Ankara'da bir işletmeniz var. Belki Çankaya'da bir muayenehane, Siteler'de bir mobilya atölyesi, Yenimahalle'de bir etüt merkezi ya da OSTİM'de makine parçası üreten bir firma. Müşterileriniz sizi çoğunlukla tanıdık yoluyla buluyor, ama artık insanlar telefonlarına "ankara web sitesi yaptırma" yazar gibi, sizin işiniz için de bir şeyler yazıp bakıyor. Sizi bulamazlarsa ya da bulduklarında güven vermeyen bir sayfa görürlerse, bir sonraki sonuca geçiyorlar. Bu yazıda, Ankara'da web sitesi yaptırmayı düşünen bir işletme sahibinin neye dikkat etmesi gerektiğini anlatıyorum.
Ben Ümit Kırkoç. İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım. Ankara'daki işletmelerle de uzaktan çalışmak mümkün; yazıda hem Ankara'ya özgü noktaları hem de herhangi bir şehirde işe yarayan temel kuralları konuşacağız. Kendi web sitesi yaptırma hizmetimin nasıl işlediğini de ilerleyen bölümlerde kısaca açıklayacağım. Amacım sizi bana yönlendirmek değil, önce doğru soruları sormanıza yardım etmek: çünkü doğru soruları soran bir işletme sahibi, kimden hizmet alırsa alsın daha iyi bir sonuç alır.
Ankara'da web sitesi aramak neden İstanbul'dan farklı?
Ankara, büyük bir şehir olmasına rağmen ekonomisi İstanbul'dan farklı çalışır. Şehirde kamu kurumları, üniversiteler, hastaneler, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi siteleri yoğundur. Bu yapı, insanların neyi nasıl aradığını doğrudan etkiler.
Bunun sizin işinizdeki karşılığını birkaç örnekle anlatayım. Ankara'da çok sayıda öğrenci yaşadığı için kiralık ev, dershane, etüt, kırtasiye, temizlik, kuaför ve benzeri hizmetlerde dönemsel yoğunluklar olur. Kamu çalışanlarının çok olduğu bir şehirde insanlar mesai sonrası ya da hafta sonu arama yapar; yani sitenizin telefonda hızlı açılması ve çalışma saatlerinizi net göstermesi çok önemlidir. Devlete ya da büyük kuruluşlara mal ve hizmet satan firmalar ise çoğunlukla bir kişinin değil, bir kurumun karar verdiği, daha uzun ve daha dikkatli bir satın alma sürecinin içindedir. Bu tür firmalar için web sitesi bir vitrin değil, bir güven dosyasıdır.
Ankara'nın bir diğer özelliği, şehrin geniş bir alana yayılmış olması. Etimesgut'ta oturan biri Gölbaşı'ndaki bir yere gitmeyi çoğu zaman tercih etmez. Mamak, Keçiören, Sincan, Çayyolu, Ümitköy, Bahçelievler gibi semtler birbirinden uzak ve her birinin kendi alışkanlıkları var. Müşteri "ankara" yazmak yerine çoğunlukla semtini yazar. Bu yüzden Ankara için web tasarım, sadece "güzel bir site" meselesi değildir; müşterinizin hangi semtten, hangi kelimelerle geleceğini bilerek planlanması gereken bir iştir.
Son olarak şunu da eklemeliyim: Ankara'daki birçok işletme ağızdan ağıza ve kurumsal ilişkilerle büyümüş, web sitesine hiç ihtiyaç duymamış olabilir. Bu normal. Ama artık tanışıklıkla gelen müşteri bile sizi bir kez arayıp bakıyor. İsim öneren kişi "bak, şu firma var" dediğinde, karşısındaki kişi telefondan firmanızı arar. O anda gördüğü şey, sizin hakkınızdaki ilk ve çoğu zaman en etkili izlenimdir.
Ankaralı müşteri sizi nasıl arıyor?
Web sitesi yaptırmadan önce, sitenizin hangi aramalara cevap vermesi gerektiğini bilmek gerekir. Çünkü aynı işi yapan iki işletmenin müşterisi bile farklı kelimelerle arama yapabilir. Ankara'da sık görülen arama biçimlerini sadeleştirerek dört gruba ayırabiliriz: genel şehir aramaları, semt aramaları, harita aramaları ve soru şeklindeki aramalar.
Genel şehir aramasında kişi seçenekleri kıyaslıyor. "Ankara diş kliniği" ya da "ankara web tasarım firması" gibi arama yapan biri henüz karar vermemiştir; birkaç siteye bakacak, hangisi daha güven verici görünüyorsa onu arayacaktır. Semt aramasında kişi daha kararlıdır: "Çankaya avukat" ya da "Etimesgut klima servisi" yazan birinin acelesi vardır ve yakınında bir çözüm istiyordur. Harita aramasında kişi telefonundan haritaya bakıp en yakın işletmeyi seçer; burada web siteniz kadar Google'daki işletme profiliniz de önemlidir. Soru aramalarında ise ("web sitesi yaptırmak için ne gerekir", "etüt merkezi nasıl seçilir") kişi bilgi arıyor; bu kişiye faydalı cevap verirseniz, ileride sizi hatırlar.
Aşağıdaki görselde, aynı arama için iki farklı sayfanın nasıl görünebileceğini örnek olarak çizdim. Alan adları uydurmadır.
Görselde dikkat edeceğiniz nokta şu: Net bir sayfa, kimin için olduğunu, nerede olduğunu ve ne yaptığını ilk satırda söylüyor. Genel bir liste sayfası ise her şeyden biraz bahsediyor ama hiçbir semte tam cevap vermiyor. Arama motorları da, müşteriler de ilk türü tercih etme eğilimindedir. Bunu bir garanti olarak söylemiyorum; sadece sayfanızın net olmasının size avantaj sağladığını, belirsiz olmasının ise rakibe fırsat verdiğini söylüyorum.
Ankara'daki bir işletme sitesinde hangi sayfalar gerekir?
Birçok işletme sahibi "bana bir site yapın" der ve sayfaları sonra düşünür. Oysa hangi sayfaların olacağı, projenin en önemli kararlarından biridir. Çünkü her sayfa, müşterinin sorduğu bir soruya cevap verir. Sayfa yoksa, soru cevapsız kalır.
Aşağıdaki tabloda, Ankara'da karşılaşılan arama türlerini, müşterinin niyetini ve buna uygun sayfayı bir arada gösterdim.
Tabloyu şöyle okuyabilirsiniz: Her arama türü için ayrı bir sayfa düşünmek, her şeyi tek bir ana sayfaya sıkıştırmaktan çok daha etkilidir. Ana sayfa, işletmenizin kim olduğunu ve neler yaptığını özetler. Hizmet sayfaları, her bir hizmeti ayrıntılı anlatır. Semt ya da ilçe sayfaları, "Çankaya'da hizmet veriyorum" demek yerine, o bölgeden gelen müşterinin gerçek sorularına cevap verir. Hakkımda sayfası, karşıdaki kişinin sizi tanımasını sağlar. İletişim sayfası ise telefonu, adresi, çalışma saatlerini ve haritayı bir arada gösterir.
Burada bir uyarı yapayım: Semt sayfalarını yalnızca şehir adını değiştirerek çoğaltmak işe yaramaz. "Keçiören'de klima servisi" sayfası ile "Mamak'ta klima servisi" sayfası birbirinin kopyasıysa, arama motorları bunu fark eder ve sayfaların değerini düşürebilir. Her sayfada o semte ait gerçek bilgi olmalı: hangi mahallelere gittiğiniz, nasıl ulaşıldığı, o bölgeden gelen müşterilerin sık sorduğu sorular gibi. Bilgi yoksa sayfa açmayın; az ama dürüst sayfa, çok ama boş sayfadan iyidir.
Bir sayfanın içinde neler olacağını da düşünmek gerekir. Aşağıda, bir hizmet sayfasının önerdiğim düzenini örnek olarak çizdim.
Bu düzen sihirli bir formül değil; sadece ziyaretçinin sırayla sorduğu soruları sırayla cevaplıyor. Önce "Burası ne iş yapıyor ve bana uygun mu?", sonra "Nerede ve nasıl ulaşırım?", sonra "Başkaları ne soruyor?", en son da "Nasıl iletişime geçerim?" Sayfayı bu sırayla kurarsanız, ziyaretçinin kafasında soru kalmaz.
İki örnek senaryo
Aşağıdaki iki senaryo tamamen varsayımsaldır; gerçek bir kişi ya da firmayla ilgisi yoktur. Amaç, aynı soruna iki farklı işletmenin nasıl yaklaşabileceğini göstermek.
Senaryo 1: Çankaya'da bir muayenehane
Varsayalım ki Çankaya'da çalışan bir uzman hekim, hastalarının çoğunu tavsiye yoluyla alıyor. Bir arkadaşı ona web sitesi yaptırmasını önermiş. Hekim, bir şablon site satın alıyor, birkaç fotoğraf ve genel bir tanıtım metni koyuyor. Site yayına giriyor ama aradan aylar geçtiği halde randevu talebi gelmiyor.
Sorun nerede? Sitede "Ankara'da hizmet veren uzman hekim" gibi genel bir ifade var, ama hangi şikayetle hangi tür hastanın gelebileceği anlatılmamış. Muayenehanenin adresi altbilgide küçük harflerle yazılmış, harita yok, randevu için tek yol bir telefon numarası ve o da tıklanabilir değil. Telefondan bakan biri numarayı kopyalayıp aramak zorunda kalıyor; çoğu bunu yapmıyor.
İyileştirme yolu şöyle olabilir: Her tedavi ya da muayene türü için ayrı, sade ve anlaşılır bir sayfa; hastaların sık sorduğu soruların cevaplandığı bir bölüm; adresin, otopark ya da toplu taşıma bilgisinin açıkça yazıldığı bir iletişim sayfası; telefonda tek dokunuşla aranabilen bir numara. Burada sağlıkla ilgili iddialarda dikkatli olunmalı; "kesin iyileşme" gibi vaatler verilmemeli, tıbbi içerik ilgili meslek kurallarına uygun yazılmalı. Bu konuda şüpheniz varsa bir hukukçuya ya da meslek odanıza danışmanız doğru olur.
Senaryo 2: OSTİM'de bir üretici firma
İkinci senaryoda, OSTİM'de metal parça üreten küçük bir firma düşünelim. Firmanın müşterileri bireyler değil, başka firmalar. Karar veren kişi bir satın alma uzmanı ya da bir mühendis; teklif isteyecek, ama önce firmanın gerçekten üretim yaptığına, kapasitesine ve kalite anlayışına bakacak.
Bu firmanın sitesi eski bir tasarımla yıllar önce yapılmış. Telefonda bozuk görünüyor, fotoğraflar küçük, hangi makinelerle ne üretildiği yazılmamış. Satın alma uzmanı siteye girip bu belirsizlikle karşılaşınca, rakip firmanın daha net anlatan sitesine geçiyor.
Burada gereken şey "havalı tasarım" değil, güven veren somutluk: üretim yapılan malzemeler ve işlemler, makine parkurunun kısa bir tanıtımı, tesisten gerçek fotoğraflar, hangi sektörlere çalışıldığı (isim vermeden), teklif almak için hangi bilgilerin gerektiği ve basit bir teklif formu. Eğer firmanın sertifikaları varsa bunlar açık biçimde belirtilmeli; ama yalnızca gerçekten sahip olunan belgeler. Kamu kurumlarına ya da büyük şirketlere satış yapılıyorsa, kurumsal bir alan adı ve kurumsal bir e-posta adresi de karşı tarafta güveni artırır.
İki senaryodaki ortak nokta şu: Site, işletmenin "ne olduğunu" değil, müşterinin "ne öğrenmek istediğini" anlatmalı.
Ajans mı, tek kişi mi?
Ankara'da web tasarım hizmeti veren çok sayıda ajans, yazılım evi ve bağımsız tasarımcı var. Hangisini seçeceğiniz işinizin büyüklüğüne ve çalışma tarzınıza bağlı. Kimin "daha iyi" olduğunu söylemem doğru olmaz; iki modelin farklı güçlü yanları var.
Büyük bir ekipte işi birkaç kişi paylaşır: biri tasarlar, biri kodlar, biri proje yönetir. Bu, çok sayfalı, çok katmanlı büyük projelerde avantajdır. Dezavantajı, sizinle konuşan kişinin işi yapan kişi olmaması ve araya giren yazışma zinciridir. Tek bir uzmanla çalıştığınızda ise konuştuğunuz kişi işi yapan kişidir; kararlar hızlı verilir, ama kapasite sınırlıdır. Aynı anda çok sayıda iş alamaz, tatilde ya da hastalıkta işin ritmi değişebilir. Ben ikinci modelde çalışıyorum; yani eksiklerini de bilerek söylüyorum.
Hangi modeli seçerseniz seçin, şunları sorun: Daha önce benzer bir iş yaptınız mı? Site bittikten sonra kim bakım yapacak? Alan adı ve hosting kimin adına alınıyor? Sitenin yönetim paneline erişim bana verilecek mi? Bunlar sıkıcı sorular gibi görünse de, ilerideki en büyük sorunların çoğu bu soruların cevapsız kalmasından çıkar.
Web sitesi yaptırma süreci adım adım nasıl işler?
Süreç firmadan firmaya değişse de, sağlıklı bir projede genellikle şu aşamalar bulunur. Bunu bilmek, ne zaman ne beklemeniz gerektiğini anlamanızı sağlar.
İlk adım tanışma ve ihtiyaç belirlemedir. Burada işinizi, müşterilerinizi ve sitenizden ne beklediğinizi konuşuruz. En önemli soru şudur: Bu site birinin ne yapmasını sağlayacak? Arama mı, form doldurma mı, randevu mu, WhatsApp mı? Bu cevap belli olmadan yapılan her tasarım, tahmin üzerine kurulur.
İkinci adım planlamadır: hangi sayfalar olacak, her sayfada ne anlatılacak, hangi aramalara cevap verilecek. Üçüncü adım tasarım ve yazımdır. Burada önce sayfaların taslağı ve metinler hazırlanır; çünkü metin gelmeden tasarım yapılırsa, sonradan metinler tasarıma sığmaz ve ortaya zorlama bir sonuç çıkar. Dördüncü adım yayına alma ve sonrasıdır: telefonlarda ve farklı tarayıcılarda test, hız kontrolü, formların çalıştığının denenmesi ve arama motorlarına tanıtım.
Peki bu süreç ne kadar sürer? Bunun tek bir doğru cevabı yok; sayfa sayısı, içeriğin ne zaman hazır olduğu ve geri bildirimlerin ne kadar hızlı verildiği belirleyici olur. Aşağıda genel bir akışı gösteriyorum; süreleri bilerek yazmadım, çünkü sizin projenizde değişecektir.
Çoğu projede gecikmenin nedeni tasarım değil, içeriktir. Fotoğraflar, metinler, logo ve belgeler zamanında gelmezse proje bekler. Bu yüzden işe başlarken "Bende hazır olanlar neler?" diye kendinize sormanız, takvimi gerçekçi tutmanıza yardımcı olur.
En sık yapılan hatalar
Yıllar içinde farklı sektörlerde gördüğüm hataların çoğu birbirine benziyor. Ankara'daki işletmelerde de aynı örüntüleri görmek mümkün.
İlk hata, alan adı ve hosting'i firmaya bırakmaktır. Alan adı, yani sitenizin internet adresi, işletmenizin kimlik kartı gibidir. Eğer alan adı tasarımcının ya da ajansın adına alınmışsa ve ilişki bozulursa, adresinizi geri almak zor olabilir. Her zaman alan adının sizin adınıza kayıtlı olduğundan emin olun.
İkinci hata, sadece görünüşe bakarak karar vermektir. Güzel görünen ama telefonda yavaş açılan bir site müşteri kaybettirir. Hız ve telefonda kullanım kolaylığı, tasarım kadar önemlidir. Üçüncü hata, ucuz şablon siteyi her derde deva sanmaktır. Şablon kötü bir seçenek değildir; ama sizin müşterinize, sizin işinize göre düşünülmemişse sonuç vermez. Maliyeti ucuz görünen bir çözümün, sonradan yeniden yapılma masrafı ve kaybedilen müşteri düşünüldüğünde pahalıya geldiği çok görülür.
Dördüncü hata, içeriği sona bırakmaktır. Metinler "hallederiz" denilip ertelenir, sonunda internetten kopyalanmış genel cümleler sitenin içine girer. Bu hem müşteriye güven vermez hem de arama motorlarında size yardımcı olmaz. Beşinci hata, iletişim yollarını gizlemek ya da zorlaştırmaktır: telefon numarası tıklanamaz, form çalışmaz, WhatsApp bağlantısı yoktur. Altıncı hata ise siteyi yayına aldıktan sonra unutmaktır. Güncellenmeyen bir site hem güvenlik açısından hem de müşteri gözünde eskir.
Bir de kişisel veri konusu var. Formunuzla müşteriden ad, telefon ya da e-posta topluyorsanız, bunun için bir aydınlatma metni ve çerez bildirimi gerekebilir. Bu metinlerin hukuki geçerliliği konusunda kesin bir şey söyleyemem; gerçek bir metin hazırlatmak için bir hukukçuya danışmanızı öneririm.
Kendiniz neleri yapabilirsiniz, ne zaman uzmana ihtiyaç var?
Her işi dışarıya vermek zorunda değilsiniz. Bazı işleri kendiniz yapabilirsiniz, bazıları için ise uzman desteği gerçekten fark yaratır.
Kendiniz yapabileceğiniz şeyler arasında şunlar var: İşletmenizin Google'daki profilini oluşturmak ve güncel tutmak, telefon numarası ve çalışma saatlerini her yerde aynı yazmak, iyi fotoğraflar çekmek (telefon bile yeterli olabilir, yeter ki ışık ve düzen iyi olsun), müşterilerinizden aldığınız sık soruları bir listede toplamak ve kendi cümlelerinizle cevaplarını yazmak. Bunlar sitenizin en değerli hammaddesidir ve sizden başka kimse bunları bilemez.
Uzmana ihtiyaç duyacağınız yerler ise şunlardır: Sitenin teknik kurulumu, hızlı çalışması ve güvenli olması; birden çok sayfanın arama motorlarına uygun kurgulanması; formların, harita ve ölçüm araçlarının doğru bağlanması; ve çok dilli bir yapı gerekiyorsa bunun düzgün kurulması. Basit bir tanıtım sayfası için hazır bir site kurucu yeterli olabilir; ama çok sayfalı, kendi alan adı olan ve müşteri kazandırması beklenen bir site için deneyimli birinin işi yapması genellikle daha az baş ağrıtır.
Kendi içinizde şu soruyu sorun: Bu site bir kartvizit mi, yoksa iş getirmesini beklediğim bir satış aracı mı? Kartvizit ise sade bir çözüm yeterli olabilir. Satış aracı ise planlama, içerik ve ölçüm gerekir.
Web tasarım hizmetinin maliyetini ne belirler?
Bu yazıda rakam vermeyeceğim; çünkü doğru bir rakam, ancak sizin işinizi gördükten sonra söylenebilir. Ama fiyatı neyin belirlediğini açıkça anlatabilirim; böylece gelen teklifleri sağlıklı kıyaslayabilirsiniz.
Birinci belirleyici sayfa sayısı ve içeriğin kapsamıdır. On sayfalık, her biri ayrıntılı hazırlanmış bir site ile üç sayfalık bir tanıtım sitesi aynı iş değildir. İkinci belirleyici, tasarımın ne kadar size özel olduğudur: hazır bir şablonun uyarlanması ile sıfırdan tasarım arasında emek farkı vardır. Üçüncüsü, metin ve fotoğraf işidir: metinleri siz mi yazacaksınız, yoksa yazılması mı gerekiyor? Çekim yapılacak mı? Dördüncüsü, özel işlevlerdir: online randevu, ödeme alma, üyelik sistemi, ürün kataloğu gibi eklentiler işin kapsamını büyütür. Beşincisi, dil sayısıdır; her ek dil, çeviri ve kontrol demektir. Altıncısı ise sonrasındaki bakım, güncelleme ve destek ihtiyacıdır.
Teklif alırken şunlara bakın: Teklifte neler dahil, neler hariç açıkça yazıyor mu? Alan adı, hosting, SSL (siteyi güvenli gösteren sertifika) ve yıllık yenileme masrafları belirtilmiş mi? Kaç tur revizyon hakkı var? Teslimden sonra destek var mı? Sözleşme yapılıyor mu? Çok düşük bir fiyat çoğu zaman bir şeylerin eksik bırakıldığını gösterir; çok yüksek bir fiyat da her zaman daha iyi iş anlamına gelmez. Teklifleri fiyat sırasına göre değil, kapsamlarına göre karşılaştırın.
Site bittikten sonra: ziyaretçi nasıl müşteriye dönüşür?
Web sitesinin işi, sadece görünmek değil, ziyaretçiyi adım adım bir talebe götürmektir. Bunu bir huni gibi düşünebilirsiniz: en üstte sitenize gelen herkes, aşağıda ise gerçekten sizinle iletişime geçenler vardır. Her adımda bir kısım insan ayrılır; sizin işiniz, ayrılanları azaltmak.
Bu hunide neyi ölçeceğinizi baştan belirleyin. Kaç kişi telefona tıkladı, kaç kişi formu doldurdu, kaç kişi WhatsApp'tan yazdı? Bunları görmek için basit ölçüm araçları yeterli. Rakamlara bakarak hangi sayfanın işe yaradığını, hangisinin yenilenmesi gerektiğini anlarsınız. Ölçmeden yapılan iyileştirme, tahmine dayanır.
Yayına almadan önce son kontrol listesi
Site hazır göründüğünde bile yayına almadan önce mutlaka bir kontrol yapılmalı. Aşağıdaki listeyi bir sınav gibi değil, bir güvenlik kemeri gibi düşünün.
Bu listeyi görsel sırasında değil, kendi işinizin önceliğine göre sıralayabilirsiniz. Ama özellikle telefon testini atlamayın. Pek çok müşteri siteye telefondan bakar; masaüstünde mükemmel görünen bir sitenin telefonda düzensiz olması, en sık rastladığım sorunlardan biridir.
Benimle çalışma şekli
Ben tek başıma çalıştığım için süreç basit işler: Önce işinizi dinlerim, ne yapmak istediğinizi ve kimlere ulaşmak istediğinizi konuşuruz. Sonra hangi sayfaların gerektiğini ve nelerin gerekmediğini size açıkça söylerim; gereksiz sayfa eklemek benim çıkarıma değil. Tasarımı ve içeriği birlikte planlarım, çünkü ikisi birbirinden ayrı düşünülemez. Çalışma boyunca sizinle doğrudan ben konuşurum; araya başka biri girmez.
Ankara'daki işletmelerle uzaktan çalışmak mümkün: görüşmeler telefonla ya da görüntülü yapılır, dosya ve onaylar internet üzerinden akar. Alan adı ve erişim bilgilerinin sizde kalması konusunda hassasım; site teslim edildiğinde yönetim sizde olmalı. Sonuç garantisi vermem; hiç kimse arama sıralaması konusunda dürüstçe garanti veremez. Ama ne yaptığımı, neden yaptığımı ve neyin işe yarayıp yaramadığını açıkça paylaşırım.
Sıkça Sorulan Sorular
Ankara'da web sitesi yaptırmak için ofise gitmem gerekir mi?
Hayır. Birçok proje uzaktan yürür. Görüşmeler telefon ya da görüntülü konuşmayla yapılabilir; fotoğraf, logo ve belgeler dijital olarak iletilir. Yüz yüze görüşmek isterseniz bunu baştan konuşabilirsiniz, ama zorunlu değildir.
Web sitem kaç haftada hazır olur?
Sayfa sayısına, içeriğin ne kadar hazır olduğuna ve geri bildirimlerin hızına bağlıdır. Küçük bir tanıtım sitesi ile çok sayfalı bir kurumsal site aynı sürede bitmez. Gecikmelerin çoğu metin ve fotoğraf beklemekten çıkar. Başlamadan önce elinizdeki malzemeyi paylaşırsanız, gerçekçi bir takvim çıkarabiliriz.
Hazır şablon mu, sıfırdan tasarım mı tercih etmeliyim?
İkisinin de yeri var. Bütçesi kısıtlı, hızlı bir başlangıç isteyen küçük işletmeler için iyi hazırlanmış bir şablon yeterli olabilir. Markanıza özel bir görünüm, farklı bir sayfa kurgusu ya da özel işlevler gerekiyorsa sıfırdan ya da yoğun uyarlanmış bir tasarım daha doğrudur. Önemli olan seçimin işinize göre yapılması.
Sitem Google'da ilk sırada çıkar mı?
Bunu kimse dürüstçe garanti edemez. Siteyi arama motorlarına uygun kurmak, sıralamada şansınızı artırır; ama sonuç rekabete, içeriğin kalitesine ve zamana bağlıdır. Garanti veren birine temkinli yaklaşmanızı öneririm.
Alan adı ve hosting kimin adına olmalı?
Mutlaka sizin adınıza. Alan adı sitenizin adresidir ve işletmenizin varlığıdır. Tasarımcınız ya da ajansınız sizin adınıza kayıt yapmalı, erişim bilgilerini de size vermelidir. Bu, ileride başka biriyle çalışmak isterseniz sizi kilitlemez.
Site yapıldıktan sonra içeriği kendim güncelleyebilir miyim?
Çoğu zaman evet. Yönetim paneli üzerinden metin ve fotoğrafları değiştirebilirsiniz. Ama teknik güncellemeler, güvenlik ve yedekleme için bir bakım düzeni kurmak iyi olur. Bunun kimde olacağını baştan konuşmak gerekir.
Birden fazla dilde site gerekir mi?
Müşterileriniz yabancı ise gerekir. Turizm, sağlık turizmi, ihracat ya da yabancı öğrencilere hizmet veren işletmeler için ek dil çok değerlidir. Sadece Türkçe konuşan müşterinize hizmet veriyorsanız, ek dile ihtiyaç duymayabilirsiniz. Çeviri otomatik değil, doğal ve kontrollü olmalıdır.
Kişisel veri ve çerez metinleri zorunlu mu?
Sitenizde form, çerez ya da ölçüm aracı varsa bu konuda yükümlülükleriniz olabilir. Kesin hukuki ifadeyi vermem doğru olmaz; metinlerin hazırlanması için bir hukukçuya danışmanızı öneririm. Ben siteyi bu metinleri doğru yerde gösterecek şekilde kurabilirim.
Ankara'da web sitesi yaptırmayı düşünüyorsanız, işletmenizi ve ne istediğinizi bana anlatmanız yeterli; web sitesi yaptırma hizmeti sayfamdan iletişime geçebilir, projenizin size uygun olup olmadığını birlikte netleştirebiliriz.