Web Tasarım··16 dk okuma

Online Kurs Sitesi Yaptırmak: Udemy mi, Kendi Siteniz mi?

Online kurs sitesi yaptırmak istiyorsanız: Udemy gibi platformla kendi site arasındaki fark, gereken sayfalar, süreç, hatalar ve maliyeti belirleyenler.

Bildiğiniz bir konu var. Belki yıllardır yaptığınız bir meslek, belki bir dil, bir enstrüman, bir yazılım programı ya da bir sınav hazırlığı. Çevrenizdeki insanlar size sürekli aynı soruları soruyor ve siz de "bunu bir kurs olarak kaydetsem" diye düşünüyorsunuz. Sonra asıl soru geliyor: Kursu Udemy gibi hazır bir platformda mı satmalısınız, yoksa online kurs sitesi yaptırmak ve kendi sitenizden mi satmalısınız? Bu yazıda iki yolun gerçek farklarını, hangi durumda hangisinin işe yaradığını ve kendi sitenizi kurarsanız nelerle uğraşacağınızı sade bir dille anlatıyorum. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcıyım; bu tür projelerde yaptığım işi de web sitesi yaptırma hizmetim kapsamında kısaca açıklayacağım.

Önce bir şeyi netleştireyim. Bu yazı sizi kendi siteye yönlendirmek için yazılmadı. Bazı kişiler için hazır platform gerçekten daha doğru bir başlangıçtır. Amacım, karar vermeden önce neye baktığınızı bilmeniz.

Hazır platform ile kendi site arasındaki temel fark

Udemy gibi platformlar, kurs satışı için hazır bir "alışveriş merkezi" gibidir. Kursunuzu yüklersiniz, platform ödeme alır, öğrenciye erişim verir, kendi içindeki arama ve öneri sistemiyle bazen size öğrenci de getirir. Karşılığında satış başına bir pay alır, fiyat ve indirim kararlarında kendi kurallarını uygular ve öğrenci listesini size vermez. Öğrenci aslında platformun müşterisidir, sizin değil.

Kendi siteniz ise kendi dükkanınızdır. Fiyatı, tasarımı, indirimleri, kurs paketlerini siz belirlersiniz. Öğrencinin e-posta adresi sizde kalır; yeni kurs çıkardığınızda ona doğrudan yazabilirsiniz. Ama dükkanın kapısından birinin girmesi için o kapının yerini duyurmanız gerekir. Platformdaki hazır kalabalık burada yoktur.

Hazır kurs platformu ile kendi kurs sitesinin yan yana karşılaştırması: kontrol, kitle, emek ve öğrenci verisi

Yukarıdaki karşılaştırma işin özünü gösteriyor: platform size kolaylık ve hazır vitrin verir, kendi site ise kontrol ve uzun vadeli sahiplik verir. İkisi aynı anda tam olarak bir arada gelmez; hangisine daha çok ihtiyacınız olduğunu bilmek gerekir.

Kendi siteyi neden düşünmelisiniz?

Kendi sitenin faydasını anlamanın en kolay yolu şu soruyu sormaktır: Bu kursu üç yıl sonra da satıyor olacak mıyım ve bu müşteriler bana mı ait olacak?

Bir platformda kurs sattığınızda, kurallar bir gün değişebilir. Komisyon oranı, indirim politikası ya da kursların listelenme şekli sizin elinizde değildir. Platformda aynı konuda yüzlerce rakip kurs yan yana durur; öğrenci sizi değil, o gün öne çıkan kursu seçebilir. Kendi sitenizde ise ziyaretçi sadece sizin kursunuza bakar, yanında rakip yoktur.

İkinci mesele marka. "Atölye Foto fotoğraf kursu" gibi bir marka kurmak istiyorsanız, öğrencinin sizin adınızı ve alan adınızı hatırlaması önemlidir. Platformda öğrenci çoğu zaman "Udemy'deki fotoğraf kursunu aldım" der, sizin adınızı değil.

Üçüncü mesele veri. Kursunuzu alan kişiler, aynı konuda ikinci bir kurs çıkardığınızda en doğal müşterinizdir. Onlara ulaşmanın yolu e-posta listesidir. Kendi sitede bu liste sizindir; platformda ise genellikle platformun kurallarına bağlıdır. Bu konuda platformun güncel koşullarına kendiniz bakın, çünkü kurallar zamanla değişir.

Platformu neden küçümsememeli?

Dengeli olmak için tersini de söyleyeyim. Hiç takipçiniz, e-posta listeniz ya da tanınan bir adınız yoksa, kendi siteniz kurulduğu gün de boş olacaktır. Siteyi yapmak size bir kalabalık getirmez; sadece kalabalığa gösterecek bir yer verir. Bu durumda platformdaki hazır arama trafiği, ilk öğrencileri ve ilk yorumları toplamak için işe yarar.

Platformun bir diğer avantajı, teknik yükü sizden almasıdır. Video barındırma, ödeme güvenliği, öğrenci girişi, sertifika gibi şeyleri platform halleder. Kendi sitenizde bunları ya kendiniz kurarsınız ya da biri sizin için kurar ve bakımını yapar.

Dolayısıyla "hangisi iyi" sorusunun tek cevabı yok. Hangisinin sizin için doğru olduğu, mevcut kitlenize ve kursu nasıl büyütmek istediğinize bağlı.

Hangisiyle başlamalısınız?

Pratik bir ayrım yapabiliriz. Zaten sizi takip eden bir topluluğunuz varsa, örneğin bir sosyal medya hesabınız, bir bülteniz, meslek odası ya da dernek çevreniz, kendi sitenin size faydası çok daha fazla olur; çünkü satışa gelen kişi zaten size güveniyor ve ona komisyon ödemeden satış yapabilirsiniz. Kitleniz yoksa, önce platformda küçük bir vitrin açıp insanların kursa nasıl tepki verdiğini görmek daha az risklidir.

Kitlesi olan ve olmayan kişi için kendi site mi platform mu sorusunu yanıtlayan karar şeması

Bu şemadaki mantık basit görünse de pratikte çoğu kişi ikisinin ortasında kalır. Küçük bir kitleniz vardır ama büyük değildir. O durumda üçüncü bir yol devreye girer.

Üçüncü yol: ikisini birlikte kullanmak

Birçok kurs sahibi sonunda şu düzene gelir: Kendi sitesi ana merkezdir, platformdaki kurs ise bir vitrin görevi görür. Platformdaki kursu ucuz ya da kısa bir giriş ürünü yapar, asıl kapsamlı eğitimi kendi sitesinde satar. Platformdan gelen öğrenciyi bir süre sonra kendi dünyasına davet eder.

Bu yaklaşımın şartı, platformun kurallarını okumak ve ona aykırı davranmamaktır. Her platformun, öğrenciyi dışarı yönlendirme konusunda kendi sınırları vardır. Bu sınırları kendiniz kontrol etmelisiniz.

Yalnız platform, yalnız kendi site ve ikisini birlikte kullanmanın kontrol ve emek açısından karşılaştırması

Tablodan da görüldüğü gibi, birlikte kullanım orta düzeyde emek ister ama kontrolü yüksek tutar. Bu yüzden kitlesi küçük ama büyümek isteyen biriyle konuşurken ben genellikle önce bu seçeneği anlatırım.

Online kurs sitesinde hangi sayfalar gerekir?

Kurs sitesi sıradan bir kurumsal siteden farklıdır. Ziyaretçi sizi tanımıyor, bir de para ödeyip bilmediği bir şeyi satın almasını istiyorsunuz. Bu güven eşiğini aşmak için sayfalar belirli bir sırayla çalışmalıdır.

Ana sayfa: Kim olduğunuzu, hangi konuda kurs verdiğinizi ve kime hitap ettiğinizi birkaç cümlede söylemelidir. Tüm kursları listelemeden önce, en çok satmak istediğiniz kursa yönlendirmelidir.

Her kurs için ayrı satış sayfası: Bu, sitenin en önemli sayfasıdır. Aşağıda ayrıntısını anlatıyorum.

Eğitmen (Hakkımda) sayfası: İnsanlar konunuzu bildiğinize inanmak ister. Deneyiminiz, çalıştığınız yerler, öğrettiğiniz kişi sayısı gibi doğru ve kanıtlanabilir bilgiler burada yer almalıdır. Abartı ve şişirilmiş unvan, güveni artırmaz, azaltır.

Blog ya da makaleler: İnsanların Google'da yaptığı aramalar çoğu zaman kurs adı değil, bir sorudur: "Excel'de eğer formülü nasıl kullanılır", "İngilizce telaffuz nasıl düzelir". Bu sorulara cevap veren yazılar, kurs sitenize ücretsiz ziyaretçi getirir. Kitlesi olmayan biri için bu, platformsuz ilerlemenin en sağlam yoludur.

Sıkça sorulan sorular, iade ve iletişim sayfaları: Satın almadan önce akla gelen "Ne kadar süre erişimim olur?", "Beğenmezsem ne olur?" gibi sorular cevapsız kalırsa, kişi sayfayı kapatır.

Öğrenci giriş alanı: Satın alan kişinin giriş yapıp dersleri izlediği bölümdür. Bu bölümün yapısı, seçtiğiniz kurs yönetim sistemine göre değişir.

Satış sayfası neden en kritik sayfa?

Kurs satış sayfasına gelen kişi şu soruların cevabını arar: Bu kurs tam olarak ne öğretiyor? Bana uygun mu? Kim anlatıyor? Daha önce alan memnun kalmış mı? Parayı verirsem sorun olursa ne olur?

İyi bir satış sayfası bu soruları sırayla cevaplar. Başlıkta kurstan sonra ne yapabileceğinizi söylersiniz. Altında kimlere uygun olduğunu ve hangi ön bilgiye ihtiyaç olduğunu yazarsınız. Sonra bölüm bölüm müfredatı gösterirsiniz. Bunun ardından satın almadan izlenebilecek kısa bir örnek ders gelir; çünkü insan bir eğitmenin anlatım tarzını görmeden güvenmez. Sonra eğitmen tanıtımı ve gerçek öğrenci yorumları, en sonda da net fiyat, ödeme yöntemleri ve iade koşulu yer alır.

Bir kurs satış sayfasının üstten alta bölümlerini gösteren örnek sayfa düzeni

Bu düzeni görsel olarak aklınızda tutun; ben bir kurs sitesi tasarlarken her kurs sayfasını yaklaşık bu iskelete oturtup, içeriğini sizin kursunuza göre dolduruyorum. Müfredatı saklayan, sadece "çok güzel bir eğitim" diyen sayfalar ziyaretçiyi ikna etmekte zorlanır.

Sizin müşteriniz kursu nasıl arıyor?

Teknik olmayan bir kurs sahibi genellikle "insanlar kursumu adıyla Google'da arar" diye düşünür. Gerçekte kursunuzu bilmeyen biri, kurs adını bilmez. İnsanlar üç şekilde arar.

Birincisi, bir sorunu çözmek ister: "Instagram reklamı nasıl verilir". Bu kişi henüz kurs aramıyor, cevap arıyor. Siz o soruya iyi bir yazı ya da ücretsiz bir ders ile cevap verirseniz, kursunuzla ilk tanışma orada olur.

İkincisi, bir eğitim türü arar: "online gitar kursu", "sıfırdan Python eğitimi". Burada rakiplerinizin çoğu platformlardır. Bu aramalarda kendi siteniz platformların önüne kolay geçmez; bu yüzden aramanın daha dar, daha özel olduğu yerlerde (belirli bir sektör, belirli bir yaş grubu, belirli bir sınav) görünmeyi hedeflemek mantıklıdır.

Üçüncüsü, sizi ya da markanızı arar. Birisi sizi bir videoda, podcast'te ya da arkadaş tavsiyesiyle duyduysa adınızı yazar. Bu aramada sitenizin ilk sırada çıkması, güven için çok önemlidir. Yapay zekâ asistanlarına soran biri de benzer cevaplar alır; bu yüzden kendinizi tanıtan sayfalarınızın net ve doğru bilgi vermesi hem Google hem yapay zekâ aramaları için işe yarar.

Yapay zekâ asistanına sorulan kendi site mi platform mu sorusuna verilebilecek örnek yanıt

Bu örnek yanıt, insanların bu kararı nasıl sorguladığını gösteriyor. Sitenizde bu soruya dürüst ve net cevap veren bir sayfa bulunursa, hem okuyucu hem arama motorları bunu fark eder.

Örnek senaryo 1: Kitlesi olan bir müzik eğitmeni

Aşağıdaki, tamamen varsayımsal bir örnektir; gerçek bir kişi ya da firma değildir.

Bir müzik eğitmeni düşünün. Yıllardır sosyal medyada gitar dersi videoları paylaşıyor ve bir e-posta bülteni var. Takipçileri ona sürekli "kurs çıkarır mısın" diye yazıyor. Bu kişi bir hazır platformda kurs açarsa takipçilerini platforma yönlendirir, satış başına bir pay öder ve satın alanların e-posta adreslerine kendi listesi gibi ulaşamaz.

Bu eğitmen için kendi site daha anlamlı olur. Kitlesi zaten var; ziyaretçi getirme yükü büyük ölçüde hazır. Sitede kursun satış sayfası, birkaç ücretsiz örnek ders, öğrenci giriş alanı ve bir e-posta formu yeterlidir. İlerde ikinci ve üçüncü kurs çıktığında aynı öğrencilere doğrudan ulaşır. Burada asıl iş, siteyi sade tutmak ve satın alma sürecini sorunsuz yapmaktır.

Örnek senaryo 2: Kitlesi olmayan bir muhasebeci

Bu da varsayımsal bir örnektir. Bir muhasebecinin küçük işletmeler için "ön muhasebe temelleri" kursu vermek istediğini düşünün. Sosyal medyada pek aktif değil, e-posta listesi yok. Hemen büyük bir site yaptırırsa, bir süre kimsenin gelmediği bir sitesi olur.

Bu kişi için akıllıca başlangıç, kursu bir platformda yayınlamak, ilk öğrencilerden geri bildirim ve yorum toplamak, aynı zamanda kendi alan adıyla basit bir site açıp bloga küçük işletme sahiplerinin sorduğu soruları yazmaktır. Birkaç ay sonra bu yazılardan gelen ziyaretçi, kursu kendi sitesinden satın alabilecek hale gelir. Yani önce vitrin, sonra yavaş yavaş kendi dükkan.

Adım adım süreç: Fikirden satışa

Kendi kurs sitenizi kurmaya karar verdiyseniz, işin sırası genelde şudur. Burada her adımı atlamadan gitmek, sonradan düzeltme zahmetini azaltır.

Kursu satılabilir hale getirmenin beş adımı: konu, müfredat, satış sayfası, ödeme ve test

Konuyu daraltın. "Pazarlama kursu" çok geniştir. "Yerel işletmeler için Instagram'da müşteri bulma" gibi dar bir konu hem anlatması hem satması daha kolaydır. Dar konu, aramada da öne çıkma şansı verir.

Müfredatı yazın. Bölümleri ve her bölümün sonunda öğrencinin ne yapabileceğini yazın. Video çekmeden önce bu iskeleti bir iki tanıdığa gösterin; "bu kursu alırdım" derlerse ilerleyin.

Satış sayfasını kurun. Yukarıda anlattığım düzeni uygulayın. Bu sayfa yazılırken kursun videoları tamamen bitmiş olmak zorunda değil; örnek bir ders yeterlidir.

Ödeme ve erişimi bağlayın. Kişi ödeme yaptığında sistem otomatik olarak ona giriş vermeli. Elle erişim açmak, birkaç öğrenciden sonra sizi yorar ve hataya açıktır. Ödeme için Türkiye'de iyzico, PayTR gibi sağlayıcılar, yurt dışına satış için Stripe gibi çözümler kullanılabilir; hangisinin işletmenize uygun olduğu şirket yapınıza bağlıdır.

Önce kendiniz satın alın. Yayına almadan önce siteyi gerçek bir müşteri gibi baştan sona deneyin: sayfayı bulun, ödemeyi yapın, e-postayı bekleyin, giriş yapın, bir dersi izleyin. Bunu telefondan da yapın.

Teknik seçenekler: sitede kurs nasıl çalışır?

Teknik olmayan biri için bu kısım bulanık olabilir, o yüzden basit anlatayım. Kurs sitesinin üç parçası vardır: sayfalar (tanıtım ve satış), ödeme ve öğrenci alanı (giriş ve ders izleme). Bunları tek bir sistemle de kurabilirsiniz, parçalı da.

En yaygın yol, WordPress üzerine bir kurs eklentisi kurmaktır. LearnDash, LifterLMS ya da Tutor LMS gibi eklentiler dersleri, bölümleri, öğrenci girişini ve ilerleme takibini yönetir. Bu yol esnektir ve sahipliği size verir ama güncelleme ve bakım ister.

İkinci yol, Teachable ya da Thinkific gibi kurs satışına özel hazır hizmetlerdir. Bunlar kurulum yükünü azaltır, aylık ücretle çalışır ve sizin sitenizle birlikte kullanılabilir. Burada kontrol tam sizde olmaz ama platform kadar da bağımlı değilsiniz.

Üçüncü yol, özel yazılımdır. Çok yüksek trafik, özel öğrenci paneli veya kurumsal eğitim için gerekebilir; ama başlangıç için çoğu zaman gereğinden fazladır. Bence ilk kurs için özel yazılım yaptırmak, çoğu kişi için erken bir harcamadır.

Videolar için de ayrı bir konu var. Videoları kendi site sunucunuza yüklemek hem siteyi yavaşlatır hem izleme sırasında takılmaya yol açar. Bunun yerine Vimeo gibi video barındırma hizmetleri ya da YouTube'un listelenmemiş videoları kullanılır ve site bu videoları sayfaya gömer. Hangisinin uygun olduğu, videolarınızı korumak isteme düzeyinize bağlıdır.

Güven ve yasal konular

Kurs satmak, bir hizmeti uzaktan satmaktır. Bu yüzden iade, cayma ve kişisel veri gibi konularda yazılı koşullarınızın olması gerekir. Dijital içeriklerde cayma hakkının nasıl uygulandığı, mesafeli satış sözleşmesinin nasıl hazırlanacağı ve fatura düzeni konusunda kesin bir şey söylemem doğru olmaz; bunları mutlaka bir hukukçuya ve muhasebecinize danışın. Ben sitede bu metinlerin doğru yerde, okunabilir biçimde durmasını sağlarım, metnin hukuki içeriği ise uzmanına ait bir iştir.

Bir de erişilebilirlik ve hız var. Öğrencilerinizin bir kısmı videoyu telefondan, kısıtlı internetle izleyecek. Sayfanın hızlı açılması, yazıların okunur olması ve butonların telefonda rahat basılması doğrudan satışı etkiler.

Kurs satış sitesinde sık yapılan altı hata

Yukarıdaki liste, bu tür projelerde en sık gördüğüm hataları özetliyor. Şimdi bunlara biraz daha yakından bakalım.

Sık yapılan hatalar

Kitle yokken büyük site kurmak. Ayrıntılı bir öğrenci paneli, rozetler, forum ve sertifika sistemi ile açılan ama günlük ziyaretçisi olmayan siteler görürüm. Önce satışı kanıtlayın, sonra siteyi büyütün.

Müfredatı göstermemek. "Kursun içeriği satın alınca görülür" yaklaşımı güveni zedeler. Kişi neye para verdiğini görmek ister. Bölüm başlıklarını açıkça yazmak, içeriği çalınmasına yol açmaz; satışı artırır.

Kendi sunucusuna video yüklemek. Daha önce anlattığım gibi, hem hız hem maliyet sorunu çıkarır.

Erişimi elle vermek. İlk üç satışta mantıklı gelir, onuncuda gece yarısı "ödeme yaptım giremiyorum" mesajlarıyla uyanırsınız.

İade koşullarını yazmamak. Belirsizlik hem öğrenciyi korkutur hem sizi anlaşmazlığa açık bırakır.

Telefonda denememek. Kursun izleyicilerinin önemli bir kısmı telefondan girer. Masaüstünde güzel görünen sayfa, telefonda kullanılamaz olabilir.

Bir de pek konuşulmayan bir hata var: Kursu yayınlayıp unutmak. Müfredat eskiyebilir, kullandığınız program güncellenebilir. Kurs sayfasında bir "son güncelleme" bilgisi ve zaman zaman yenilenen içerik, hem öğrenciye hem arama motoruna taze bir site olduğunuzu gösterir.

Ziyaretçi nasıl öğrenciye dönüşür?

Kurs sitesinde ziyaretçilerin çoğu ilk gelişte satın almaz. Bu normaldir; yüksek bedelli ya da zaman isteyen bir eğitime insan hemen karar vermez. Bu yüzden siteyi yalnızca "satın al" butonuna odaklamak yerine, kademeli bir yol kurmak gerekir.

İlk kademede kişi sitenize bir yazı ya da aramadan gelir. İkinci kademede ücretsiz bir örnek dersi izler. Üçüncü kademede ücretsiz bir kaynak (bir kontrol listesi, kısa bir rehber) karşılığında e-posta adresini bırakır. Dördüncü kademede, size güvenmeye başladığı için kursu satın alır. Her kademede bir kısım kişi ayrılır; asıl iş, her adımı kolaylaştırmaktır.

Siteyi ziyaret edenden kursu satın alana giden dört kademeli yol

E-posta adresi bırakan kişiye, satın almadan önce birkaç faydalı e-posta göndermek, doğrudan satış e-postasından çok daha doğal sonuç verir. Bu e-postaları yazmak, siteyi kurmak kadar önemlidir; çoğu kurs sahibi bunu atlıyor.

Kendiniz neler yapabilirsiniz, ne zaman uzman gerekir?

Her şey için dışarıdan destek almanız gerekmez. Kurs fikri, müfredat, ders anlatımı, video çekimi ve öğrenci yorumlarını toplamak size ait işlerdir ve başkası bunları sizin yerinize yapamaz. Satış sayfasının ilk metnini de kendiniz yazabilirsiniz; en iyi anlatan, konuyu bilen kişidir.

Aşağıdaki hazırlıkları siz yaparsanız, bir uzmanla çalışma süreniz de kısalır ve maliyet düşer.

Siteye başlamadan önce hazır olması gereken altı şeyin listesi

Uzman desteği ise şu noktalarda işe yarar: sitenin telefonda hızlı ve düzgün açılması, ödeme sisteminin ve öğrenci girişinin sorunsuz bağlanması, satış sayfasının güven verecek biçimde tasarlanması, arama motorlarında bulunabilir olması ve sonradan oluşan teknik arızaların çözülmesi. Bir ödeme hatası ya da giriş sorunu doğrudan para kaybettirir; bu yüzden bu kısmı denemeyle öğrenmek pahalıya gelebilir.

Maliyeti neyin belirlediği

Bu yazıda rakam vermiyorum çünkü fiyat projeden projeye çok değişiyor. Ama neye göre değiştiğini söyleyebilirim.

Birinci etken, kaç kursu satacağınızdır. Tek bir kurs için gereken yapı ile bir kurs kataloğu arasında ciddi fark vardır. İkinci etken, öğrenci alanının ne kadar özel olması gerektiğidir: sadece video izleme mi, yoksa sınav, sertifika, ilerleme takibi, yorum ve canlı ders de var mı? Üçüncü etken, ödeme yapısıdır: tek seferlik satış, taksit, abonelik ya da kurumsal toplu satış farklı kurulumlar gerektirir.

Dördüncü etken, çok dillilik ve yurt dışına satıştır. Birden fazla dilde yayın ve farklı para birimleri işi büyütür. Beşinci etken, içerik ve tasarım hazırlığıdır: metinleri ve görselleri sizin getirmeniz ile benim hazırlamam arasında fark olur. Son olarak, yayından sonraki bakım, güncelleme ve yedekleme de bütçenin bir parçasıdır. Hazır hizmet kullanırsanız aylık üyelik ücretini, kendi kurulumunuzda ise barındırma ve eklenti yenileme giderlerini de hesaba katın.

Doğru bir teklif, bu kalemleri tek tek yazar. "Her şey dahil" diye kalemsiz bir toplam fiyat gören biri, neyin dahil olmadığını sormalıdır.

Benimle çalışma şekli

Ben tek başıma çalışıyorum; yani sizinle konuşan kişi siteyi de yapan kişidir. Süreç kabaca şöyle ilerler: önce kursunuzu, hedef öğrencinizi ve elinizdeki kitleyi dinlerim. Platform mu, kendi site mi, yoksa ikisi birlikte mi daha uygun olduğunu açıkça söylerim; bazen cevap "şimdilik platform" olur ve bunu da dürüstçe söylerim. Sonra sayfa düzenini taslak olarak gösteririm, onayınızla siteyi, ödeme ve öğrenci alanını kurarım ve yayına almadan önce birlikte test satın alma yaparız.

Tanışma, taslak, kurulum, test ve yayın aşamalarını gösteren örnek proje takvimi

Takvimin uzunluğu kursun büyüklüğüne ve içeriğin ne kadar hazır olduğuna bağlıdır; bu yüzden size kesin bir süre sözü vermeden önce işi görmem gerekir. Yayından sonra da sorularınıza cevap vermeye devam ederim.

Sıkça Sorulan Sorular

Udemy'de kurs satarken kendi sitemi de açabilir miyim?

Evet, birçok kişi ikisini birlikte kullanıyor. Ancak platformların öğrenciyi kendi sitenize yönlendirme konusunda kuralları olabilir. Güncel koşulları platformun kendi sayfasından kontrol edin ve aykırı davranmayın.

Hiç takipçim yokken kendi siteyi yaptırmak boşuna mı olur?

Boşuna olmaz ama tek başına yeterli de olmaz. Site bir vitrin sağlar, kalabalığı getirmez. Takipçi yoksa blog yazıları, ücretsiz dersler ve platformdaki bir vitrin birlikte düşünülmelidir.

Videolarımı nereye yüklemeliyim?

Genellikle kendi sunucunuza değil, Vimeo gibi bir video hizmetine ya da YouTube'un listelenmemiş videolarına yüklenir ve site onları gömer. Videonun korunması ne kadar önemliyse seçim de ona göre yapılır.

Ödemeyi nasıl alacağım ve fatura nasıl olacak?

Ödeme için iyzico, PayTR veya yurt dışı için Stripe gibi sağlayıcılar kullanılabilir. Fatura ve vergi konusu şirket yapınıza bağlıdır; bunu mutlaka muhasebecinize danışın.

İade ve cayma hakkı konusunda ne yapmalıyım?

Dijital içeriklerde bu konunun nasıl işlediği mevzuata bağlıdır ve ben kesin bir şey söyleyemem. Metinleri bir hukukçuya hazırlatın; ben de bu metinlerin sitede doğru yerde durmasını sağlarım.

Kurs sitesi Google'da nasıl bulunur?

Kurs adını bilmeyen kişi bir sorun arar. Bu sorulara cevap veren yazılar, net bir satış sayfası ve düzgün hazırlanmış bir yapı, bulunabilirliği artırır. Sıra garantisi veremem; ama doğru işler zamanla görünürlük sağlar.

Siteyi kurduktan sonra içeriği kendim güncelleyebilir miyim?

Evet. Siteyi, yeni ders eklemeyi, fiyat değiştirmeyi ve yazı yayınlamayı sizin yapabileceğiniz şekilde kurarım. Teslimde bunları nasıl yapacağınızı gösteririm.

Önce küçük başlayıp sonra büyütebilir miyim?

Hatta bunu öneririm. Tek kurslu sade bir siteyle başlayıp satışı gördükten sonra yeni kurs, paket ya da öğrenci alanı özellikleri eklemek hem daha güvenli hem daha ucuza gelir.

Kurs fikriniz var ve hazır platform mu, kendi site mi diye kararsızsanız, durumunuzu bana anlatın; kitlenize ve hedefinize bakıp size dürüst bir öneri yapayım. Web sitesi yaptırma hizmeti sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.

Etiketler

online kurs sitesi yaptırmakonline eğitim sitesi yaptırmakurs satış sitesiudemy gibi site yaptırmakkendi online kursumu satmak

İletişim

Web sitenizi konuşalım

İşletmenizi ve ne istediğinizi birkaç cümleyle yazın; size uygun kapsamı ve takvimi içeren yazılı teklifle döneyim.

Birkaç cümle yeterli. En kısa sürede dönüş yaparım.

Butona bastığınızda mesajınız WhatsApp ya da e-posta uygulamanızda hazır olarak açılır; göndermeden önce düzenleyebilirsiniz.