"SEO ajansı" diye aratıp karşınıza çıkan on firmanın hepsi kendine "en iyi" diyor, hepsi benzer cümleler kuruyor ve hiçbiri size gerçekten ne yapacağını net söylemiyorsa şaşırmayın, bu çok yaygın bir durum. Karar vermek zor çünkü işi bilmeyen biri için sunumlar birbirine benziyor. Bu yazıda bir SEO şirketinin iddiasını nasıl sınayacağınızı, teklifte neye bakacağınızı ve işinizin gerçekten bir ajansa mı yoksa tek bir uzmana mı uygun olduğunu anlatıyorum. Ben İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve danışmanım; bu yüzden hangi tarafta durduğumu baştan söylüyorum, ama amacım sizi bana yönlendirmek değil, doğru kararı vermenizi sağlamak. İsterseniz benim yaptığım SEO hizmetinin kapsamına da göz atabilirsiniz.
"En iyi SEO ajansı" ifadesi neden güvenilmez?
Arama motorunda "en iyi seo ajansı" yazdığınızda gördüğünüz sıralama, hangi firmanın en iyi iş çıkardığını göstermez. Sadece hangi sitenin o kelime için daha iyi hazırlandığını gösterir. Bir firma kendi sitesini iyi optimize etmiş olabilir ve bu, o firmanın sizin işinizi iyi yapacağı anlamına gelmez. Tersi de doğrudur: çok iyi iş çıkaran biri kendi tanıtımına vakit ayırmamış olabilir.
"En iyi" bir ölçü değildir, bir iddiadır. İddiayı sınamanın yolu, karşınızdakinden hangi ölçüte göre en iyi olduğunu yazılı olarak istemektir. İyi bir firma bu soruya rahatça cevap verir: "Şu tür işletmelerle çalışıyorum, şu tür sorunları çözüyorum, şu konuda güçlüyüm." Kötü bir firma ise genel laflara kaçar: "Deneyimli kadromuz ve kanıtlanmış yöntemlerimizle." Bu cümlenin içinde hiçbir bilgi yok.
Ayrıca ödül, listeler ve "yılın ajansı" gibi rozetlere dikkat edin. Bunların bir kısmı ücretle alınabilen etiketlerdir. Birinin rozeti olması onu elemez, ama tek başına da hiçbir şeyi kanıtlamaz. Rozet yerine anlatılan işe, açıklanan yönteme ve sorularınıza verilen cevaba bakın.
Yukarıdaki listeyi görüşmeye çıktığınızda yanınızda tutabilirsiniz. Beş sorunun hepsine net cevap alamıyorsanız, bu konuşmayı bir sonraki adıma taşımamak makul olur.
Ajans, şirket, firma ve danışman: kim ne demek?
Aramalarda "seo ajansı", "seo şirketi" ve "seo firmaları" ifadeleri birbirinin yerine kullanılıyor, ama gerçek hayatta farklı çalışma biçimlerini anlatabiliyorlar.
Büyük ajans. Birden fazla departmanı olan, reklam, sosyal medya, tasarım ve SEO'yu bir arada sunan yapıdır. Sizinle satış tarafından biri görüşür, işi başka insanlar yapar. Büyük markalar için mantıklıdır, küçük işletme için çoğu zaman gereğinden ağırdır.
Butik SEO şirketi. Sadece arama motoru işine odaklanan, birkaç kişilik yapılardır. Genelde ilişki daha yakındır ve sunulan iş daha nettir.
Serbest çalışan danışman. Hem satışı hem işi tek kişi yürütür. Konuştuğunuz kişi, işi yapan kişidir. Esnektir, ama aynı anda alabileceği iş sayısı sınırlıdır.
Sadece link ya da içerik satanlar. Kendini SEO firması diye tanıtan ama aslında tek bir parçayı satan yapılardır. Tek parça bazen işe yarar, ama bütünü gören biri olmadan sonuç tutarsız kalır.
Hangisiyle çalışacağınıza karar vermeden önce, karşınızdakinin kendini hangi kategoriye koyduğunu ve işi gerçekte kimin yapacağını sorun. Bu soru çoğu zaman en dürüst cevabı veren sorudur.
Sunumda neye bakmalısınız?
İyi bir sunum, firmanın kendinden çok sizin işinizden söz eder. Birkaç somut işaret:
Sizin sitenize bakmışlar mı?
Görüşmeden önce sitenize göz atıp birkaç somut gözlem getiren biri, işe ciddi yaklaşıyordur. "Ana sayfanızda hangi hizmeti sattığınız anlaşılmıyor", "telefonda sayfalar geç açılıyor", "iki farklı sayfa aynı aramayı hedefliyor" gibi cümleler, genel bir şablon sunumundan çok daha değerlidir. Hiçbir inceleme yapmadan ilk görüşmede fiyat ve plan söyleyen biri, tahmin yürütüyor demektir.
Yöntemi anlatabiliyorlar mı?
Çoğu işletme sahibi SEO'nun teknik ayrıntısını bilmek zorunda değil, ve bilmesi de gerekmez. Ama karşınızdaki size sade bir dille şunları anlatabilmeli: sitenizde şu an hangi engel var, hangi aramaları hedefleyecek, önce neyi yapacak, sonuçları nasıl ölçecek. Bunları anlatamıyorsa ya bilmiyordur ya da anlatmak istemiyordur. İkisi de iyi değil.
Kendi sitesi kendi konusunda ne durumda?
Bir SEO şirketinin kendi sitesi, en kolay bakabileceğiniz referanstır. Siteleri hızlı açılıyor mu, ne sunduklarını ilk bakışta anlıyor musunuz, hizmet sayfaları ayrı ve açık mı, yazıları gerçekten bir şey öğretiyor mu? Kendi hizmetini bile net anlatamayan biri, sizinkini nasıl anlatacak?
Arama sonuçlarında bile fark görünür: biri hizmetini ve çalışma şeklini yazar, diğeri yalnızca "en iyi" sıfatıyla yetinir. Tıklamadan önce bile ipucu alırsınız.
Örnek iş gösterebiliyorlar mı?
Referans istemek meşrudur. Ama dikkat: bazı firmalar müşterilerinin adını gizlilik gerekçesiyle veremez, bu normaldir. O zaman sektörü, sorunu, yapılan işi ve neyin değiştiğini anlatabilmelidirler. Rakamlı ve abartılı "başarı hikâyeleri" yerine, süreci ve sonucu açık anlatan bir örnek çok daha güvenilirdir. Hiçbir örnek anlatamayan biri ya yeni başlamıştır ya da anlatacak bir şeyi yoktur. Yeni başlamış olmak kötü değildir, ama o zaman bunu açıkça söylemesi ve buna göre fiyatlaması gerekir.
Ajans mı, tek danışman mı?
Bu soru, "en iyi" arayışından daha önemli. Çünkü bir işletme için yanlış çalışma biçimi, iyi bir firmayla bile sonuç vermeyebilir.
Ajansın artısı, birden fazla uzmanlık alanının aynı çatı altında olmasıdır. Aynı anda reklam, içerik, teknik düzeltme ve tasarım gerekiyorsa, tek kişi yetişemeyebilir. Eksisi ise işin zincirlenmesidir: satışı yapan, planı çizen ve işi uygulayan kişiler farklıdır, bilgi araya girerken kaybolabilir. Küçük bütçeli bir müşteri, büyük ajansta ikinci planda kalabilir.
Tek danışmanın artısı, doğrudan iletişim ve esnekliktir. Konuştuğunuz kişi işi yapar, sorunu bilir, aynı kişi sizin sitenizi ay be ay takip eder. Eksisi ise kapasitedir: aynı anda çok geniş bir iş, birden çok ülke ya da yoğun reklam yönetimi gerekiyorsa tek kişi yetmeyebilir. Danışman hastalanır ya da tatile çıkarsa süreç yavaşlar; bunu baştan konuşmak gerekir.
Ben tek kişi çalışıyorum ve bunu gizlemem. Bu, benim için hem güçlü hem sınırlı bir yan. Güçlü, çünkü teklifi sunan ve işi yapan aynı kişi. Sınırlı, çünkü kapasitem belli. Bir ajansla görüşürken de aynı soruyu sorun: "Bu işi hangi kişi yapacak ve onunla doğrudan konuşabilecek miyim?"
Teklifi nasıl okursunuz?
Teklif geldiğinde ilk bakılacak şey rakam değil, içeriktir. Çünkü iki teklifi yalnızca fiyata göre karşılaştırmak, elma ile armudu karşılaştırmaktır. Biri ayda bir rapor sunuyor olabilir, diğeri ise sitenin teknik sorunlarını da düzeltiyor olabilir.
Bir teklifte şunlar yazılı olmalı:
- Kapsam. Hangi işler yapılacak, tek tek yazılmış mı? "Tam SEO paketi" gibi bir ifade hiçbir şey söylemez.
- Teslimat. Her ay size ne gelecek: bir rapor, yeni sayfalar, düzeltme listesi?
- Raporlama. Raporu anlayabilecek misiniz? Sadece grafik mi, yoksa ne yapıldığı ve sırada ne olduğu da yazılı mı?
- Süre ve çıkış. Sözleşme ne kadar sürüyor, ayrılmak istediğinizde ne oluyor?
- Erişim ve sahiplik. Site, arama motoru hesapları ve yapılan içerik sizde mi kalıyor?
Fiyatı ne belirler?
Fiyatı üç şey belirler: işin kapsamı, sitenizin mevcut durumu ve sektörünüzdeki rekabet. Sitesi eski ve sorunlu bir işletmenin ilk aylarda yapılacak çok işi vardır. Sektörü kalabalık bir şehirde, çok sayıda rakibin olduğu bir alanda çalışıyorsanız, görünür olmak daha uzun ve daha yoğun çaba ister. Bu yüzden "herkese aynı fiyat" diyen bir firma ya sizi incelememiştir ya da kapsamı çok dar tutmuştur.
Çok düşük fiyatın arkasında genelde bir şablon vardır: aynı rapor, aynı birkaç iş, size özel bir analiz yok. Çok yüksek fiyatın arkasında ise bazen gerçekten geniş bir iş, bazen yalnızca marka etkisi vardır. Fiyatı değerlendirmenin yolu, karşılığında ne aldığınızı okumaktır.
Alarm veren cümleler
Bazı cümleler bir görüşmede duyduğunuzda durmanız gereken işaretlerdir:
"Birinci sıra garanti ediyoruz." Arama sonuçlarını kimse kontrol edemez. Arama motorları kurallarını sürekli değiştirir ve sıralamayı yalnızca onlar belirler. Sıra garantisi veren biri ya yanlış bilgilendiriyordur ya da kasıtlı olarak yanlış bir beklenti yaratıyordur. Dürüst bir uzman, ne yapacağını ve neyi ölçeceğini söyler, sonuç sözü vermez.
"Gizli yöntemimiz var." İyi bir uzman yöntemini anlatır. Yöntemini sakladığını söyleyen, çoğu zaman anlatacak bir şey bulamayandır.
"Sitenize bakmadık ama..." İnceleme yapmadan verilen plan ve fiyat şablondur.
"Bugün imzalarsanız indirim var." Acele ettirmek, düşünmenizi engellemenin yoludur. Gerçek bir uzman size zaman tanır.
Raporda yalnızca ziyaretçi sayısı. Sayfanıza çok kişi gelmesi, işinize yaradığı anlamına gelmez. Telefon, form ya da randevuya dönüşen ziyaretler asıl önemli olandır.
Ayrıca birkaç yıl önce çok yaygın olan, sitenize sayısız düşük kaliteli bağlantı satan yöntemlere de dikkat edin. Bunlar kısa vadede hareket yaratabilir, ama arama motorları bu tür bağlantıları cezalandırabilir. Bağlantı çalışması yapılacaksa, nereden ve nasıl elde edileceğinin anlatılması gerekir.
Diyelim ki iki farklı işletmesiniz
Bu senaryolar varsayımsaldır, gerçek bir müşteriyi anlatmıyor; kararın nasıl değiştiğini göstermek için.
Diyelim ki İzmir'de bir diş kliniği işletiyorsunuz. Tek şubeniz var, hizmetleriniz belli ve çevredeki insanların "implant", "diş beyazlatma" gibi aramalarla sizi bulmasını istiyorsunuz. Sağlık alanında reklam ve içerik kuralları sıkıdır; bu yüzden size "tedavi sonucu garanti" tarzında bir dille konuşan hiçbir firmayla çalışmamalısınız. Burada sizin için önemli olan, kurallara uygun içerik hazırlayan, sonuç vaat etmeyen ve yerel aramalara hâkim biri. Böyle bir iş için büyük bir ajansın çok kanallı yapısı gerekmeyebilir; sitenizi, hizmet sayfalarınızı ve yerel görünürlüğünüzü bilen tek bir danışman yeterli olabilir. Tıbbi içerik konusunda kararı klinikteki hekimler verir, danışman ise yalnızca bu bilgiyi okunur ve bulunur hâle getirir.
Diyelim ki üç ülkeye ürün gönderen bir e-ticaret firmasısınız. Binlerce ürün sayfanız, üç dilde içeriğiniz, reklam kampanyalarınız ve bir de sürekli güncellenen stok bilgisi var. Burada işler birbirine bağlıdır: teknik altyapı, ürün sayfaları, reklam ve içerik aynı anda ilerlemeli. Bu ölçekte tek kişi hepsini taşımakta zorlanır; birden çok uzmanlığı bir araya getiren bir ajans ya da birkaç uzmanın koordineli çalışması daha gerçekçidir. Ama yine de o ajansta kimin hangi işi yapacağını ve sizin kiminle konuşacağınızı sormalısınız.
İki örnek de aynı şeyi gösteriyor: "en iyi" değil, "bana uygun" olan önemlidir.
Benimle çalışma süreci nasıl işler?
Kendi çalışma biçimimi açık anlatayım, çünkü bu yazıda sorduğumuz sorulara ben de cevap verebilmeliyim. Ben tek kişiyim ve süreç şöyle ilerliyor:
- Ön inceleme. Sitenize ve rakiplerinize bakarım, nereden başlanması gerektiğini söylerim.
- Plan ve teklif. İlk üç ayda yapılacakları öncelik sırasıyla yazılı sunarım.
- Düzeltmeler. Önce sitedeki engelleri kaldırırım; en hızlı etkiyi çoğunlukla bunlar verir.
- İçerik ve güçlendirme. Hedeflenen aramalar için sayfalar ve yazılar hazırlanır, sitenizin itibarı güçlendirilir.
- Ölçüm ve rapor. Her ay sonuçları birlikte değerlendirir, planı güncelleriz.
Hizmetime sitenin incelenmesi, doğru aramaların bulunması, teknik düzeltmeler, içerik çalışması, rakip takibi ve aylık rapor dahildir. Bunların dışında bir şey söylemiyorum. Sıralama garantisi vermem, çünkü veremem. Reklam yönetimi, sosyal medya hesabı ya da başka kanallar benim işim değildir; o tür bir ihtiyacınız varsa bunu baştan söylerim.
Bu süreci anlatmamın sebebi şu: bir ajans ya da danışman seçerken benzer netliği arayın. Süreç yazılı değilse, ilk üç ayda ne yapılacağı belli değilse, aylık rapor ne içereceği söylenmiyorsa, bu belirsizlik size sonradan pahalıya gelir.
Sektörünüze göre arama davranışı neden önemli?
İyi bir uzman, müşterinizin arama biçimini sizden önce düşünür. İnsanlar bir restoranı, bir avukatı, bir toptan satıcıyı ve bir diş hekimini aynı şekilde aramaz.
Yakın çevredeki bir işletmeyi arayan biri çoğunlukla şehir ve semt adını yazar, harita sonuçlarına bakar, yorumlara göz atar ve hemen arar. Burada sitenizdeki adres, çalışma saatleri ve yorumlarınız kritiktir. Toptan alıcı ise teknik özellik, sertifika ve minimum sipariş gibi konulara bakar; aramaları daha uzun ve daha spesifiktir, karar süreci haftalar sürer. Bir hukuk bürosu arayan kişi ise genellikle bir sorunu anlamaya çalışır ve ancak güven duyunca iletişime geçer; bu yüzden bilgilendirici ve sorumlu bir içerik dili gerekir, "kazanma garantisi" gibi hiçbir ifade kabul edilemez.
Bir SEO şirketine sunum sırasında şunu sorun: "Benim müşterim Google'a ne yazıyor, siz bunu nasıl öğreneceksiniz?" İyi cevap, "müşterilerinize ve satış kayıtlarınıza bakarız, arama verilerini inceler, rakiplerle kıyaslarız" gibi bir yöntem içerir. Kötü cevap, bir anahtar kelime listesi göstermekten ibarettir.
Bir de yapay zekâ destekli aramaları unutmayın. Artık bazı kişiler soruyu bir sohbet aracına yazıp cevap alıyor; bu cevapta hangi işletmelerin anıldığı da önem kazanıyor. Bir ajansa bu konuyu sorduğunuzda, "bu da bir dalga, bakacağız" kadar yüzeysel kalıp kalmadığını görmek bilgilendirici olur. Ama burada da kimsenin, bir sohbet aracının sizden söz edeceğini garanti edemeyeceğini unutmayın.
SEO'ya ne zaman gerek yok?
Dürüst olmak gerekirse herkesin SEO hizmeti almasına gerek yok. Şu durumlarda bir SEO şirketine para vermeden önce iki kez düşünün:
- Siteniz henüz yok ya da çok eski ve bozuk. Önce siteyi düzeltmek gerekir. Temeli çürük bir yapıya SEO eklemek boşa çabadır.
- İşiniz tamamen tavsiye ve tanışıklıkla dönüyor. Müşterileriniz sizi tanıdıkları birinden öğreniyor ve doluysanız, arama motoru önceliğiniz olmayabilir.
- Hizmetiniz çok dar ve yerel, rekabet çok az. Böyle durumlarda temiz bir site, doğru bilgiler ve güncel bir harita kaydı yetebilir.
- Çok kısa vadede sonuç bekliyorsunuz. SEO zaman alır. Kısa vadede müşteri gerekiyorsa, reklam gibi başka kanallara bakmak daha gerçekçidir.
- Bütçeniz düzenli çalışmayı taşımıyor. Bir ay yapılıp bırakılan SEO çoğu zaman yarım kalır.
Bir danışmana ya da firmaya "bana SEO gerekmeyebilir" diyebilme cesaretinin olup olmadığına da bakın. Her koşulda "evet, size lazım" diyen bir satıcıdır.
Kendiniz yapın, ya da uzmana verin?
SEO'nun bir kısmını işletme sahibi kendisi yapabilir. Arama motoru için gerekli temel işler şunlardır: işletme bilgilerinizi her yerde aynı ve güncel tutmak, harita kaydınızı düzenli yönetmek, müşterilerinizden yorum istemek, sitenizde hizmetlerinizi sade bir dille anlatmak. Bunlar uzmanlık gerektirmez, zaman gerektirir.
Uzmana vermek ise şu durumlarda anlam taşıyor: sitenizin teknik sorunlarını görmüyorsanız, hangi aramaların size iş getireceğini bilmiyorsanız, içerik hazırlayacak vakit ve alışkanlığınız yoksa, ya da rakipleriniz sizi açıkça geçmişse. Uzmanın görevi sizin yerinize düşünmek ve sürekli takip etmektir.
Kısmi bir yol da mümkündür: ilk incelemeyi ve planı bir uzmana yaptırıp, uygulamanın bir kısmını kendiniz üstlenebilirsiniz. Bu, bütçesi sınırlı işletmeler için sık seçilen ve gerçekçi bir yoldur. Böyle bir düzenlemeyi teklif eden biri, sizi kendine bağımlı kılmaya değil, işin kendisine odaklanıyor demektir.
Karar vermeden önce kısa bir yol haritası
Teklifleri toplarken şu sırayı izleyebilirsiniz. Önce üç firmayla görüşün, ama hepsine aynı bilgileri verin ki teklifler karşılaştırılabilsin. Her birinden yazılı bir kapsam ve aylık teslimat listesi isteyin. Görüşmede kimin işi yapacağını sorun ve o kişiyle bir kez konuşun. Rakamı en sona bırakın; önce kapsamı ve sizi ne kadar anladıklarını değerlendirin. Son olarak sözleşmedeki süre ve çıkış koşullarını okuyun.
Kararınızı verirken aklınızda tutacağınız basit bir ölçü var: size işi sade bir dille anlatabilen, sorularınıza kaçamak cevap vermeyen, garanti yerine yöntem sunan ve sonucu gerçek müşteriye çevirmeye odaklanan kişi ya da yapı, "en iyi" etiketli olandan çoğu zaman daha iyidir.
Sık sorulan sorular
SEO ajansı mı SEO danışmanı mı daha uygun?
İşinizin büyüklüğüne ve kaç farklı alanda iş gerektiğine bağlı. Tek site, net bir hizmet ve belirli bir bölge için doğrudan konuştuğunuz tek bir danışman genelde yeterli ve daha esnektir. Çok ülke, çok kanal ve yoğun reklam yönetimi gerekiyorsa birden fazla uzmanlığı olan bir ajans daha uygun olabilir. Hangisini seçerseniz seçin, işi kimin yapacağını sorun.
En iyi SEO firmasını internetten nasıl buluruz?
Arama sonuçlarındaki sıralama, firmanın kendi sitesini ne kadar iyi hazırladığını gösterir, işinizi ne kadar iyi yapacağını değil. Bunun yerine hizmetini ve yöntemini açık anlatan, sitenizi görmeden vaat vermeyen ve sorularınıza net cevap veren firmaları kısa listeye alın. Sonra üçüyle görüşüp yazılı teklifleri karşılaştırın.
SEO şirketi birinci sıra garantisi verebilir mi?
Hayır. Arama sonuçlarını arama motorları belirler ve kimse bunu kontrol edemez. Sıra garantisi veren bir firma ya durumu yanlış anlatıyordur ya da gerçekçi olmayan bir beklenti yaratıyordur. Dürüst bir uzman ne yapacağını, neyi ölçeceğini ve ne zaman raporlayacağını söyler, ama sonuç sözü vermez.
Teklifte en çok neye dikkat etmeliyim?
Kapsama. Yapılacak işlerin tek tek yazılı olması, her ay size ne teslim edileceği, raporun nasıl olacağı, sözleşme süresi ve ayrılma koşulları net olmalı. Ayrıca sitenizin ve arama motoru hesaplarınızın erişiminin sizde kalıp kalmadığına bakın. Fiyata ancak kapsamı anladıktan sonra bakın.
SEO ne kadar sürede sonuç verir?
Bu sitenizin durumuna, sektörünüzdeki rekabete ve yapılan işin kapsamına göre değişir; kesin bir süre söylemek doğru olmaz. Genel olarak SEO bir sürekli çalışma sürecidir, bir kerelik düzeltme değildir. Önce sitedeki engeller kalkar, sonra içerik ve güçlendirme çalışması etkisini gösterir. Size hızlı ve kesin süre söz veren biri, gerçekçi konuşmuyor demektir.
Kendi sitemi ajanssız geliştirebilir miyim?
Bir kısmını evet. İşletme bilgilerini her yerde tutarlı tutmak, harita kaydını yönetmek, yorum istemek ve hizmetlerinizi sitede sade anlatmak sizin elinizde. Teknik sorunların tespiti, doğru aramaların seçilmesi ve düzenli içerik gibi alanlarda uzman desteği zaman kazandırır. İlk incelemeyi uzmana yaptırıp uygulamayı kısmen kendiniz üstlenmek de mümkündür.
Sözleşmeyi ne kadar uzun yapmalıyım?
Çok uzun bir taahhüt, hizmetten memnun kalmadığınızda sizi zor durumda bırakır. Başlangıçta makul ve net bir süre, ayrılma koşullarının açık yazılması ve yapılan işlerin ve hesapların sizde kalması sağlıklı bir düzendir. Sözleşmede bunlar belirsizse imzalamadan önce açıklama isteyin.
Eski ajansımdan memnun kalmadım, tekrar denemeli miyim?
Evet, ama bu kez farklı sorular sorarak. Önceki deneyimde neyin eksik olduğunu yazın: kapsam mı belirsizdi, rapor anlaşılmaz mıydı, iş yapılmadı mı? Yeni görüşmelerde bu noktaları açıkça sorun. Önceki firmadan sitenizin ve hesaplarınızın erişimini aldığınızdan da emin olun.
Benimle çalışmayı düşünüyorsanız, sitenizi birlikte değerlendirip size uygun olup olmadığımı dürüstçe söyleyebilirim; ajansa mı danışmana mı ihtiyacınız olduğunu birlikte netleştirmek için SEO hizmeti sayfamdan bana ulaşın.