Web Tasarım··15 dk okuma

Ücretsiz Web Sitesi Kurmak Mantıklı mı? Sınırlar ve Gerçekler

Ücretsiz web sitesi kurmak mantıklı mı? Ücretsiz site kurucular, alt alan adı, reklam ve sınırlar; ne zaman yeter, ne zaman kendi siteniz gerekir.

Bir işletmeniz var, müşteriler sizi internette arıyor ve "bir site lazım" diyorsunuz. Ama bütçe sıkışık. Arama kutusuna "ücretsiz web sitesi kurmak" yazıyorsunuz ve karşınıza onlarca reklam çıkıyor: "5 dakikada kendi siteni kur, hiçbir şey ödeme." Haliyle akla şu soru geliyor: ücretsiz web sitesi kurmak mantıklı mı, yoksa ileride başınıza iş mi açar? Bu yazıda bu soruya dürüstçe cevap vermeye çalışıyorum. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım. Ücretsiz seçeneklerin neyi gerçekten çözdüğünü, nerede tıkandığını ve hangi noktada profesyonel bir web sitesi yaptırmanın daha akıllıca olduğunu anlatacağım.

Baştan söyleyeyim: ücretsiz çözümleri kötülemek niyetinde değilim. Bazı durumlarda gerçekten işe yarıyorlar. Ama "ücretsiz" kelimesi çoğu zaman bir şeyin eksik anlatıldığını gösterir. Bedeli para olarak ödemezsiniz; başka bir şekilde ödersiniz. Bu bedelin ne olduğunu bilirseniz karar vermek kolaylaşır.

"Ücretsiz web sitesi" aslında ne demek?

Ücretsiz site kurucu, hazır şablonları sürükleyip bırakarak kendi başınıza site hazırlamanızı sağlayan bir hizmettir. Hesap açarsınız, şablon seçersiniz, yazıları ve fotoğrafları yerleştirirsiniz, site yayına girer. Kodla uğraşmazsınız. Sunucu, güvenlik güncellemeleri, bakım gibi teknik işleri hizmeti veren firma üstlenir. Bu, işin gerçekten kolaylaştırıcı tarafı.

Karşılığında firma, o hizmeti ücretsiz sunarak kendine bir kazanç yaratır. Bu kazanç genellikle üç yerden gelir: sitenize kendi reklamını ya da adını koyması, sizi zamanla ücretli pakete geçirmesi ve sitenizi kendi sistemine bağımlı hale getirmesi. Yani ücretsiz paket bir hediye değil, bir satış ilişkisinin ilk basamağıdır. Bunu bilmek kötü bir şey değil; yeter ki baştan bilin.

"Ücretsiz" kelimesi birbirinden çok farklı üç şeyi anlatmak için kullanılır ve bunları ayırmak önemlidir:

  • Ücretsiz site kurucu paketi: Hazır bir platformda, platformun alt alan adıyla yayınlanan site.
  • Ücretsiz deneme süresi: Belirli bir süre bedava, sonra ücretli. Süre bitince siteniz ya kapanır ya da ödeme ister.
  • Açık kaynaklı yazılım: WordPress gibi yazılımın kendisi ücretsizdir ama barındırma (hosting), alan adı ve kurulum için yine ödeme yaparsınız.

Aşağıdaki görsel, ücretsiz paketle kendi alan adlı bir sitenin yan yana durumunu özetliyor.

Ücretsiz site kurucu paketi ile kendi alan adlı sitenin yan yana karşılaştırması

Bu karşılaştırmadaki farkların çoğu ilk bakışta önemsiz görünür. Ama müşteriyle karşılaştığınız anda, yani güven duygusunun oluştuğu o kısa anda, aynı farklar belirleyici hale gelir. Şimdi bunları tek tek açalım.

Alt alan adı nedir, neden önemlidir?

Alan adı, sitenizin internet adresidir; örneğin "ornek-firma.com". Ücretsiz paketlerde bu adresi sizin seçebileceğiniz biçimde alamazsınız. Onun yerine platform sizi kendi adresinin bir alt parçası olarak yayınlar. Buna alt alan adı denir. Adres şuna benzer: "ornek-firma.platformadi.com". Yani adresin asıl sahibi platformdur, siz onun içinde bir kiracısınız.

Bunun üç somut sonucu var:

  1. Güven: Müşteri adresi gördüğünde ciddi bir işletmeyle mi yoksa denemelik bir sayfayla mı karşılaştığını hisseder. Özellikle sağlık, hukuk, finans, eğitim gibi güvenin belirleyici olduğu alanlarda bu fark büyüktür.
  2. Taşınamazlık: Adres platformun olduğu için, ileride başka bir yere geçerseniz adresinizi de bırakırsınız. Kartvizitinize, aracınıza, tabelanıza, sosyal medya hesaplarınıza yazdığınız adres bir gün işe yaramaz hale gelebilir.
  3. E-posta: "info@ornek-firma.com" gibi firmanıza ait bir e-posta adresi, alt alan adıyla kurulamaz. Müşterilerinize ücretsiz bir e-posta servisinden yazmak zorunda kalırsınız.

Aşağıdaki görsel, tarayıcıda iki adresin nasıl göründüğünü örnekliyor.

Tarayıcı adres çubuğunda alt alan adı ile kendi alan adının görünümü

Kendi alan adınızı almak ucuz bir iştir ve yılda bir yenilenir. Fiyatı hakkında rakam vermeyeceğim; zaten alan adı sağlayıcılarına göre ve uzantıya (.com, .com.tr gibi) göre değişiyor. Önemli olan, alan adını kendi adınıza almanızdır. Yani adresin sahibi siz olmalısınız, siteyi yaptıran kişi ya da platform değil.

Ücretsiz paketlerin tipik sınırları

Ücretsiz site kuruculardan hangisini seçerseniz seçin, benzer sınırlarla karşılaşırsınız. Bunları baştan bilmek, sonradan "keşke" demenizi engeller.

Reklam ve platform işareti

Çoğu ücretsiz pakette sitenizin altında ya da üstünde platformun kendi reklamı veya "bu site ... ile hazırlandı" gibi bir etiket görünür. Müşteri sizin sitenizde başka bir firmanın reklamını görür. Bazen bu reklam sizin rakibinize bile ait olabilir; hizmeti veren firma bunu denetlemenize izin vermez.

Kısıtlı özellikler

Form, randevu, çoklu dil, online ödeme, blog gibi özellikler ücretli paketlere bırakılır. Ücretsiz pakette sayfa sayısı, depolama alanı, ziyaretçi trafiği gibi sınırlar da olur. Siteniz büyüdükçe bu sınırlara çarparsınız ve ücretli pakete geçmeniz istenir. O noktada artık sitenizi geri çekilmesi zor biçimde o platforma yerleştirmiş olursunuz.

Sınırlı tasarım ve esneklik

Şablonlar herkese açıktır. Aynı şablonu kullanan yüzlerce site vardır. Markanızın kendine özgü görünmesini istiyorsanız, şablonun izin verdiği kadarıyla yetinirsiniz. Küçük ayrıntılar bile (yazı tipi, düğme yerleşimi, sayfa akışı) bazen değiştirilemez.

Arama motoru ayarlarında kısıtlar

Sayfa başlıklarını, açıklamalarını, adres yapısını düzenlemek arama sonuçlarında görünmeniz için önemlidir. Ücretsiz paketlerin bir kısmı bu ayarları kısıtlar ya da hiç sunmaz. Ayrıca alt alan adı kullanan siteler, kendi alan adı kadar kolay güven kazanmaz; çünkü adresin sahibi siz değilsiniz.

Verinin ve sitenin sahipliği

Sitenizi dışarı aktarıp başka bir yere taşımak çoğu platformda ya mümkün değildir ya da çok zahmetlidir. Yazılarınızı ve fotoğraflarınızı elle kopyalayıp yeni bir yerde baştan kurmanız gerekir. Platform kapanırsa, kuralları değiştirirse ya da hesabınızı kapatırsa siteniz de gider. Hukuki ayrıntılar için kullanım şartlarını okumanızı, gerekirse bir hukukçuya danışmanızı öneririm; ben bu konuda kesin bir iddiada bulunamam.

Aşağıdaki görsel, bu sınırları tek bakışta toplayan bir uyarı listesidir.

Ücretsiz site paketlerinde sık karşılaşılan sınırların uyarı listesi

Bu listeyi okuyunca "o zaman hiç kullanmayayım" demeniz gerekmiyor. Her sınırın sizin için ne kadar önemli olduğunu değerlendirmeniz yeterli. Birazdan bunun için basit bir karar yöntemi vereceğim.

Müşteri aradığında ücretsiz site nerede kalır?

Ticari niyetle arama yapan biri, yani bir hizmet ya da ürün satın almayı düşünen kişi, genellikle birkaç siteye bakar ve karşılaştırır. "Kadıköy diş kliniği", "Ankara nakliyat firması", "toptan ambalaj" gibi aramalarda ilk sayfadaki sonuçların çoğu kendi alan adlı sitelerdir. Bunun tek sebebi alan adı değildir elbette; ama ücretsiz bir alt alan adı sitesinin bu sonuçlar arasına girmesi daha zordur.

Nedenleri şöyle sıralanabilir:

  • Arama motoru, sitenizin ne hakkında olduğunu anlamak için sayfalarınızı okur. Sayfa yapısını ve başlıkları düzenleyemiyorsanız, arama motoruna kendinizi anlatmanız zorlaşır.
  • Alt alan adı platformun genel itibarını paylaşır. Aynı platformda binlerce deneme sitesi, terk edilmiş sayfa ve düşük kaliteli içerik olabilir.
  • Reklam ve ek kodlar sayfanızın yavaşlamasına yol açabilir. Yavaş sayfa, hem ziyaretçiyi hem arama motorunu rahatsız eder.

Hiçbir şeyi garanti edemem; sıralama kararını arama motorları verir. Ama kendi alan adınız ve düzenlenebilir sayfalarınız olduğunda yarışa daha iyi hazırlıkla girersiniz.

Aynı aramada kendi alan adlı sitenin ve ücretsiz alt alan adlı sitenin örnek sonuç sayfasındaki görünümü

Yukarıdaki sonuç sayfası tamamen uydurma bir örnektir; amacı, müşterinin gözünde iki adresin yarattığı farkı göstermektir. Müşteri adrese tıklamadan önce bile bir izlenim oluşturur.

Ücretsiz seçenekler arasındaki farklar

"Ücretsiz" dediğimiz şey tek bir ürün değil. Hangisinin ne verdiğini ve ne aldığını ayırmak gerekir. Aşağıdaki tablo, en yaygın dört yolun kabaca karşılaştırmasıdır.

Ücretsiz site kurucu, deneme süresi, sosyal medya sayfası ve açık kaynak yazılımın karşılaştırma tablosu

Tabloda "sosyal medya sayfası" ya da işletme profili gibi seçenekleri de saydım; çünkü birçok küçük işletme zaten site kurmadan, sadece bir Instagram hesabı ya da Google işletme profiliyle iş yapmaya çalışıyor. Bu da bir tür ücretsiz çözümdür ve belirli işler için yeterli olabilir. Ama sosyal medya hesabı da sizin değildir; hesap kapanabilir, algoritma değişebilir, sayfanıza erişim kısıtlanabilir.

Hangi durumlarda ücretsiz site mantıklıdır?

Dürüst olmak gerekirse ücretsiz seçeneğin makul olduğu durumlar vardır:

  • Fikrinizi denemek istiyorsanız. Henüz işletme kurmadınız, talebin olup olmadığını görmek istiyorsunuz. Birkaç haftalık bir deneme sayfası için ücretsiz çözüm uygundur.
  • Geçici bir etkinlik ya da kampanya için. Bir düğün, bir mezuniyet, bir kısa süreli etkinlik gibi ömrü belli işlerde marka güveni aranmaz.
  • Öğrenmek istiyorsanız. Siteyi kendiniz kurup mantığını öğrenmek, ileride bir uzmanla çalışırken sizi daha bilinçli bir müşteri yapar.
  • Kişisel bir sayfa ya da hobi için. Ticari amacınız yoksa güven ve sıralama kaygısı da azdır.

Ama müşteriden para kazanmak istiyorsanız, yani hizmet ya da ürün satan bir işletmeyseniz, ücretsiz site genellikle bir başlangıç noktasıdır; kalıcı çözüm olmaz.

İki varsayımsal örnek senaryo

Aşağıdaki iki senaryo tamamen varsayımsaldır; gerçek bir kişiyi ya da firmayı anlatmıyor. Amaçları, kararın nasıl şekillenebileceğini göstermek.

Senaryo 1: Ücretsiz paketle başlayan küçük atölye

Varsayalım bir tadilat ustası, sosyal medyadan gelen taleplerin düzensizliğinden bıkıyor ve ücretsiz bir site kurucuyla bir site hazırlıyor. Site birkaç gün içinde yayına giriyor; üç sayfası var: ana sayfa, işler ve iletişim. Adresi platformun alt alan adı.

İlk haftalarda sosyal medyadan gelen tanıdıklar siteye bakıyor, fena da olmuyor. Ama zamanla şunu fark ediyor: Google'da "tadilat ustası" yazanlar siteyi bulamıyor. Kartvizitine yazdığı adres uzun ve akılda kalmıyor. Bir müşteri "e-posta adresiniz nedir?" diye sorduğunda ücretsiz bir e-posta servisinin adresini vermek zorunda kalıyor. Birkaç ay sonra bir tadilat firması kurumsal bir teklif istiyor ve ustaya "kurumsal e-posta adresinizden yazar mısınız" diyor.

Bu noktada usta iki seçenekle karşı karşıya: ya hâlâ platformda kalıp ücretli pakete geçecek ya da kendi alan adlı, ona ait bir site kuracak. Eğer baştan kendi alan adını alıp onu platforma bağlasaydı, taşınma zahmeti çok azalırdı. Bu senaryodan çıkan ders: ücretsiz başlamak sorun değil, ama kartvizite yazılacak adresi baştan kendi adınıza almak ileride büyük kolaylık sağlar.

Senaryo 2: Güvenin belirleyici olduğu küçük bir klinik

Şimdi varsayımsal bir diyetisyen düşünelim. Yeni bir muayenehane açıyor ve ilk günden "müşteriler beni internette bulsun" diyor. Bütçesi dar olduğu için ücretsiz bir site kuruyor. Sitede reklam görünüyor ve platformun logosu en altta duruyor.

Randevu almayı düşünen bir kişi, sağlık gibi hassas bir konuda bir site arıyor. Karşısına hem alt alan adlı hem de reklam içeren bir sayfa çıkınca tereddüt ediyor. Rakip diyetisyenlerin kendi alan adlı, sade ve güven veren siteleri var. Ziyaretçi, ücretsiz siteyi kapatıp diğerine geçiyor. Diyetisyen bunu hiç bilmiyor; çünkü kaybettiği müşteri ona yazmıyor bile.

Burada zarar, sitenin teknik eksikliğinden çok güven eksikliğinden geliyor. Sağlık, hukuk, eğitim, finans gibi konularda "ciddi görünmek" doğrudan satışı etkiler. Bu tür işlerde ücretsiz site genellikle hiç site olmamasından bile daha az fayda sağlayabilir. Bu bir tahmin ve her durumda böyle olacağını iddia etmiyorum; ama riski bilmek gerekir.

Ücretsiz bir siteyle başlayıp zamanla büyüyen bir işletmenin örnek yol haritası

Yukarıdaki yol haritası, bir işletmenin ücretsiz bir başlangıçtan kalıcı bir siteye nasıl geçebileceğini gösteriyor. Büyüme aşamaları sizin için farklı olabilir; önemli olan, ne zaman geçiş yapacağınıza baştan karar vermek.

Ücretsiz site mi, ücretli site mi? Karar vermek için sorular

Karar verirken kendinize şu soruları sorun:

  1. Bu site müşteri kazandırmak için mi var, yoksa sadece "olsun" diye mi? Müşteri kazandırması gerekiyorsa güven ve arama motoru görünürlüğü önem kazanır.
  2. Müşteriler sizi nasıl arıyor? Arama motorundan geliyorlarsa kendi alan adı ve düzenlenebilir sayfalar işinizi kolaylaştırır. Sadece tanıdıklar ve sosyal medya üzerinden geliyorlarsa ihtiyaç farklı olabilir.
  3. Marka olarak ne kadar ciddi görünmeniz gerekiyor? Güvenin belirleyici olduğu alanlarda "kurumsal görünüm" bir lüks değildir.
  4. Bir yıl sonra bu site nerede olmalı? Büyümeyi planlıyorsanız, taşımanın zor olduğu bir yere yatırım yapmamak akıllıcadır.

Ücretsiz mi, ücretli mi kararını veren sorulardan oluşan karar şeması

Karar şeması basit görünüyor ama kendinize dürüst cevap vermek gerekiyor. Birçok işletme sahibi "şimdilik idare eder" diyerek ücretsiz çözümde kalıyor ve aylar sonra aynı soruna dönüyor.

Ücretsiz başlıyorsanız: zarar görmemek için adımlar

Ücretsiz bir site kurmaya karar verdiyseniz, ileride sizi zora sokmayacak şekilde kurabilirsiniz. İzleyeceğiniz yol şöyle:

  1. Önce kendi alan adınızı alın. Alan adı sağlayıcısından, kendi adınıza. Böylece adres ileride hangi platforma taşınırsanız taşının sizinle kalır.
  2. Platformun alan adı bağlama özelliğini kontrol edin. Ücretsiz pakette kendi alan adını bağlamak çoğu zaman mümkün olmaz; bunu önceden öğrenin.
  3. Yazılarınızı ve fotoğraflarınızı kendi bilgisayarınızda saklayın. Platformdan bağımsız bir klasörde yedekleyin. Taşınma günü geldiğinde elinizde hazır olur.
  4. Sayfalarınızı net başlıklarla yazın. Hangi hizmeti verdiğinizi, hangi bölgeye hizmet ettiğinizi ve nasıl ulaşılacağını açıkça belirtin.
  5. İletişim bilgilerinizi her yerde aynı yazın. Telefon, adres ve e-posta tutarlılığı güven verir.

Ücretsiz başlayıp ileride zorlanmamak için izlenecek adımlar

Bu adımların ilki en kritik olanıdır. Alan adı sizdeyse, platform değiştirmek bir taşınma olur; alan adı sizde değilse, bir yeniden doğuş.

Sık yapılan hatalar

Ücretsiz site kuran işletmelerde sık yapılan hatalar şunlar:

  • Kartvizite ve tabelaya platform adresini yazdırmak. Yıllar sonra adres değişirse, basılı malzemenin hepsi çöpe gider.
  • Her şeyi tek bir platforma bağlamak. Site, e-posta, randevu, ödeme aynı yerdeyse, o platformdan çıkmak çok zorlaşır.
  • Kullanım şartlarını okumamak. Hesabın hangi koşullarda kapatılabileceğini, içeriğin kime ait olduğunu bilmek gerekir. Anlaşılmayan yerlerde bir hukukçuya danışın.
  • Güvenlik ve gizlilik konularını boş geçmek. Form üzerinden müşteri bilgisi topluyorsanız, bu bilgilerin nerede saklandığını bilmelisiniz. Kişisel veri konusunda yükümlülükleriniz olabilir; bunun için de bir uzmana danışmak doğru olur.
  • Siteyi kurup bırakmak. Eski bilgilerle duran bir site, hiç site olmamasından daha kötü bir izlenim yaratır. Çalışma saati, telefon, hizmet listesi güncel olmalı.
  • Ücretsiz olanın "sonsuza kadar ücretsiz" kalacağını varsaymak. Platformlar paket koşullarını değiştirebilir. Bugün ücretsiz olan bir özellik yarın ücretli olabilir.
  • Sadece mobil görünümü kontrol etmemek. Müşterilerin büyük kısmı siteye telefondan bakar. Şablon telefonda düzgün görünüyor mu, mutlaka kendi telefonunuzdan açıp bakın.

Ücretsiz site kurarken kaçınılacak sık hataların kontrol listesi

Bu hataların hiçbiri ücretsiz sitenin kendisinden kaynaklanmıyor; hepsi planlama eksikliğinden çıkıyor. Doğru planlandığında ücretsiz çözüm de zarar vermeden bir başlangıç olabilir.

Yapay zekâ ve arama motorları ücretsiz siteleri nasıl görür?

Bugün insanlar sadece Google'da aramıyor; ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarına da soru soruyor ve araçlar cevap verirken bazı siteleri kaynak olarak gösteriyor. Bir yapay zekâ aracının sizi önermesi için sitenizin ne iş yaptığınızı net anlatması, bilgilerin tutarlı olması ve güvenilir görünmesi gerekir. Alt alan adlı, içeriği sınırlı ve platformun şablonuna sıkışmış bir site bu konuda geride kalabilir. Ama bu da garanti bir kural değil; bir yapay zekâ aracının neyi, ne zaman önerdiğini kimse kesin olarak bilmiyor. Yapabileceğiniz şey, sitenizi anlaşılır ve düzenli tutmak.

Bir yapay zekâ asistanına sorulan soruya verilen örnek cevap

Yukarıdaki sohbet örneği uydurmadır; amacı, bir yapay zekâ asistanının ücretsiz site konusunda nasıl bir cevap verebileceğini düşündürmek. Gerçek cevaplar araca ve zamana göre değişir.

Kendiniz ne yapabilirsiniz, ne zaman uzman gerekir?

Kendiniz yapabileceğiniz şeyler çok: alan adını almak, ücretsiz bir platformda ilk taslağı kurmak, fotoğrafları ve metinleri hazırlamak, Google işletme profilinizi doldurmak. Bunlar için bir uzmana ihtiyaç yok ve zaten işin doğru yürümesi için sizin bilginiz şart; çünkü işinizi en iyi siz tanıyorsunuz.

Uzmana ihtiyaç duyduğunuz noktalar şunlardır:

  • Sitenin arama motorlarında görünmesini istiyorsanız (başlıklar, adres yapısı, hız, sayfa kurgusu).
  • Birden fazla dilde yayın yapacaksanız.
  • Online ödeme, randevu sistemi ya da özel bir form gibi özel bir ihtiyacınız varsa.
  • Markanızın şablon sitelerden ayrışmasını istiyorsanız.
  • Ücretsiz platformdan çıkıp verilerinizi kaybetmeden taşınmak istiyorsanız.
  • Zaman ayıramıyorsanız. Siteyi kurmak ve güncel tutmak zaman ister; bu zamanı işinize ayırmak daha kârlı olabilir.

Profesyonel bir site neye göre fiyatlanır?

Rakam vermeyeceğim, çünkü iş kapsamına göre çok değişiyor. Ama fiyatı neyin belirlediğini bilirseniz teklifleri kıyaslamanız kolaylaşır:

  • Sayfa sayısı ve içerik: Beş sayfalık bir tanıtım sitesi ile yüzlerce ürünlü bir mağaza aynı iş değildir.
  • Tasarım kapsamı: Hazır şablonun uyarlanması ile size özel çizilmiş bir tasarım arasında emek farkı vardır.
  • Özellikler: Randevu, ödeme, üyelik, çoklu dil gibi özellikler işi büyütür.
  • İçerik üretimi: Metinleri ve fotoğrafları kimin hazırlayacağı, işin kapsamını etkiler.
  • Arama motoru çalışması: Sitenin temel ayarlarının yapılması ile sürekli içerik ve optimizasyon çalışması farklı kalemlerdir.
  • Bakım ve destek: Site yayına girdikten sonra güncelleme, yedekleme, güvenlik ve teknik destek ayrıca düşünülmelidir.
  • Süre ve acelecilik: Acil teslim, planlı bir işe göre farklı fiyatlanabilir.

Bir teklif aldığınızda şunlara bakın: alan adı ve barındırma kimin adına açılıyor, site size teslim edildiğinde tüm erişimler sizde mi olacak, ek bir ödeme gerektiren gizli kalemler var mı? Bunlar toplam maliyetten daha önemli olabilir.

Benimle çalışma şekli

Ben İstanbul'da tek başıma çalışıyorum. Yani sizinle konuşan kişi, siteyi yapan kişidir; araya bir satış ekibi ya da farklı departmanlar girmez. Süreç genellikle şöyle işler: önce işinizi, müşterilerinizin sizi nasıl aradığını ve ne beklediğinizi dinlerim. Sonra size hangi sayfaların gerektiğini, neyin ücretsiz yolla halledilebileceğini, neyin yatırım gerektirdiğini açıkça söylerim. Bazen "şu an ücretsiz bir çözüm size yeter" demem gerekir; bunu da söylerim. Sonra tasarım, yazı düzeni, teknik kurulum ve arama motoru ayarlarını birlikte yürütürüz. Alan adı ve barındırma sizin adınıza açılır; site yayına girdiğinde erişimler sizde olur.

Başka bir platforma bağımlı kalmadan, ihtiyacınıza göre büyüyebilecek bir site kurmaya çalışırım. Ama hiçbir şeyi garanti edemem; özellikle arama sıralaması gibi benim elimde olmayan konularda söz vermem.

Sıkça Sorulan Sorular

Ücretsiz web sitesi kurmak gerçekten bedava mı?

Platformun paketi için para ödemeyebilirsiniz, ama başka bedelleri olur: reklam, kısıtlı özellik, alt alan adı ve platforma bağımlılık. Ayrıca site büyüdükçe ücretli pakete geçmeniz istenebilir. Kendi alan adınızı bağlamak ya da e-posta kurmak da çoğu zaman ücretlidir.

Ücretsiz site kurucuyla kurulan site Google'da çıkar mı?

Çıkması mümkündür ama garanti yoktur. Alt alan adı, kısıtlı sayfa ayarları ve yavaşlatan ek kodlar işi zorlaştırabilir. Ticari aramalarda, yani müşterinin hizmet aradığı durumlarda, kendi alan adlı ve düzenlenebilir bir site daha avantajlı bir başlangıçtır.

Alt alan adı ile alan adı arasındaki fark nedir?

Alan adı sizin satın aldığınız ve sahibi olduğunuz adrestir. Alt alan adı ise platformun adresinin bir parçasıdır ve sahibi platformdur. Alan adınız size aittir ve taşıyabilirsiniz; alt alan adını başka yere götüremezsiniz.

Ücretsiz sitede reklam çıkması müşteriyi etkiler mi?

Etkileyebilir. Özellikle güvenin önemli olduğu işlerde, sitenizde başkasının reklamını görmek ciddiyetinizi azaltabilir. Reklamlar bazen rakiplerinizin işine de yarayabilir. Hangi reklamların gösterileceğini genellikle siz seçemezsiniz.

Ücretsiz siteden ücretli siteye geçmek zor mu?

Platforma göre değişir. Bazılarında içeriği dışarı aktarmak mümkündür, bazılarında elle yeniden kurmanız gerekir. Alan adını baştan kendi adınıza almış ve içeriğinizi yedeklemişseniz geçiş çok daha kolay olur. Kullanım şartlarını okuyun; emin olamadığınız yerde bir hukukçuya danışın.

Küçük bir esnaf için ücretsiz site yeterli olur mu?

Müşterileriniz sizi çoğunlukla tanıdıklar ve sosyal medya yoluyla buluyorsa, geçici olarak yeterli olabilir. Ama arama motorundan yeni müşteri bekliyorsanız, ya da güvenin belirleyici olduğu bir alanda çalışıyorsanız, kendi alan adlı bir site çoğunlukla daha sağlıklı bir temeldir.

Ücretsiz yerine hazır şablon satın almak daha mı iyi?

Ücretli şablonlar daha esnektir ve çoğunlukla kendi alan adınızla çalışır. Ama kurulum, ayar, yazı düzeni ve arama motoru uyumu hâlâ iş gerektirir. Şablon bir başlangıçtır; sitenin müşteri kazandırıp kazandırmayacağı içeriğe ve kurguya bağlıdır.

Siteyi yaptırdıktan sonra her şey bana mı ait olur?

Olması gereken budur. Anlaşma yaparken alan adının, barındırmanın ve site dosyalarının kimin adına olacağını mutlaka sorun. Ben bunları baştan sizin adınıza açıyorum; hangi uzmanla çalışırsanız çalışın bu şartı aramanızı öneririm.

Ücretsiz bir başlangıç mı yoksa baştan doğru kurulmuş bir site mi size uygun, bunu işinizi dinledikten sonra net söyleyebilirim. İsterseniz web sitesi yaptırma hizmetimi inceleyin ve iletişime geçin; durumunuzu birlikte değerlendirelim.

Etiketler

ücretsiz web sitesi kurmakücretsiz site kurucuücretsiz web sitesi mantıklı mıücretsiz alt alan adıişletme için ücretsiz web sitesi

İletişim

Web sitenizi konuşalım

İşletmenizi ve ne istediğinizi birkaç cümleyle yazın; size uygun kapsamı ve takvimi içeren yazılı teklifle döneyim.

Birkaç cümle yeterli. En kısa sürede dönüş yaparım.

Butona bastığınızda mesajınız WhatsApp ya da e-posta uygulamanızda hazır olarak açılır; göndermeden önce düzenleyebilirsiniz.