Hastaneniz iyi donanımlı, hekimleriniz deneyimli, ama Google'da "özel hastane kadın doğum" ya da "yakınımdaki tıp merkezi" yazan biri önce başka kurumlarla, hatta rehber sitelerle karşılaşıyor. Sorun çoğu zaman tıbbi kalitede değil, sitenizin Google'a ve hastaya kim olduğunuzu, hangi bölümlerde ne yaptığınızı ve nasıl randevu alınacağını net anlatamamasında. Özel hastane ve tıp merkezi için SEO hizmeti, tam olarak bu anlatımı düzenlemeye yarar. Ben İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım; bu yazıda işin kapsamını, neye dikkat edilmesi gerektiğini ve bir teklifi nasıl değerlendireceğinizi anlatıyorum.
Hasta Google'a ne yazıyor, siz hangi cevabı veriyorsunuz?
Sağlıkta arama davranışı, başka sektörlerden belirgin biçimde ayrılır. Hasta çoğu zaman bir kurum adı yazmaz. Önce şikâyetini yazar, sonra hangi branşa gitmesi gerektiğini anlamaya çalışır, en son kurum ve hekim karşılaştırır. Bu yüzden aynı hastanenin sitesi, aşağıdaki dört farklı arama türüne birden cevap verebilmelidir:
- Şikâyet aramaları: "sürekli baş dönmesi hangi bölüme gidilir", "bel ağrısı için hangi doktor". Hasta burada henüz kurum aramıyor, yol soruyor.
- Branş ve şehir aramaları: "özel hastane kardiyoloji", "tıp merkezi göz muayenesi". Hasta artık kurum arıyor ama hâlâ seçenekleri tartıyor.
- Hekim aramaları: Birinden tavsiye alan hasta, hekimin adını yazar. Bu aramada hekimin kendi sayfası yoksa sonuçları rehber siteler ve sosyal medya doldurur.
- Yakınlık ve ulaşım aramaları: "yakınımdaki hastane", "gece açık tıp merkezi", "otopark olan hastane". Burada karar dakikalar içinde verilir.
Çoğu kurum sitesi yalnızca ikinciye, o da zayıf biçimde cevap verir: "Hizmetler" başlıklı tek bir sayfada tüm bölümler alt alta dizilmiştir. Google böyle bir sayfayı hiçbir bölüm için güçlü bir cevap saymaz. Hasta ise aradığını bulamayınca geri döner ve bir sonraki sonuca geçer.
Yukarıdaki canlandırmada fark açık: bölümüne ayrı sayfa açmış kurum, hastanın sorusuna doğrudan cevap veren bir başlıkla çıkıyor. Genel ana sayfa ise aynı aramada bile "hastanemiz" diyen bir başlıktan öteye geçemiyor. İyi haber şu: bu fark sihirle değil, sayfa yapısı ve içerik düzeniyle kapanır.
Bölüm sayfası: hastanın "ben buraya mı geleceğim?" sorusu
Her klinik bölüm için ayrı, kendi başına yeterli bir sayfa gerekir. "Kardiyoloji" için bir sayfa, "Ortopedi" için bir başka sayfa. Bu sayfaların en önemli işi, hastaya üç soruyu hızla yanıtlamaktır: Bu bölüm benim derdime bakıyor mu? Kimler bakıyor? Randevuyu nasıl alırım?
İyi bir bölüm sayfası şu parçalardan oluşur:
- Net başlık ve ilk cümle. Bölüm adı, şehir ve bölümün ne yaptığı, ilk iki cümlede geçmeli. "Üstün hizmet anlayışı" gibi içi boş ifadeler yerine "Çocuklarda ve yetişkinlerde kulak, burun, boğaz muayenesi" gibi somut bir ifade kullanın.
- Hangi durumlarda gelinir? Hastanın kendi kelimeleriyle yazılmış şikâyet ve soru listesi. Burada tıbbi terimleri bırakıp insanların gerçekten yazdığı kelimeleri kullanmak, hem okuyanı rahatlatır hem de Google'a doğru sinyal verir.
- Hekimler. Bölümde çalışan her hekimin fotoğrafı, unvanı ve kendi sayfasına bağlantısı.
- Muayene nasıl ilerler? Randevu anından çıkışa kadar kısa adımlar. Bu bölüm, ilk kez gelen hastanın kaygısını azaltır.
- Sık sorulan sorular. Hazırlık, açlık gerekip gerekmediği, sigorta, ulaşım, otopark gibi pratik sorular.
- Randevu yolu. Telefon, form ve adres, sayfada kaydırırken de görünür kalmalı.
Bu düzende dikkat edilmesi gereken bir nokta var: sayfa, hastayı eğitmek için değil, karar vermesine yardım etmek için yazılır. Bir hastalığın tüm ayrıntısını anlatan ders kitabı gibi bir sayfa, uzun süre okunur ama çok az randevuya dönüşür. Sayfa kısa tanıtır, ayrıntıyı ayrı bir bilgilendirme yazısına bırakır, randevuya çağırır.
Hekim sayfaları: tavsiyeyi doğrulayan yer
Sağlıkta güven, kişiye bağlıdır. Bir hasta kuruma değil, hekime gelir. Dolayısıyla her hekim için ayrı bir sayfa, hem SEO hem de güven açısından sitenin en değerli parçalarından biridir. Birine tavsiye alan hasta, hekimin adını Google'a yazar ve sonuçta kurumun kendi sayfasını görmek ister. Sayfa yoksa, bu hastayı rehber siteler ve başka kaynaklar karşılar; orada bilgiler eski, yanlış ya da eksik olabilir.
Hekim sayfasında şunlar bulunmalı:
- Ad, unvan ve uzmanlık alanı. Bu bilgiler hekimin kendisinden alınmalı ve yalnızca doğru olan yazılmalıdır.
- Eğitim ve çalıştığı kurumlar gibi doğrulanabilir bilgiler. Uydurma ya da şişirilmiş ifade kullanmayın.
- Hangi konularda hasta kabul ettiği; hastanın anlayacağı dilde.
- Hangi bölüme bağlı olduğu ve o bölüm sayfasına bağlantı.
- Hangi şubede, hangi günlerde muayene ettiği, varsa çalışma saatleri.
- Kısa, sade bir tanıtım metni. Mümkünse hekimin kendi ağzından birkaç cümle.
- Randevu butonu.
Bu sayfaları hazırlarken sık düşülen hata, her hekim için aynı kalıp metni kopyalamaktır. Google bunu fark eder ve sayfaların hiçbirini ayrıca değerli saymaz. Hasta da fark eder: iki hekimin sayfası birebir aynı cümlelerle başlıyorsa kuruma duyduğu güven zedelenir. Hekimleri kısa bir görüşmeyle dinlemek, her sayfaya kendine özgü iki üç cümle kazandırmak yeterlidir.
Bir de pratik konu var: hekim ayrıldığında ya da şube değiştirdiğinde sayfa ne olacak? Eski sayfayı silmek yerine ilgili bölüm sayfasına yönlendirmek, o sayfaya gelen hastayı kaybetmemenizi sağlar. Bu, sıradan görünen ama sık atlanan bir bakım işidir.
Çok şubeli yapı: her şube kendi adıyla görünsün
Birden fazla şubesi olan hastaneler ve tıp merkezleri için ikinci büyük soru şudur: şubeleri sitede nasıl göstereceksiniz? İki yaygın yanlış var. Birincisi, tek bir "İletişim" sayfasında tüm adresleri alt alta yazmaktır. İkincisi, her şube için aynı metni kopyalayıp yalnızca adresi değiştirmektir.
Doğru yapı şöyle çalışır: her şubenin kendi sayfası olur. Bu sayfada o şubenin adresi, haritası, ulaşım tarifi, otopark bilgisi, çalışma saatleri, o şubede bulunan bölümler ve orada çalışan hekimler yer alır. "Yakınımdaki tıp merkezi" gibi aramalarda Google, bu sayfa üzerinden hastaya en yakın şubeyi gösterebilir.
Bunun yanında, Google'ın harita ve işletme profili tarafı da şube başına ayrı yönetilir. Her şubenin kendi profili, kendi telefonu, kendi çalışma saatleri ve kendi yorumları olur. Site üzerindeki şube sayfası ile işletme profili arasında adres, telefon ve ad bilgileri birebir aynı olmalıdır; küçük tutarsızlıklar bile haritada sıralamayı ve hastanın güvenini zayıflatabilir.
Tablodaki dört sayfa türü birbirini tamamlar. İşlem sayfaları, yani belirli bir tedavi ya da muayene sürecini anlatan sayfalar, karar aşamasındaki hastaya yöneliktir. Bölüm sayfası geniş bir kapı, hekim sayfası kişisel güven, şube sayfası ise "nereye gideceğim" sorusunun cevabıdır. Bunlar birbirine mantıklı bağlantılarla bağlandığında site, hem Google'a hem hastaya kendini tutarlı anlatır.
Çok şubeli yapıda bir tuzak daha var: aynı bölüm iki şubede varsa, iki şube sayfasında da aynı bölüm metnini tekrarlamak yerine bölüm sayfasına bağlantı vermek ve şubeye özgü bilgiyi (hangi hekim, hangi gün, hangi cihaz) şube sayfasına yazmak daha sağlıklıdır. Böylece tekrar eden içerik sorunu doğmaz.
Sağlık reklam kurallarına uyum: güven kazanmak, sınırı aşmamak
Sağlık, reklamı sıkı biçimde düzenlenmiş bir alandır. Kurumların neyi, nasıl söyleyebileceği mevzuatta ve ilgili kurumların yönlendirmelerinde belirlenir. Ben bir hukuk ya da sağlık mevzuatı uzmanı değilim; hangi ifadenin kurumunuz için uygun olduğuna dair nihai karar sizin ve danışmanlık aldığınız hukuk ya da mevzuat uzmanınızındır. Benim çalışma çizgim şudur: kurallara uygun, bilgilendirici içerik; sonuç vaadi ve tıbbi tavsiye yok.
Pratikte bu şu anlama gelir:
- Kesin sonuç ya da iyileşme vaadi yazılmaz. "Garantili tedavi", "kesin çözüm" gibi ifadeler hem kurallar açısından risklidir hem de hastanın karşısında güven kırar.
- Karşılaştırmalı üstünlük iddiaları dikkatle ele alınır. "Şehrin en iyisi" türü ifadeler kanıtlanamaz ve çoğu zaman sorun yaratır.
- Önce-sonra görselleri ve hasta yorumları, ilgili kurallara ve hastanın açık iznine göre değerlendirilir. Emin değilseniz kullanmayın.
- Bilgilendirme ile tavsiye ayrılır. Sayfa, bir bölümün hangi durumlara baktığını anlatabilir; ama okuyan kişiye teşhis koymaz, ilaç ya da tedavi önermez. Her bilgilendirme metni, hastayı hekimle görüşmeye yönlendirir.
- Hekimin unvan ve uzmanlık bilgisi doğru ve güncel yazılır. Bu, hem etik hem de hukuki açıdan kritik bir noktadır.
- Her yeni sayfa yayından önce kurumun yetkili kişisi tarafından okunur. Ben içerik taslağını hazırlarım; son onay kurumdadır.
Bu sınırlar SEO'yu zorlaştırmaz, aksine odağı keskinleştirir. Vaat yerine açıklama, abartı yerine somut bilgi, reklam dili yerine hastanın diliyle yazılmış sayfalar hem kurallara daha uygun hem de uzun vadede daha çok güven veren sayfalardır.
Randevu dönüşümü: ziyaretçiyi hastaya çeviren kısım
SEO, hastayı sitenize getirir; ama randevu alıp almayacağını sitenin kendisi belirler. Birçok kurum, trafiği artırmak için çalışırken asıl kaybı sayfanın içinde yaşar: hasta geliyor, aradığı bilgiyi bulamıyor ya da randevuya giden yolu göremiyor ve çıkıyor.
Sağlıkta randevu yolunu etkileyen şeyleri basit bir sıraya koyabiliriz:
- Telefon numarası tıklanabilir olmalı. Hastaların büyük kısmı siteye telefondan girer; numaraya dokununca arama başlamalı.
- Randevu formu kısa olmalı. Ad, telefon, bölüm ve uygun zaman yeterlidir. Uzun bir form, özellikle kaygılı bir hasta için engeldir.
- Çalışma saatleri ve adres sayfada görünür olmalı. Hasta "şu an açık mı?" sorusunun cevabını aramaz, hemen görmek ister.
- Güven işaretleri doğru yerde durmalı. Hekim fotoğrafı, kurumun gerçek binası, gerçek adres ve açık iletişim bilgisi. Stok fotoğraflar güven vermez.
- Sayfa hızlı açılmalı. Acil bir durumda sayfanın yavaş yüklenmesi, hastanın bir sonraki sonuca geçmesi demektir.
- Randevu sonrası ne olacağı belli olmalı. Form gönderildiğinde "talebiniz alındı, size şu süre içinde dönülecek" gibi net bir mesaj çıkmalı.
Dönüşüm tarafında dürüst olmak gerekir: ben randevu sayısı vaat etmem. Sağlık hizmetinde randevu, sitenin yanı sıra çağrı merkezinin tutumuna, hekim takvimine, fiyat ve sigorta politikasına da bağlıdır. Benim işim, hastanın sitede takılacağı noktaları bulmak ve kaldırmaktır; randevu çağrısını karşılamak ise kurumunuzun işidir.
Benimle çalışma süreci
Süreç tek parça halinde başlayıp biten bir iş değil, sırayla ilerleyen bir çalışmadır. Sizinle şu adımlarla ilerlerim:
- Ön inceleme. Sitenize ve rakiplerinize bakar, nereden başlanması gerektiğini söylerim. Bu aşamada hangi bölümlerin zaten güçlü, hangilerinin eksik olduğu ortaya çıkar.
- Plan ve teklif. İlk üç ayda yapılacakları öncelik sırasıyla yazılı olarak sunarım. Hangi bölüm ve hekim sayfasının önce hazırlanacağı bu planda yer alır.
- Düzeltmeler. Önce sitedeki engelleri kaldırırım: yavaşlık, telefonda bozuk görünen sayfalar, açılmayan bağlantılar. En hızlı etkiyi çoğu zaman bunlar verir.
- İçerik ve güçlendirme. Hedeflenen aramalar için bölüm, hekim ve şube sayfalarını hazırlar, sitenizin itibarını güçlendiririm.
- Ölçüm ve rapor. Her ay sonuçları birlikte değerlendirir, planı buna göre güncelleriz. Hangi aramalarda yükseldiğiniz ve sırada ne olduğu sade bir dille raporlanır.
Kapsamda şunlar var: site incelemesi, doğru aramaları bulma, teknik düzeltmeler, içerik çalışması, rakip takibi ve aylık rapor. Hizmet sayfamda yazmayan bir şeyi, örneğin çağrı merkezi eğitimi, reklam yönetimi ya da hasta ilişkileri yazılımı kurulumunu, ben yapmıyorum; bunları baştan konuşup açıkça ayırmak her iki taraf için de iyidir.
SEO hizmetinin fiyatını neyin belirlediği
Fiyat konuşmadan önce, fiyatın neye göre değiştiğini bilmek, teklifleri karşılaştırmanızı kolaylaştırır. Rakam vermiyorum, çünkü iş her kurumda farklı bir büyüklüktedir. Fiyatı belirleyen başlıca etkenler şunlardır:
- Bölüm ve hekim sayısı. On bölümlü bir hastane ile iki bölümlü bir tıp merkezi aynı iş yükünü getirmez. Hazırlanacak sayfa sayısı ve her sayfa için hekimlerden alınacak bilgi miktarı doğrudan etkiler.
- Şube sayısı. Her şubenin ayrı sayfası, ayrı işletme profili ve ayrı bakımı vardır.
- Sitenin mevcut durumu. Yavaş, bozuk ya da eski bir site önce onarım ister. Temiz bir altyapı, doğrudan içerik çalışmasına geçmeyi sağlar.
- Rekabet. Büyük şehirde, çok rakipli bir branşta ilerlemek daha uzun ve yoğun çalışma gerektirir.
- Dil sayısı. Yabancı hasta kabul eden kurumlar birden fazla dilde sayfa ister; her dil ayrı bir içerik işidir.
- Onay süreci. İçeriklerin hekim ve yönetim tarafından onaylanması gerekiyorsa, takvim ve koordinasyon payı artar.
- Çalışmanın süresi ve sıklığı. Aylık süregelen bir çalışma ile tek seferlik bir düzenleme farklı kapsamlardır.
Teklif ve firma karşılaştırma ölçütleri
Birden fazla teklif aldığınızda, yalnızca fiyata bakmayın. Şu soruları herkese aynı biçimde sorun:
- Bu işte kim çalışacak? Toplantıda sizinle konuşan kişi mi iş yapacak, yoksa iş başka birine mi devredilecek?
- Sağlık sektöründe ifade sınırlarını nasıl ele alıyor? "İlk sıraya çıkarız" ya da "garantili sonuç" diyen bir teklif, kurallar bakımından da dürüstlük bakımından da şüphe uyandırmalı.
- Plan yazılı mı? İlk üç ayda ne yapılacağı sıralı biçimde elinizde olmalı.
- Rapor nasıl? Ay sonunda anlayacağınız dilde, ne yapıldığını ve sırada ne olduğunu gösteren bir rapor alacak mısınız?
- Sitenin sahipliği kimde? Sayfalar, hesaplar ve işletme profilleri sizin adınıza mı kurulacak, yoksa çalışma bittiğinde elinizden mi gidecek?
- Hekim ve yönetim onayı nasıl işleyecek? Yayından önce kimin neyi okuyacağı baştan belli olmalı.
- Ölçüm neye bakıyor? Yalnızca sıralamaya mı, yoksa telefon aramaları ve form gönderimleri gibi gerçek randevu işaretlerine mi?
Rakip firmaların kendi yöntemlerine dair iddialarını tartışmanın anlamı yok; önemli olan, size verilen sözün yazılı, ölçülebilir ve dürüst olması.
Diyelim ki... İki varsayımsal senaryo
Aşağıdaki iki örnek tamamen varsayımsaldır; gerçek bir müşteriyi anlatmaz, yalnızca işin nasıl işleyebileceğini gösterir.
Senaryo bir: tek şubeli, orta ölçekli bir tıp merkezi. Diyelim ki merkezde beş bölüm var ve site yalnızca tek sayfalık bir "Hizmetler" bölümünden oluşuyor. Hekimlerin sayfası yok, yalnızca ana sayfada isim listesi duruyor. Ön incelemede en büyük boşluk burada görülür. İlk üç ayda her bölüm için ayrı sayfa, her hekim için kısa bir sayfa ve randevu yolu sadeleştirilir. Telefon numarası tıklanabilir hale getirilir, form kısaltılır. Sonuç vaadi yok; ama Google artık her bölümün ne yaptığını görebilir ve hasta aradığı cevabı tek sayfada bulabilir.
Senaryo iki: üç şubeli bir özel hastane grubu. Diyelim ki grubun her şubesi aynı bölüm metnini kullanıyor ve şube adresleri yalnızca iletişim sayfasında yazıyor. Burada öncelik farklıdır. Önce şubelerin ayrı sayfaları kurulur, her şubenin işletme profili site bilgileriyle eşitlenir, bölüm metinleri tekrar yerine bölüm sayfasına bağlanır. Hekimler, çalıştıkları şubelere göre ilgili sayfalarda gösterilir. Bu senaryoda en çok zaman, hekim bilgilerini ve onaylarını toplamaya gider; SEO tarafı ancak bu bilgi geldikçe ilerler.
Sağlık kurumlarında yaygın hatalar
Sağlık sitelerinde tekrar tekrar gördüğüm sorunlar şunlar:
- Her şeyi ana sayfaya yığmak. Tüm bölümleri ve hizmetleri tek sayfaya doldurmak, hiçbirinin güçlü görünmemesine yol açar.
- Hekim sayfalarını ihmal etmek. Tavsiyeyle gelen hasta, hekimi bulamayınca rehber sitelere gider.
- Kopya metin. Bölümleri ve şubeleri aynı cümlelerle doldurmak, Google'ın sayfaları ayrı değerlendirmemesine yol açar.
- Aşırı vaat. Hem kurallar bakımından riskli hem de hastaya güvensiz gelir.
- Mobil ihmal. Sağlık aramalarının büyük kısmı telefondan yapılır; masaüstünde güzel görünen ama telefonda uğraştıran bir site randevu kaybettirir.
- İşletme profilini bırakmak. Eski telefon numarası, yanlış çalışma saati, cevaplanmamış yorumlar harita aramasında zarar verir.
- Ölçmemek. Hangi sayfadan kaç telefon ya da form geldiğini bilmeden yatırım yapmak, karanlıkta yol almaktır.
- Blogu hasta için değil, hekim için yazmak. Teknik terimlerle dolu yazılar, hastanın yazdığı kelimelerle eşleşmez.
Ne zaman SEO'ya gerek yok?
Dürüst olmak gerekirse, her kurumun hemen SEO çalışmasına ihtiyacı yok. Şu durumlarda bekleyebilir ya da başka bir yola yönelebilirsiniz:
- Doluluğunuz zaten tam ve kapasiteniz sınırlıysa. Yeni hasta çekmenin anlamı yok; önce kapasite meselesini çözmek gerekir.
- Hastalarınızın neredeyse hepsi sevk veya anlaşmalı kurumlardan geliyorsa. Bu durumda Google'ın payı küçüktür; ilişki yönetimi daha öncelikli olabilir.
- Site henüz yoksa ya da çok eskiyse. O zaman önce sağlam bir site kurmak, SEO'dan önce gelir. Yeni site ya da yenileme ihtiyacını baştan netleştirmek gerekir.
- Acil ve kısa vadeli bir kampanya amacınız varsa. SEO birkaç ayda olgunlaşan bir yatırımdır; bir ay içinde sonuç beklentisi gerçekçi değildir.
- Randevu alma tarafınız çalışmıyorsa. Çağrılara dönülmüyorsa, hasta trafiğini artırmak sorunu büyütür.
Kendiniz mi yapsanız, uzmana mı verseniz?
Bazı işleri kurum içinde yapabilirsiniz, bazıları için yardım almak daha mantıklıdır.
Kendiniz yapabileceğiniz işler:
- İşletme profilinizdeki telefon, adres ve çalışma saatlerini güncel tutmak.
- Yorumlara nazik ve genel cevaplar yazmak (hasta bilgisi paylaşmadan).
- Hekimlerden güncel fotoğraf ve kısa tanıtım bilgisi toplamak.
- Hastaların en sık sorduğu soruları not etmek; bu liste çok değerli bir içerik kaynağıdır.
Uzmana vermenin mantıklı olduğu işler:
- Hangi aramaların size randevu getireceğini bulmak.
- Sitenin teknik sorunlarını bulmak ve gidermek.
- Bölüm, hekim ve şube sayfası yapısını kurmak ve birbirine bağlamak.
- Mevzuata uygun, ama okunur ve hastanın diliyle yazılmış içerik hazırlamak.
- Sonuçları ölçmek ve planı güncellemek.
Kurum içinde bir pazarlama ya da iletişim ekibiniz varsa, ortak çalışmak da mümkündür: ben yapıyı ve planı kurar, sizin ekip bilgi ve onayı sağlar.
Başlamadan önce hazırlamanız gerekenler
İlk görüşmeyi verimli geçirmek için şunları yanınızda bulundurmanız yeterli:
- Hangi bölümlere öncelik vermek istediğiniz.
- Hekim listesi ve her hekimin hangi şubede, hangi günlerde muayene ettiği.
- Mevcut sitenizin ve işletme profilinizin erişim bilgileri ya da en azından adresleri.
- Hangi hastaları daha çok görmek istediğiniz: belirli bir branş, belirli bir şube, yabancı hasta.
- İçeriklerin onay yetkisinin kimde olduğu.
- Telefon, form ve çağrı merkezi tarafında randevu taleplerini kimin karşıladığı.
Sık sorulan sorular
Özel hastane SEO'su ne kadar sürede sonuç verir?
Süre; sitenin durumuna, rakiplerin gücüne ve yayınlanan sayfa sayısına göre değişir. SEO birkaç ayda olgunlaşan bir çalışmadır, hızlı bir kampanya gibi çalışmaz. İlk aşamada teknik düzeltmeler ve temel sayfalar ilerleme sağlar, ardından içerik ve itibar çalışması birikerek etki eder. Belirli bir süre ya da sıra garantisi vermem.
Tıp merkezi SEO'sunda önce hangi sayfalar hazırlanır?
Genellikle en çok hasta getirmesi beklenen bölümlerle başlarım. O bölümlerin sayfalarını, ardından bu bölümlerdeki hekimlerin sayfalarını hazırlarız. Çok şubeli kurumlarda şube sayfaları da erken sırada yer alır, çünkü "yakınımdaki" aramaları doğrudan buna bağlıdır. Kesin sıra, ön incelemeden sonra yazılı planda netleşir.
Hekimlerin her biri için ayrı sayfa gerekli mi?
Tavsiyeyle gelen hastalar hekimin adını aradığı için, evet, çoğu zaman gerekir. Her sayfa kısa olabilir; önemli olan bilgilerin doğru ve hekime özgü olmasıdır. Çok sayıda hekimi olan kurumlarda önce en çok hasta kabul eden hekimlerle başlayıp zamanla tamamlamak mantıklıdır.
Sağlık reklam kurallarına uyum konusunda sorumluluk kimde?
Nihai sorumluluk içeriği yayınlayan kurumdadır. Ben kurallara uygun, bilgilendirici bir dil kullanır, sonuç vaadi ve tıbbi tavsiye içeren ifadelerden kaçınırım; ancak hukuki ya da mevzuat danışmanlığı vermem. Her içerik yayından önce sizin yetkili kişinizin onayından geçer. Emin olmadığınız bir ifade varsa mevzuat danışmanınıza sormanızı öneririm.
Hasta yorumlarını ve önce-sonra fotoğraflarını sitede kullanabilir miyim?
Bu konu, ilgili kurallara ve hastanın açık iznine bağlıdır ve her durumda aynı cevabı vermek doğru olmaz. Emin değilseniz kullanmamak en güvenli yoldur. Yorumları sitede göstermek yerine, harita ve işletme profilindeki gerçek yorumlara düzenli ve nazik biçimde cevap vermek çoğu zaman yeterlidir. Kararı mevzuat danışmanınızla verin.
Birden fazla şubemiz var; her şube için ayrı site mi gerekir?
Hayır, genellikle tek bir sitede her şube için ayrı sayfa yeterlidir. Her şubenin kendi adresi, telefonu, çalışma saatleri, bölümleri ve hekimleri bulunur. Ayrıca her şubenin Google'da kendi işletme profili olur. Ayrı site açmak çoğu durumda gücü böler ve bakımı zorlaştırır.
SEO ile reklam arasında nasıl seçim yapmalıyım?
İkisi farklı iş görür. Reklamı durdurduğunuzda talep de biter, SEO ise zamanla birikir. Hızlı ve kısa dönemli ihtiyaç için reklam, kalıcı ve uzun vadeli görünürlük için SEO daha uygundur. Birçok kurum ikisini birlikte kullanır. Reklam yönetimi benim hizmetim değildir; SEO tarafını ben yürütürüm.
Yabancı hastalar için çok dilli SEO yapılır mı?
Evet, ancak her dil ayrı bir içerik çalışmasıdır. Çeviri yapıp bırakmak yeterli olmaz; o ülkedeki hastanın gerçekten yazdığı aramalar ve kullandığı kelimeler farklıdır. Hangi dilde başlanacağını, ön incelemede ve kurumun hedef hasta grubuna bakarak birlikte kararlaştırırız.
Kurumunuzun bugün hangi aramalarda görünmediğini, hangi bölüm ve hekim sayfalarının eksik olduğunu birlikte netleştirelim. Ön inceleme için benimle iletişime geçin; SEO hizmeti sayfasından işin kapsamına bakabilir, ardından kısa bir görüşme ayarlayabiliriz.