SEO··19 dk okuma

Moda ve Giyim E-Ticaret Siteleri İçin SEO: Neler Gerekir?

Moda ve giyim e-ticaret siteleri için SEO nasıl yapılır? Kategori sayfaları, beden ve renk varyantları, sezon yönetimi ve sık hatalar sade anlatımla.

Kendi giyim markanız ya da butiğiniz var, ürünleri çektiniz, siteyi kurdunuz, ama sipariş çoğunlukla reklamdan ve sosyal medyadan geliyor. Google'da "keten gömlek erkek" ya da "büyük beden elbise" yazan bir müşteri sizi bulmuyor; karşısına büyük pazaryerleri ve birkaç tanınmış marka çıkıyor. Böyle bir durumdaysanız "moda e-ticaret seo" diye arama yapmanız çok doğal. Bu yazıda moda ve giyim e-ticaret siteleri için SEO'nun gerçekte neyi kapsadığını, bu sektörün kendine özgü sorunlarını ve işe nereden başlanacağını anlatıyorum. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım; kendi SEO hizmetimin kapsamını da gerektiği yerde açıkça söyleyeceğim.

SEO, kısaca, sitenizin Google gibi arama motorlarında müşterilerinizin yaptığı aramalarda görünmesini sağlayan çalışmadır. Reklamda parayı verdiğiniz gün görünür, vermeyi bıraktığınız gün kaybolursunuz. SEO'da ise doğru kurulan düzen aylarca, hatta yıllarca ziyaretçi getirir. Moda sektörü bu işte biraz zor bir alandır, çünkü ürün sayısı çok, ürünler birbirine çok benzer, sezon hızla değişir ve rakipler çok kalabalıktır. Bunların her birinin nasıl yönetileceği farklı bir iştir.

Moda sitelerinde SEO neden diğer sitelerden farklıdır?

Bir avukatın ya da diş kliniğinin sitesinde on-on beş sayfa vardır ve her sayfa bir hizmeti anlatır. Bir giyim sitesinde ise yüzlerce, hatta binlerce ürün sayfası olur. Her elbisenin üç rengi, altı bedeni olabilir. Sezon bitince ürün kalkar, yeni sezon gelince yenisi eklenir. Bu yapı, sitenin Google'a nasıl anlatıldığını doğrudan etkiler.

İlk fark, aramanın niyetidir. Moda alışverişinde insanlar çoğu zaman ne aradığını tam bilmez. Bir kişi "yazlık elbise" yazar, başka biri "beyaz keten pantolon kadın yüksek bel" yazar. İlki göz gezdirmek ister, ikincisi neredeyse satın almak üzeredir. Bu iki kişiye aynı sayfayı göstermek ikisini de kaçırmanıza neden olur. Genel aramalara kategori sayfaları, ayrıntılı aramalara ürün ya da alt kategori sayfaları cevap vermelidir.

İkinci fark, görsellerdir. Moda görsel bir sektördür; müşteri önce fotoğrafa bakar. Google da görsel aramasında ve Google Alışveriş'te sizi gösterebilir. Ama fotoğraflar ağırsa sayfa yavaş açılır, yavaş açılan sayfada özellikle telefonla gelen müşteri bekleyip gider. Güzel çekim ile hızlı sayfa arasında denge kurmak gerekir.

Üçüncü fark, tekrar eden içeriktir. Aynı gömleğin on farklı rengi için on ayrı sayfa açarsanız ve hepsinde aynı açıklamayı kullanırsanız, Google bu sayfaları birbirinin kopyası olarak görür ve hangisini göstereceğine karar vermekte zorlanır. Bu sorunu aşağıda ayrıntısıyla anlatıyorum.

Dördüncü fark, rakiplerdir. Aynı aramada Trendyol, Hepsiburada gibi pazaryerleri, büyük zincirler ve yurt dışı markalar bulunur. "Siz de onlar gibi yapın" demek gerçekçi olmaz. Daha dar ve net aramalarda, yani sizin gerçekten güçlü olduğunuz alanlarda görünmek çok daha akıllıca bir yoldur.

Müşteriniz moda ürününü nasıl arıyor?

SEO'ya başlamadan önce müşterinin aramayı hangi sözcüklerle yaptığını bilmek gerekir. Bunu tahmin etmek kolay görünür ama çoğu zaman yanıltır. İşletme sahibi "kadın triko" der, müşteri "ince kazak", "boğazlı süveter" ya da "oversize hırka" yazar. Aynı ürüne bakan farklı insanlar, farklı kelimeler kullanır.

Moda aramalarında genellikle birkaç ana kalıp görürüm. Birinci kalıp ürün türüdür: "midi elbise", "deri ceket", "spor ayakkabı" gibi. İkinci kalıp özelliktir: "keten", "pamuklu", "su geçirmez", "büyük beden", "hamile". Üçüncü kalıp kullanım amacıdır: "düğün misafiri elbisesi", "iş görüşmesi için gömlek", "tatil kombini". Dördüncü kalıp marka ya da model adıdır. Beşinci kalıp ise sezon ve zamandır: "kış montu", "yazlık sandalet", "yılbaşı kıyafeti".

Bu kalıpların her biri ayrı bir sayfa ihtiyacına işaret eder. "Düğün misafiri elbisesi" arayan kişi için, düğün temalı bir kategori ya da rehber sayfa çok işe yarar. Böyle bir sayfada sadece ürün sıralamak yetmez; kısa bir açıklama, nasıl seçileceği, hangi bedenin nasıl oturduğu gibi bilgiler de güven verir.

Aşağıdaki görsel, aynı sitede farklı aramaların neden farklı sayfalar gerektirdiğini örnekliyor. Sitenizin tüm aramalara tek bir sayfayla cevap vermeye çalıştığını fark ederseniz, sorunun yarısı bulunmuş demektir.

Moda aramalarında net kategori sayfası, genel listenin önüne geçer: örnek arama sonucu görünümü

Müşterinin arama niyetini üç gruba ayırmak işi kolaylaştırır. Birinci grup göz gezdirenlerdir; "kadın bluz" yazarlar, ne istediklerini henüz bilmezler. İkinci grup karşılaştıranlardır; "ipek gömlek mi saten gömlek mi" diye bakarlar. Üçüncü grup almaya hazır olanlardır; ürünün adını, rengini, bedenini yazarlar. Siteniz her grup için ayrı bir kapı sunmalıdır.

Hangi sayfalar gerekir? Sitenin iskeleti

Giyim sitesinde Google'ın en çok önem verdiği sayfa çoğu zaman tek bir ürün değil, kategori sayfasıdır. Çünkü insanların büyük kısmı genel bir aramayla gelir ve ona en iyi cevap veren, ilgili ürünleri bir arada gösteren kategori sayfasıdır. Ürün sayfaları ise daha ayrıntılı aramaları karşılar.

Sağlam bir iskelet genellikle şu katmanlardan oluşur. En üstte ana sayfa vardır; markanızı ve ana kategorileri tanıtır. Onun altında ana kategoriler gelir: kadın, erkek, çocuk, aksesuar gibi. Daha altında alt kategoriler gelir: elbise, gömlek, pantolon gibi. Daha da altında, gerçekten aranıyorsa, özellik sayfaları gelir: keten elbise, büyük beden elbise, midi elbise gibi. En altta ise ürün sayfaları bulunur.

Bu iskeletin her katmanı, bir üstündeki katmana bağlanmalıdır. Ürün sayfasından kategorisine, kategoriden ana kategorisine geri dönüş yolu net olmalıdır. Buna sitenin bağlantı düzeni diyebiliriz. Hem müşteri kaybolmaz hem de Google sitenizin hangi sayfasının neyle ilgili olduğunu daha rahat anlar.

Burada sık gördüğüm bir yanlış var: Ürünlerin hepsini tek bir "Tüm ürünler" sayfasında toplamak ya da kategorileri çok geniş tutmak. "Kadın giyim" gibi tek bir devasa kategori, "keten pantolon" araması için yeterince net bir cevap olmaz. Öte yandan her küçük filtre için ayrı sayfa açmak da sitenizi şişirir. Doğrusu, gerçekten aranan ve altında yeterli ürün bulunan kombinasyonlar için sayfa açmaktır.

Moda sitesinde dört arama türü ve her birine uygun sayfa türü

Tabloda gördüğünüz gibi her arama türü, sitede bir sayfa türüne karşılık geliyor. Eksik olan karşılık, kaçırdığınız müşteri demektir. Önce hangi sayfaların eksik olduğunu bulmak, ardından en çok iş getirecek olanlardan başlamak mantıklı bir sıralamadır.

Kategori sayfası nasıl yazılır?

Kategori sayfası, ürünlerin dizildiği bir vitrin gibi düşünülür ve çoğu zaman sadece ürün görselleri ile fiyatlardan ibarettir. Oysa Google'ın bu sayfayı anlaması için biraz metne ihtiyacı vardır. Metin uzun olmak zorunda değildir; ama sayfanın neyle ilgili olduğunu açıkça söylemelidir.

İyi bir kategori sayfasında şunlar bulunur. Önce net bir başlık: "Keten Gömlek Erkek" gibi, müşterinin yazdığına yakın bir ifade. Başlığın altında iki üç cümlelik kısa bir giriş: bu kategoride neler var, kumaş nasıl, kimler için uygun. Ürün listesinden sonra ise biraz daha ayrıntılı bir bölüm: bakım ipuçları, beden seçimi, sık sorulan sorular. Bu alt bölüm müşteriye de gerçekten yardımcı olur; "keten gömlek çeker mi?" sorusunun cevabı orada durabilir.

Dikkat edilecek bir nokta daha var: Sayfanın metnini ürün listesinin tamamen altına gömmek ya da gizlemek yerine, ziyaretçinin rahatça okuyabileceği bir yerde tutmak gerekir. Müşteri okumasa bile arama motoru okur ama asıl hedef önce insana yararlı olmaktır.

Kategori sayfasında filtreler de önemlidir. Beden, renk, fiyat, kumaş gibi filtreler müşteriye büyük kolaylık sağlar. Ancak her filtre kombinasyonu ayrı bir adres üretiyorsa, sitenizde binlerce gereksiz sayfa oluşur. Bu konuya biraz sonra "sık yapılan hatalar" bölümünde döneceğim.

Önerilen kategori sayfası düzeni: başlık, kısa giriş, ürünler, beden rehberi ve sorular

Yukarıdaki düzen bir şablon değil, bir fikirdir. Markanıza göre sadeleştirebilir ya da genişletebilirsiniz. Önemli olan, sayfanın hem müşteriye hem arama motoruna "ben şu konuyla ilgiliyim" demesidir.

Beden ve renk varyantları: En çok karışan konu

Moda sitesinde en çok soru alan konu budur: Aynı ürünün farklı bedenleri ve renkleri için ayrı sayfa mı açmalı, yoksa tek sayfada mı toplamalı? Cevap, ürünün nasıl aranıldığına bağlıdır.

Beden için cevap neredeyse her zaman aynıdır: Tek sayfa. "Gömlek M beden" için ayrı sayfa açmak, aynı gömleğin altı kopyasını üretmek demektir. Müşteri bedeni sayfa içinde seçer. Beden bilgisi sayfada yazıyorsa ve stok durumu doğru gösteriliyorsa yeterlidir.

Renk için durum biraz daha incelikli. Çoğu zaman bir ürünün renkleri tek sayfada, renk seçici ile sunulur. Ama bazı renkler gerçekten ayrı aranır. Örneğin "siyah deri ceket" ya da "bej trençkot" gibi bir aramanın yüksek olduğu bir ürünse, o renk için ayrı bir sayfa açmak anlamlı olabilir. Bu durumda her renk sayfasının kendine özgü bir başlığı, kendi fotoğrafları ve renge özel kısa bir açıklaması olmalıdır. Aynı metni kopyalayıp sadece renk adını değiştirmek yetmez.

Tek sayfada toplama kararı verirseniz, Google'a hangi adresin asıl adres olduğunu söylemeniz gerekir. Buna "asıl adres işareti" diyebiliriz: sayfanın görünmeyen bir bölümünde, "bu sayfanın asıl hali şudur" diye belirtilen bir not. Beden ve renk seçimiyle değişen adresler bu notla tek sayfaya bağlanır. Bu işi çoğu e-ticaret altyapısı yapabilir, ama doğru ayarlanıp ayarlanmadığını kontrol etmek gerekir.

Kısacası kural şudur: Müşterinin ayrı arayacağı şey için ayrı sayfa, sadece sayfa içinde seçeceği şey için tek sayfa.

Beden ve renk için sayfa kararı: ayrı sayfa mı, tek sayfa mı?

Karar ağacındaki mantığı kendi ürünlerinize uygulayın. Bir ürün için emin olamıyorsanız, Google'a "renk adı + ürün adı" yazıp önünüzde nelerin çıktığına bakmak, aramanın gerçekten var olup olmadığı konusunda iyi bir ipucu verir.

Ürün sayfası: Fotoğraf, açıklama ve güven

Ürün sayfasında müşterinin ihtiyacı net: Bu ürün bana uyar mı, nasıl durur, ne zaman gelir, beğenmezsem ne olur? Bu soruların cevabını bulan müşteri satın alır; bulamayan sayfadan çıkar. SEO da bu sorulara verdiğiniz cevaplardan beslenir.

Başlık ile başlayalım. "Elbise 1234" gibi bir stok kodu başlık olamaz. "Yüksek Belli Keten Midi Elbise, Bej" gibi, ürünü tarif eden ve insanın yazabileceği kelimeleri içeren bir başlık hem müşteriye hem Google'a daha çok şey söyler. Başlığı şişirmeye gerek yok; ürünü ve en önemli özelliğini söylemek yeter.

Açıklama kısmında üreticinin gönderdiği metni olduğu gibi yapıştırmak çok yaygın bir hatadır. Aynı metni onlarca başka site de kullanır. Kendi cümlelerinizle yazın: kumaş nedir, kalıp nasıl, boy kaç cm olarak modelin üstünde nasıl duruyor, yıkama nasıl yapılır. Mankenin boyu ve giydiği beden gibi bilgiler müşterinin en çok aradığı şeylerdendir.

Fotoğraflarda iki konu var. Birincisi dosya boyutu: Fotoğrafı güzel göstermek için ağır bırakmak, sayfayı yavaşlatır. Fotoğrafları doğru boyutta ve modern bir formatta kaydetmek, kalitede fark hissedilmeden hızı artırır. İkincisi görsellerin açıklama yazısı: Her görsele, "bej keten midi elbise, önden görünüm" gibi kısa ve gerçekten gördüğünüzü anlatan bir açıklama eklenir. Bu hem görme engelli ziyaretçiler için gereklidir hem de görsel aramasında sizi bulmayı kolaylaştırır.

Yorumlar ve iade bilgisi de önemlidir. Gerçek müşteri yorumları sayfaya hem güven hem de doğal, özgün içerik katar. İade ve değişim koşullarının sayfada net görünmesi, kararsız müşteriyi ikna eder. Yorumları uydurmak ise hem etik değildir hem de bu konuda tüketici mevzuatı açısından risk yaratabilir; şüpheniz varsa bir hukukçuya danışın.

Ürün sayfasında arama motorlarına ürünü tanıtan görünmeyen bir bilgi katmanı da eklenebilir. Buna "yapılandırılmış veri" denir: fiyat, stok durumu, yorum puanı gibi bilgilerin Google'ın okuyabileceği bir biçimde verilmesidir. Doğru kurulursa arama sonuçlarında fiyat ve stok bilgisi görünebilir. Ama bunun görünüp görünmeyeceğine Google karar verir; garanti edilemez.

Ürün sayfasında müşterinin ve Google'ın aradığı bilgilerin kontrol listesi

Bu liste, mevcut ürün sayfalarınızdan birkaçını gözden geçirmek için iyi bir başlangıçtır. Hepsini bir günde yapmanız gerekmez; önce en çok satan ürünlerden başlayın.

Sezon yönetimi: Biten ürünü ne yapmalı?

Moda sektörünün en kendine özgü sorunu budur. Ürünler sezonluk gelir ve gider. Yaz koleksiyonu bittiğinde ürün sayfalarını silerseniz, o sayfaların biriktirdiği değer ve aldığı bağlantılar da yok olur. Üstelik silinen sayfaya gelen ziyaretçi "sayfa bulunamadı" hatası görür.

Doğru yaklaşım, ürünün durumuna göre karar vermektir. Ürün geçici olarak stokta yoksa ve geri gelecekse, sayfayı yayında tutup "stokta yok, gelince haber ver" seçeneği sunabilirsiniz. Ürün kalıcı olarak kalktıysa ama benzer bir ürün varsa, eski sayfayı yeni benzer ürüne ya da kategorisine yönlendirebilirsiniz. Bu yönlendirmeye "kalıcı yönlendirme" denir; eski adrese gelen ziyaretçiyi ve Google'ı yeni adrese taşır. Ürünün benzeri de yoksa, sayfayı kategorisine yönlendirmek, müşteriyi boş bir hata ekranında bırakmaktan iyidir.

Mevsimlik kategorilerde ise başka bir yöntem daha var: Kalıcı sezon sayfaları. "Yazlık elbise" ya da "kışlık mont" gibi kategorileri her yıl yeniden açmak yerine, tek bir adreste tutup içindeki ürünleri güncellemek daha iyidir. Böylece o adres yıllar içinde güç biriktirir. Sezon gelmeden birkaç hafta önce yeni ürünler eklenir, sezon bitince ürünler sayfadan çıkar ama sayfa durur.

Takvimi de önceden planlamak gerekir. İnsanlar sezonu ürün mağazalara girmeden önce aramaya başlar. Kışlık ürün sayfalarının Eylül'de hazır olması, ancak Aralık'ta hazırlanmasından çok daha yararlıdır. Çünkü Google'ın yeni ya da güncellenen bir sayfayı tanıması ve değerlendirmesi zaman alır. Bu yüzden ben bu işlerde sezon takvimini işin en başında konuşurum.

Bir giyim sitesinde yıl boyunca sezon sayfaları için örnek takvim

Takvimdeki zamanlamalar sektöre ve ürüne göre kayabilir. Önemli olan fikir: Sezon sayfası sezondan önce hazır olmalı, sezon bitince silinmemeli.

Filtreler ve yinelenen sayfalar: Görünmez şişkinlik

Giyim sitelerinde filtreler vazgeçilmezdir. Ama her filtre seçimi yeni bir adres oluşturuyorsa, bir noktada siteniz Google'a milyonlarca benzer sayfa sunuyormuş gibi görünür. "Kadın elbise + kırmızı + M beden + fiyata göre sıralı" gibi bir adres, müşteri için faydalıdır ama arama motoru için gereksiz bir kopyadır.

Bu durumda Google, sitenizi taramak için sınırlı bir zaman ayırır ve bu zamanı değersiz adreslerde harcarsa, önemli yeni ürünlerinizi geç fark eder. Buna "tarama bütçesinin boşa gitmesi" denir; basit anlatımla Google'ın sitenizde harcayacağı sınırlı mesainin gereksiz yere tükenmesidir.

Çözüm genellikle şudur: Gerçekten aranan filtre kombinasyonları (örneğin "siyah deri ceket") temiz bir adresle ve kendi başlığıyla sayfa olarak kalır. Diğer tüm kombinasyonlar, yani beden seçimi, sıralama, fiyat aralığı gibi olanlar, Google'a "bunları dizine eklemeyin" ya da "asıl sayfa şudur" denerek işaretlenir. Bu işlem teknik olduğu için genellikle bir uzman gerektirir; ama sizin bilmeniz gereken, bu sorunun var olduğu ve çözülebildiğidir.

Sayfalama da benzer bir konudur. Bir kategoride yüz ürün varsa ve sayfa başı yirmi ürün gösteriyorsanız, beş sayfa oluşur. Bu sayfaların her birinin kendi adresi olmalı ve hepsi taranabilir olmalıdır. "Daha fazla göster" düğmesi sadece ekrandaki bir efektse ve arkasında gerçek bir sayfa adresi yoksa, Google ilk sayfadaki ürünlerden sonrasını hiç göremeyebilir.

Moda sitesinde sık yapılan altı SEO hatası

Görseldeki hataların çoğu birbirine bağlıdır. Biri düzeldiğinde diğerlerinin de etkisi azalır. Bu yüzden önce sitenin genel bir taramasını yapıp neyin ne kadar önemli olduğunu belirlemek, rastgele düzeltmelerden iyidir.

İki varsayımsal örnek senaryo

Aşağıdaki iki senaryo tamamen varsayımsaldır; gerçek bir firma ya da kişiyi anlatmıyor. Amacı, yukarıdaki fikirlerin pratikte nasıl göründüğünü canlandırmak.

Senaryo 1: Küçük bir kadın giyim butiği

Varsayalım ki bir butik, ağırlıklı olarak keten ve pamuklu kadın giyim satıyor. Site yaklaşık iki yüz üründen oluşuyor ve satışların çoğu sosyal medya reklamından geliyor. Siteyi incelediğimde ürün başlıklarının "Elbise 07", "Gömlek 12" gibi stok kodlarından oluştuğunu, açıklamaların üreticiden gelen metin olduğunu ve "Kadın giyim" adlı tek bir devasa kategori bulunduğunu görüyorum.

İlk adım, kategorileri aramalara göre yeniden düşünmek olur: keten elbise, midi elbise, pamuklu gömlek gibi alt kategoriler. Her birine kısa bir giriş metni ve beden rehberi eklenir. Ürün başlıkları tarif eden başlıklara çevrilir. Açıklamalar butiğin kendi cümleleriyle yeniden yazılır. Görseller hafifletilir ve açıklama yazıları eklenir. Yaz sezonundan önce "yazlık elbise" sayfası hazırlanır.

Bu çalışmanın ilk aylarda ne getireceğini kimse söyleyemez; sıralama garantisi vermek doğru olmaz. Ama site artık hem müşteriye hem Google'a ne sattığını çok daha net anlatıyor olur ve reklama bağımlılığı yavaş yavaş azaltacak bir zemin oluşur.

Senaryo 2: Birçok rengi ve bedeni olan bir erkek giyim sitesi

İkinci varsayımsal örnek, temel erkek giyim satan orta ölçekli bir site. Tişört, gömlek, pantolon gibi ürünlerin her biri on renkte ve altı bedende. Site her renk ve beden için ayrı bir adres üretiyor, binlerce neredeyse aynı sayfa oluşuyor. Yeni ürünler Google'da geç görünüyor.

Burada çalışma farklı bir yönde ilerler. Önce hangi renklerin gerçekten ayrı arandığına bakılır; belki sadece siyah, beyaz ve lacivert için ayrı sayfa yeterlidir. Beden adresleri tek sayfaya bağlanır. Filtre kombinasyonları temizlenir. Böylece Google'ın sitede harcadığı mesai gerçekten değerli sayfalara kayar. Sonraki adım, kategori metinlerini ve ürün başlıklarını düzeltmek olur.

Bu iki senaryodaki ortak nokta şudur: İşin büyük kısmı yeni sayfa yazmak değil, mevcut sayfaları düzenlemek ve gereksizleri azaltmaktır.

Küçük butik ve çok varyantlı site için iki farklı başlangıç noktasının karşılaştırması

Karşılaştırma, aynı sektörde iki sitenin neden aynı reçeteyle yönetilemeyeceğini gösteriyor. Siz de kendi sitenizin hangi tarafa daha yakın olduğunu düşünün.

Adım adım süreç: Ben bu işe nasıl yaklaşıyorum?

Moda e-ticaret sitesiyle çalışırken izlediğim sıra genellikle şudur, ama her sitenin durumuna göre değişir.

Önce mevcut durumu incelerim. Sitenin hangi sayfaları Google'da görünüyor, hangi aramalarda ziyaretçi geliyor, hangi sayfalar yavaş, hangi adresler kopya, bunlara bakarım. Bu aşamada genellikle sürprizler çıkar: Sahibinin hiç bilmediği yüzlerce gereksiz adres ya da silinmiş ama hâlâ bağlantı alan ürünler.

İkinci olarak aramaları araştırırım. Müşterinizin hangi kelimelerle aradığını, hangi aramaların size uygun olduğunu, hangilerinde rekabetin çok yüksek olduğunu belirlerim. Her aramaya sitede bir sayfa karşılığı olup olmadığını eşleştiririm.

Üçüncü olarak öncelik listesi çıkarırım. Her işi aynı anda yapamazsınız ve yapmanız da gerekmez. Hangi düzeltmenin en hızlı, en ucuz ve en etkili olduğuna göre bir sıra kurarım.

Dördüncü olarak uygularım. Bu bazen kategori metinleri yazmak, bazen teknik düzeltme, bazen de sayfa yapısını değiştirmektir. Teknik kısımlarda sitenizin altyapısıyla, yani WordPress, WooCommerce, Shopify ya da özel yazılımla uyumlu çalışırım.

Beşinci olarak ölçerim ve düzeltirim. SEO'da sonuçlar hemen görünmez; birkaç ay sonra hangi sayfaların yükseldiğine, hangilerinin beklenenden zayıf kaldığına bakılır. Bu bilgiyle plan güncellenir.

Moda e-ticaret SEO çalışmasında beş adımlı süreç

Süreç görselde sade görünüyor, ama her adımın içinde birkaç küçük karar var. Çalışma sırasında hangi kararı neden verdiğimi sizinle paylaşırım; sizin de anlamadığınız bir işlemin sonucuna katlanmanıza gerek yok.

Sık yapılan hatalar

Bu sektörde tekrar tekrar gördüğüm hataları sıralayayım. Hepsini bir arada okumanız, kendi sitenizde bir şeyleri tanımanıza yardımcı olabilir.

İlk hata, üretici metninin aynen kullanılmasıdır. Aynı metni kullanan onlarca site varken Google sizi neden öne çıkarsın? Kendi sözcüklerinizle yazın.

İkinci hata, ürün başlığına stok kodu yazmaktır. Müşteri "ELB-4521" diye arama yapmaz.

Üçüncü hata, sezon bitince sayfaları silmektir. Silmek yerine yönlendirmek ya da sayfayı yaşatmak çok daha iyidir.

Dördüncü hata, her renk ve beden için kopya sayfa üretmektir. Sitenizi şişirir, yeni ürünlerin fark edilmesini geciktirir.

Beşinci hata, ağır fotoğraflardır. Telefonla gelen müşteri birkaç saniye bekler, sonra gider. Hız, moda sitesinde doğrudan satışa bağlıdır.

Altıncı hata, mobili ikinci planda tutmaktır. Giyim alışverişinin büyük kısmı telefonda yapılır. Telefonda menü karışık, filtre kullanışsız ya da düğmeler küçükse, masaüstünde güzel görünmesinin pek anlamı kalmaz.

Yedinci hata, sadece pazaryerine güvenmektir. Pazaryerleri iyi bir satış kanalıdır; ama müşteri orada sizin değil, platformun müşterisi gibi davranır. Kendi sitenizin aramalarda görünmesi, markanızı ve müşteri ilişkinizi sizin elinizde tutar.

Sekizinci hata, hızlı sonuç beklentisidir. SEO bir süreçtir. Birileri size kısa sürede ilk sıra vaat ediyorsa, dikkatli olun; kimse bunu garanti edemez.

Kendiniz neler yapabilirsiniz?

Her şeyi uzmana bırakmak zorunda değilsiniz. Bazı işleri kendiniz yapabilirsiniz ve bunlar çoğu zaman en az maliyetle en çok fark yaratanlardır.

Önce ürün başlıklarınızı gözden geçirin. Stok kodu ya da belirsiz başlık varsa, müşterinin yazacağı kelimelere yakın başlıklarla değiştirin. Sonra en çok satan on ürünün açıklamasını kendi cümlelerinizle yeniden yazın. Kumaş, kalıp, bakım ve beden bilgisini ekleyin.

Görsellerinizi kontrol edin. Telefonunuzdan sitenizi açın ve ne kadar sürede yüklendiğine bakın. Çok yavaşsa fotoğraflar büyük ihtimalle gereğinden ağırdır. Görsellere açıklayıcı yazılar ekleyin.

Google Search Console'u açın. Bu, Google'ın sitenizle ilgili size sunduğu ücretsiz bir araçtır; hangi aramalarda göründüğünüzü, hangi sayfaların sorunlu olduğunu gösterir. Kurulumu basittir ve ilk bakışta bile çok şey öğretir.

Bunların yanında müşteri yorumlarını toplamaya başlayın, iade ve kargo koşullarını sayfada net gösterin.

Giyim sitesi sahibinin kendi başına yapabileceği ilk işler

Listedeki işleri yaptıktan sonra hâlâ takıldığınız noktalar olabilir. Bu normal; bir sonraki bölüm tam olarak bunu anlatıyor.

Ne zaman uzman desteği gerekir?

Şu durumlarda dışarıdan destek almak çoğu zaman zaman ve para kazandırır. Sitenizde binlerce ürün ve filtre varsa ve neyin kopya, neyin gerekli olduğunu ayıramıyorsanız. Eski bir sitenizi yeni bir altyapıya taşıyorsanız; adres değişiklikleri doğru yönetilmezse yıllarca biriken görünürlük bir gecede kaybolabilir. Reklam harcamanız yüksek ama organik ziyaretçiniz neredeyse yoksa. Ya da yukarıdaki işleri yaptığınız halde birkaç ay içinde hiçbir hareket görmüyorsanız.

Uzman desteği her zaman uzun süreli sözleşme anlamına gelmez. Bazen tek seferlik bir inceleme ve öncelik listesi, kendi ekibinizin uygulaması için yeterlidir. Bazen de sürekli bir danışmanlık daha uygundur. Bunu işin gerçek ihtiyacı belirler.

Maliyeti ne belirler?

Bu soruya rakamla cevap vermiyorum, çünkü iki giyim sitesi birbirine benzemez. Maliyeti belirleyen başlıca şeyler şunlardır.

Ürün sayısı: İki yüz ürünlü bir site ile on bin ürünlü bir sitenin işi aynı değildir. Sitenin altyapısı: Hazır bir platformda bazı ayarlar kolaydır, özel yazılımda geliştirici gerekebilir. Mevcut durumun sağlığı: Temiz bir siteyi iyileştirmek ile sorunlarla dolu bir siteyi onarmak farklı emek ister. Yazılacak içerik miktarı: Kategori metinleri, rehberler ve ürün açıklamaları ne kadar çoksa iş o kadar uzar. Rekabetin yoğunluğu: Çok kalabalık aramalarda hedef daha uzun vadelidir. Dil sayısı: Sitenin birden çok dilde olması işi çoğaltır. Çalışmanın biçimi: Tek seferlik inceleme mi, aylık süreklilik mi?

Teklif alırken "ne yapılacak, ne kadar sürede, neyi ölçeceğiz" sorularının net cevaplarını isteyin. Cevap belirsizse ve yalnızca "ilk sayfaya çıkarırız" gibi bir vaat varsa, fiyat ne olursa olsun dikkatli olun.

Benimle çalışma şekli

Ben İstanbul'da tek başıma çalışıyorum. Yani sizinle konuşan kişi ile işi yapan kişi aynıdır; bir satış temsilcisi ve arkada bambaşka biri yoktur. Önce sitenizi ve hedeflerinizi dinlerim, sonra neyin gerçekçi olduğunu söylerim. Yapamayacağım ya da işinize yaramayacak bir şeyi satmam. Çalışma boyunca ne yaptığımı sade bir dille anlatırım, kararları birlikte veririz. Aynı zamanda web tasarım da yaptığım için, gerektiğinde sayfa yapısını ve tasarımı SEO ile birlikte düşünebilirim.

Sıkça Sorulan Sorular

Moda e-ticaret sitem için SEO ne kadar sürede sonuç verir?

Değişir ve kimse kesin bir süre veremez. Siteniz yeniyse, rekabet yüksekse ya da çok sorun varsa süre uzar. Genellikle ilk iyileşmeler aylar içinde görülmeye başlar, ama sağlam bir zemin kurmak daha uzun sürer. Hızlı sonuç vaat eden teklifleri temkinle karşılayın.

Pazaryerinde satıyorum, kendi sitemde SEO'ya gerek var mı?

Pazaryeri iyi bir satış kanalıdır ama müşteri ve marka ilişkisi platformda kalır. Kendi siteniz aramalarda görünürse, platform komisyonuna ve kurallarına bağımlılığınız azalır. İkisini birlikte yürütmek çoğu zaman en dengeli yoldur.

Her renk ve beden için ayrı sayfa açmalı mıyım?

Beden için hayır, genellikle tek sayfa yeterlidir. Renk için, o renk ayrı aranıyorsa ve sayfaya özgü içerik hazırlayabiliyorsanız evet; aksi halde tek sayfada renk seçici yeterlidir. Kararı aramanın gerçekten var olup olmadığına göre verin.

Sezon bitince ürün sayfalarını silmeli miyim?

Genellikle hayır. Ürün geri gelecekse sayfayı yayında tutun. Kalıcı olarak kalktıysa benzer bir ürüne ya da kategorisine kalıcı yönlendirme yapın. Silmek, o sayfanın biriktirdiği değeri kaybettirir ve ziyaretçiyi hata sayfasına götürür.

Ürün açıklamalarını üreticiden gelen metinle bırakabilir miyim?

Bırakabilirsiniz ama avantaj sağlamaz. Aynı metin birçok sitede bulunur. En azından en çok satan ürünlerde kendi cümlelerinizle yazılmış, kumaş, kalıp, beden ve bakım bilgisi içeren açıklamalar kullanın.

Google Alışveriş ile SEO aynı şey mi?

Hayır. Google Alışveriş, ürün bilgilerinizi ayrı bir kanaldan Google'a verdiğiniz bir sistemdir ve ücretli ya da ücretsiz listeleme seçenekleri olabilir. SEO ise sitenizin genel arama sonuçlarındaki görünürlüğünü hedefler. İkisi birbirini tamamlar; düzgün ürün bilgisi her ikisine de yarar. Güncel koşulları Google'ın kendi sayfalarından kontrol edin.

Yapay zeka asistanları moda sitemi önerir mi?

ChatGPT gibi araçlar bazen markaları ve siteleri kaynak olarak anabilir. Bunun garantisi yok. Net, güvenilir, kendi bilgisini açıkça veren sayfalar hem klasik aramada hem bu araçlarda daha olası kaynaklardır. Bu yüzden iyi yazılmış kategori ve rehber sayfaları iki tarafa da yarar.

Çalışmaya başlamadan önce ne hazırlamalıyım?

Sitenize erişim bilgileri, varsa Google Search Console ve analitik hesapları, en çok sattığınız ürün ve kategorilerin listesi ve hedef müşterinizi anlatan birkaç not yeterlidir. Gerisini ilk görüşmede birlikte netleştiririz.

Moda ve giyim e-ticaret siteniz için ne yapılabileceğini konuşmak ve sitenizin şu anki durumunu birlikte değerlendirmek isterseniz, SEO hizmeti sayfamdan bana ulaşabilirsiniz; durumunuzu dinler, gerçekçi bir yol haritasını açık bir dille anlatırım.

Etiketler

moda e-ticaret seogiyim sitesi seoe-ticaret seo hizmetikategori sayfası seogiyim e-ticaret seo danışmanı

İletişim

Sitenize birlikte bakalım

Site adresinizi ve hangi aramalarda çıkmak istediğinizi yazın; mevcut durumu ve ne yapılabileceğini anlatayım.

Birkaç cümle yeterli. En kısa sürede dönüş yaparım.

Butona bastığınızda mesajınız WhatsApp ya da e-posta uygulamanızda hazır olarak açılır; göndermeden önce düzenleyebilirsiniz.