SEO··14 dk okuma

İnsan Kaynakları Firması SEO: İşveren Müşteri Nasıl Gelir?

Personel temin ve İK danışmanlık firmaları için SEO: işveren ile iş arayanı ayırma, sektör ve pozisyon sayfaları, teklif karşılaştırma ve sürecin işleyişi.

Siteniz her gün ziyaret ediliyor, özgeçmişler birikiyor, ama telefonunuz bir işverenden gelen "bize eleman lazım" aramasıyla çalmıyor. Tanıdık geliyorsa sorun trafik azlığı değil, trafiğin yanlış kitleden gelmesi olabilir. Para kazandıran taraf eleman arayan işverendir; sitenizi en çok gezen taraf ise iş arayanlardır. İnsan kaynakları alanındaki bir firmanın SEO hizmeti alırken asıl konuşması gereken konu bu ayrımdır: Google'da doğru kişinin, doğru sayfaya, doğru anda ulaşması.

Bu yazıda personel temin, işe yerleştirme ve İK danışmanlığı yapan bir işletme sahibi olarak neleri bilmeniz gerektiğini anlatıyorum. Teknik bilginiz olmasına gerek yok. Hizmetin neyi kapsadığını, kime uyduğunu, fiyatı neyin belirlediğini, teklifleri nasıl karşılaştıracağınızı ve hangi durumda bu işe hiç girmemeniz gerektiğini açık açık yazacağım.

İşveren ile iş arayan aynı siteye gelir, ama aynı şeyi aramaz

İnsan kaynakları firmasının sitesi garip bir konumdadır. Ziyaretçilerin önemli bir kısmı çoğu zaman iş arayan adaylardır, çünkü iş arayan sayısı genellikle eleman arayan işveren sayısından fazladır. Ama faturayı kesen, sözleşmeyi imzalayan taraf işverendir. Site tek bir "anasayfa" ile ikisine birden seslenmeye çalışınca ikisi de yarım memnun kalır: aday ilan bulamaz, işveren "bu firma tam olarak ne yapıyor" diye düşünüp çıkar.

Google bu karışıklığı sizin yerinize çözmez. Arama motoru bir sayfaya bakıp "bu sayfa kimin için?" sorusunu sorar. Sayfa hem ilan listesi hem kurumsal tanıtım hem de teklif formu gibi davranırsa, hangi aramaya cevap verdiğini anlayamaz ve çoğu aramada sizi göstermez. Bunun pratik sonucu şudur: "iş ilanları" gibi geniş aramalarda büyük ilan sitelerinin gölgesinde kalırsınız, "depo için personel temin şirketi" gibi sizi gerçekten ilgilendiren aramalarda da hiç görünmezsiniz.

İşveren ile iş arayan kitlesinin ihtiyaçlarını yan yana gösteren karşılaştırma görseli

Çözümün temeli sadedir: iki kitleye iki ayrı yol açın. İşverenler için hizmeti, yöntemi ve sektörü anlatan sayfalar; adaylar için açık pozisyonlar ve başvuru sayfası. Menüde bu ikisi birbirinden net ayrılır, adres yapısında da ayrı klasörlerde durur. Böylece Google hangi sayfayı hangi aramaya göstereceğini öğrenir, ziyaretçi de kendini doğru yerde bulur.

Aday trafiğini kötülemek gerekmiyor

Bir yanlış anlamayı baştan düzelteyim. Aday trafiği kötü değildir; adaylar sizin ürününüzdür. Aday havuzunuz güçlüyse işverene "iki gün içinde profil sunarım" diyebilirsiniz. Mesele, hangi trafiği büyütmek için para ve emek harcadığınızı bilmektir. Aday tarafı çoğu zaman ilan siteleri, sosyal medya ve tavsiyeyle zaten dolar. SEO bütçesi ise az bulunan şeye gitmelidir: sizi arayarak bulan, ödeme yapacak işverene.

İşverenler Google'a ne yazıyor?

Eleman arayan bir işletme sahibi çoğu zaman "insan kaynakları" ya da "SEO" gibi sizin sektörünüzün diliyle düşünmez. Aklındaki şey bir sorundur: depoya vardiyalı eleman, yeni açılan şubeye garson, yaz sezonu için temizlik personeli, bir yönetici pozisyonu. Aramalar da buna benzer çıkar.

Aşağıdaki gruplar sahada en sık görülen niyetlerdir. Bu liste bir kelime sıralaması değil, düşünme biçimini gösteren bir çerçeve:

  • Yöntemi arayanlar. "Personel temin şirketi", "taşeron işçi nasıl bulunur", "geçici personel hizmeti". Bu kişi henüz bir firma seçmedi, seçenekleri karşılaştırıyor.
  • Pozisyon arayanlar. "Muhasebe elemanı bulma", "depo personeli temini", "çağrı merkezi personel hizmeti". Aradığı şey belli, kendisine kimin yardım edebileceğini görmek istiyor.
  • Şehir ve sektör birleştirenler. "Organize sanayi bölgesi için işçi temini", "otel personeli sağlayan firma". Konum burada belirleyici.
  • Danışmanlık arayanlar. "İK danışmanlık", "ücret ve yan haklar düzenleme", "işe alım süreci kurma". Bunlar çoğunlukla büyümekte olan bir işletmenin sahibi ya da genel müdürü.
  • Firmayı doğrulayanlar. Sizi zaten tanıyor, adınızı yazıp güvenilir olup olmadığına bakıyor. Bu kişiyi yönlendiren şey yorumlar ve sitenin ciddiyeti.

Bunların hiçbiri "iş ilanı" aramasıyla karışmaz. İşte bu yüzden bu aramalara cevap verecek sayfaları aday içeriğinden bağımsız kurmak gerekir.

Bir işverenin personel temin aramasında sonuç sayfasında çıkabilecek üç farklı sonucun canlandırması

İşveren sonuç sayfasında hangisine tıklar?

Yukarıdaki canlandırmada gördüğünüz gibi, işverenin aramasında üç tür sonuç çıkabilir: sorununu doğrudan anlatan bir hizmet sayfası, uzun bir ilan listesi ve genel bir kurumsal anasayfa. İşveren, kendi derdini ilk cümlede gören sayfaya tıklar. İlan listesi ona hiçbir şey anlatmaz; kurumsal tanıtım ise "vizyon, misyon" cümleleriyle dolu olduğu için işine yaramaz. Sizin işiniz, ilk türde bir sayfa kurmaktır.

Sektör ve pozisyon sayfaları: asıl iş burada yapılır

Bir insan kaynakları sitesinde en az kullanılan, en çok işe yarayan araç sektör ve pozisyon sayfalarıdır. Fikir basit: "Hizmetler" başlığı altına her şeyi yığmak yerine, işverenin kendi derdini bulacağı ayrı ayrı sayfalar hazırlanır.

Hizmet türü, sektör, pozisyon ve aday sayfalarının kime hitap ettiğini ve içinde ne olması gerektiğini gösteren tablo

Tablodaki dört sayfa türünün ilk üçü işverenlere, sonuncusu adaylara yöneliktir. Bunları sırayla açayım.

Hizmet türü sayfaları. Geçici personel, kalıcı işe yerleştirme, yönetici arama ve İK danışmanlığı birbirinden farklı ihtiyaçlardır ve farklı insanlar bunları arar. Hepsini tek sayfada anlatırsanız hiçbirinde güçlü olamazsınız. Her biri için ayrı bir sayfa, o hizmetin ne olduğunu, kime uyduğunu, ne zaman tercih edilmemesi gerektiğini ve süreci sade bir dille anlatmalıdır.

Sektör sayfaları. Lojistikte vardiya düzeni, sağlıkta belge ve nitelik, perakendede mevsimsel yoğunluk, üretimde makine başı deneyim. Her sektörün eleman bulma derdi başka olduğu için bir sektör sayfası, o sektörün yöneticisinin kendi dilinde konuştuğunu hissettiği yer olmalıdır. Burada dikkat etmeniz gereken nokta: gerçekten çalıştığınız ya da çalışabileceğiniz sektörler için sayfa yazın. Hiç eleman bulmadığınız bir alana sayfa açmak hem okuru hem Google'ı yanıltır, hem de ilk telefonda ortaya çıkar.

Pozisyon sayfaları. "Depo operatörü", "satış danışmanı", "muhasebe elemanı" gibi. İşveren çoğu zaman tam olarak kimi aradığını bilir. Pozisyon sayfası, bu kişiyi nasıl bulduğunuzu, hangi niteliklere baktığınızı ve işlemin ne kadar sürdüğünü anlatır. Burada kritik bir ayrıntı var: bu sayfa bir ilan değildir. İlan "şu an şu kişiyi arıyoruz" der; pozisyon sayfası "bu tür bir kişiyi nasıl buluyorum" der. İlan kalkınca sayfa da ölürse arama motorunun elinde bir şey kalmaz.

Aday sayfası. Açık pozisyonlar, başvuru formu, süreç hakkında kısa bilgi. Bu sayfa ayrı durmalı, işveren menüsüyle karışmamalı.

Tek bir pozisyon sayfası nasıl kurulur?

Aşağıdaki görsel, örnek bir lojistik personel sayfasının üstten alta düzenini gösteriyor. Mantık her pozisyon için aynı:

Bir pozisyon sayfasının üstten alta bölümlerini gösteren örnek sayfa düzeni

Başlıkta sektör, pozisyon ve çalıştığınız bölge net yazılır. Hemen altında süreç, yani talepten aday sunumuna kadar yaşananlar, jargonsuz anlatılır. Ardından bu pozisyonda hangi niteliklere baktığınız gelir. Sık sorulan sorular (sözleşme, deneme süresi, değişim talebi) bölümü, işverenin telefon etmeden önce sorması gereken her şeyi cevaplar. Sayfanın sonunda kısa bir teklif formu bulunur: pozisyon, kaç kişi, ne zaman başlanacak. Form uzadıkça doldurulma ihtimali düşer.

Yazılacak sayfa sayısını baştan çok yükseltmeyin. Her biri gerçekten dolu, işverene yararlı olan beş altı sayfa, kopyalanmış kırk sayfadan iyidir. Kopya sayfalar Google'ın gözünde de zayıftır, ziyaretçinin gözünde de.

Diyelim ki: iki varsayımsal senaryo

Bunlar tamamen kurgusal örnekler; gerçek bir müşterim değil, mantığı göstermek için uydurdum.

Senaryo bir. Diyelim ki bir sanayi şehrinde küçük bir personel temin firması var. Sahibi yıllardır tavsiye ile iş alıyor. Siteyi yaptırmış ama içinde bir anasayfa, bir "hakkımızda" ve bir ilan listesi var. Siteye gelenlerin çoğu aday. Sahibi şunu fark ediyor: yeni işverenler bulmak zor, çünkü tanıdıkları bitti. Bu durumda yapılacak ilk iş, sitede "kim için neyi yapıyorum" sorusunu cevaplamak. Üretim ve lojistik gibi çalıştığı iki sektör için ayrı sayfalar, en sık eleman istenen üç pozisyon için ayrı sayfalar, ilanlar için ayrı bir bölüm. Gelen arama sayısının ne kadar artacağını önceden söyleyemem; ama hedef, işverenin sorusunun "ne yapıyorsunuz"dan "ne zaman başlayabiliriz"e kaymasıdır.

Senaryo iki. Diyelim ki bir İK danışmanlık işletmesi var; iş sözleşmesi şablonları, ücret yapısı, işe alım süreci gibi konularda küçük şirketlere destek veriyor. Müşterisi çoğunlukla genel müdür ya da şirket sahibi. Bu kişi "İK danışmanlık" diye aramıyor; "çalışan sayısı arttı, işe alımı nasıl düzene sokarım" ya da "çalışan memnuniyeti düşük, ne yapmalıyım" diye soruyor. Burada işe yarayan şey, bu soruları cevaplayan yazılar ve hizmeti somut örneklerle anlatan bir sayfa. Aday içeriği neredeyse yok; zaten ihtiyaç da yok. Bu işletmenin SEO'su, sorunu kendi diliyle tarif edip ardından çözümü gösteren içeriğe dayanır.

İki senaryo da aynı şeyi gösteriyor: kimin için yazdığınızı bilmek, kaç sayfa yazdığınızdan önemlidir.

Benimle çalışma süreci

Bu bölümde işin nasıl yürüdüğünü açık anlatayım, çünkü teklif karşılaştırırken "ne alacağım" sorusu en çok burada netleşir. Ben tek başıma çalışırım ve süreç şu adımlardan oluşur:

Ön inceleme, plan ve teklif, düzeltmeler, içerik ve güçlendirme, ölçüm ve rapor adımlarını gösteren çalışma süreci

Ön inceleme. Sitenize ve rakiplerinize bakarım. İnsan kaynakları alanında bu inceleme özellikle şuna odaklanır: siteniz işverene mi adaya mı konuşuyor, hangi sayfalar hangi aramaya cevap veriyor, rakipleriniz hangi sektörleri ve pozisyonları öne çıkarıyor. Sonunda size nereden başlanması gerektiğini söylerim.

Plan ve teklif. İlk üç ayda yapılacakları öncelik sırasıyla yazılı olarak sunarım. Hangi sayfaların yazılacağı, hangi teknik düzeltmelerin yapılacağı ve ne zaman ne bekleneceği bu belgede yer alır. Anlaşmadan önce neyi alacağınızı görmüş olursunuz.

Düzeltmeler. Önce sitedeki engelleri kaldırırım. Yavaş açılan sayfalar, telefonda bozuk görünen düzen, Google'ın göremediği bölümler gibi sorunlar en hızlı etkiyi verir. Bunlar çözülmeden içerik yazmak, kırık bir vitrine mal koymaya benzer.

İçerik ve güçlendirme. Hedeflenen aramalar için sektör ve pozisyon sayfaları ile işverenin sorularına cevap veren yazılar hazırlanır. Sitenizin itibarını güçlendirmeye yönelik çalışmalar da bu aşamadadır.

Ölçüm ve rapor. Her ay ne yapıldığını, hangi aramalarda yükseldiğinizi ve sırada ne olduğunu sade bir dille raporlarım. Sonuçları birlikte değerlendirir, planı buna göre güncelleriz.

Süreç boyunca sizden istediğim şey, sektörünüzün gerçeğini anlatmanız. Hangi pozisyonların zor bulunduğunu, hangi işverenlerle çalışmaktan keyif aldığınızı, hangi işleri almak istemediğinizi bilen biri olarak yön verirsiniz. Ben bunu arama diline ve sayfalara çeviririm.

İşverenin güvenini kazanan ayrıntılar

İşveren, size bir pozisyonu emanet etmeden önce üç şeyi merak eder: bu firma gerçek mi, işini bilir mi, sorun çıkarsa ne olur? Siteniz bu soruları sormadan cevaplamalıdır. Firmanın adresi, telefonu ve çalışma alanı sitede, Google'daki işletme profilinde ve diğer listelerde birebir aynı yazılmalıdır. Resmî izin ya da yetki belgeniz varsa bunu açıkça belirtin; ama sahip olmadığınız bir belgeyi ya da ödülü yazmak en büyük hatadır.

Süreç anlatımı da güven kurar. "Talebi aldıktan sonra ilk görüşmede ne soruyorum, adayı nasıl eliyorum, işveren görüşmesine kaç kişi çıkarıyorum, deneme süresinde aday uymazsa ne yapıyorum" gibi soruların cevabı sayfada yazılıysa, işveren telefon açmadan önce kararının yarısını vermiş olur. Bu, hem Google için hem insan için aynı derecede değerli bir içeriktir.

Son olarak ulaşılabilirlik: telefon numarası her sayfanın üstünde, form kısa, mesai saatleri belli olmalı. Eleman arayan biri çoğu zaman acele eder; üç tıklama sonra bulunan bir numara, rakibin ilk tıklamada duran numarasına yenilir.

Hizmet neleri kapsar, kime uygundur?

Sitem üzerindeki hizmet tanımına bağlı kalarak söyleyeyim: SEO çalışması sitenizin baştan sona incelenmesini, müşterilerinizin Google'a gerçekten ne yazdığının araştırılıp size iş getirecek aramaların seçilmesini, yavaşlık ve telefon uyumu gibi teknik sorunların giderilmesini, hizmet sayfalarının güçlendirilmesini ve müşteri sorularına cevap veren yazıların hazırlanmasını, rakip takibini ve aylık raporu kapsar.

Kime uygun? Sitesi olan ama Google'dan müşteri alamayan işletmelere, reklam bütçesine bağımlı kalmak istemeyenlere, rakipleri üst sıralarda çıkıp kendisi çıkamayanlara ve daha önce SEO hizmeti alıp sonuç göremeyenlere. Bir personel temin ya da İK danışmanlık firması bu tanıma çoğunlukla uyar, ama her zaman değil; aşağıda bunu dürüstçe ayıracağım.

Hizmet sayfasında söylenmeyen şeyleri size vaat etmiyorum. Örneğin sıra garantisi vermem, çünkü kimse veremez. Reklam yönetimi ya da aday havuzunuzu büyütmek de bu hizmetin içinde yok. Sosyal medya hesaplarınızı yönetmem. Bunlar ayrı işler.

Fiyatı ne belirler? Teklifleri nasıl karşılaştırırsınız?

Bu yazıda rakam vermeyeceğim, çünkü rakam doğrudan işin kapsamına bağlı ve kapsamı görmeden verilen fiyat yanıltıcı olur. Ama fiyatı neyin belirlediğini söyleyebilirim:

  • Sitenin bugünkü durumu. Temiz kurulmuş bir sitede teknik düzeltme azdır, sorunlu bir sitede çok.
  • Yazılacak sayfa ve yazı sayısı. Üç sektör ve on pozisyon ile iki sektör ve dört pozisyon aynı iş değildir.
  • Rekabet. İstanbul'da "personel temin şirketi" ile küçük bir ilçede "otel personeli temini" aynı zorlukta değildir.
  • Dil sayısı. Yabancı işverene de hitap ediyorsanız çok dilli içerik gerekir.
  • Aylık destek yoğunluğu. Ne sıklıkla ne kadar yeni içerik, ne kadar raporlama istediğiniz.
  • Süre. Üç aylık bir temizlik ile bir yıllık sürdürme farklı bütçeler ister.

Birden fazla teklif aldığınızda yalnızca toplam tutara bakmayın. Aşağıdaki sorular size daha çok şey anlatır:

Teklif karşılaştırırken sorulacak beş soruyu listeleyen kontrol listesi

Özellikle ilk iki madde insan kaynakları firmaları için kritik. "Aylık beş yazı yazarım" diyen ama hangi aramalar için yazacağını ve işveren ile adayı nasıl ayıracağını söylemeyen bir teklif, sizi yine ilan siteleriyle yarıştırır. "İlk sayfaya çıkarırım" diyen bir teklif ise dikkatli okunmalı: Google'ın sonuçlarını kimse kontrol etmez, bu söz bir garanti değil bir satış cümlesidir.

Bir de teknik ayrıntı: sitenize ve içeriğe erişim her zaman sizde kalmalı. Hesap ve yönetim paneli ajansın kontrolündeyse, anlaşma bittiğinde elinizde bir şey kalmayabilir.

İnsan kaynakları firmalarında sık yapılan hatalar

Sahada en sık gördüğüm yanlışlar şunlar:

  1. Her şeyi anasayfaya sığdırmak. Aday, işveren, danışmanlık, ilanlar, hakkımızda, hepsi tek sayfada. Sonuçta hiçbir arama o sayfayı seçmez.
  2. İlanları sayfa olarak bırakıp silmek. İlan bitince sayfa da kaybolursa Google o adresi öğrenmişken bulamaz. Kalıcı pozisyon sayfaları ilanlardan bağımsız durmalı.
  3. Genel konuşmak. "Sektörün lider çözüm ortağı" gibi cümleler hiçbir şey anlatmaz. Hangi pozisyon, hangi sektör, hangi süreç, onu yazın.
  4. Çalışmadığı sektöre sayfa açmak. İlk telefon konuşmasında anlaşılır ve güveni zedeler.
  5. Teklif formunu karmaşık tutmak. On iki alanlı bir form, acelesi olan işvereni kaçırır.
  6. Yorumları ve referansı hiç göstermemek. İşe yerleştirme bir güven işidir. Gerçek, izin alınmış işveren görüşleri sitede yer almalı. Uydurma ya da şişirilmiş yorum ise hem etik değildir hem de ters teper.
  7. Tüm hedefi büyük aramalara kilitlemek. "Personel temini" gibi geniş aramada büyük oyuncularla yarışmak yerine, sektör ve şehir ile daralan aramalar daha gerçekçidir.

Ne zaman bu hizmete gerek yok?

Dürüst olmak gerekirse, bazı durumlarda SEO yatırımı henüz zamansızdır:

Yeni işlerin çoğunun tavsiyeyle gelip gelmediğine göre SEO yatırımının mantıklı olup olmadığını gösteren karar şeması

Kapasiteniz doluysa ve yeni işveren almaya ihtiyacınız yoksa, SEO size fazladan yük bindirir. Siteniz yoksa ya da çok eskiyse, önce sağlam bir site gerekir; SEO üzerine kurulacak bir temel olmadan işlemez. Yalnızca belirli birkaç kurumsal müşteriyle, sözleşmeli ve uzun vadeli çalışıyorsanız, hedef kitleniz arama yapmıyordur; onları doğrudan tanıtım ve ilişki ile kazanırsınız. Çok kısa sürede sonuç bekliyorsanız da uygun değil: SEO haftalar içinde değil, aylar içinde etki eder. Ve iyi bir iş yaptığınızda bile hiçbir sıra garantisi veremem.

Bu durumlardan birindeyseniz size "gerek yok" demekte tereddüt etmem. Doğru zamanı beklemek, yanlış zamanda para harcamaktan iyidir.

Kendiniz mi yapsanız, uzmana mı verseniz?

Bazı şeyleri kendiniz yapabilirsiniz ve yapmalısınız. Google'daki işletme profilinizi güncel tutmak, müşteri yorumlarını toplamak, sitedeki bilgilerin (adres, telefon, çalışma alanı) her yerde aynı olmasını sağlamak, pozisyon sayfaları için kendi deneyiminizden anlatılacak şeyleri not almak, bunların hepsi sizin işiniz ve masrafsız.

Uzmana vermeniz gereken kısımlar daha teknik olanlar: sitenin hızı, Google'ın sayfalarınızı doğru okuyabilmesi, hangi aramanın size gerçekten müşteri getireceğini seçmek, sayfaların doğru kurgulanması ve ölçüm. Bunları öğrenmek zaman alır ve yanlış yapıldığında geri dönüşü zordur.

Orta yol da var: sektör bilgisini siz verirsiniz, yapıyı ve yazım düzenini ben kurarım, siz içeriği kontrol edip onaylarsınız. Çoğu İK işletmesi için bu bölüşüm en verimli olandır.

Sık sorulan sorular

Personel temin şirketim için SEO gerçekten gerekli mi?

İşverenler sizi Google'da arayarak buluyorsa evet, değer. Yeni işlerin neredeyse tamamı tavsiye ve tanıdık yoluyla geliyorsa ve büyümek istemiyorsanız, şimdilik gerekmeyebilir. Karar vermeden önce sitenizin işveren aramalarında görünüp görünmediğine bakmak yeterli bir ilk adımdır.

İş arayan trafiği neden işime yaramıyor?

Çünkü adaylar ödeme yapan taraf değil. Aday trafiği işinize aday havuzu olarak yarar, ama sözleşme imzalayan işveren başka kelimelerle arar ve başka sayfa bekler. İkisini ayırmadığınızda ziyaretçi sayınız yükselse de teklif talebi gelmeyebilir.

Sektör ve pozisyon sayfaları kaç tane olmalı?

Sayı sektörden çok gerçekten sunduğunuz hizmete bağlı. Önce en çok iş yaptığınız bir iki sektörle ve en sık istenen pozisyonlarla başlayın. Beş altı dolu sayfa, çok sayıda kopya sayfadan iyidir. Sonuçları gördükçe yenilerini eklersiniz.

Sonuçları ne zaman görürüm?

SEO aylar içinde etki eder; teknik düzeltmelerin etkisi bazen daha çabuk görünür, yeni sayfaların oturması ise zaman alır. Sıra ya da müşteri sayısı konusunda söz veremem, kimse de veremez. Aylık raporlarda neyin ilerlediğini ve neyin beklediğini görürsünüz.

Google reklamı ile SEO arasında hangisini seçmeliyim?

Reklam hızlı başlar ama ödemeyi kestiğinizde durur. SEO yavaş kurulur, kurulduktan sonra reklamın aksine her tıklama için ödeme istemez. Acil ihtiyaç varsa reklam, uzun vadeli düzen için SEO düşünülebilir. İkisi birlikte de kullanılabilir; ama reklam yönetimini ben yapmıyorum.

Yapay zekâ cevaplarında firmamın adı geçer mi?

Garanti veremem. Yapay zekâ araçları, hizmetini net anlatan, bilgileri her yerde tutarlı olan ve güvenilir kaynaklarda anılan siteleri daha kolay öne çıkarır. Sektör ve pozisyon sayfalarını açık yazmak hem klasik aramada hem bu araçlarda işinize yarar.

Daha önce SEO hizmeti aldım ama sonuç görmedim, tekrar denemeli miyim?

Önce neden sonuç alınamadığına bakmak gerekir. Çoğu zaman sorun yanlış aramalar, işveren ve aday içeriğinin karışması ya da raporun ne yapıldığını göstermemesidir. Ön incelemede eski çalışmanın neresinin sağlam, neresinin boş olduğunu size söylerim.

Teklif almak için neye ihtiyacım var?

Sitenizin adresi, çalıştığınız sektörler ve bölgeler, hangi pozisyonlarda iş yapmak istediğiniz ve nelere hizmet vermediğiniz yeterli. Ön inceleme sonrası kapsamı yazılı sunarım.

İnsan kaynakları alanındaki sitenizin işverene mi adaya mı konuştuğundan emin değilseniz, durumu birlikte netleştirelim. Sitenizi inceleyip nereden başlamanız gerektiğini söylemek için SEO hizmeti sayfasından bana ulaşabilirsiniz.

Etiketler

insan kaynakları firması seopersonel temin şirketi müşteriik danışmanlık web sitesipersonel temin şirketi seo

Sitenize birlikte bakalım

Site adresinizi ve hangi aramalarda çıkmak istediğinizi yazın; mevcut durumu ve ne yapılabileceğini anlatayım.