SEO··13 dk okuma

Yeni Web Sitesine Trafik Gelmiyor: Nedenler ve Çözüm Yolu

Yeni web sitenize aylardır ziyaretçi gelmiyor mu? En sık sebepleri, kendiniz yapabileceğiniz kontrolleri ve ne zaman destek alacağınızı anlatıyorum.

Sitenizi yaptırdınız, yayına aldınız, belki lansman mesajı bile paylaştınız. Aylar geçti ama telefon çalmıyor, form dolmuyor, istatistiklerde birkaç kişi var, o da büyük ihtimalle sizsiniz. "Yeni web sitesine trafik gelmiyor, bir şey mi yanlış yaptım?" diye soruyorsanız yalnız değilsiniz. Çoğu zaman ortada büyük bir hata yoktur; site vitrine konmuş ama sokağa tabela asılmamıştır. Bu yazıda en sık sebepleri, kendi başınıza bakabileceğiniz noktaları ve ne zaman SEO hizmeti almanın mantıklı olduğunu sade dille anlatıyorum.

Önce beklentiyi netleştirelim

Yeni bir site, açıldığı gün Google için tanınmayan bir dükkândır. Google önce siteyi bulmalı, sayfaları okumalı, sonra kimlere göstereceğine karar vermelidir. Bu süreç günler değil, çoğu zaman haftalar ve aylar alır. Kesin bir süre veremem; sektöre, rekabete ve sitenin durumuna göre değişir.

Yine de "biraz bekleyin" her zaman doğru cevap değildir. Aylardır hiçbir şey olmuyorsa bekleme sorunu değil, büyük ihtimalle somut bir eksik vardır. Aşağıdaki dört sebep, çalışmalarımda en sık karşıma çıkanlardır.

En sık görülen dört sebep

Yeni siteye ziyaretçi gelmemesinin sık nedenlerini sıralayan uyarı listesi

1. Site indekslenmemiş. İndeksleme, Google'ın sayfanızı kayıtlarına eklemesidir. Kayıtta yoksanız aranmanız mümkün değildir. Bazen yapım aşamasından kalan bir "arama motorlarına gösterme" ayarı açık kalır ve kimse fark etmez. Sayfanın neden hâlâ görünmediğini merak ediyorsanız yeni sayfam Google'da ne zaman görünür yazısı da yardımcı olur.

2. Sayfalar ne aradığınızı söylemiyor. Birçok kurumsal sitenin ana sayfasında "Vizyonumuz, misyonumuz, kalite anlayışımız" yazar ama müşterinin aradığı kelime hiç geçmez. Müşteri "kadıköy diş implant" yazar; siteniz "sağlıklı gülüşler için buradayız" der. Google ne sattığınızı, nerede sattığınızı metinden anlar. Metin bunu söylemiyorsa sizi gösterecek bir gerekçesi olmaz.

3. Siteye hiç bağlantı yok. Başka sitelerin sizi anması, Google'a "bu site gerçek ve tanınıyor" mesajı verir. Yepyeni bir sitenin dışarıdan hiçbir bağlantısı olmadığında Google için bir yabancıdır. Burada amaç satın alınmış toplu bağlantılar değil; rehber siteler, dernekler, iş ortakları gibi gerçek yerlerden anılmaktır.

4. Google İşletme Profili yok ya da eksik. Yerel işletmelerde "yakınımdaki" aramaları harita sonuçlarından beslenir. Profiliniz yoksa, doğrulanmamışsa ya da bilgileri eksikse haritada görünmezsiniz; web siteniz ne kadar güzel olursa olsun.

Kendi başınıza yapabileceğiniz beş kontrol

Teknik bilgi gerektirmeyen bu kontroller size yarım saat sürer:

  • Adresinizi arayın. Google'a site:siteadresiniz.com yazın (kendi adresinizi koyarak). Hiçbir sonuç çıkmıyorsa site indekslenmemiş olabilir.
  • Firma adınızı arayın. Adınızı yazdığınızda siteniz çıkıyor mu? Çıkmıyorsa sorun ciddidir.
  • Ana sayfanızı yabancı gözüyle okuyun. İlk ekranda ne yaptığınız, hangi şehirde olduğunuz ve nasıl ulaşılacağı yazıyor mu?
  • Her hizmete ayrı sayfa var mı bakın. Tek sayfada beş hizmet anlatmak, Google'a net sinyal vermez.
  • Google İşletme Profilinizi açın. Adres, telefon, çalışma saatleri ve kategori site ile birebir aynı olmalı.

Bir de istatistik aracı kurulu mu diye bakın. Kurulu değilse "kimse gelmiyor" sanırsınız ama ölçemiyorsunuzdur. Ziyaretçi azsa da, sizin hiç ölçmemiş olmanız daha kötü bir durumdur. Genel nedenler için web sitem Google'da neden çıkmıyor yazısındaki kontrol listesini de kullanabilirsiniz.

Tabloyu bir bakışta görün

Kendiniz yapabileceğiniz kontroller ile uzman desteği gerektiren işleri karşılaştıran infografik

Kendi yapabileceğiniz işler genellikle "var mı, yok mu" sorusunun cevabıdır. Uzman desteği ise "neden böyle ve ne yapılmalı" sorusunun cevabıdır. İkisini karıştırmamak, hem zamanınızı hem bütçenizi korur.

Adım adım: bir teşhis nasıl ilerler

Bu işi benimle yapsanız da kendiniz yürütseniz de sıra aynıdır. Önce sebebi bulur, sonra düzeltir, en sonda ölçersiniz. Sırayı atlamak, genellikle yanlış yere emek harcamak demektir.

Trafik gelmeyen bir sitede teşhis ve düzeltme sırasını gösteren adım adım infografik

1. Ölçümü kurun

Önce ziyaretçileri ve Google'daki görünürlüğü gösteren araçların kurulu olduğundan emin olurum. Bunlar olmadan ne düzeldiğini, ne düzelmediğini anlayamazsınız. Araçlar ücretsizdir ve kurulumları kısadır.

2. İndekslemeyi doğrulayın

Hangi sayfaların Google'ın kayıtlarında olduğuna bakılır. Eksik sayfa varsa nedeni aranır: engelleyen bir ayar mı, siteye giden hiçbir yolun olmaması mı, yoksa sayfanın çok zayıf bulunması mı? Her biri farklı çözüm ister.

3. Müşterinin dilini bulun

Sonra müşterilerin sizi bulmak için gerçekte ne yazdığına bakarım. Sektörünüzün kullandığı kelime ile müşterinin kullandığı kelime çoğu zaman farklıdır. Hangi hizmetin hangi sayfada anlatılacağını bu liste belirler.

4. Sayfaları düzeltin

Ana sayfa, hizmet sayfaları ve iletişim bilgileri bu listeye göre yazılır ya da düzeltilir. Amaç süslü cümle kurmak değil; ne yaptığınızı, kime, nerede yaptığınızı açıkça söylemektir.

5. Dış sinyalleri ekleyin ve izleyin

Son adımda gerçek yerlerden anılma fırsatları ve yerel profil çalışması gelir. Ardından birkaç hafta boyunca neyin kıpırdadığına bakılır. Rakamlara göre plan güncellenir.

İki farklı işletme, aynı sessizlik

Aşağıdaki örnekler, çalışmalarımda sık karşılaştığım durumlardan derlenmiş genel anlatımlardır; isim ya da sonuç vaadi içermez.

Bir muayenehane: güzel site, görünmeyen hizmetler

Bir hekim, yeni sitesi için ciddi emek vermişti. Tasarım temizdi, doktor tanıtımı özenliydi. Aylar sonra gelen ziyaretçi yok denecek kadar azdı. Önce sitenin indekslenip indekslenmediğine baktım; ana sayfa kayıtlıydı ama hizmet sayfalarının çoğu yoktu, çünkü menüde değil, yalnızca bir açılır pencerenin içinde duruyorlardı.

Ana sayfada da tek cümleyle "kaliteli sağlık hizmeti" yazıyordu. Hangi şikâyetle, hangi semtte aranabileceğine dair hiçbir ipucu yoktu. Hizmetleri tek tek sayfalara ayırdık, her birini hastanın sorduğu sorularla yazdık, Google İşletme Profilini siteyle aynı bilgilere getirdik. Sağlıkta reklam ve tanıtım kurallarının ülkeden ülkeye değiştiğini bildiğim için metinleri sade ve bilgilendirici tuttuk; kesin iddialardan kaçındık, meslek kurallarının kontrolünü de hekime bıraktık. Birkaç hafta sonra görünürlükte hareket başladı. Ne kadar süreceğini o gün de bilmiyordum, bugün de garanti edemem.

Bir üretici firma: kurumsal dil, aranmayan kelimeler

Metal işleme yapan bir firma, kurumsal bir site yaptırmıştı. Metinlerde "çözüm ortağınız", "kaliteden ödün vermeyen" gibi ifadeler vardı ama ürünlerin adı geçmiyordu. Alıcı tarafında aranan şey ise net: belirli bir parçanın adı ve üretim yöntemi.

Burada asıl iş yeni tasarım değil, her ürün grubu için ayrı bir sayfa yazmaktı. Her sayfada ne üretildiği, hangi malzemeden, hangi sektöre yapıldığı ve nasıl teklif alınacağı anlatıldı. Sektör derneği ve iş ortaklarının sitelerinden gerçek anılmalar için görüşmeler yapıldı. Sonuç zaman aldı, ama sorgular artık firmanın gerçekten sattığı ürünlerle eşleşmeye başladı.

İkisinde ortak olan

İki sitede de sorun, tasarımın dışında kalan ve gözle görülmeyen bir noktaydı. Yeni site çoğu zaman "yayında olmakla" tamamlanmış sayılır, oysa aranabilir olmak ayrı bir iştir. Tasarımcı siteyi teslim eder, ama müşterinin hangi kelimeyi yazacağını, hangi sayfanın hangi aramaya cevap vereceğini planlamak çoğu zaman kimsenin görev tanımında yer almaz. Bu boşluğu kapatmak, genellikle ilk ve en etkili adımdır; üstelik çoğu zaman siteyi baştan yapmayı gerektirmez.

İlk üç ayda neye bakmalı?

"Az ziyaretçi" göreceli bir kavramdır. Rakam bir kenara, yönün doğru olup olmadığı çok daha önemlidir. Aşağıdaki sinyalleri her ay aynı gün kaydetmenizi öneririm.

Google'daki görünürlük

Search Console'da sitenizin kaç kez arama sonuçlarında göründüğüne (gösterim) ve kaç kez tıklandığına bakın. Henüz tıklama yoksa ama gösterim artıyorsa Google sizi tanımaya başlamış demektir. Bu, düzgün gidişin ilk işaretlerinden biridir.

Hangi sorgularla gösteriliyorsunuz?

Sorgu listesi, Google'ın sizi ne iş yaptığınızı nasıl anladığını gösterir. Listede firma adınızdan başka bir şey yoksa hizmet sayfalarınız henüz kendi kelimelerini bulamamış demektir. Beklenmedik ama ilgili sorgular görüyorsanız, bunlara özel sayfa açmak iyi bir fırsat olabilir.

Siteye gelenler ne yapıyor?

Ziyaretçi azsa da, gelenlerin telefon tuşuna basması, forma ulaşması ya da haritaya tıklaması önemlidir. Çok ziyaretçi ama sıfır eylem, trafiğin yanlış kitleden geldiğini düşündürür. Birkaç ziyaretçi ve düzenli bir arama ise çoğu yerel işletme için sağlam bir başlangıçtır.

Sabırla panik arasındaki çizgi

Üç ayın sonunda gösterim bile yoksa bekleme stratejisinin yeri kalmaz. O noktada indeksleme ve metin kontrollerini yeniden yapmak, gerekiyorsa destek almak gerekir.

Eski siteden yeniye geçtiyseniz

Trafik hiç gelmemesi ile gelen trafiğin kaybolması farklı sorunlardır. Yeni siteye geçişte adresler değiştiyse, Google eski adresleri hâlâ biliyordur ama yeni adresleri bulamayabilir.

  • Yönlendirme eksikliği: Eski sayfa adresine tıklayan kişi hata sayfasına düşüyorsa hem müşteri hem Google kaybolur.
  • Silinen metinler: Eski sitede iyi çalışan sayfalar yeni tasarımda "sadeleştirme" adı altında kaldırılmış olabilir.
  • Değişen adres yapısı: Aynı içerik yeni bir adrese taşındıysa Google'a bunu söylemek gerekir.
  • Kapalı kalan engel: Test aşamasında kullanılan "arama motorlarını engelle" ayarı, yayına geçerken kapatılmayabilir.

Geçiş sonrası düşüş gördüyseniz, eski site adreslerinin bir listesini bulun; bu liste teşhisi ciddi biçimde hızlandırır. Eski siteyi yapan kişiyle konuşmak çoğu zaman ilk adımdır.

Google'a siteyi tanıtmak için ilk adımlar

Google yeni bir siteyi genellikle kendi başına bulur, ama bu süreci hızlandırmak mümkündür. Teknik görünse de adımlar sade ve çoğu tek seferliktir.

Site haritasını bildirin

Site haritası, sayfalarınızın listesini Google'a veren bir dosyadır. Birçok site yapım aracı bunu otomatik üretir. Search Console'a bu dosyanın adresini bildirdiğinizde Google hangi sayfaların var olduğunu daha kolay öğrenir.

Önemli sayfalara içeriden bağlantı verin

Google sayfaları bağlantıları izleyerek keşfeder. Ana sayfadan hizmet sayfalarına, hizmet sayfalarından iletişime giden net yollar yoksa bazı sayfalar fark edilmeyebilir. Menüde olmayan, hiçbir sayfadan bağlanmayan sayfa, haritasız bir odaya benzer.

Mobilde gözle kontrol edin

Çoğu müşteri sizi telefondan arar. Sitenizi kendi telefonunuzdan açın, ilk ekranı yabancı gibi okuyun. Yazılar küçükse, düğmeler birbirine yakınsa ya da sayfa geç açılıyorsa, bu hem müşteriyi hem sıralamayı etkiler.

Adres, telefon ve ad tutarlılığı

Firma adınız, adresiniz ve telefonunuz sitede, Google İşletme Profilinde ve diğer rehberlerde aynı yazılmalıdır. Biri "Ltd. Şti." diye, diğeri kısaltılmış, bir üçüncüsü eski adresle durursa Google hangisinin doğru olduğundan emin olamaz.

Gerçek bağlantı ve anılma nereden gelir?

Bağlantıdan söz edince çoğu kişi pazarlık edilen paketleri düşünür. Oysa değerli olan, sizi gerçekten tanıyan kişi ve kurumların anmasıdır. Bunları zorlamadan, adım adım toplayabilirsiniz.

  • Sektör dernekleri ve odalar. Üyesi olduğunuz kuruluşun üye listesinde sitenize yer verilip verilmediğine bakın.
  • İş ortakları ve tedarikçiler. Birlikte çalıştığınız firmalar, "çözüm ortaklarımız" sayfasında sizi anabilir.
  • Yerel basın ve rehberler. Semt ya da şehir rehberleri, yerel haber siteleri, etkinlik sayfaları.
  • Uzmanlık yazıları. Sektörünüze ait bir sorunu anlatan, gerçekten faydalı bir yazıyı başka bir sitede yayımlamak.
  • Müşteri ve mezun listeleri. Eğitim veriyor ya da proje yapıyorsanız referans sayfalarından bahsedilmesi.

Her bağlantı için sorun şu olsun: bu sayfayı gören gerçek bir kişi bana tıklar mı? Cevap evetse genellikle doğru yerdesiniz. Hayırsa, Google için de değeri düşüktür.

Bu çalışma haftalar alır ve sabır ister. Hızlı ve toplu bağlantı vaadi edenlerden uzak durmak gerekir. Fiyat listesi sunan, sonuç sözü veren tekliflere ihtiyatla yaklaşın.

Yerel işletmeyseniz: Google İşletme Profili neden ayrı ele alınır?

Web sitesi ile işletme profili iki ayrı vitrindir. "Yakınımdaki" ya da "şehir + hizmet" aramalarında ilk görünen çoğu zaman harita bloğudur ve o blok siteden değil, profilden beslenir. Siteniz çok iyi olsa da profil eksikse bu alanın dışında kalırsınız.

Profilde ana kategorinizi doğru seçmek, hizmetlerinizi tek tek yazmak, çalışma saatlerini güncel tutmak ve gerçek fotoğraflar eklemek temel işlerdir. Yorumlara kibarca ve düzenli yanıt vermek de güven verir. Adres ve telefonun siteyle birebir aynı olması, iki vitrinin birbirini doğrulamasını sağlar.

Hizmet alanınız birden çok ilçeyi kapsıyorsa bunu abartmadan, gerçekten hizmet verdiğiniz yerleri yazarak belirtin. Ulaşmadığınız yerleri listelemek kısa vadede cazip görünse de güven ve doğruluk açısından size zarar verir.

Bu dönemde yapmamanız gerekenler

Sabırsızlık, yeni site sahiplerini çoğu zaman yanlış kararlara iter. Birkaç örnek:

  • Siteyi sürekli baştan tasarlatmak. Trafik gelmiyorsa sebep genellikle tasarım değildir. Görünümü değiştirmek, asıl eksiği çözmez.
  • Ucuz toplu bağlantı paketleri almak. Kalitesiz bağlantılar yarardan çok zarar verebilir.
  • Her ay ajans değiştirmek. Her yeni ekip her şeye baştan başlar; tutarlı bir çalışma çizgisi oluşmaz.
  • Hemen sonuç beklemek. Dürüst olmak gerekirse, SEO'da hızlı ve garantili vaat veren kişiye temkinli yaklaşın.

Yeni sitelerde sık yapılan içerik hataları

Önceki bölümde davranış hatalarından söz ettim. Burada sitenin içindeki eksiklere bakalım. Bunlar teknik değil, çoğunlukla düşünce ve planlama eksikleridir.

  • Tek sayfada her şeyi anlatmak. Beş hizmet tek sayfadaysa Google hangisi için göstereceğini seçemez, müşteri de aradığına ulaşamaz.
  • Şehri ve semti hiç yazmamak. Yerel iş yapıyorsanız, hizmet verdiğiniz yerleri açıkça yazın.
  • Aynı metni birden çok sayfada kullanmak. Sayfalar birbirinin kopyası olursa hiçbiri öne çıkmaz.
  • Metni görselin içine gömmek. Güzel bir afiş fotoğraf olarak yüklendiyse, Google içindeki yazıyı okuyamaz.
  • İletişim bilgisini yalnızca formda bırakmak. Telefon ve adresin metin olarak görünmesi hem müşteriye hem Google'a güven verir.
  • Blog açıp bırakmak. Tek bir yazıyla açılıp aylarca güncellenmeyen bölüm, güven yerine ihmal izlenimi verir.

Bu maddelerin her biri kendi başına büyük bir engel olmayabilir. Ama birleştiklerinde "site var ama aranmıyor" tablosu çıkar.

Ne zaman profesyonel destek gerekir?

Şu durumlardan biri varsa tek başınıza uğraşmayı bırakmanızı öneririm:

  • Kontrolleri yaptınız, her şey yerinde görünüyor ama aylardır hâlâ sonuç yok.
  • Hangi kelimeyle aranmanız gerektiğini bilmiyorsunuz.
  • Sitenin teknik tarafında (yönlendirmeler, hız, mobil görünüm) sorun şüpheniz var ama kaynağını bulamıyorsunuz.
  • Rakipleriniz üst sıralarda ve neyi farklı yaptıklarını göremiyorsunuz.
  • Eski siteden yenisine geçtiniz ve trafik düştü.

Bu aşamada yaptığım iş, önce sitenin neden görünmediğini teşhis etmektir. Sonra öncelik sırasıyla neyin düzeltileceğini yazarım: indeksleme, sayfa metinleri, bağlantı fırsatları, yerel profil. Süreç şeffaf ilerler; ne yapıldığını ve neden yapıldığını bilirsiniz. Sonuçların ne zaman ve ne ölçüde geleceğini garanti edemem, çünkü Google'ın kararlarını kimse kontrol edemez. Ama doğru sırayla yapılan işin, rastgele yapılandan çok daha hızlı fark yarattığını çalışmalarımda sık görüyorum.

Kendiniz yapabilecekleriniz ve uzmana bırakmanız gerekenler

Her şeyi bir uzmana vermek zorunda değilsiniz. İşin bir kısmı sizin sektör bilginize ihtiyaç duyar; bir kısmı ise teknik ve zaman isteyen bir uzmanlıktır.

Kendiniz yapabilecekleriniz

  • Sitenizin Google'da görünüp görünmediğini kontrol etmek.
  • Müşterilerin size sorduğu soruları not almak, SSS metninin ham maddesini toplamak.
  • Google İşletme Profilinizi doğrulamak, fotoğraf, saat ve açıklama eklemek.
  • Müşterilerden, memnun kaldıklarında profilinize yorum bırakmalarını rica etmek (yorum karşılığı hediye vermeden, kurallara uygun biçimde).
  • Dernek, oda ya da iş ortaklarınızdan bağlantı için konuşmak.

Uzmana bırakmanız gerekenler

  • İndeksleme sorununun kaynağını bulmak ve sayfa yapısını düzenlemek.
  • Hangi kelimelerle hangi sayfanın öne çıkarılacağını planlamak.
  • Eski siteden yeniye geçişte yönlendirmeleri kurmak.
  • Rakiplerin neyi farklı yaptığını çözümlemek ve bağlantı fırsatlarını seçmek.
  • Zarar verebilecek bağlantıları ve riskli uygulamaları ayıklamak.

Aradaki çizgi basit: bilginiz gerekiyorsa siz, yöntem gerekiyorsa uzman. Bu ayrım, ödediğiniz zamanın karşılığını almanızı sağlar.

İşi paylaştığınızda sıra nasıl işler?

Benimle çalışırsanız ilk görüşmede işinizi, müşterinizi ve şu ana kadar yapılanları dinlerim. Ardından siteyi inceler, bulduklarımı sade bir dille yazarım. Hangi işi ben yapacağım, hangisi sizden gelecek, baştan netleşir.

Sonra öncelik sırasıyla çalışmaya başlarız; her adımda ne değiştiğini görürsünüz. Sorunun büyüklüğüne göre plan haftalar ya da aylar sürebilir. Düzenli aralıklarla tekrar bakar, gerekirse planı güncelleriz.

Sık sorulan sorular

Yeni siteye ne kadar sürede ziyaretçi gelir?

Kesin süre yok. Sektör ve rekabete göre haftalar ya da aylar sürebilir. Ama site hiç indekslenmemişse süre uzamaz, hiç gelmez. Bu yüzden önce kontrolleri yapın.

Reklam vermek çözüm olur mu?

Reklam hızlı ziyaretçi getirebilir, ancak reklamı durdurduğunuzda ziyaretçi de durur. SEO daha yavaş ama kalıcıdır. Çoğu işletme için ikisinin dengeli kullanımı mantıklıdır.

Siteyi yapan kişi bunu bilmeli değil miydi?

Web tasarım ve SEO ayrı uzmanlıklardır. Site güzel ve sorunsuz çalışabilir, ama aranma için hazırlanmamış olabilir. Bunu kimsenin suçu olarak görmek yerine eksik bir adım olarak düşünmek daha verimli.

Ben ne kadar katkı vermeliyim?

Sektörünüzü en iyi siz bilirsiniz. Müşterilerin hangi soruları sorduğunu bana anlatmanız, metinlerin gerçekçi olmasını sağlar. Teknik işleri ben yürütürüm.

Site yayında ama Google'da hiç çıkmıyor, ilk ne yapmalıyım?

Önce adres çubuğuna site: ile kendi adresinizi yazın. Sonuç çıkmıyorsa indeksleme sorunu vardır; çıkıyorsa sorun sıralamadadır. Bu iki durumun çözümü farklı olduğu için ayrımı yapmak en önemli ilk adımdır.

Sosyal medya paylaşımı Google trafiği getirir mi?

Doğrudan getirmez. Ama sitenizi tanıtır, insanların markanızı aramasını sağlayabilir. Marka adıyla yapılan aramalar da siteniz için iyi bir sinyaldir. Sosyal medyayı Google'ın yerine değil, yanında düşünün.

SEO ile Google reklamı arasında nasıl karar vermeliyim?

Hızlı sonuç gerekiyorsa reklam, kalıcı ve düşük maliyetli bir görünürlük istiyorsanız SEO daha uygundur. Birçok işletme ikisini birlikte kullanır; ancak reklam bütçesi sınırlıysa, önce sitenin temelini düzeltmek mantıklıdır.

Anahtar kelime için hangi sayfayı seçmeliyim?

Her önemli hizmet için ana sayfa dışında ayrı bir sayfa açın. Ana sayfa firmayı tanıtır, hizmet sayfası ise tek bir konuya odaklanır. Hangi sayfanın hangi kelimeye hizmet edeceğini birlikte planlarız.

Sitenizin neden sessiz kaldığını birlikte netleştirmek isterseniz, SEO hizmeti sayfasından bana yazabilirsiniz.

Etiketler

yeni web sitesi trafik gelmiyorweb sitesine ziyaretçi gelmiyoryeni site google'da çıkmıyorsitem ziyaretçi almıyor

Sitenize birlikte bakalım

Site adresinizi ve hangi aramalarda çıkmak istediğinizi yazın; mevcut durumu ve ne yapılabileceğini anlatayım.