Promosyon ürünleri ya da kurumsal hediye satan bir firmanız var. Kataloğunuz geniş, baskı atölyeniz çalışıyor, tedarikçileriniz belli. Ama web siteniz sessiz: telefon az çalıyor, teklif formu az doluyor ve siz hâlâ eski müşterilerin tavsiyesiyle ayakta duruyorsunuz. Aynı aramalarda rakiplerinizin çıktığını görüyorsunuz. İşte tam bu noktada "promosyon firması SEO" ya da "kurumsal hediye SEO" diye arama yapmak çok doğal. Bu yazıda, bu sektörde SEO'nun neden başka sektörlerden farklı işlediğini, alıcıların Google'a gerçekte ne yazdığını, hangi sayfaların gerektiğini ve işe nereden başlayacağınızı anlatıyorum. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım; kendi SEO hizmetimin kapsamını da gerektiği yerde açıkça söyleyeceğim.
SEO, kısaca, sitenizin Google'da müşterilerinizin yaptığı aramalarda görünmesini sağlayan çalışmadır. Reklam gibi para ödediğiniz sürece görünmezsiniz; doğru kurulursa bir kez oluşturduğunuz düzen aylarca teklif talebi getirir. Ama promosyon sektöründe bu iş, standart bir ürün satan mağazadan farklıdır. Çünkü sizin sattığınız şey çoğu zaman rafta duran bir ürün değil; müşterinin logosuyla, müşterinin adediyle, müşterinin tarihine yetişecek şekilde hazırlanan bir iştir. Bunu baştan bilmek hem beklentinizi hem bütçenizi doğru kurmanıza yardım eder.
Promosyon sektöründe SEO neden başka türlü işler?
Sıradan bir e-ticaret sitesinde müşteri ürünü görür, sepete atar, öder. Promosyon işinde ise çoğu zaman bir süreç vardır: alıcı önce fikir arar, sonra ürünü seçer, ardından baskı seçeneklerini ve asgari adedi öğrenir, sonunda teklif ister. Teklif geldikten sonra bazen haftalarca karar bekler, çünkü kararı tek kişi vermez; pazarlama sorumlusu seçer, satın alma kıyaslar, yönetim onaylar.
Bu yüzden iki şey öne çıkar. Birincisi, aramalar çok dağınıktır. Kimi kişi "logolu kalem" yazar, kimi "yılbaşı kurumsal hediye", kimi "fuar için promosyon ürünü", kimi "personele hediye paketi". Hepsi aynı sektöre ait ama hepsi farklı sayfa ister. İkincisi, rekabet çok katmanlıdır. Aynı aramada sizinle birlikte büyük promosyon toptancıları, pazaryerleri, ürün karşılaştırma siteleri ve tek ürün satan küçük atölyeler yarışır. Sıfırdan başlayan bir site, "promosyon ürünleri" gibi geniş ve kalabalık bir aramada birkaç haftada ilk sayfaya çıkmaz; bunu dürüstçe söylemek gerekir.
İyi haber şu: bu sektör çok parçalı. Parçalanma, küçük ve orta ölçekli firmalar için asıl fırsattır; çünkü dar ve net bir arama, geniş bir aramadan çok daha az rakiple yarışılan bir arama demektir. "Promosyon ürünleri" yazan kişi ne istediğini henüz bilmeyebilir; "ahşap kutulu kurumsal hediye seti logolu" yazan kişi büyük olasılıkla bütçe ayırmış ve karar aşamasına yaklaşmıştır.
Aşağıdaki görsel, tamamen uydurma bir örnekle arama sonucunun nasıl göründüğünü ve neden net bir sayfa yazmanın önemli olduğunu özetliyor.
Burada dikkat edilecek nokta, vurgulanan sonucun ne yaptığıdır: ne sattığını, baskı seçeneğini ve kime hitap ettiğini ilk satırda söylüyor. Genel bir "Türkiye'nin en geniş promosyon kataloğu" sayfası bu işi yapmıyor. Google, arayan kişiye hangi cevabı vereceğini anlamaya çalışır; siz ona kolaylık sağlarsanız sizi daha rahat öne çıkarır.
Alıcılar Google'a ne yazıyor?
SEO'nun can alıcı sorusu şudur: müşteriniz Google'a tam olarak ne yazıyor? Bunu tahmin etmek yerine araştırmak gerekir, ama bu sektöre özgü birkaç kalıp baştan bilinebilir.
Ürün odaklı aramalar
İlk kalıp ürün adıdır: "logolu kalem", "termos bardak baskılı", "ajanda ve not defteri kurumsal", "pamuklu çanta baskı". Burada arayan kişi neyi istediğini bilir; sizden beklediği, o ürünün seçeneklerini, renklerini ve baskı biçimini görebilmektir. Bu aramalar hacimli ama kalabalıktır.
Amaç odaklı aramalar
İkinci kalıp amaçtır: "fuar promosyon ürünleri", "yeni yıl müşteri hediyesi", "çalışana hoş geldin paketi", "bayi toplantısı hediyesi". Burada kişi ürünü değil, bir ihtiyacı çözmek ister. Bu aramalara cevap veren sayfalar, ürünleri senaryoya göre gruplar ve karar vermeyi kolaylaştırır. Rakiplerin çoğu bu sayfayı yazmaz; fırsat da burada.
Adet ve bütçe odaklı aramalar
Üçüncü kalıp adet ve bütçedir: "100 adet logolu bardak", "toptan promosyon kalem", "düşük bütçeli kurumsal hediye". Rakam içeren aramalar, genelde satın almaya yakın kişiden gelir. Bu kişi için en önemli şey asgari adedi ve teslim süresini sayfada hemen görmektir. Fiyatı sayfada açıkça yazmak her işletme için mümkün olmayabilir, ama fiyatın neye göre değiştiğini anlatmak güven verir.
Firma arayışı
Dördüncü kalıp doğrudan firma aramasıdır: "istanbul promosyon firması", "kurumsal hediye firması", "logolu ürün baskı atölyesi". Bu aramayı yapan kişi artık bir tedarikçi seçiyor. Burada ürün listesinden çok güven işe yarar: referanslar, baskı atölyesinin fotoğrafı, üretim süreci ve iletişim bilgisi.
Aşağıdaki tablo bu dört arama türünü, arayanın niyetini ve karşılık gelen sayfayı yan yana koyuyor.
Tabloyu, sitenizdeki mevcut sayfalarla karşılaştırmak iyi bir ilk egzersizdir. Çoğu promosyon sitesinde yalnızca ürün sayfaları vardır; amaç sayfaları ve firma güvenini anlatan sayfalar eksiktir. Eksik olan her satır, o aramayı yapan müşterinin başka bir siteye gitmesi demektir.
Satın alma yolculuğu ve sayfaların rolü
Promosyon alıcısı çoğu zaman tek seferde karar vermez. Önce fikir arar, sonra seçenekleri daraltır, en sonunda teklif ister. Bu yolculuğu bir huni gibi düşünebilirsiniz: üstte çok sayıda kişi, altta teklif isteyen az sayıda kişi vardır. Her aşama için ayrı bir sayfa türü gerekir.
Huninin üstündeki kişi için rehber ve fikir yazıları işe yarar; ortadaki kişi için kategori ve amaç sayfaları; en alttaki kişi için teklif formu, baskı seçenekleri ve teslim bilgisi. Birçok firma yalnızca en alta yatırım yapar ve üstte kimse yokken teklif bekler. Ya da tam tersi, yalnızca rehber yazar ama teklife götüren net bir yol bırakmaz. Her ikisi de verimsizdir.
Bu sektörde hangi sayfalar gerekir?
Bir promosyon sitesinde sayfa envanteri çoğunlukla şuna benzer olmalıdır. Elbette her firmanın kapsamı farklıdır; bu, bir başlangıç iskeletidir.
Ana sayfa: Ne yaptığınızı, kimlere hizmet verdiğinizi ve nasıl teklif alınacağını net söyler. Tüm kataloğu yığmaz.
Kategori sayfaları: "Kalem ve yazı gereçleri", "içecek ürünleri ve termoslar", "çanta ve tekstil", "ofis ve masa ürünleri" gibi. Her kategori sayfasının üstünde, ürünlerden önce, birkaç cümlelik açıklama olmalıdır: bu kategori kimin için, hangi baskı seçenekleri geçerli, asgari adet nedir.
Amaç sayfaları: "Fuar promosyonları", "yılbaşı kurumsal hediyeleri", "hoş geldin paketleri", "bayi ve müşteri hediyeleri". Ürün listesi aynı olabilir; ama sayfa dili, ihtiyacı çözen bir dildir.
Baskı yöntemleri sayfası: Serigrafi, lazer, UV baskı, nakış gibi seçenekleri sade bir dille anlatır; hangi ürüne hangisinin uyduğunu söyler. Bu sayfa, hem arama hem güven açısından en az kullanılan ama en çok işe yarayan sayfalardandır.
Süreç ve teslim sayfası: Siparişten teslimata hangi adımların olduğunu, onay aşamasını ve teslim süresini anlatır.
Referans ve örnek işler sayfası: Yaptığınız işlerin fotoğrafları. Müşteri adı izni yoksa sektör ve ürün bilgisiyle yetinin.
Teklif sayfası: Kısa bir form; ürün, adet, istenen teslim tarihi ve logo dosyası için alan.
Aşağıdaki görsel, kategori sayfasının üst kısmını basit bir taslak olarak gösteriyor.
Taslakta dikkat edilecek nokta, ürün ızgarasının sayfanın en üstünde değil, açıklamadan sonra yer almasıdır. Google ve ziyaretçi, sayfanın ne hakkında olduğunu önce kısa bir metinden anlar; yalnızca resim ve fiyat kutusu görmek bu anlamayı zorlaştırır.
Ürün sayfalarında sık yapılan eksikler
Ürün sayfası bu sektörde ikinci cephedir. Birçok promosyon sitesinde ürün sayfası tedarikçinin gönderdiği metinle doldurulur. Aynı metin yüzlerce başka sitede de aynıdır. Google aynı metni onlarca yerde gördüğünde, sizin sayfanızı özel bir cevap olarak görmez.
Ürün sayfasında şunlar bulunmalıdır: ürünün ölçüsü ve malzemesi; hangi baskı yöntemlerinin uygun olduğu; baskı alanının büyüklüğü; asgari adet; tahmini teslim süresi; ve ürünün hangi amaçlarla sık seçildiği. Bir iki cümlelik özgün bir kullanım notu bile aynı ürünü satan yüz siteden sizi ayırır. Örneğin bir ahşap kutulu setin hangi tür müşteri hediyesinde işe yaradığını anlatan iki cümle, tedarikçi metninden daha değerlidir.
Bir diğer sık eksik, ürün görsellerinin dosya adı ve açıklamasıdır. Telefondan çıkan "IMG_4821" gibi dosya adları ve boş görsel açıklamaları, görsel aramasında kaybolmanıza yol açar. Görseli yüklerken ne olduğunu kısaca yazmak, hem erişilebilirlik hem arama için yararlıdır.
İki varsayımsal örnek senaryo
Aşağıdaki iki senaryo tamamen varsayımsaldır; gerçek bir firmayı ya da kişiyi anlatmaz. Amaçları, sürecin pratikte nasıl işlediğini göstermek.
Senaryo 1: Yalnızca ürün listesi olan küçük bir promosyon firması
Varsayalım ki İstanbul'da küçük bir firma, tedarikçi kataloğundan gelen yüzlerce ürünü sitesine yüklemiş. Ana sayfada rastgele ürünler, kategori sayfalarında yalnızca ürün resimleri var. Sitenin "hakkımızda" sayfası iki cümleden ibaret. Firma sahibi, Google'da "kurumsal hediye" yazınca ilk sayfada kendini göremiyor ve neden olduğunu çözemiyor.
İlk adım, sitenin neyi hedeflediğini netleştirmek olur. Yüzlerce ürünün hepsini öne çıkarmaya çalışmak yerine, firmanın gerçekten iyi yaptığı üç dört alan seçilir: örneğin ahşap kutulu hediye setleri, fuar çantaları ve tekstil baskısı. Her biri için kısa bir giriş metni, baskı seçenekleri ve asgari adet bilgisiyle yeniden yazılmış bir kategori sayfası hazırlanır. Ardından "fuar promosyonları" gibi bir amaç sayfası eklenir. Aylar içinde, daha dar aramalarda görünmeye başlamak mümkün olabilir; hiçbir şey garanti değildir, ama başlangıç noktası net olur.
Senaryo 2: Yılbaşı sezonuna hazırlanan bir kurumsal hediye firması
İkinci varsayımsal firma, yıllık satışlarının büyük bölümünü yılbaşı öncesinde yapıyor. Ama sezon başladığında yeni sayfalar yayınlıyor ve Google bu sayfaları henüz tanımıyor. Sezon bittiğinde sayfalar yeni yeni görünür oluyor; yani zamanlama kaçmış.
Burada dersi şöyle özetleyebilirim: mevsimsel işlerde SEO'yu sezondan aylar önce başlatmak gerekir. Aynı sayfayı her yıl silmek yerine, adresi sabit tutup içeriğini güncellemek, sayfanın biriktirdiği güveni korur. Eylülde yayına alınan bir "yılbaşı kurumsal hediye" sayfası, kasımda ve aralıkta çok daha hazır olur. Sezon dışında da sayfa kalır; ürünleri ve fotoğrafları yenilenir.
Adım adım süreç
SEO işi sihirli değil, sıralı bir iştir. Bu sektörde ben şu adımları izlerim; kendi başınıza yaparken de aynı sırayı izleyebilirsiniz.
1. Durum tespiti. Mevcut sitenizde hangi sayfaların olduğuna, hangilerinin Google'da göründüğüne ve hangilerinin hiç bakılmadığına bakılır. Teknik sorunlar (yavaş açılan sayfalar, mobil uyumsuzluk, kırık bağlantılar) bu aşamada listelenir.
2. Arama araştırması. Müşterilerinizin gerçekte ne yazdığı çıkarılır: ürün, amaç, adet ve firma aramaları ayrı ayrı. Bu aşamada rakiplerin hangi aramalarda göründüğüne de bakılır.
3. Sayfa planı. Hangi aramaya hangi sayfanın cevap vereceği belirlenir. Bir sayfa birden fazla amaca zorlanmaz; "kurumsal hediye" ve "fuar promosyonu" ayrı sayfalar olur.
4. Yazım ve düzenleme. Sayfalar yazılır ya da var olanlar düzeltilir. Başlıklar, açıklamalar, baskı seçenekleri, teslim bilgisi, görsel açıklamaları bu aşamada tamamlanır.
5. Takip. Yayından sonra hangi aramalardan ziyaretçi geldiği, hangi sayfaların teklif formuna götürdüğü izlenir ve gerekirse sayfalar güncellenir.
Süreç boyunca zaman çizelgesi de önemlidir. SEO'nun sonuçları hemen gelmez; ama bazı işler kısa sürede, bazıları uzun sürede olgunlaşır.
Çizelgedeki süreler bir söz değil, genel bir beklentidir. Rekabetin yoğunluğuna, sitenizin yaşına ve yayınlanan içeriğin kalitesine göre değişir. Hiçbir danışman sıralama sözü veremez; Google'ın sonucunu ne ben ne de başkası kontrol eder.
Güven: B2B alıcı neye bakar?
Kurumsal alıcı bir tedarikçi seçerken yalnızca ürün listesine bakmaz. Aynı bütçeyi yönetim önünde savunacak biri olarak "bu firma teslimatı zamanında yapar mı?" sorusuna yanıt arar. Bu soruya sitenizin sayfaları cevap verebilir. Sitede şunların olması güveni artırır: firmanın kim olduğunu anlatan açık bir sayfa, gerçek telefon ve adres bilgisi, üretim ve baskı sürecinin fotoğrafları, örnek işlerden kesitler, teslimat ve revize koşullarının açık anlatımı ve sık sorulan soruların cevapları.
Güven unsurları doğrudan SEO sıralamasını tek başına belirlemez; ama arama sonucundan siteye gelen kişinin teklif isteyip istememesini belirler. Ziyaretçi sayısı kadar, ziyaretçinin ne yaptığı da önemlidir. Bu yüzden benim çalışmamda güven sayfaları, teknik düzenlemelerle aynı ciddiyette ele alınır.
Sık yapılan hatalar
Bu sektörde SEO'da gördüğüm hataları bir araya getirdim. Çoğu kolay düzeltilebilir.
Tedarikçi metnini aynen kullanmak. Aynı metin pek çok sitede varsa, sizin sayfanız ayrı bir değer taşımaz. Kendi cümlelerinizle, kendi bildiğiniz detaylarla yazın.
Tek sayfaya her şeyi doldurmak. "Promosyon ürünleri" başlıklı tek sayfada yüzlerce ürün, ama açıklama yok. Hem kullanıcı hem Google ne aradığını anlayamaz.
Teklif yolunu gizlemek. Teklif formu üç tık ötedeyse, ilgilenen ziyaretçi yorulur ve gider.
Baskı ve asgari adet bilgisini saklamak. Bu bilgiyi sormak için telefon açmak zorunda kalan kişi, bilgiyi sayfada veren rakibe yönelir.
Sezonu kaçırmak. Yılbaşı gibi yoğun dönemlere hazırlığı son aya bırakmak, sayfaların tanınmasına zaman bırakmaz.
Görselleri ihmal etmek. Boş görsel açıklamaları, ağır dosyalar ve telefonda yavaş açılan sayfalar hem kullanıcıyı hem aramayı olumsuz etkiler.
Kendiniz neyi yapabilirsiniz, uzman ne zaman gerekir?
Her işi bir uzmana devretmek zorunda değilsiniz. Aşağıdaki liste, kendi başınıza yapabileceğiniz ilk kontrolleri özetliyor.
Bunların yanında kendi başınıza küçük bir deney de yapabilirsiniz: Google'a müşterinizin yazacağı beş altı ifadeyi yazın ve sonuçlarda kimlerin çıktığına bakın. Çıkan sayfalar neyi anlatıyor, siz neyi daha iyi anlatabilirsiniz? Bu, ücretsiz ve çok öğretici bir çalışmadır.
Uzman desteği şu durumlarda mantıklı olabilir: sitenizin teknik altyapısında sorun varsa (çok yavaşsa, mobilde bozuksa), yüzlerce ürün için toplu düzenleme gerekiyorsa, rakipleriniz güçlüyse ve hangi aramaları hedefleyeceğinizi çözemiyorsanız ya da zamanınız içerik yazmaya yetmiyorsa. Karar vermek için aşağıdaki şema bir yol gösterebilir.
Şemadaki soru basit: sayfa planını ve içerik üretimini düzenli sürdürebilecek zamanınız var mı? Cevap evetse, ilk adımları kendiniz atabilirsiniz. Hayırsa, küçük bir destekle işe başlamak, kaybolan zamandan daha ucuza gelebilir.
Maliyeti ne belirler?
Bu yazıda rakam vermeyeceğim; çünkü SEO'nun maliyeti, işin kapsamına göre ciddi biçimde değişir. Ama neye göre değiştiğini açıkça söyleyebilirim.
Birincisi, sitenizin mevcut durumu. Teknik sorunu az, sayfa yapısı düzgün bir site ile baştan düzenlenmesi gereken bir site arasında iş yükü büyük fark yaratır. İkincisi, ürün ve sayfa sayısı. Elli ürünlük bir katalogla beş bin ürünlük bir katalog aynı emek gerektirmez. Üçüncüsü, hedeflediğiniz aramaların rekabeti. Dar ve net aramalar daha az emekle sonuç verir; geniş aramalar daha uzun soluklu bir çalışma ister. Dördüncüsü, içerik ihtiyacı: kategori, amaç ve rehber sayfalarının kaç tanesinin yazılacağı. Beşincisi, dil sayısı. Yabancı müşteriye de satış yapıyorsanız, her dil ayrı bir sayfa ve ayrı bir emek demektir. Altıncısı, çalışmanın tek seferlik mi yoksa düzenli mi olacağı.
Bu yüzden herkese aynı fiyatı veren bir paket yerine, önce durumunuza bakıp ne yapılacağını yazılı olarak tarif etmeyi tercih ediyorum. Teklifi karşılaştırırken de aynı soruyu sorun: neyi, hangi sayfalar için, ne sürede yapacaklar ve sonucu nasıl raporlayacaklar?
Yapay zekâ cevaplarında görünmek
Son zamanlarda bazı alıcılar, ürün fikrini Google yerine ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarına soruyor: "Yeni yıl için müşterilere ne hediye edilir?" gibi. Bu araçlar cevaplarını, internette bulduğu açık ve düzenli kaynaklardan oluşturur. Sitenizde hangi ürünün hangi amaçla seçildiğini sade biçimde anlatan sayfalar varsa, sizin sayfalarınızın bu cevaplara kaynak olma ihtimali artar. Bunun garantisi yoktur; ama net, sade ve doğru yazılmış sayfa hem Google hem bu araçlar için iyi bir temeldir.
Görseldeki cevap örnektir; gerçek bir aracın çıktısı değildir. Önemli olan, cevabın somut ölçütlere dayanması: bütçe, kişi sayısı, baskı alanı ve teslim süresi. Siz de sayfalarınızda bu ölçütleri açık yazarsanız, hem insanlara hem makinelere kolaylık sağlarsınız.
Benimle çalışma şekli
Ben tek başıma çalışıyorum; yani sizinle konuşan kişi, işi yapan kişidir. Genellikle şöyle ilerlerim: önce siteye ve rakiplere bakar, bulduklarımı sade bir dille yazarım. Sonra hangi aramalara hangi sayfaların gerektiğini birlikte netleştiririz. Ardından sayfaları yazar ya da düzenler, teknik sorunları giderir ve sonuçları izlerim. Raporlarımı jargonsuz hazırlarım; "şu sayfa şu aramada görünüyor, şu kadar kişi teklif formunu doldurdu" gibi anlaşılır cümlelerle. Her iş için sıralama sözü vermem; vereceğimi söyleyen birine de dikkatli yaklaşmanızı öneririm.
Sıkça Sorulan Sorular
Promosyon firması için SEO ne kadar sürede sonuç verir?
Bu, sitenizin yaşına, rekabete ve yapılan işe göre değişir. Dar ve net aramalarda birkaç ay içinde hareket görülebilir; geniş aramalar daha uzun sürer. Kesin süre ya da sıralama sözü veremem, çünkü sonucu Google belirler.
Binlerce ürünüm var; hepsini optimize etmem gerekir mi?
Hayır. En çok teklif getiren ya da getirmesini istediğiniz kategorilerden ve en çok sattığınız ürünlerden başlamak daha mantıklıdır. Sonra kademeli ilerlenir. Hepsini aynı anda yapmaya çalışmak hem pahalı hem verimsizdir.
Tedarikçinin verdiği ürün metnini kullanabilir miyim?
Kullanabilirsiniz ama aynı metin pek çok sitede olduğu için sayfanız özel bir değer taşımaz. Ölçü, malzeme, baskı seçenekleri, asgari adet ve kullanım notunu kendi cümlelerinizle eklemek en az o kadar önemli.
Reklam mı vermeliyim, SEO mu yaptırmalıyım?
İkisi farklı işler görür. Reklam hızlıdır ama bütçe bitince görünürlük de biter. SEO yavaş kurulur ama bir kez oturunca uzun süre teklif getirebilir. Sezonluk bir kampanya için reklam, kalıcı görünürlük için SEO mantıklı olabilir; çoğu firma ikisini birlikte kullanır.
Yılbaşı gibi sezonlar için ne zaman başlamalıyım?
Sezondan aylar önce. Sayfaların tanınması ve güven kazanması zaman alır. Sezona yeni başlayan bir çalışma, sezon bittiğinde sonuç vermeye başlayabilir.
Pazaryerlerinde de satıyorum; yine de kendi sitemi geliştirmeli miyim?
Evet, çünkü pazaryerinde müşteri sizin değil platformun müşterisidir ve rekabet fiyat üzerinden yürür. Kendi sitenizde müşteri ilişkisi, marka ve teklif akışı sizdedir. İkisini birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak düşünebilirsiniz.
Yabancı müşteriye de promosyon ürünü satıyorum, ayrı sayfalar gerekir mi?
Hedef ülkeniz ve dilinizin ayrı sayfa isteyip istemediği durumunuza bağlıdır. Çoğu zaman her dil için ayrı, o dilde doğal yazılmış sayfa gerekir; Türkçe sayfayı çevirtmek tek başına yetmez. İhracat yapıyorsanız bunu ayrıca konuşalım.
Fiyat listesini sitede yazmak zorunda mıyım?
Zorunlu değil. Ama fiyatın neye göre değiştiğini (adet, baskı yöntemi, renk sayısı, teslim süresi) anlatmak, hem güven verir hem gereksiz telefon trafiğini azaltır. Alıcı çoğu zaman rakam görmeden de neyin fiyatı etkilediğini bilmek ister.
Promosyon ya da kurumsal hediye işiniz için siteden daha çok teklif talebi almak istiyorsanız, SEO hizmeti sayfamdan bana ulaşabilirsiniz. Siteyi ve rakiplerinizi birlikte inceler, ne yapılabileceğini sade bir dille ve sıralama sözü vermeden anlatırım.