SEO makale yazdırmak için araştırmaya başladığınızda karşınıza iki uç çıkar: bir yanda yazı başına çok düşük ücret söyleyen toplu satıcılar, diğer yanda gerekçesini açıklamayan pahalı teklifler. İkisi de sizi aynı yere götürür: yazılar yayınlanır, ama telefon çalmaz. Ben İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım; bu yazıda blog yazısı yazdırırken ücretin neye göre değiştiğini, hangi tekliften uzak durmanız gerektiğini ve teslimde nelere bakacağınızı rakam vermeden, işletme sahibinin diliyle anlatıyorum. Eğer yazıların bir plan içinde, sitenizin geri kalanıyla birlikte ele alınmasını istiyorsanız SEO hizmeti sayfamda çalışma biçimimi bulabilirsiniz.
SEO makalesi tam olarak neyi satın almaktır?
Çoğu kişi "makale" kelimesini yazının kendisi olarak düşünür: belli sayıda kelime, birkaç başlık, teslim. Oysa SEO makalesi, bir yazıdan çok bir cevaptır. Birinin Google'a yazdığı soruya, sizin işinizi bilen birinin vereceği cevabı sayfa hâline getirirsiniz. Bu yüzden satın aldığınız şey kelime sayısı değil, şu dört şeyin birleşimidir.
Birincisi, doğru konu. Kimsenin aramadığı bir konuda mükemmel yazı yazılabilir, ama kimse okumaz. İkincisi, o konuda gerçekten işe yarayan bilgi. Google'ın ilk sayfasındaki yazıların hepsi aynı genel bilgiyi tekrar ediyorsa sizinki de onlardan biri olur ve görünmez kalır. Üçüncüsü, okuyanı bir sonraki adıma taşıyan yapı: okuyan sizi arayacak mı, form dolduracak mı, hizmet sayfanıza geçecek mi? Dördüncüsü ise yazının sitenizin içinde doğru yere oturması: başlık, açıklama, iç bağlantı, görsel ve okunabilir sayfa düzeni.
Bir yazı bu dört şeyden yalnızca birini taşıyorsa ücreti ne kadar düşük olursa olsun pahalıdır, çünkü sonuç getirmeyen iş ucuz değildir. Aynı şekilde, dördünü de taşıyan bir yazı için daha yüksek ücret istenmesi doğaldır. Mesele, ücretin neye karşılık geldiğini görebilmektir.
Yazı satın almak ile içerik planı satın almak aynı şey değil
Tek tek yazı sipariş etmek, evin tek bir odasını boyatmak gibidir. Güzel olabilir, ama evin geri kalanı eskiyse ziyaretçi bunu fark eder. Yazılar sitenizin yavaş açıldığı, telefonda bozuk göründüğü ya da hizmet sayfalarının boş olduğu bir yerde yayınlanırsa çaba boşa gider. Bu nedenle bir yazı teklifi alırken "yazıdan önce sitede engel var mı?" sorusunu da sorun. Dürüst bir yazar bunu size söyler; sadece sipariş toplamak isteyen söylemez.
Kime uygun, kime gerek değil?
Yazı yazdırmak herkes için doğru adım değildir. Aşağıdaki durumlarda mantıklıdır:
- Hizmetiniz için insanlar Google'da soru soruyor ve karar vermeden önce okuyor (klinikler, hukuk büroları, danışmanlar, inşaat ve tadilat, eğitim, kurumsal hizmetler gibi alanlarda bu çok yaygındır).
- Sitenizde hizmet sayfaları var ama müşterinin aklındaki soruları yanıtlayan hiçbir içerik yok.
- Rakipleriniz düzenli yazı yayınlıyor ve aramalarda sizden önce çıkıyor.
- Reklam harcamasına bağımlı kalmak istemiyorsunuz.
- Anlatacak gerçek bir deneyiminiz var ama yazmaya vaktiniz yok.
Aşağıdaki durumlarda ise yazı yazdırmak şimdilik gerekmeyebilir, bunu açıkça söylemek isterim:
- Siteniz henüz yok ya da çok eski. Önce sitenin kendisi toparlanmalı; yazılar boş bir dükkâna müşteri çağırmaya benzer.
- İşiniz tamamen tavsiyeyle dönüyor ve yeni müşteriye ihtiyacınız yok.
- Hizmetiniz hiç aranmayan, tamamen ilişkiye dayalı bir iş (örneğin sadece birkaç kurumsal müşteriye satış). Bu durumda doğrudan görüşme ve sunum daha etkilidir.
- Yazıların ardından gelen talebi karşılayacak kapasiteniz yok. Müşteri gelmesi için yazı yazdırıp sonra telefona bakamamak hem para hem itibar kaybıdır.
- Yazıyı kendiniz çok iyi yazıyorsunuz ve düzenli vakit ayırabiliyorsunuz. O zaman bir uzmandan yalnızca konu seçimi ve düzenleme desteği almak yeterli olabilir.
SEO yazı ücretini neler belirler?
Rakam vermeyeceğim; çünkü doğru rakam yalnızca sizin işinize, rakiplerinize ve hedefinize bakınca çıkar. Ama ücretin hangi kalemlerden oluştuğunu bilirseniz iki teklifi karşılaştırabilirsiniz. Aşağıdaki tablo, yazı ücretini yukarı ya da aşağı çeken başlıca etkenleri özetliyor.
Konunun uzmanlık derinliği
Bir restoranın açılış saatlerini anlatan yazı ile bir klinikte bir işlemin nasıl işlediğini anlatan yazı aynı emekle yazılmaz. İkincisinde yazar önce konuyu öğrenmeli, sonra doğrulamalı, sonra sade anlatmalıdır. Uzmanlık gerektiren konularda araştırma ve doğrulama, yazı süresinin büyük kısmını oluşturur. Bu yüzden "yazı başına tek fiyat" teklifi çoğu zaman en kolay konuya göre verilmiştir.
Rakip yazıların kalitesi
Google'da aradığınız konunun ilk sayfasında yalnızca zayıf, eski yazılar varsa orada öne çıkmak göreceli olarak kolaydır. İlk sayfa güçlü sitelerle doluysa aynı seviyede ya da daha iyi bir yazı gerekir. Yani yazının ücreti, yazarın emeğine değil, aşması gereken çıtaya da bağlıdır. İyi bir teklif bu çıtayı gösterir: "şu konuda ilk sayfada şunlar var, siz şunu farklı yaparak ayrışabilirsiniz."
Görsel, tablo ve sayfa düzeni
Karşılaştırma tablosu, adım adım şema, kontrol listesi gibi öğeler okuyanın yazıyı bitirme ihtimalini artırır, ama hazırlanması ayrı emektir. Yazının sitenize eklenmesi, başlık ve açıklamanın ayarlanması, telefonda okunur olması da teslimin parçasıdır. Teklifte "yazı" yazıyor ama "yayına hazırlama" yazmıyorsa o iş sizin üstünüze kalıyor demektir.
Uzman görüşü ve doğrulama
Sağlık, hukuk, finans gibi alanlarda yazı yalnızca iyi yazılmış olmak zorunda değildir; doğru ve kurallara uygun olmalıdır. Bu alanlarda yazdırdığınız içeriği alanın uzmanı olan kişi (doktor, avukat gibi) gözden geçirmelidir. Ben bu alanlarda bilgilendirici ve kurallara uygun içerik hazırlama çizgisinde kalırım; tıbbi ya da hukuki tavsiye veren, sonuç vaat eden metinler yazmam. Bu doğrulama adımı ücrete yansıyabilir ve yansımalıdır.
Yazı sayısı ve yayın düzeni
Tek bir yazı ile aylar boyunca düzenli yayın aynı iş değildir. Düzenli çalışmada konu planı, yazıların birbirine bağlanması, eski yazıların güncellenmesi ve sonuçların izlenmesi vardır. Bir yazının ücreti ile bir yayın programının ücreti bu yüzden doğrudan çarpılarak hesaplanamaz. Toplu iş yaparken yazı başına maliyet düşebilir, ama konu seçimi ve takip zayıflarsa toplam değer de düşer.
Ucuz toplu yazının gerçek maliyeti
Çok düşük ücretle yüzlerce yazı vadeden hizmetler cazip görünür. Beklenti şudur: ne kadar çok yazı, o kadar çok ziyaretçi. Gerçekte işleyiş böyle değildir ve bunun birkaç nedeni var.
Google yıllardır, insanlar için değil arama motoru için yazılmış sayfaları ayıklamaya çalışıyor. Aynı kalıpla üretilmiş, yalnızca anahtar kelimesi değişen onlarca sayfa, sitenizin tamamına olan güveni zayıflatabilir. Yani kötü yazılar yalnızca işe yaramaz, bazen yanındaki iyi sayfalara da zarar verir. Bunu kesin bir kuralmış gibi sunmuyorum; arama motorlarının işleyişi değişir. Ama yaklaşım yıllardır aynı yönde: yardımcı, özgün, işini bilen birinden gelen içerik.
Yazar işinizi tanımıyor
Yüz farklı sektör için yazan bir kişi, sizin müşterinizin hangi kelimeyle düşündüğünü bilmez. Örneğin bir diş kliniğinin müşterisi "implant" diye aramaz çoğu zaman; "diş eksikliğinde ne yapılır" diye arar. Sektörün gerçek dilini bilmeyen yazı, doğru ama yanlış kişiye hitap eder.
Konular aramaya göre değil, kota doldurmaya göre seçilmiş
Toplu satışta çoğu zaman konu listesi paketin içinde gelir: genel, güvenli, her sektöre uyan başlıklar. Bu başlıkların çoğunun arkasında satın alma niyeti yoktur. "Dijital pazarlama nedir?" yazısı çok okunabilir, ama bunu okuyanların hizmet satın alma ihtimali düşüktür. Çok ziyaretçi ile çok müşteri aynı şey değildir.
Kaynak, güncellik ve doğruluk kontrolü yok
Bilgi hatalı, eski ya da başka sitelerden alınmışsa okuyan bunu fark eder; güveni bir kez kaybedersiniz. Özellikle yasa, vergi, sağlık ve teknik konularda eski bilgi yalnızca değersiz değil, riskli olabilir.
Teslim sonrası kimse sorumluluk almıyor
Toplu hizmette yazı teslim edilir ve iş biter. Hangi yazının sonuç getirdiğine bakan, yazıyı güncelleyen, zayıf kalanı yeniden kurgulayan kimse yoktur. SEO'nun işlediği yer tam burasıdır: yayınladıktan sonra izlemek ve geliştirmek.
Müşteri getiren konu nasıl seçilir?
İyi yazıyı kötüden ayıran şey, çoğu zaman yazıdan önce verilen karardır: neden bu konu? Konu seçimini kendi başınıza da yapabilirsiniz; bunun için teknik bilgi gerekmez, gözlem yeterlidir.
Önce müşterinin sorularını toplayın
Son bir ayda telefonda, WhatsApp'ta ya da yüz yüze size en çok sorulan soruları listeleyin. "Bu işlem ne kadar sürer?", "hangi belgeler gerekir?", "iki seçenek arasındaki fark ne?" gibi. Bu liste, hiçbir araçla elde edemeyeceğiniz kadar gerçek bir konu havuzudur. Müşteriniz size sorduysa, başkaları da Google'a soruyordur.
Sonra bu soruların aranıp aranmadığına bakın
Her soru yazıya dönüşmez. Bazı sorular yalnızca sizin müşterilerinizin sorusudur ve arama hacmi yoktur; bunlar için bir kısa SSS bölümü yeterlidir. Bazıları ise yüzlerce kişinin aradığı konudur. Hangisinin hangisi olduğunu arama önerilerine ve araçlara bakarak anlayabilirsiniz. Bunu benim yaptığım çalışmada ayrıca yürütürüm.
Satın alma niyetine göre sıralayın
Aramalar üç gruba ayrılır. İlk grup öğrenmek isteyenler: "nedir, nasıl yapılır". İkinci grup karşılaştıranlar: "hangisi daha iyi, nelere dikkat edilir". Üçüncü grup karar verenler: "fiyatları, firma seçimi, yaptırmak". Müşteri getirmek istiyorsanız yazılarınızın büyük kısmı ikinci ve üçüncü gruptan olmalıdır. Birinci grup da değerlidir, ama tek başına satış getirmez; onu güven ve tanınırlık için kullanırsınız.
Rakibin anlatamadığı yeri bulun
Konunun ilk sayfasındaki yazılara bakın. Hepsi aynı şeyi söylüyorsa, siz neyi farklı anlatabilirsiniz? Sahadan bir örnek, sık yapılan bir hata, sektörünüze özel bir ayrıntı, karar verirken kullandığınız bir ölçüt... İyi yazı genellikle bu boşluktan çıkar.
İyi bir yazı aramada neyle fark yaratır?
Aşağıdaki canlandırma, aynı soruyu arayan birinin iki sonucu nasıl gördüğünü gösteriyor. Örnek alan adları uydurmadır, yalnızca mantığı anlatmak için yapılmıştır. Birinci sonuç, kişinin sorusuna doğrudan cevap vereceğini başlığından belli ediyor. İkincisi konuyu genel anlatıyor. İki yazı da doğru bilgi içerebilir, ama tıklama kararı verilirken sorunun karşılığını açıkça gören sonuç öne geçer.
Bu nedenle başlık, yazının en önemli satırlarından biridir. Başlıkta hem aranan ifade geçmeli hem de okuyana ne kazanacağı söylenmelidir. "Çatı Bakımı Hakkında" gibi başlıklar kimseyi tıklatmaz. Ayrıca bugün insanlar sorularını yapay zekâ asistanlarına da soruyor. Bu araçlar da açık, düzenli, soruya doğrudan cevap veren sayfaları kaynak olarak kullanmaya daha yatkındır. Bu bir garanti değil, yalnızca yazının yapısı için iyi bir gerekçedir: sorulan soru başlıkta, cevabı hemen altında.
Teslimde bakılacak ölçütler
Yazı tesliminde "güzel olmuş" demek yetmez. Aşağıdaki liste, teslim edilen bir yazıyı kendi başınıza değerlendirebilmeniz için hazırlandı. Teknik bilgi gerektirmez.
Bu maddelerin bir kısmını biraz açayım. "Konu aranan ifadeyle eşleşiyor" demek, yazının başlığındaki ve ilk paragraftaki sözün müşterinin kullandığı sözle aynı olmasıdır. Siz "tesisat yenileme" diyorsunuzdur, müşteri "boru patlaması sonrası ne yapılır" diye arıyordur. "Bilgiler işinize göre doğrulanmış" demek, yazıdaki süreç, belge, süre ve işleyiş bilgilerinin sizin gerçek çalışma şeklinizle çelişmemesidir. Yazar kendi bildiği genel süreci yazdıysa siz fark etmeden müşteriye yanlış beklenti verirsiniz.
"Sonda net bir iletişim çağrısı" ise çoğu zaman unutulur. Yazıyı sonuna kadar okuyan kişi hazır olabilir; ona "şu adımla bana ulaşabilirsiniz" demezseniz gider. Bu çağrı satış baskısı gibi olmak zorunda değildir, sade bir davettir. "Hizmet sayfanıza bağlantı" ise hem okuyanın bir sonraki adımı atmasını hem de Google'ın sayfalarınız arasındaki ilişkiyi anlamasını sağlar.
Son olarak kopya kontrolü: yazı başka sitelerdeki metinlerle benzerse, hem etik hem de arama açısından sorun çıkar. Yazıyı kabul etmeden önce birkaç cümlesini tırnak içinde aratıp kontrol edebilirsiniz.
Sektöre göre müşteri nasıl arıyor?
Yazı konularını belirlerken müşterinin davranışı sektöre göre çok farklıdır. Bunu bilmeyen biri doğru yazıyı yanlış yere yazar.
Acil hizmetlerde (çilingir, tesisat, çekici) arama kısa ve aceledir; insanlar uzun yazı okumaz, telefon numarası ve bölge arar. Burada blog yazısı ikinci plandadır, hizmet sayfaları ve yerel görünürlük önemlidir. Yazı yazacaksanız "ne yapmalı, neye dikkat etmeli" tarzı kısa rehberler daha uygundur.
Büyük kararlarda (tadilat, eğitim, kurumsal yazılım, danışmanlık) müşteri haftalarca araştırır. Bu sektörlerde karşılaştırma ve karar yazıları en çok işe yarar: "nasıl seçilir", "nelere dikkat edilir", "teklifte neye bakılır". Müşteri sizi daha ilk aramada değil, üçüncü ya da dördüncü yazıda tanır ve güvenir.
Sağlık ve hukuk gibi reklamı ve tanıtımı kısıtlı alanlarda yazılar bilgilendirici olmalı, sonuç vaat etmemeli, kişiye özel tavsiye vermemelidir. Burada iyi yazı, okuyanı korkutmayan, abartmayan ve "uzmana ne zaman başvurmalı" sorusunu net cevaplayan yazıdır. Uygulanan mevzuat meslek odası ve ilgili kurum kurallarına göre değişir; bu kuralları ilgili kurumdan teyit etmeniz gerekir. Ben yazının dilini bu çizgide tutarım, ama hangi ifadenin sizin için serbest olduğunu bilmek sizin sorumluluğunuzdadır.
Ürün satanlarda ise yazılar karşılaştırma ve kullanım rehberleri etrafında kurulur: "hangi ürün kime uygun", "bakımı nasıl yapılır". Burada yazıdan ürün sayfasına bağlantı satışı belirler.
Diyelim ki: iki varsayımsal senaryo
Aşağıdaki iki örnek tamamen kurgudur, gerçek bir müşteri değildir; yalnızca kararın nasıl şekillendiğini göstermek için yazdım.
Senaryo bir: toplu paketi seçen mimarlık ofisi
Diyelim ki küçük bir iç mimarlık ofisi, yazı başına çok düşük bir ücretle ayda birçok yazı hazırlayan bir hizmeti seçti. Yazılar "iç mekân trendleri", "ev dekorasyonu ipuçları" gibi genel başlıklarla geliyor. Birkaç ay sonra blogda onlarca yazı var, ziyaretçi sayısı biraz artmış, ama gelen kişilerin neredeyse hiçbiri teklif istememiş. Çünkü yazıları okuyanlar fikir arayan kişiler; proje yaptırmak isteyenler "ofis tadilatı için iç mimar" ya da "daire projesi nasıl hazırlanır" diye arıyor. Ofis daha az yazıyla, ama bu karar aşamasındaki aramalara odaklanmış olsaydı, daha az ziyaretçi ama daha çok talep görebilirdi. Buradaki ders: ucuz paketin kusuru yazının kötülüğü olmayabilir, yanlış soruya cevap vermesidir.
Senaryo iki: konu planıyla başlayan muayenehane
Diyelim ki bir fizyoterapi muayenehanesi sahibi, yazı yazdırmadan önce üç haftada hastalardan en çok duyduğu soruları not ediyor. Çıkan listede "ilk seansta ne yapılır", "kaç seans gerekir", "sigorta ya da kurum kapsıyor mu" gibi sorular var. Bu sorular için az sayıda ama ayrıntılı, tıbbi tavsiye vermeyen, "ne zaman doktora başvurulmalı" kısmını açık yazan yazılar hazırlanıyor. Yazarın işi, her cümlenin muayenehanenin gerçek işleyişiyle uyuştuğunu doğrulamak. Birkaç ay sonra aramayla gelen kişiler telefonda "yazınızı okudum" diyerek başlıyor. Bu da yazının işini yaptığının, yani güven oluşturup randevuya çevirdiğinin işareti. Bu senaryoda para az yazıya gitti, ama doğru yazıya gitti.
Teklifleri nasıl karşılaştırırsınız?
İki teklif aynı kelime sayısını ve aynı teslim süresini söylüyor olabilir. Farkı yaratan, tekliflerin içindeki görünmeyen kalemlerdir. Teklif alırken şu soruları sorun.
Konuları kim seçiyor ve neye göre? Eğer cevap "sizin için belirleriz" ise ama gerekçe yoksa dikkatli olun. İyi bir teklifte her konunun neden seçildiği, hangi aramayı hedeflediği yazılıdır.
Yazar kim ve işinizi ne kadar tanıyor? Sizinle konuşacak mı, müşterilerinizin sorularını sorup sizin sürecinizi öğrenecek mi? Hiç konuşmadan yazılan yazı genel yazıdır.
Revize hakkı nasıl işliyor? Bilgi hatası bulduğunuzda düzeltme ücretsiz mi, kaç tur var, süresi ne? Bunlar teklifte yazılı olmalı.
Yayın ve ölçüm dahil mi? Yazının sitenize yerleştirilmesi, başlığın ve açıklamanın ayarlanması, bir süre sonra sonuçlara bakılması paketin içinde mi?
Mülkiyet kimde? Yazı sizin sitenizde yayınlandıktan sonra tamamen sizindir; bunu yazılı görün. Ayrıca aynı metnin başka müşteriye satılmadığından emin olun.
Dürüst sınır koyuyor mu? "Birinci sayfaya çıkarız" ya da "şu kadar müşteri getiririz" diyen teklif, kimsenin veremeyeceği bir söz veriyordur. Arama sonuçlarını ne ben ne başkası garanti edebilir; çünkü sıralamayı Google belirler. Bunun yerine ne yapılacağı, nasıl ölçüleceği ve hangi sürede ilk işaretlerin görülebileceği anlatılmalı.
Benimle çalışma süreci
Yazı yazdırmayı SEO çalışmasının bir parçası olarak yürütüyorum; bu yüzden süreç yazıdan önce başlıyor. Aşağıdaki şema, hizmet sayfamda anlattığım adımların özetidir.
Önce sitenize ve rakiplerinize bakar, nereden başlanması gerektiğini söylerim. Bu aşamada yazı yazdırmanın şu an size uygun olup olmadığını da konuşuruz; uygun değilse bunu söylerim. Ardından ilk üç ayda yapılacakları öncelik sırasıyla yazılı olarak sunarım; konular, hedeflenen aramalar ve gerekçeleri bu planda yer alır. Yazılara başlamadan önce sitedeki engelleri kaldırırım, çünkü en hızlı etkiyi çoğu zaman onlar verir. Sonra hedeflenen aramalar için sayfalar ve yazılar hazırlanır; sitenizin itibarını güçlendiren çalışmalar da bu aşamanın parçasıdır. Her ay ne yapıldığını, hangi aramalarda yükseldiğinizi ve sırada ne olduğunu sade bir raporla birlikte değerlendiririz.
Burada söylemediğim şeyleri de açıkça belirteyim: uzaktan çalışırım, belirli bir sıralama ya da gelir sözü vermem ve sizin adınıza sağlık ya da hukuk tavsiyesi veren metin yazmam.
Yazı yazdırırken en sık yapılan hatalar
İlk hata, ilk teklife bakarak karar vermek. Üç farklı kaynaktan teklif alıp kapsamlarını yan yana koyun; fark çoğu zaman kapsamdadır.
İkinci hata, her şeyi tek seferde yaptırmak. Önce üç ya da dört yazıyla başlayıp sonuçlara bakmak, elli yazılık bir sözleşmeden çok daha güvenlidir. Hangi tür yazının size iş getirdiğini görürsünüz ve planı buna göre kurarsınız.
Üçüncü hata, yazıyı kendi sesinizden koparmak. Okuyan sizi tanımak istiyor. Yazı sizin işinizi, kararlarınızı ve uyarılarınızı yansıtmıyorsa, herhangi bir sitedeki herhangi bir yazıdan farksızdır.
Dördüncü hata, yayınladıktan sonra hiç bakmamak. Bir yazı yayınlandığında iş yarıdır. Bir süre sonra hangi aramadan geldiğine bakılır, başlık değiştirilir, eksik kalan bölüm eklenir.
Beşinci hata, aynı konuda onlarca benzer yazı yazdırmak. Aynı aramayı hedefleyen iki sayfa birbiriyle yarışır. Bir konu için tek, güçlü bir sayfa daha iyidir.
Altıncı hata, iletişim yolunu unutmak. Yazıyı okuyan kişiye nasıl ulaşacağını göstermek zorundasınız; telefon, form, WhatsApp, hangisi sizin için uygunsa görünür ve kolay olmalı.
Kendiniz yazmak mı, uzmana vermek mi?
İşinizi en iyi siz biliyorsunuz; bu, yazıda en büyük avantajınızdır. Kendiniz yazmak istiyorsanız şu yolu öneririm: müşterilerinizin en sık sorduğu soruyu seçin, telefonda cevap verir gibi cevabı yazın, sonra bunu düzenleyin. Sade, doğrudan, abartısız bir yazı çoğu zaman süslü bir yazıdan iyidir.
Uzmana verme kararı şu durumlarda mantıklıdır: düzenli yazmaya zamanınız yok, hangi konuların aranıp hangilerinin aranmadığını bilmiyorsunuz, yazıların siteye doğru yerleştirilmesi ve ölçülmesi gerekiyor, ya da rakipleriniz çok güçlü ve ilk sayfaya girmek özel bir strateji gerektiriyor. İdeal denge çoğu zaman karışıktır: bilgi sizden, konu seçimi, yapı ve düzenleme uzmandan gelir.
Yapay zekâ araçlarıyla yazı üretmek de bir seçenektir ve ucuz görünür. Ama bu araçlar sizin işinizin gerçek ayrıntılarını bilmez; genel bilgiyi akıcı biçimde yazarlar. Taslak çıkarmak için kullanılabilir, ama yayınlamadan önce bilginin işinizle örtüştüğünü sizin ya da bir uzmanın kontrol etmesi gerekir. Aksi hâlde internete bir sürü birbirine benzeyen yazı daha eklemiş olursunuz.
Karar vermeden önce kendinize sorun
Bir yazı siparişi vermeden önce şu beş soruya cevap verebiliyorsanız hazırsınız demektir. Bu yazı hangi aramaya cevap verecek? Okuyan kişi bunu okuduktan sonra ne yapacak? Bilgiler benim gerçek çalışma şeklimle uyumlu mu? Yazıyı sitemin hangi sayfası destekliyor? Sonucu nasıl ölçeceğim? Bu sorulardan birinin cevabı yoksa, önce onu tamamlamak yazıdan daha değerlidir.
Sık sorulan sorular
SEO makale yazdırmak ne kadar sürede sonuç verir?
Süre; sitenizin yaşına, rakiplerin gücüne ve konunun zorluğuna göre değişir. Yeni bir yazının arama sonuçlarında yer bulması genellikle haftalar, güçlü bir konumda sağlamlaşması aylar sürebilir. Kesin bir süre vaat eden kişiye dikkat edin; sıralamayı ben de garanti edemem, çünkü kararı Google verir.
Blog yazısı başına ücret mi, aylık paket mi daha doğru?
İkisi de doğru olabilir. Birkaç yazıyla denemek istiyorsanız yazı başına ücret uygundur. Konu planı, güncelleme ve ölçüm de istiyorsanız aylık çalışma daha mantıklıdır. Önemli olan ücretin hangi işleri kapsadığının yazılı olmasıdır.
Ucuz toplu yazı paketleri tamamen işe yaramaz mı?
Her zaman değil. Kapsamı net, konusu doğru seçilmiş ve içeriği sizin tarafınızdan kontrol edilen basit bilgi yazıları bazen yeterli olabilir. Sorun, konu ve doğruluk kontrolü olmadan, sırf sayı için yazı üretmektir. Satın almadan önce örnek bir yazı isteyin ve yukarıdaki teslim listesine göre değerlendirin.
Yazıları yapay zekâ ile yazdırmak sakıncalı mı?
Araç olarak kullanılabilir, ama tek başına yeterli değildir. Genel bilgiyi iyi toplar, ancak sizin işleyişinizi, sınırlarınızı ve yerel koşulları bilmez. Hatalı bilgi içerme riski vardır. İnsan kontrolü ve işletmeye özgü ayrıntı olmadan yayınlanan yazılar, diğerlerinden ayrışmaz.
Yazdırdığım yazının telif hakkı kimde olur?
Bunu sözleşmede ya da teklifte açıkça yazdırın. Genel yaklaşım, ödemesi yapılan ve sitenizde yayınlanan yazının size ait olmasıdır. Aynı metnin başkasına satılmaması ve başka sitelerden kopyalanmamış olması da şart olmalıdır.
Kaç yazıyla başlamak mantıklı?
Çoğu işletme için az sayıda ama doğru seçilmiş yazıyla başlamak daha güvenlidir. Müşteri getirme ihtimali en yüksek birkaç konuyu seçin, sonuçlara bakın, sonra devam edin. Sayı yerine konunun karar aşamasına yakınlığı önemlidir.
Sağlık ya da hukuk gibi alanlarda yazı yazdırılabilir mi?
Evet, ama bilgilendirici ve kurallara uygun olmalıdır; sonuç vaat etmemeli ve kişiye özel tavsiye vermemelidir. İçeriği alanın uzmanı gözden geçirmeli, mesleğinizin reklam kurallarını ilgili kurumdan teyit etmelisiniz.
Yazdırmadan önce sitemde ne olmalı?
Hizmetlerinizi anlatan sade sayfalar, telefonda düzgün açılan bir tasarım ve iletişim yolları yeterli bir başlangıçtır. Site çok yavaşsa ya da hizmet sayfaları boşsa önce bunlar toparlanmalı; yazılar ancak ondan sonra tam verim verir.
Yazı yazdırmanın sizin işiniz için doğru adım olup olmadığını, hangi konularla başlamanız gerektiğini ve nasıl bir çalışma planı kurulabileceğini birlikte konuşmak isterseniz bana yazın ya da arayın; sitenize ve rakiplerinize bakıp dürüst bir görüş bildireyim. Çalışma biçimimi görmek için SEO hizmeti sayfasına göz atabilir, oradan benimle iletişime geçebilirsiniz.