza başlayıp yarı yolda uzmana geçmek de mümkündür; yalnızca o noktada işi yeniden kurmak gerekebilir.

İhracat için yeni siteye gerek var mı sorusunun karar akışı: mevcut site talep alıyorsa iyileştirme, almıyorsa yeniden kurgu

Sıkça sorulan sorular

İhracat için web sitesi gerçekten gerekli mi?

Yeni alıcı bulmak istiyorsanız evet. Yabancı bir alıcı tanımadığı bir firmayla görüşmeden önce neredeyse her zaman sitesine bakar. Site yoksa ya da zayıfsa, alıcı bir sonraki firmaya geçer. Mevcut müşterilerinizle çalışmak yeterliyse zorunluluk daha düşüktür.

Yalnızca İngilizce bir site yeter mi?

Başlangıç için çoğu zaman yeter. Ancak belirli bir ülkeye yönelecekseniz o ülkenin dilinde sayfalar eklemek güveni ve bulunabilirliği artırabilir. Yarım bırakılmış çok dilli site yerine, iyi hazırlanmış tek dilli site daha iyidir.

Alıcı sitede en çok neye bakar?

Firmanın gerçek olduğuna dair işaretlere (adres, telefon, fabrika fotoğrafı), ne ürettiğinize, sertifikalarınıza ve teklif isteme kolaylığına bakar. Bunlar yoksa ya da belirsizse, görüşme başlamadan elenebilirsiniz.

Teklif formunda hangi alanlar olmalı?

Ad, firma, kurumsal e-posta, ülke, ilgilenilen ürün, tahmini miktar ve serbest mesaj yeterli bir başlangıçtır. Daha fazlası formu uzatır ve talep sayısını düşürebilir.

Katalogumu PDF olarak koymak yeterli olmaz mı?

PDF faydalıdır ama tek başına yetmez. Arama motorları içindeki bilgiyi çoğu zaman iyi okuyamaz, telefonda zor kullanılır ve güncellemesi zordur. Her ürün için sayfa oluşturup PDF'i ek olarak sunmak daha sağlıklı bir yoldur.

Siteyi yaptırdıktan sonra ne kadar sürede talep gelir?

Bunu kimse garanti edemez. Süre; sektörünüze, rekabete, ürününüze ve hedef pazara göre değişir. Arama motorunda görünürlük zaman alır. Siteyi doğru kurmak sonuç olasılığını artırır, ama belirli bir süre ya da sıra vaat etmek dürüst olmaz.

Sitenin fiyatını ne belirler?

Sayfa ve dil sayısı, tasarımın özel olup olmadığı, içerik hazırlığı, özel işlevler ve takvim belirleyicidir. Net bir fiyat için kapsamı yazılı konuşmak gerekir.

Yabancı alıcı için siteyi nereden başlatmalıyım?

Önce hedef pazarınızı ve en çok satmak istediğiniz ürünü seçin. Sonra o ürün için eksiksiz bir sayfa, bir teklif formu ve güvenilirlik bilgilerinin (adres, belgeler, fabrika fotoğrafı) bulunduğu bir temel kurun. Sonra diğer ürünleri ve dilleri ekleyin.

Yurt dışındaki alıcıya hitap eden, kısa sürede anlaşılan ve teklif isteği toplayan bir site kurmak istiyorsanız, ürünlerinizi ve hedef pazarınızı anlatan bir mesajla bana ulaşın; kapsamı birlikte netleştirip yazılı bir teklifle dönerim. Çalışma şeklim ve kapsamım için web sitesi yaptırma hizmeti sayfasına da göz atabilirsiniz.

Etiketler

ihracat web sitesiihracatçı firma web sitesiyabancı alıcı için siteihracat firmaları için web sitesi yaptırmak

Web sitenizi konuşalım

İşletmenizi ve ne istediğinizi birkaç cümleyle yazın; size uygun kapsamı ve takvimi içeren yazılı teklifle döneyim.