Mühendislik, proje ya da müşavirlik firmanız var. İşlerinizin büyük kısmı tanıdık ağlardan, eski müşterilerden ve ihale duyurularından geliyor. Siteniz de var, ama telefonunuz oradan pek çalmıyor. Hatta bazen bir alıcı firmanın "sizi internette aradık, ama pek bir şey bulamadık" dediğini duyuyorsunuz. Mühendislik firmaları için SEO, tam olarak bu boşluğu kapatan çalışmadır. Bu yazıda, B2B alıcıların (yani kurumsal ve kamusal tarafın) sizi nasıl aradığını, sitenizde hangi sayfaların gerektiğini ve işe nereden başlayacağınızı anlatacağım. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım; kendi SEO hizmetimin kapsamını da gerektiği yerde açıkça söyleyeceğim.
SEO, kısaca, sitenizin Google gibi arama motorlarında ilgili aramalarda görünmesini sağlayan çalışmadır. Mühendislik gibi sektörlerde bunun bir farkı var: sizi arayan kişi bir ürünü sepete atmıyor. Bir proje için güvenilir bir firma arıyor, bir şartnameyi kimin yazabileceğini araştırıyor ya da önünde duran üç firmayı kıyaslıyor. Yani siteniz bir mağaza vitrini değil, bir güven belgesi gibi çalışmak zorunda.
Alıcı sizi nasıl arıyor?
Bu sektörde arama yapanlar genelde tek bir kişi değil. Önce bir teknik uzman ya da proje yöneticisi araştırır, sonra bir satın alma sorumlusu firma bilgilerine bakar, en sonda yönetim ya da ihale komisyonu karar verir. Üçünün de aradığı şey farklıdır ve siteniz üçüne de cevap verebilmelidir.
Üç tür arama
Birinci tür, hizmeti tarif eden aramalardır: "statik proje hazırlama", "şantiye kontrollük hizmeti", "enerji verimliliği etüdü" gibi. Burada arayan kişi neye ihtiyacı olduğunu bilir ama kimden alacağını bilmez. İkinci tür, yer ve hizmeti birleştiren aramalardır: "İstanbul elektrik projesi", "Ankara jeoteknik etüt". Çoğu iş, projenin yapılacağı şehirle ilgili bir firmaya gider; bu yüzden şehir adı burada belirleyicidir. Üçüncü tür, firmanın kendisine yönelik aramalardır: firma adınız, yetki belgeleriniz, referanslarınız. Bu aramayı genelde önerilen ya da tanıdık bir firmayı doğrulamak isteyen kişi yapar.
Birinci ve ikinci türü kaçırırsanız, yeni alıcılara hiç görünmezsiniz. Üçüncü türü kaçırırsanız, size zaten gelmek isteyen alıcı sizi doğrulayamaz ve başka bir firmaya yönelir. İkisi de can yakar, ama ikincisi daha sık ve daha sessiz yaşanır.
Aşağıdaki görsel, tamamen uydurma bir örnekle arama sonucunun nasıl göründüğünü ve neden net bir hizmet sayfasının genel bir tanıtım sayfasından önde olabildiğini gösteriyor.
Vurgulanan sonucun yaptığı iş basit: hizmeti, şehri ve kime uygun olduğunu ilk satırda söylüyor. "Kurumsal çözüm ortağınız" diyen genel bir ana sayfa bu işi yapmaz. Arama motoru, aramayı yapan kişiye hangi cevabın uygun olduğunu anlamaya çalışır; siz anlamayı kolaylaştırırsanız öne geçersiniz.
Neden "mühendislik" kelimesi tek başına işe yaramaz
Birçok firma sitesinde ana başlık "Mühendislik ve Müşavirlik" ya da "Proje ve Taahhüt" gibi bir şeydir. Sorun şu: bu kelimeler bir sektörü anlatır, bir hizmeti anlatmaz. Alıcı ise sektörü değil, hizmeti arar. Çok geniş bir kelimeyle yarışmak hem zordur hem de sizi arayan kişiyle örtüşmez. Çünkü "mühendislik" yazan biri bir öğrenci, bir iş arayan ya da bir bölüm araştıran kişi de olabilir. Hizmet adıyla yazan kişi ise büyük olasılıkla bir ihtiyacı olan kişidir.
Sitenizde hangi sayfalar gerekir?
Mühendislik firmalarının sitelerinde en sık gördüğüm durum şu: tek bir "Hizmetlerimiz" sayfası, altında on beş maddelik bir liste, bir de "Referanslar" sayfası. Bu yapı bir broşür gibi okunur ama arama motorunun ve alıcının işine yaramaz. Çünkü on beş hizmeti tek sayfada anlatırsanız hiçbirini derinlemesine anlatamazsınız.
Aşağıdaki tablo, hangi sayfa türünün hangi alıcı ihtiyacına cevap verdiğini özetliyor.
Tabloda göreceğiniz gibi her sayfanın tek bir işi var. Hizmet sayfası "bunu yapıyorsunuz" sorusunu, referans sayfası "bunu daha önce yaptınız mı" sorusunu, belgeler sayfası "yetkiniz var mı" sorusunu, iletişim sayfası ise "size nasıl ulaşırım" sorusunu cevaplar. Bir sayfa hepsini yapmaya çalışırsa hiçbirini iyi yapamaz.
Her ana hizmet için ayrı sayfa
Firmanız beş farklı ana hizmet veriyorsa, beş ayrı sayfa olmalı. Her sayfada şu sorulara cevap vermenizi öneririm: Bu hizmet tam olarak neyi kapsıyor? Hangi tür projelerde ve hangi büyüklüklerde çalışıyorsunuz? Süreç nasıl işliyor, alıcıdan ne bekliyorsunuz, teslimatta ne veriyorsunuz? Hangi kurumlarla ya da hangi mevzuat çerçevesinde çalışıyorsunuz? Mevzuat konusunda ayrıntıya girerken emin olmadığınız yerde bir hukukçuya ya da ilgili meslek odasına danışmanızı öneririm; yanlış yazılmış bir mevzuat cümlesi, hiç yazılmamış bir cümleden daha zararlıdır.
Referans sayfası: en çok bakılan, en az düşünülen sayfa
Alıcı için en güçlü karar unsuru, sizin benzer bir işi daha önce yapmış olmanızdır. Ama birçok firma referansı sadece bir logo listesi olarak koyar. Logo listesi güven verir gibi görünür, ama bilgi vermez. Her referans için kısa bir kart hazırlayın: projenin türü, yeri (gizlilik izin veriyorsa), sizin üstlendiğiniz kısım, ne zaman tamamlandığı ve alıcı izin verirse kısa bir yorum. Sözleşmede gizlilik şartı varsa, firma adı yerine "bir kamu kurumu için" ya da "bir sanayi tesisi için" gibi genel bir ifade kullanabilirsiniz. Bu konuda sözleşmenizi kontrol edin, emin değilseniz bir hukukçuya danışın.
Alıcıyı iletişime götüren yol
Bir B2B alıcı sitenize ilk girişte genelde hemen iletişime geçmez. Önce bakar, kıyaslar, belki başkasına gösterir. Siz de bunu bilerek bir yol kurmalısınız. Aşağıdaki görsel, o yolu bir huni olarak gösteriyor.
Huninin her katmanı farklı bir işe bakar. En üstte görünür olmak var, yani aramada çıkmak. Bunun altında ilgi çekmek var: başlık ve açıklama doğru kişiyi tıklatmalı. Sonra güven gelir: referanslar, belgeler, ekip bilgisi. En altta ise iletişim vardır. Çoğu firma sadece en alta odaklanır ve üstteki katmanları boş bırakır; sonra "form dolduran yok" diye şikayet eder. Oysa formu dolduracak kişi önceki üç katmanı geçmek zorundadır.
Teklif formu nasıl olmalı?
Form uzun olursa kimse doldurmaz. Kısa tutun: ad, firma, telefon ya da e-posta ve projeyi anlatan bir kutu. İsterseniz bir de "projenin yaklaşık konumu" gibi tek bir ek alan koyabilirsiniz. Ardından hemen altına, hangi sürede dönüş yapacağınızı yazın. Büyük bir alıcı için "24 saat içinde dönüş" yazan bir cümle, uzun bir form kadar kararı etkiler. Söz verdiğiniz süreyi tutacağınızdan emin olun, yoksa yazmayın.
Bir hizmet sayfası nasıl kurulur?
Teorik anlatımın yerine somut bir iskelet göstermek istiyorum. Aşağıdaki görsel, tamamen örnek bir adresle, iyi kurulmuş bir hizmet sayfasının bölümlerini gösteriyor.
Bu düzende dikkat edilecek nokta, sayfanın ilk ekranında hizmetin adı, şehri ve kime hitap ettiğinin bulunması. Sayfanın ortasında kapsam ve süreç, sonlara doğru referanslar ve sık sorular, en altta ise iletişim var. Okuyan kişi sayfayı yukarıdan aşağıya okurken zihninde şu sıra ilerler: "Doğru yerdeyim, bunlar yapılıyor, nasıl yapılıyor, daha önce yapılmış, nasıl ulaşırım." Sayfanız bu sırayı bozuyorsa okuyan kişi de bozuk bir iş izlenimi edinir.
Sayfanın uzunluğu konusunda katı bir kural yok. Yine de yüz kelimelik bir hizmet sayfası, ciddi bir alıcıya yeterli bilgi vermez; arama motoruna da neyle ilgili olduğunu iyi anlatamaz. Her ana hizmet için en az birkaç yüz kelimelik gerçek, bu firmaya özgü bir anlatım hedefleyin. Başka bir firmanın sitesinden alınmış cümleler, hem alıcıya hem arama motoruna zarar verir.
Örnek senaryo 1: Tek şehirde güçlü, internette görünmeyen müşavirlik firması
Bu bir varsayımsal örnektir; gerçek bir firmayı anlatmıyor. Diyelim ki bir proje müşavirlik firması, yıllardır belirli bir şehirde yapı denetimi ve kontrollük hizmeti veriyor. İşlerin neredeyse tamamı tanıdıklardan geliyor. Siteleri sekiz yıl önce yapılmış, tek sayfalık bir tanıtımdan ibaret. Firma sahibi, büyük bir yatırımcının satın alma biriminden bir telefon alıyor ve "sitenizde hiçbir proje göremedik" cümlesini duyuyor.
Burada yapılacak ilk iş, yeni bir site değil, mevcut bilginin düzenlenmesidir. Firmanın zaten yaptığı işler vardır; bunlar bir yerde yazılı değildir. İlk adım, son beş yılın projelerinden izin verilenleri seçip her biri için kısa bir referans kartı hazırlamak. İkinci adım, tek sayfalık tanıtımı üç ayrı hizmet sayfasına bölmek ve her birinde şehir adını doğal biçimde kullanmak. Üçüncü adım, yetki belgeleri ve mesleki üyelikler için ayrı bir sayfa kurmak. Dördüncü adım ise Google işletme profilini doğru adres ve çalışma saatleriyle doldurmak.
Bu çalışmanın sonucu hakkında söz vermem; çünkü sıralama ve talep sayısı, şehirdeki rekabete, firmanın ne kadar özgün içerik üretebildiğine ve zamana bağlıdır. Ama şunu söyleyebilirim: bu firmayı arayıp kontrol eden alıcı, artık sitede somut bir şey bulur. Bu tek başına bile bazı görüşmelerin kaybedilmesini engeller.
Örnek senaryo 2: Uzmanlık alanı dar, ama kendini genel anlatan mühendislik bürosu
İkinci örnek de varsayımsaldır. Küçük bir mühendislik bürosu, sanayi tesislerinde belirli bir tür etüt ve proje işinde gerçekten iyi. Ama sitesinde "tüm mühendislik ihtiyaçlarınız için" diye başlayan, her şeyi yapıyormuş gibi anlatan bir metin var. Arama motoru bu sitenin neyle ilgili olduğunu çıkaramıyor; alıcı da firmanın gerçek gücünü göremiyor.
Çözüm, daralmaktır. Büro kendi en güçlü işini ön plana alır, bu işe özel bir sayfa kurar, o işin süreçlerini, teslim edilen raporların türünü ve hangi tür tesislerde çalışıldığını anlatır. Diğer hizmetler ikinci planda kalır. Çoğu işletme sahibi bundan korkar: "Başka işleri kaybederim." Gerçekte olan şey tersidir; alıcı, "bu işi gerçekten bilen firma" izlenimini aldığında, diğer işler için de güvenle yazar. Dar ama net bir sayfa, geniş ama bulanık bir sayfadan fazla iş getirir. Bunu garanti olarak değil, bu sektörde sık gördüğüm bir eğilim olarak söylüyorum.
Aşağıdaki görsel, bu iki yaklaşımı yan yana koyuyor.
Soldaki sütun çoğu sitenin bugünkü durumu, sağdaki sütun ise ulaşılabilir bir hedef. Aradaki farkı kapatmak için yeni bir marka kimliği ya da büyük bir bütçe gerekmez; gerekli olan, firmanın ne yaptığını kendi bildiği kadar açık yazmasıdır.
Adım adım süreç
Bir mühendislik firması için SEO çalışmasını nasıl yürüttüğümü beş adımda özetleyeyim. Sıra önemlidir; bir adımı atlamak sonraki adımları zayıflatır.
Birinci adımda mevcut siteye ve firmaya bakarım: hangi hizmetler gerçekten kâr getiriyor, kimler arıyor, siteniz bugün neyi anlatıyor. İkinci adımda, sizinle konuşarak hangi hizmetler için ayrı sayfa kurulacağını ve hangi aramaların hedefleneceğini belirlerim. Üçüncü adımda sayfaları yazar ya da sizin yazdığınız metinleri düzenlerim; teknik bilgi sizden, dil ve yapı benden gelir. Dördüncü adımda siteyi teknik açıdan kontrol ederim: hız, telefondan görünüm, güvenli bağlantı ve arama motorunun siteyi okuyabilmesi. Beşinci adımda sonuçları izler, neyin işe yaradığına bakar ve düzeltmeler yaparım.
Teknik tarafta bu sektöre özgü iki not
Birincisi, mühendislik firmalarında sık görülen PDF yüküdür. Birçok site, hizmet bilgisini sayfada değil, indirilebilir bir broşür içinde saklar. Arama motoru PDF'leri okuyabilir ama sayfa kadar güçlü sinyal almaz ve alıcı da çoğu zaman indirmek istemez. Önemli bilgiyi sayfanın kendisine yazın, PDF'i ek olarak sunun. İkincisi, proje fotoğraflarıdır. Büyük, ağır görseller siteyi yavaşlatır; yavaş site hem alıcıyı hem arama motorunu rahatsız eder. Görselleri boyutlandırmak ve her birine anlamlı bir açıklama yazmak küçük bir iş gibi görünür ama fark yaratır.
Sık yapılan hatalar
Bu sektörde tekrar tekrar gördüğüm hatalar var. Hepsini aşağıdaki görselde topladım, ardından kısaca açıklıyorum.
İlk hata, her şeyi tek sayfaya sığdırmaktır. İkincisi, referansı logo listesine indirgemektir. Üçüncüsü, iletişim bilgisini gizlemektir; bazı firmalar sadece bir form koyar, telefon ve adres yoktur. Kurumsal alıcı, adresi ve telefonu görmediğinde firmanın gerçekliğinden şüphelenir. Dördüncüsü, sitenin eski bir tasarımda kalmasıdır; telefonda bozuk görünen bir site, ciddi bir firma izlenimini zedeler. Beşincisi, rakip sitelerden metin kopyalamaktır; bu hem etik değildir hem de arama motoru tarafından fark edilir. Altıncısı ise SEO'yu bir kerelik iş sanmaktır; site yayınlandı diye iş bitmez, arada güncelleme gerekir.
Bir hata daha ekleyeyim: ihale ve şartname ortamından gelen alışkanlıkla, sitelere resmi ve soğuk bir dil yazmak. "Firmamız, sektörün öncü kuruluşlarından olup..." gibi cümleler hiçbir şey söylemez. Aynı bilgiyi "Şu tür tesisler için şu tür etütleri hazırlıyorum, rapor şu sürede teslim ediliyor" diye yazarsanız hem daha inandırıcı hem daha aranabilir olur.
Ne kadar sürer?
Sabır gerektiren bir iş, bunu baştan söylemem lazım. Yeni sayfalar yayınlandıktan sonra arama motorunun bunları fark etmesi, değerlendirmesi ve sıralaması zaman alır. Tam süre; sitenin yaşına, rekabete ve yazılan içeriğin kalitesine bağlıdır ve kesin bir süre veremem. Aşağıdaki görsel, genel akışı bir zaman çizelgesi olarak gösteriyor; sürelerin yaklaşık ve değişken olduğunu aklınızda tutun.
Zaman çizelgesindeki en önemli nokta şu: ilk etki çoğu zaman firma adı ve belge aramalarında görülür, yani üçüncü tür aramalarda. Hizmet ve şehir aramalarındaki etki daha sonra gelir. İhale süreçleri zaten uzun olduğu için, bu sektörde SEO'nun getirisi de ani bir artış olarak değil, birkaç aydan sonra daha düzenli gelen teklif talepleri olarak görülür.
Kendiniz ne yapabilirsiniz?
Her şey için uzman gerekmez. Aşağıdaki kontrol listesi, uzmana başvurmadan önce kendi başınıza yapabileceğiniz işleri içeriyor.
Listeyi birkaç cümleyle genişleteyim. Firma adınızı Google'da yazıp ne çıktığına bakın; adresiniz, telefonunuz ve çalışma saatleriniz doğru mu? Google işletme profiliniz var mı, bilgileri güncel mi? Sitenizi telefondan açıp ana hizmet sayfalarınıza tıklayın; bozuk görünen yer var mı? Son beş yılın projelerinden izin verilenlerin listesini çıkarın. Yetki belgelerinizin ve üyeliklerinizin güncel kopyalarını bir araya toplayın. Bu hazırlık, bir uzmanla çalışırsanız süreci hızlandırır, çalışmazsanız bile sitenizi düzeltir.
Ayrıca kendi alıcınızla konuşun. Son kazandığınız iki üç işte alıcıya "bizi nasıl buldunuz" diye sorun. Aldığınız cevaplar, sitenizde neyin eksik olduğunu bana ya da herhangi bir uzmana anlatmaktan daha değerlidir.
Ne zaman uzman gerekir?
Bazı durumlarda kendi başınıza ilerlemek yeterlidir, bazı durumlarda zaman kaybettirir. Aşağıdaki karar şeması bu ayrımı basitleştiriyor.
Siteniz küçükse, bir iki hizmetiniz varsa ve metin yazmaya vaktiniz varsa, listedeki işlerle başlayabilirsiniz. Birden çok hizmetiniz, birden çok şehriniz ya da yabancı dilde alıcılarınız varsa, ya da site teknik olarak sorunluysa, uzman desteği zaman kazandırır. Çünkü hangi sayfanın hangi aramaya hizmet edeceğini planlamak, bir kez yanlış kurulduğunda geri almak zor bir iştir.
Maliyeti ne belirler?
Rakam vermeyeceğim; çünkü iki firmanın ihtiyacı aynı değildir. Ama fiyatın neye göre değiştiğini açıkça söyleyebilirim. Birincisi, kaç ana hizmet için sayfa gerektiği. İkincisi, mevcut sitenin durumu; sıfırdan kurulacak mı, düzeltilecek mi. Üçüncüsü, kaç dilde yayın yapacağınız; yabancı alıcılar için ayrı dilde sayfalar ek iş demektir. Dördüncüsü, içeriği kimin yazacağı; teknik bilgiyi siz verip metni ben yazarsam, yalnızca düzenleme yaptığım duruma göre fark oluşur. Beşincisi, çalışmanın tek seferlik mi yoksa düzenli takip içeren sürekli bir hizmet mi olduğu. Teklif alırken bu beş soruyu karşı tarafa da sorun; cevap vermeyen ya da hepsini aynı fiyata bağlayan bir teklif, dikkatle okunmalıdır.
Ayrıca, "ilk sayfaya çıkarırız" ya da "şu kadar sürede şu sırayı garanti ederiz" diyen teklifleri şüpheyle karşılayın. Sıralamayı arama motoru belirler, hiçbir uzman tek başına belirleyemez. Dürüst bir teklif, ne yapılacağını, hangi sürede teslim edileceğini ve neyin ölçüleceğini yazar; sonucu garanti etmez.
Benimle çalışma şekli
Ben tek başıma çalışıyorum. Yani sizinle konuşan kişi ile işi yapan kişi aynı kişi. Bu, bir tarafıyla avantaj: aracı yok, bilgi kaybı yok, telefonu açtığınızda işi bilen kişiyle konuşuyorsunuz. Diğer tarafıyla sınırı da var: aynı anda çok sayıda proje alamam. Bu yüzden önce kısa bir görüşme yapar, işinizin bana uygun olup olmadığını birlikte değerlendiririz. Uygun değilse bunu da açıkça söylerim.
Çalışmaya genelde mevcut sitenizin ve hizmetlerinizin incelenmesiyle başlarım. Ardından hangi sayfaların gerektiğini, hangilerinin düzeltileceğini ve hangi sırayla ilerleyeceğimizi yazılı olarak paylaşırım. İşler bittikçe size gösteririm; her şey sizin onayınızdan geçer. Teknik bilgi sizdedir, ben onu alıcının anlayacağı dile çeviririm. Mevzuat ya da sözleşme gibi hukuki nitelikli konularda ise sizin hukukçunuza danışılması gerektiğini her zaman belirtirim.
Sıkça Sorulan Sorular
Mühendislik firması için SEO gerçekten gerekli mi, işler zaten tanıdıktan geliyor?
Tanıdıktan gelen iş de çoğu zaman sitenize bakılarak doğrulanır. Siteniz zayıfsa, tanıdığınızın size önerdiği firma olsanız bile kararı kaybedebilirsiniz. SEO ek olarak sizi hiç tanımayan alıcılara da görünür kılar. Tanıdık ağınız iyi çalışıyorsa SEO'yu onun yerine değil, onun yanında düşünün.
İhale duyurularını SEO ile yakalayabilir miyim?
İhale duyuruları resmi kanallardan yayınlanır; SEO bunların yerini tutmaz. SEO'nun işi, ihale dışı özel sektör alıcılarına ve ihale sürecinde sizi araştıran kurumlara görünür olmanızdır. İhaleye girecek firmanın dosyası kadar, internetteki izi de değerlendirilir; siteniz bu izi güçlendirir.
Sitem yeni, ne kadar sürede sonuç alırım?
Kesin süre veremem. Yeni sitelerde arama motorunun siteyi tanıması zaman alır ve rekabete göre değişir. Firma adı aramalarında etki daha erken, hizmet ve şehir aramalarında daha geç görülür. Sonucu garanti eden bir teklifi dikkatle okuyun.
Birden fazla şehirde çalışıyorum, her şehir için ayrı sayfa mı gerekir?
Her şehirde gerçekten hizmet veriyor ve oradaki projelerden örnek gösterebiliyorsanız, evet, ayrı sayfa mantıklıdır. Ama sadece şehir adını değiştirip aynı metni çoğaltmak işe yaramaz ve zarar verebilir. O şehre özgü gerçek bilgi yoksa sayfa açmayın.
Yabancı dilde de yayın yapmalı mıyım?
Yurt dışından alıcılarınız varsa ya da yabancı ortaklarla çalışıyorsanız evet, hizmet sayfalarının o dilde ayrı bulunması işe yarar. Sadece otomatik çeviri kullanmak yerine, teknik terimlerin doğru çevrildiğinden emin olun. Bu konuda ayrıca bir uzmandan destek almak isteyebilirsiniz.
Referanslarımı gizlilik nedeniyle gösteremiyorum, ne yapmalıyım?
Firma adı olmadan da bilgi verebilirsiniz: projenin türü, ölçeği, sizin rolünüz ve yılı gibi. Sözleşmedeki gizlilik hükümlerini kontrol edin; emin değilseniz bir hukukçuya danışın. Hiçbir şey paylaşamıyorsanız, belgeleriniz, çalışma süreciniz ve ekibinizin deneyimi gibi başka güven unsurlarını öne çıkarın.
Sosyal medya ve LinkedIn SEO'nun yerini tutar mı?
Hayır, ama tamamlayıcıdır. LinkedIn, kurumsal alıcılar için iyi bir doğrulama yeridir ve firma adı aramalarında çıkabilir. Yine de hizmet aramalarında sitenizdeki sayfalar belirleyicidir. İkisinin bilgisi birbiriyle tutarlı olmalı.
Başlamak için ne hazırlamalıyım?
Hizmetlerinizin kısa bir listesi, izin verilen birkaç proje özeti, yetki belgeleriniz ve sitenize erişim bilgisi yeterlidir. Eksik yerleri görüşmede birlikte tamamlarız.
Mühendislik, proje ya da müşavirlik firmanız için sitenizin alıcıya güven verip teklif talebine dönüşmesini istiyorsanız, SEO hizmeti sayfamdan işleyişime bakabilir ve iletişim formundan projenizi kısaca anlatabilirsiniz; önce ne yapılabileceğini, neyin gerekmediğini dürüstçe konuşuruz.