"Kasko teklifi" yazan müşterinin karşısına ilk çıkan sonuçların çoğu karşılaştırma siteleri. Benim gibi küçük bir acentenin orada yeri var mı, yoksa reklam bütçesi mi gerekiyor? Bu soruyu sigorta acentelerinden sık duyuyorum. Kısa cevap: karşılaştırma sitelerinin yarışmadığı yerde yarışarak yer bulabilirsiniz. Bunun yolunu SEO hizmeti çerçevesinde anlatıyorum; sonuç garanti edilemez, ama neyin işe yaradığını net söyleyebilirim.
Bu yazı, siteniz hazırsa Google'da nasıl görüneceğinize odaklanıyor. Sitenin müşteriye nasıl güven vermesi gerektiğini sigorta acenteleri için web sitesi yazımda anlattım; burada tekrar etmeyeceğim.
Karşılaştırma siteleriyle aynı kelimede yarışmayın
Karşılaştırma siteleri "en ucuz kasko" gibi geniş aramaları alır. Çünkü çok sayıda şirketin teklifini tek ekranda gösterirler ve sayfaları yıllardır büyüktür. Bu aramada onlarla yarışmak çoğu acente için boşa kürek çekmektir.
Sizin avantajınız başka yerde:
- Müşteri sizi telefonla arayıp bir insanla konuşabilir.
- Hasar olduğunda yanında biri vardır.
- Şehri, mahalleyi, yerel şartları bilirsiniz.
- Tek tek ürün değil, bütün sigorta ihtiyacını birlikte değerlendirebilirsiniz.
Dolayısıyla hedefiniz, bu avantajların aranacağı kelimelerde görünmek: "[şehir] sigorta acentesi", "yakınımda işyeri sigortası", "kasko hasar süreci nasıl işler", "konut sigortası kimler için gerekli". Bu aramalarda karşılaştırma sitesi pek öne geçmez, çünkü insan arayan biri yoktur.
Her ürün için ayrı sayfa
En yaygın hata, "Hizmetlerimiz" başlığı altında tek sayfada kasko, trafik, konut, sağlık, işyeri ve nakliyat sigortasını sıralamaktır. Google bu sayfanın neyle ilgili olduğunu anlayamaz; müşteri de aradığını bulamaz.
Önerim: her ürüne ayrı, sade bir sayfa. Kasko, konut, tamamlayıcı sağlık, işyeri sigortası gibi. Her sayfada şunlar olsun:
- Bu sigorta kimin için ve neyi kapsıyor (genel çerçevede, sade dille)
- Teklif için hangi bilgiler gerekir
- Sık sorulan sorular
- Çalıştığınız şehir ve ilçelerin açık yazımı
- Telefon ve teklif butonu
Hangi şirketin neyi ödeyeceği gibi ayrıntıları poliçe genel şartlarına bırakın. Sayfanın işi müşteriye yol göstermek, poliçe yorumlamak değil.
"Hasar anında yanınızdayım" bunu yazıya dökün
Acentenin gerçek farkı çoğu zaman hasar anında ortaya çıkar. Ama siteniz sadece "güvenilir hizmet" diyorsa bu fark görünmez. Somut yazın:
- Hasar olduğunda önce ne yapılır, kimi aramak gerekir
- Telefonla mı, mesajla mı ulaşılır, hangi saatlerde
- Dosya sürecinde sizin rolünüz nedir
Bu bilgi aynı zamanda arama motorlarının sevdiği türden içeriktir: "kaza sonrası ne yapmalı", "hasar bildirimi nasıl yapılır" gibi gerçek soruları cevaplar. Yalnız burada dikkat: süreci genel anlatın, "şu kadar günde ödenir" gibi kesin vaatlerden kaçının. Ödeme ve sonuç sigorta şirketine ve poliçeye bağlıdır.
Bir ipucu: sayfalarda şirket adlarını alt alta dizmek yerine müşterinin durumunu anlatın. "Yeni araç aldım", "evimi kiraya vereceğim", "dükkan açıyorum" gibi gerçek durumlar, hem okuru hem arama motorunu aradığına götürür.
Mevzuata dikkat: kesin iddia yok
Sigortacılık düzenlemeli bir alan. Reklam, tanıtım ve fiyat ifadeleri için acentelik mevzuatını ve ilgili kurumun kurallarını sizin kontrol etmeniz gerekir; ülkeye ve döneme göre değişebilir. Ben hukuki görüş veremem. Çalışırken şu sade ilkeleri öneririm:
- "En ucuz", "garantili ödeme" gibi kanıtlayamayacağınız ifadeleri kullanmayın.
- Fiyat veya indirim yazacaksanız koşullarını açıkça belirtin ya da hiç yazmayın.
- Temsil ettiğiniz şirketleri ve acentelik bilgilerinizi doğru ve görünür tutun.
- Müşteri yorumlarını yayımlamadan önce kurallarınıza bakın.
Metinleri yayından önce sizin onayınıza sunarım; mevzuat konusunda şüpheniz olan her cümleyi çıkarırız.
Müşteri üç şekilde arar
Sigorta arayan kişi her zaman "kasko" yazmaz. Aramaları üç gruba ayırmak, hangi sayfayı yazacağınıza karar vermenizi kolaylaştırır.
Ürün adıyla aramak
"Konut sigortası", "işyeri sigortası" gibi aramalar ürünü bilen kişinin aramasıdır. Bu kişi büyük ihtimalle teklif almaya yakındır. Karşılığı, ayrı ve sade ürün sayfalarıdır.
Durumunu anlatarak aramak
"Yeni araba aldım ne yaptırmam gerekir", "dükkan açıyorum hangi sigorta lazım" gibi aramalar ürünü henüz bilmeyen kişiden gelir. Bu kişiye ürün sayfası değil, durumunu anlayan bir bilgi yazısı gerekir. Yazının sonunda ilgili ürün sayfasına yönlendirirseniz yol kapanmaz.
Kişi ya da yer arayarak aramak
"[İlçe] sigorta acentesi", "yakınımdaki sigortacı" gibi aramalar bir insan arıyor demektir. Karşılaştırma sitelerinin zayıf olduğu yer burasıdır. Profil, adres, telefon ve ilçe sayfaları bu grubu karşılar.
Üçüncü gruba örnek vermek gerekirse: tatilden dönüp aracında hasar gören biri, internette önce "sigorta hasar" yazar, birkaç dakika sonra ise "yakınımdaki acente" araması yapar. İkinci arama ilkinden çok daha değerlidir, çünkü kişi artık bir insanla konuşmak istiyordur. Bu anda profiliniz açık, telefonunuz doğru ve sayfanız sakin bir dille yazılmışsa, rakibinizden önce aranırsınız. Bu yüzden telefon numarasının her sayfada tıklanabilir olması küçük ama önemli bir ayrıntıdır. Mobilde numaraya dokunulduğunda doğrudan arama başlıyorsa, müşteri not almak ya da numarayı kopyalamak zorunda kalmaz ve vazgeçme ihtimali azalır.
Üç grubun üçüne de aynı sayfayla cevap vermeye çalışmayın. Her sayfa tek bir niyete hizmet ettiğinde hem müşteri hem Google ne aradığını daha rahat bulur.
İki acente, iki farklı başlangıç
Aynı çalışma iki acentede aynı biçimde ilerlemez. Aşağıdaki iki durum, çalışmalarımda sık gördüğüm tiplerin genel özetidir; bir kişiyi ya da gerçek bir dosyayı anlatmıyor.
Orta ölçekli bir şehirde küçük, çok ürünlü acente
Bana gelen acentenin sitesi tek sayfaydı ve her sigorta türü aynı listede sıralanmıştı. Google işletme profilindeki telefon, sitedekinden farklıydı. Müşterilerin çoğu tavsiye ile geliyordu; internetten gelen çok azdı.
Önce profili düzelttim, sonra kasko, konut ve işyeri için ayrı sayfalar yazdık. Her sayfada hangi ilçelerde çalıştığı açıkça yer aldı. Hasar sürecini anlatan kısa bir sayfa da ekledik.
Birkaç ay sonra "kasko teklifi" gibi geniş aramalarda değil, ilçe adıyla yapılan aramalarda görünmeye başladı. Gelen telefonlar daha az ama daha nitelikliydi. Sonuç herkes için aynı olmaz; ben yalnızca bu acentede gördüğümü aktarıyorum.
Yalnızca işyeri ve nakliyat sigortası yapan uzman acente
Bu acentenin müşterisi bireyler değil, küçük firmalardı. Aramalar "kasko" değil, daha çok "depo sigortası nasıl yapılır" veya "taşıma sırasında hasar kimin sorumluluğunda" türündeydi. Karşılaştırma siteleri bu alanda neredeyse yoktu.
Burada ürün sayfalarından çok bilgi yazıları işe yaradı. Her yazı gerçek bir durumdan başladı: yeni depo açan bir firma, ilk kez ihracat yapan bir üretici. Yazılar poliçe yorumlamadı, hangi soruları sormak gerektiğini anlattı.
Bu acentede sonuç daha yavaş geldi, çünkü arama hacmi düşüktü. Ama gelen her telefon zaten ciddi bir ihtiyaçtı.
İşe yarayan sıra
Çalışmalarımda sigorta acentelerine şu sırayı öneriyorum:
- Google işletme profilini doğru bilgilerle kurmak ve güncel tutmak
- Ürün sayfalarını ayırmak
- Şehir ve ilçe bilgisini sayfalara yerleştirmek
- Hasar süreci ve sık sorulan sorular gibi bilgi sayfaları eklemek
- Müşterilerden gerçek yorum istemek (kurallara uygun şekilde)
Sonuçlar birkaç haftada değil, genellikle aylar içinde görülür. Rekabet, şehrinizin büyüklüğü ve sitenizin bugünkü durumu süreyi belirler. "İlk sıraya çıkarırım" demem; bunu dürüstçe kimse garanti edemez.
Müşteri güveni nelerden oluşur?
Sigorta, görünmeyen bir şey satın almaktır. Bu yüzden müşteri, ürünün kendisinden önce karşısındaki kişiye ve acenteye güvenmek ister. Sitede ve profilde bunu destekleyen küçük işaretler vardır.
- Gerçek bir adres, harita üzerinde bulunabilen ofis
- Ekipten ya da sizden net bir tanıtım, fotoğraf ve kısa özgeçmiş
- Temsil ettiğiniz şirketlerin doğru ve güncel listesi
- Ulaşabileceğiniz saatlerin açıkça yazılması
- Gerçek müşteri yorumları ve onlara verdiğiniz sakin cevaplar
Bu işaretlerin hiçbiri abartılı bir iddia değildir; hepsi doğrulanabilir. Güven, "en iyisiyiz" demekten değil, kontrol edilebilir bilgi vermekten doğar. Aynı zamanda Google da bunları, sizin gerçek bir yerel işletme olduğunuzu anlamak için kullanır.
Google işletme profili ve yorumlar
"Yakınımdaki sigorta acentesi" aramasında harita sonuçları çoğu zaman web sitesinden önce görünür. Bu yüzden Google işletme profiliniz, siteniz kadar önemlidir. Adres, çalışma saatleri, telefon ve hizmet verdiğiniz ürünler profilde eksiksiz ve sitenizdekiyle birebir aynı olmalı. Müşteriler hasar sürecinde yardım ettiğinizi yorumlarda yazarsa, bu hem yeni müşteriye güven verir hem de sizi karşılaştırma sitelerinden ayırır.
Yorum isterken baskı yapmayın, karşılığında hediye veya indirim vaat etmeyin. Memnun müşteriye sadece "isterseniz deneyiminizi yazabilirsiniz" demek yeterli. Olumsuz yorumlara da sakin ve gerçek bilgiyle cevap verin; kişisel veri ya da poliçe ayrıntısı paylaşmayın.
Bir acentenin gerçekçi beklentisi
Bir sigorta acentesinde SEO'nun ilk işareti genellikle telefon aramalarının ve teklif formlarının biraz daha nitelikli gelmesidir. "Bu şehirde kasko yaptıracağım, sizi aradım" diyen biri, sadece fiyat bakan biri değildir. Sayıları büyütmek yerine doğru kişiyi çekmeye odaklanırız. Ben de her ay hangi sayfanın ne getirdiğini sade bir dille raporlarım.
Şehir ve ilçe sayfası nasıl yazılır?
Yerel görünürlüğün en çok yanlış anlaşılan kısmı burasıdır. "Her ilçeye bir sayfa açayım" fikri kulağa mantıklı gelir ama yanlış yapılırsa işe yaramaz.
Gerçekten hizmet verdiğiniz yerleri yazın
Ofisiniz hangi ilçedeyse orası, ayrıca düzenli olarak müşteri ziyaret ettiğiniz ya da telefonla hizmet verdiğiniz bölgeler sayfada yer alabilir. Hiç çalışmadığınız bir ilçeyi sırf aranma ihtimali var diye eklemeyin. Hem müşteriyi yanıltır hem de güveninizi zedeler.
Her sayfa gerçekten farklı bir şey söylemeli
Sayfaya o ilçeye özgü bir şey katabilmelisiniz: ofisinizin oraya uzaklığı, o bölgede sık gelen sigorta ihtiyaçları, müşterilerle nerede buluştuğunuz gibi. Bunlar yoksa tek bir "hizmet bölgelerimiz" bölümü yeterlidir. Yarım sayfalık kopya metinler yerine tek iyi sayfa daha değerlidir.
Harita ve adres bilgisini tutarlı tutun
Sayfadaki adres, telefon ve çalışma saatleri Google işletme profiliyle birebir aynı olsun. Küçük farklar, örneğin bir yerde "Cad." diğerinde "Caddesi" yazmak sorun değildir; ama farklı telefon ya da farklı saat kafa karıştırır.
Yerel bir cümle yazın
"Şu mahallede esnafın dükkan sigortası için sıkça sorduğu sorular" gibi gerçek bir gözleminiz varsa kullanın. Ama kimseyi tanıtmadan, kişisel veri vermeden, genel kalarak yazın. Gerçek yerel bilgi, kopyalanamayan tek şeydir ve karşılaştırma sitelerinin sunamayacağı şeydir.
Sonuçları nasıl takip ederiz?
Sıralamaya bakmak kolaydır ama yanıltıcıdır. Bir kelimede üst sıraya çıkmak, telefonun çaldığı anlamına gelmeyebilir. Benim baktığım şeyler daha sadedir.
- Aylık telefon aramaları ve teklif formları kaç tane geldi
- Bu başvurular hangi sayfalardan ve hangi aramalardan geldi
- Google işletme profilinden kaç arama ve yol tarifi isteği oldu
- Yeni müşteri "bizi nereden buldunuz" sorusuna ne cevap verdi
Bu son soruyu telefonda ya da ofiste sormanızı özellikle öneririm. İnternetten gelen bir müşteri çoğu zaman rakamlara yansımaz; bir cümlesi ise çok şey anlatır.
Raporlarda büyük grafikler yerine kısa bir özet bulursunuz: ne yapıldı, ne değişti, bir sonraki ay ne yapılacak. Sayı yoksa uydurmam; veri azsa bunu açıkça yazarım.
Adım adım: birlikte çalışırsak süreç nasıl işler?
Ne yapacağımızı baştan bilmeniz, sürpriz yaşamamanız için önemli. Benimle çalışırsanız sıra genelde şöyle ilerler.
1. İnceleme
Sitenize, Google işletme profilinize ve rakiplerinize bakarım. Hangi ürünlerin zaten bulunabildiğini, hangilerinin hiç görünmediğini çıkarırım. Bu aşamada size ne gerektiğini ve ne gerekmediğini yazılı olarak söylerim.
2. Öncelik belirleme
Hepsini aynı anda yapmayız. Çoğu acentede ilk iş profil ve en çok kazandıran bir iki üründür. Bütçeniz ve zamanınız buna göre planlanır.
3. Yazım ve düzenleme
Sayfaları sade dille yazarım. Mevzuat açısından şüpheli her cümleyi sizinle konuşurum; yayından önce onayınız şart.
4. Yayın ve ölçüm
Sayfalar yayına girince hangi aramalardan ziyaretçi geldiğini ve kaç telefon veya form olduğunu takip ederim. Aylık raporum sade bir dille yazılır.
5. İyileştirme
İlk aylardan sonra neyin işe yaradığına bakıp bir sonraki sayfayı seçeriz. Çalışmayan bir şeyi sırf yaptık diye sürdürmem.
Yıl içindeki hareketliliği hesaba katın
Sigortada talep yıl boyunca eşit dağılmaz. Yenileme dönemleri, araç alım satımının arttığı aylar, tatil öncesi seyahat ve konut ihtiyaçları, yeni iş açılışları gibi zamanlar vardır. Her acentenin kendi takvimi farklıdır ve bunu en iyi siz bilirsiniz.
Önerim, yoğun dönemden birkaç ay önce ilgili sayfaları hazırlamanız. Google'ın bir sayfayı fark etmesi ve değerlendirmesi zaman alır; sayfayı ihtiyacın tam ortasında yayınlamak geç kalmak demektir. Yoğun dönemin ardından da sayfayı silmeyin, güncel tutun; çünkü her yıl aynı soru yeniden gelir.
Acentelerin sık yaptığı hatalar
Bu hataların çoğu, kötü niyetten değil, "nasılsa herkes böyle yapıyor" düşüncesinden çıkıyor.
- Şirket logolarını ve fiyatları ortaya dökmek. Hem hukuki hem güven açısından risklidir. Kuralları öğrenmeden yapmayın.
- Her şehre aynı metni kopyalamak. Farklı ilçeler için aynı paragrafı değiştirip yapıştırmak işe yaramaz; Google bunu fark eder.
- Hasar sürecini saklamak. Müşterinin asıl merak ettiği bölüm çoğu zaman en az yazılan bölümdür.
- Yorumları satın almak ya da şişirmek. Kısa vadede iyi görünür, uzun vadede hem itibarınıza hem profilinize zarar verir.
- Sonuçları birkaç hafta içinde beklemek. Sabırsızlık yüzünden çalışmayı yarıda bırakmak, emeği boşa çıkarır.
Kendiniz yapabilecekleriniz, uzmana bırakmanız gerekenler
Her şeyi dışarıya yaptırmanız gerekmez. Bazı işleri siz daha iyi yaparsınız, çünkü müşteriyi siz tanıyorsunuz.
Kendiniz yapabilirsiniz
- Google işletme profilindeki saat, telefon ve adresi güncel tutmak
- Memnun müşteriden nazikçe yorum rica etmek
- Müşterilerin en çok sorduğu soruları not alıp bana iletmek
- Yorumlara sakin ve kişisel veri içermeyen cevaplar yazmak
Uzmana bırakmanız daha iyi olur
- Ürün sayfalarının yapısı ve şehir/ilçe düzeni
- Sitenin teknik sorunları (hız, mobil görünüm, indeksleme)
- Hangi aramalarda yarışmaya değeceğinin analizi
- Çalışmanın aylık ölçümü ve raporlanması
Mevzuat konusunda ise son söz sizin ve gerekirse hukuk danışmanınızındır. Ben bu konuda görüş vermem.
Ürün sayfası mı, bilgi yazısı mı?
İkisi de gerekli ama işleri farklı. Hangisini ne zaman yazacağınızı bilmek zamanınızı korur.
Ürün sayfası
Teklif almaya hazır kişiye hitap eder. Kısa, net ve eyleme yöneliktir: kimin için, hangi bilgiler gerekir, nasıl ulaşılır. Uzun açıklamalar burada okuru yorar.
Bilgi yazısı
Henüz karar vermemiş kişiye hitap eder. "Kira geliri olan evin sigortası nasıl yapılır" gibi bir sorunun cevabını verir ve sakin bir dille ilgili ürüne yönlendirir. Burada bol alan vardır, ama poliçe yorumu yapmayın.
Küçük bir acente için ben genellikle şu dengeyi öneririm: önce her ana ürün için bir sayfa, ardından müşterilerin telefonda en çok sorduğu sorulardan yola çıkan yazılar. Telefonda aynı soruyu üç kez cevapladıysanız, o soru bir yazıyı hak ediyor demektir.
Ürün sayfanızı yayınlamadan önce kontrol listesi
- Sayfa tek bir ürünü anlatıyor mu?
- Çalıştığınız şehir ve ilçeler açık yazıyor mu?
- Telefon ve teklif butonu ilk ekranda görünüyor mu?
- "En ucuz" ya da "garantili" gibi ifadeler çıkarıldı mı?
- Şirket adı, logo ve fiyat kullanımı kurallara uygun mu?
- Telefondan okunduğunda sayfa rahat mı?
Başlamadan önce kendinize sorun
SEO'ya yatırım yapmadan önce bazı sorulara dürüst cevap vermek, hem bütçenizi hem beklentinizi korur.
- Hangi ürünü daha çok satmak istiyorum? Her şeyi aynı anda öne çıkarmak yerine bir ya da iki ürünle başlamak daha gerçekçidir.
- Gelen talebi karşılayacak zamanım var mı? Telefonlar artarsa her birine zamanında dönebilmeniz gerekir; geç dönülen bir teklif talebi çoğu zaman kaybedilir.
- Hangi bölgede müşteri istiyorum? Çok geniş bir alan yerine, gerçekten hizmet verebileceğiniz yerlerle başlayın.
- Mevzuat konusunda kimden destek alıyorum? Metinleri onaylayacak bir kişi ya da kurumu önceden belirleyin.
Bu soruların cevabı net değilse bile sorun değil; ilk görüşmede birlikte netleştiririz.
Fiyatı ne belirler?
Sigorta acentesi SEO'sunun maliyeti; kaç ürün sayfası yazılacağına, kaç ilçede görünmek istediğinize, sitenizin teknik durumuna ve rekabete göre değişir. Önce sitenize bakar, sonra ne gerektiğini ve ne gerekmediğini yazarım. Gereksiz paketi satmam.
Sık sorulan sorular
Reklam vermeden sigorta acentesi olarak Google'da çıkabilir miyim?
Evet, özellikle şehir ve ürün bazlı aramalarda. Ancak geniş "kasko teklifi" aramalarında karşılaştırma siteleriyle yarışmak zordur; stratejiyi buna göre kurmak gerekir.
Sitede şirket logolarını kullanabilir miyim?
Bu, şirketlerle aranızdaki anlaşmaya ve ilgili kurallara bağlı. Önce acentelik sözleşmenize ve mevzuata bakmanızı öneririm.
Blog yazısı yazmak şart mı?
Şart değil ama işe yarar. Müşterinin gerçek sorularını cevaplayan birkaç iyi yazı, onlarca genel yazıdan değerlidir.
Ne kadar sürede sonuç alırım?
Net süre veremem. Genelde aylar sürer ve sonuç garanti edilmez.
Hasar anında yanında olduğumu yazmak yeterli mi?
Tek başına yetmez. "Yanınızdayız" demek herkesin yazdığı bir cümledir. Hasar sonrası ilk adımları, ulaşılabileceğiniz saatleri ve dosyadaki rolünüzü somut yazarsanız fark görünür olur.
Birden fazla şehirde hizmet veriyorsam ne yapmalıyım?
Her şehir için gerçekten farklı bilgi içeren ayrı sayfalar yazılabilir. Gerçek bir şubeniz veya hizmet verdiğiniz bir bölgeniz yoksa sırf görünmek için sayfa açmak ters tepebilir.
Karşılaştırma sitelerine üye olmak SEO'ya zarar verir mi?
Genelde zarar vermez; bu bir satış kanalı kararıdır. SEO'da asıl mesele, kendi sitenizin müşteriye farklı bir şey sunmasıdır.
Eski müşterilerime SEO ile ulaşabilir miyim?
SEO yeni müşteri çeker. Mevcut müşterinizle iletişim ayrı bir iştir; ama iyi bir bilgi sayfası onların da sizi hatırlamasına ve yakınlarına önermesine yardım eder.
Sigorta acentenizin kendi şehrinizde müşterinin ilk akla getireceği isim olması için SEO hizmeti sayfasından benimle iletişime geçebilirsiniz.