İzmir'de bir işletmeniz var. Belki Karşıyaka'da bir klinik, Bornova'da bir atölye, Alsancak'ta bir ofis ya da Çeşme'de sezonluk çalışan bir otel. Bir de siteniz var, ama telefon ya da form yoluyla gelen müşteri sayısı beklediğinizin çok altında. Rakipleriniz aynı aramada üst sıralarda çıkıyor ve siz nedenini çözemiyorsunuz. Böyle bir noktada "izmir seo hizmeti" diye arama yapmanız çok doğal. Bu yazıda İzmir'deki bir işletmenin SEO'dan ne beklemesi gerektiğini, hangi sayfaların işe yaradığını, teklifleri nasıl değerlendireceğinizi ve işe nereden başlayacağınızı anlatıyorum. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım. Kendi SEO hizmetimin kapsamını da gerektiği yerde açıkça söyleyeceğim.
SEO, kısaca, sitenizin Google'da müşterilerinizin yaptığı aramalarda görünmesini sağlayan çalışmadır. Reklamda olduğu gibi para verdiğiniz sürece görünmezsiniz; doğru kurulduğunda ise aylarca iş getiren bir düzen oluşur. Ama İzmir'in kendine has bir yapısı var. Şehir hem yerel müşteriye hizmet veren binlerce küçük işletmeyi, hem sezonluk turizm hareketini, hem de yurt dışına satış yapan üreticileri bir arada barındırıyor. Bu üç grubun müşterisi Google'da çok farklı biçimlerde arama yapıyor. Dolayısıyla "İzmir için SEO" tek bir iş değil; işletmenizin hangi gruba girdiğine göre baştan başa değişen bir iştir.
İzmir'de müşteriler Google'da nasıl arıyor?
İzmir büyük bir şehir ama İstanbul gibi tek bir devasa pazar değil. İnsanlar şehir genelinde değil, çoğunlukla yaşadıkları ya da gitmek istedikleri bölgede arıyor. Karşıyaka'da oturan biri diş hekimi için Bornova'ya gitmeyi pek düşünmez. Aynı şekilde Buca'daki bir ev sahibi tamirci ararken "izmir tamirci" yerine "buca klima servisi" gibi daha dar bir ifade yazar.
Bu yüzden İzmir'de aramaları kabaca dört türe ayırmak işe yarıyor.
İlki geniş şehir aramalarıdır: "izmir web tasarım", "izmir muhasebe ofisi" gibi. Burada rekabet daha yoğundur ve sonuçlar daha yavaş gelir. İkincisi ilçe ve semt aramalarıdır: "karşıyaka avukat", "bayraklı diş kliniği", "alsancak restoran". Rekabet bölünmüştür ve niyet çok nettir, çünkü kişi yakınında bir yer arıyor. Üçüncüsü harita aramalarıdır; telefonda "yakınımdaki" diyerek ya da doğrudan haritada arayan kişi genellikle hemen gitmek ya da aramak ister. Dördüncüsü yurt dışından ya da başka dilde gelen aramalardır: Çeşme'de tatil yapmak isteyen bir Alman ya da İskandinav ziyaretçi, ya da İzmir'den ürün almak isteyen bir yabancı alıcı.
Bu dört türün her biri için ayrı bir sayfa türü gerekir. Bunu aşağıdaki tabloda toplayalım.
Tabloda görüldüğü gibi, tek bir "ana sayfa" hepsini karşılamaz. Genel aramalar için güçlü bir hizmet sayfası, ilçe aramaları için o ilçeye özgü sayfalar, haritalar için düzgün bir işletme profili ve yabancı müşteri için o dilde ayrı sayfalar gerekir. Bu ayrımı yapmayan bir plan genellikle ya gereksiz yere geniş ya da kimsenin aramadığı yerlerde kalır.
İzmir'de yerel işletmeler için hangi sayfalar gerekir?
Yerel işletme derken diş hekimi, avukat, mimar, veteriner, güzellik salonu, servis, atölye, restoran gibi belirli bir bölgedeki müşteriye hizmet veren işleri kastediyorum. Bunlarda SEO'nun temeli şudur: Google'a işletmenizin tam olarak ne yaptığını ve nerede yaptığını göstermek.
Birçok site tek bir "Hizmetlerimiz" sayfasında on farklı işi sıralar. Oysa Google'da biri "bornova ayak bakım" ya da "karşıyaka kombi bakımı" yazdığında, tek tek hizmet sayfası olan site, hepsini tek sayfaya yığan siteyi çoğunlukla geride bırakır. Çünkü sayfa o aramanın konusuna net biçimde odaklanmıştır.
İyi bir yerel yapı genellikle şunlardan oluşur. Her ana hizmet için ayrı bir sayfa. Müşteri çekmek istediğiniz ilçeler için, gerçekten o ilçeye özgü bilgi içeren sayfalar. Adres, telefon, çalışma saatleri ve ulaşım bilgisinin açık yazıldığı bir iletişim sayfası. Ve sık sorulan soruların yanıtlandığı bölümler.
Burada kritik uyarı şu: ilçe sayfalarını sadece ilçe adını değiştirerek kopyalamak işe yaramaz, hatta zarar verebilir. "Karşıyaka'da hizmet veriyoruz" ile "Bornova'da hizmet veriyoruz" arasındaki tek fark ilçe adıysa, Google bunu fark eder ve sayfaları değerli bulmaz. Her sayfada o bölgeden gelen müşterinin gerçek bir sorusunu cevaplamak gerekir: nereye yakınsınız, otopark var mı, hangi mahallelere geliyorsunuz, randevu nasıl alınıyor.
Aşağıdaki görsel, iyi kurulmuş bir ilçe sayfasının nasıl bir düzen izleyebileceğine örnek veriyor.
Bu düzende her bölümün bir görevi var. Başlıkta ilçe ve hizmet yazar, ilk satırdan okur ve Google ne konuştuğunuzu anlar. Alt bölümlerde ise o ilçeden gelen müşterinin işine yarayacak somut bilgiler verilir.
Harita ve işletme profili neden bu kadar önemli?
Yerel aramalarda harita çoğu zaman en önde yer alır. Biri "alsancak kuaför" yazdığında Google sıradan sonuçların üstünde haritayı ve üç beş işletmeyi gösterebilir. Bu alana girmenin yolu, Google'ın ücretsiz işletme profilini eksiksiz doldurmaktan geçer.
Profilde yapmanız gerekenler basit ama çoğu işletmede eksik kalır. İşletme adı, adres ve telefon bilgisi sitenizdekiyle birebir aynı olmalı. Doğru kategori seçilmeli. Çalışma saatleri güncel olmalı, özellikle bayram ve sezon değişikliklerinde. Gerçek fotoğraflar eklenmeli. Müşterilerden gelen yorumlara kısa ve nazik cevaplar verilmeli.
Yorumlar konusunda bir not: yorumları satın almak ya da sahte yorum yazdırmak hem etik değildir hem de platformun kurallarına aykırıdır. Doğru yol, memnun müşterinize hizmet sonrası kibarca yorum bırakmasını rica etmektir. Bunu bir alışkanlık haline getirdiğinizde yorumlar zamanla birikir.
Çeşme, Alaçatı, Foça, Urla: turizm işletmeleri için farklı bir oyun
İzmir'in turizm tarafı, şehir merkezinden ayrı düşünülmeli. Çeşme, Alaçatı, Urla, Foça, Seferihisar gibi bölgelerde otel, pansiyon, restoran, plaj işletmesi, tekne turu, sörf okulu ya da etkinlik mekânı işleten biri için arama davranışı çok farklıdır.
Birincisi, müşteri çoğu zaman başka bir şehirden ya da başka bir ülkeden arıyor. Yani İzmir'de oturmayan biri tatilini planlarken "alaçatı butik otel", "çeşme plaj", "foça pansiyon" gibi aramalar yapıyor. İkincisi, arama zamanlaması mevsime bağlı. Yaz sezonundan haftalar, bazen aylar önce planlama başlar. Bu da şu anlama gelir: sezon başladığında SEO yapmaya kalkmak çok geç kalmaktır. Sayfaların sezondan önce hazır, indekslenmiş ve güncel olması gerekir.
Üçüncüsü, yabancı dil. Turizm bölgelerinde bir sitenin yalnızca Türkçe olması büyük bir fırsat kaybıdır. İngilizce, Almanca ya da ilgilendiğiniz müşteri kitlesinin diliyle hazırlanmış ayrı sayfalar gerekir. Burada önemli nokta: otomatik çeviri eklentisiyle sayfayı çevirmek yerine, her dilin kendi aramasına göre yazılmış sayfa hazırlamaktır. Bir Alman ziyaretçinin "Cesme Urlaub" aradığında kullandığı kelimeler, Türkçe ifadenin birebir çevirisi olmayabilir.
Dördüncüsü, rezervasyon kolaylığı. Turizmde bir ziyaretçi sitenize geldiğinde dakikalar içinde karar verir. Fiyat aralığı, müsaitlik, konum, fotoğraf ve rezervasyon düğmesi hızlıca bulunamıyorsa kişi bir sonraki sonuca geçer. SEO sizi ziyaretçiye ulaştırır, ama kalıp kalmaması sitenizin kullanım kolaylığına bağlıdır.
Beşincisi, platformlarla ilişki. Pek çok turizm işletmesi rezervasyon platformlarından yoğun şekilde müşteri alıyor. Kendi sitenizden doğrudan rezervasyon almak için SEO, platformlara bağımlılığı azaltmanın yollarından biridir. Bunu hemen sıfırlamanız beklenmez; kendi sitenizi yavaş yavaş güçlendirmek makul bir hedeftir.
Yukarıdaki takvim, turizmde SEO'nun neden sezondan önce başlaması gerektiğini özetliyor. Sezon sonrasında yapılan değerlendirme de bir sonraki yılın planına temel olur.
İhracat yapan İzmirli üreticiler ve firmalar için SEO
İzmir, liman, sanayi bölgeleri ve serbest bölge gibi altyapılarıyla ihracat yapan birçok firmaya ev sahipliği yapıyor. Tarım ürünleri, gıda, tekstil, mermer, makine parçaları, kimya ve daha pek çok alanda yurt dışına satış yapan işletmeler var. Bu firmaların müşterisi "kadıköy diş hekimi" gibi arama yapmaz; bir alıcı, tedarikçi ararken tamamen farklı sorgular yazar.
İhracat odaklı sitelerde SEO'nun mantığı şöyle çalışır. Yabancı bir alıcı, ürününüzü ya da hizmetinizi kendi dilinde arar: "olive oil supplier Turkey", "Naturstein Lieferant Türkei" gibi. Bu arama, sizin Türkçe sitenizde karşılık bulmaz. Alıcının diliyle yazılmış, ürün özellikleri, ambalaj seçenekleri, sertifikalar, asgari sipariş koşulları ve iletişim bilgilerini net veren sayfalar gerekir.
Önemli olan, alıcının güven duyacağı bilgileri vermektir. Firmanın nerede olduğu, ne kadar süredir çalıştığı, hangi ürünleri ürettiği, kalite belgeleri varsa bunlar, fabrika ya da tesis fotoğrafları ve gerçek bir iletişim yolu. Yabancı alıcı çoğu zaman sizi hiç tanımaz; siteniz ilk izlenimdir. Belirsiz, eksik ya da kötü çevrilmiş bir site, iyi bir ürünü bile gölgede bırakır.
Burada da aynı ilke geçerli: her hedef ülke ve dil için ayrı sayfa. Aynı metni dört dile otomatik çevirip yayınlamak, yabancı alıcıda profesyonel bir izlenim bırakmaz. Hedef pazarınızı seçip önce onun için iyi bir sayfa hazırlamak, tüm dilleri yarım yamalak yapmaktan daha iyidir.
Bir uyarı da şu: ihracat satışı genellikle uzun bir karar sürecidir. Alıcı sitenizi görür, bir süre araştırır, belki numune ister, görüşmeler yapar. SEO burada ilk tanışmayı sağlar; satışı tek başına kapatmaz. Bu yüzden ölçerken yalnızca satışa değil, gelen teklif talebi ve soru sayısına da bakmak gerekir.
Görseldeki akış, yabancı alıcının sitenizde geçirdiği yolu gösteriyor. Her aşamada eksik bir bilgi, alıcıyı kaybetmenize neden olabilir.
İki varsayımsal senaryo
Aşağıdaki iki örnek tamamen varsayımsaldır; gerçek bir firmayı ya da kişiyi anlatmaz. Yalnızca konunun pratikte nasıl işleyebileceğini göstermek için kuruldu.
Senaryo 1: Karşıyaka'da bir diş kliniği
Varsayalım ki Karşıyaka'da küçük bir diş kliniği var. Sitesi on yıl önce yapılmış, tek sayfada "Hizmetlerimiz" başlığı altında tüm tedaviler sıralanmış. Klinik, "karşıyaka implant" ya da "karşıyaka diş beyazlatma" gibi aramalarda görünmüyor. Google işletme profili yarım doldurulmuş, adresi sitede bir biçimde, profilde başka biçimde yazılmış.
Önce teknik kontrol yapılır: site telefonda düzgün açılıyor mu, hızlı mı, Google siteyi doğru görüyor mu. Ardından işletme profili tamamlanır ve adres, telefon bilgileri her yerde aynı hale getirilir. Sonra her ana tedavi için ayrı bir sayfa hazırlanır; implant, diş beyazlatma, çocuk diş hekimliği gibi. Her sayfada tedavinin ne olduğu, kimlere uygun olduğu, süreç nasıl ilerliyor ve sık sorulan sorular sade bir dille anlatılır. Tıbbi vaatlerden kaçınılır; kesin sonuç sözü verilmez.
Bu çalışma birkaç hafta içinde sitenin daha sağlam görünmesini sağlar, ama sıralamada gözle görülür iyileşme genellikle aylar içinde gelir. Klinik bunu baştan bilmelidir. Önemli ölçüt, ilk haftalardaki sıra değil, aylar içinde gelen arama ve randevu talebinin yönüdür.
Senaryo 2: Alaçatı'da bir butik otel
İkinci varsayımsal örnekte, Alaçatı'da on iki odalı bir butik otel var. Rezervasyonların büyük bölümü bir rezervasyon platformundan geliyor ve işletme her rezervasyondan komisyon ödüyor. Sahibi, kendi sitesinden daha fazla doğrudan rezervasyon almak istiyor. Site yalnızca Türkçe.
Plan şöyle kurulabilir: Önce İngilizce ve Almanca sayfalar, gerçekten o dillerde arama yapan kişiler düşünülerek yazılır. Odalar ayrı sayfalarda tanıtılır; fotoğraflar, olanaklar ve konum açıkça verilir. Konum sayfasında plaja, çarşıya ve havalimanına uzaklık yazılır. Sezondan önce sayfalar yayına alınır ve sık sorular, yani evcil hayvan, otopark, kahvaltı, iptal koşulları gibi, cevaplanır. Rezervasyon düğmesi her sayfada görünür olur.
Burada SEO tek başına yeterli olmaz; sitenin hızlı ve telefonda rahat kullanılır olması gerekir. Sonuç garantisi yoktur, ama doğrudan rezervasyon payını artırmak için sağlam bir zemin kurulmuş olur.
SEO sürecinde adım adım ne yapılır?
İşin sırası genellikle şöyledir; benim çalışma şeklim de bu sırayı izler.
İlk adım ön incelemedir. Sitenize, rakiplerinize ve müşterilerinizin gerçekte ne aradığına bakılır. Bu aşamada bir sorun listesi ve ilk öncelikler çıkar. İkinci adım plan ve tekliftir: ilk üç ayın işleri, öncelik sırasıyla yazılı hale getirilir. Üçüncü adımda sitedeki engeller kaldırılır; yavaşlık, mobil uyum sorunları, kırık sayfalar, yanlış başlıklar gibi. Dördüncü adımda hedef aramalar için sayfalar ve gerekirse blog yazıları hazırlanır. Beşinci adım ölçüm ve rapordur: her ay neyin işe yaradığına birlikte bakılır, plan güncellenir.
Bu sırada önemli bir ilke var: önce temeli düzeltmek, sonra yeni içerik eklemek. Temelindeki sorunlar çözülmemiş bir siteye ne kadar içerik eklerseniz ekleyin, verim düşük kalır.
Bu beş adım, işin hangi sırayla ilerlediğini ve her aşamada ne olacağını gösteriyor. Süreci anlamanız, teklifleri karşılaştırırken de size yardımcı olur.
İzmir'de sık yapılan SEO hataları
Yerel işletmelerde sık tekrar eden birkaç hata var. Bunları bilmek, boşa giden zamanı ve parayı azaltır.
Birinci hata, yalnızca "İzmir" kelimesine odaklanmaktır. Geniş aramalar zordur ve genellikle müşterinin son kararından uzaktır. İlçe, semt ve belirli hizmet odaklı aramalar çoğu zaman daha çabuk sonuç verir.
İkinci hata, ilçe sayfalarını kopyalayıp yalnızca adı değiştirmektir. Bunu yukarıda anlattım; Google bu sayfaları yeterince değerli bulmayabilir.
Üçüncü hata, adres ve telefonun her yerde farklı yazılmasıdır. Sitede bir biçim, haritada başka biçim, rehberlerde üçüncü bir biçim kullanılırsa işletmenizin kim olduğu belirsizleşir.
Dördüncü hata, mobil siteyi denememektir. Yerel aramaların birçoğu telefondan yapılır; kendi sitenizin istatistiklerinden sizde kaçının telefondan geldiğini görebilirsiniz. Telefonda zor açılan, düğmeleri küçük kalan bir site müşteri kaybettirir.
Beşinci hata, turizm işletmelerinde sezon içinde başlamaktır. Sayfaların sezondan önce hazır olması gerekir.
Altıncı hata, yabancı dil sayfalarını otomatik çeviriyle geçiştirmektir. Alıcı ya da turist bunu hemen fark eder.
Yedinci hata, ilk haftalarda sonuç göremeyip bırakmaktır. SEO bir ay içinde dönüşen bir iş değildir. Bırakmak, o zamana kadar yapılan işin değerini de kaybettirir.
Bu listeden bir ya da iki madde kendi sitenizde tanıdıksa, çoğu zaman hızlı bir düzeltmeyle iyi bir başlangıç yapabilirsiniz.
Kendiniz ne yapabilirsiniz, ne zaman uzman gerekir?
Her şeyi bir uzmana bırakmanız gerekmez. Bazı işleri kendiniz, hemen ve ücretsiz yapabilirsiniz.
Google işletme profilinizi eksiksiz doldurabilirsiniz. Adres ve telefonunuzu her yerde aynı yazabilirsiniz. Müşterilerden yorum isteyebilir ve yorumlara cevap verebilirsiniz. Sitenizi kendi telefonunuzda açıp hızını, okunabilirliğini ve düğmelerin kolay basılıp basılmadığını deneyebilirsiniz. Müşterilerinizin sık sorduğu soruları not alıp sitenize cevaplarıyla ekleyebilirsiniz. Bunlar maliyetsizdir ve gerçek fark yaratır.
Uzman desteği şu durumlarda mantıklıdır: Sitenizin teknik altyapısında sorun olduğunda; örneğin Google siteyi doğru göremiyorsa ya da sayfalar çok yavaşsa. Birden fazla hizmet, ilçe ya da dilde sayfa planlaması gerektiğinde. Rakipleriniz güçlüyse ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız. Ya da vaktiniz yoksa ve düzenli bir iş akışına ihtiyaç duyuyorsanız. Uzman, size zaman kazandırır ve yanlış yöne harcanacak emeği önler.
Uzmanı seçerken şuna dikkat edin: neyi, ne zaman, kim yapacak sorusuna yazılı ve net cevap alabilmelisiniz.
Bu kontrol listesi, farklı teklifleri yan yana koyduğunuzda hangisinin daha şeffaf olduğunu görmenize yardımcı olur.
İzmir'de ajans mı, tek uzman mı?
İzmir'de de İstanbul'da olduğu gibi hem büyük ajanslar hem de tek başına çalışan uzmanlar var. İkisinin de uygun olduğu durumlar vardır; hangisinin daha iyi olduğu işinize bağlıdır.
Büyük bir ajans, birden fazla ülkede kampanya yürüten, çok yüksek hacimli ve çok sayıda ekip üyesi gerektiren işlerde mantıklı olabilir. İş farklı kişiler arasında paylaşılır, yazışmayı genellikle bir proje yöneticisi yürütür. Tek bir uzmanla çalışırsanız, konuştuğunuz kişi işi bizzat yapar; karar yolu kısadır, ama kapasite sınırlıdır.
Küçük ve orta ölçekli bir işletmeyse, genellikle işi yapan kişiyle doğrudan konuşabilmek büyük avantaj sağlar. Ancak seçimi unvana göre değil, teklifin netliğine ve geçmiş çalışmaların sunuluşuna göre yapın.
Karşılaştırma yalnızca genel bir çerçeve sunuyor; sizin için doğru olan, bütçenize, işin hacmine ve çalışma tarzınıza göre değişir.
İzmir'de olmayan biriyle uzaktan çalışmak mümkün mü?
Evet, mümkün ve pratikte sık olan bir düzen. SEO ve web tasarım işinin büyük bölümü bilgisayar başında yapılır; müşterinin ofisinde bulunmayı gerektirmez. Ben İstanbul'dayım ve İzmir'deki işletmelerle uzaktan çalışabiliyorum. İlk görüşme telefon ya da görüntülü arama ile yapılır, belgeler ve erişimler çevrimiçi paylaşılır, düzenli bilgilendirme e-posta ve kısa toplantılarla sürer.
Uzaktan çalışmanın avantajı, şehir sınırına takılmadan işi yapan kişiyi seçebilmenizdir. Dezavantajı, yüz yüze görüşme alışkanlığı olanlar için başlangıçta biraz yadırgatıcı gelebilmesidir. Yine de yerel SEO için bulunduğunuz şehirde olmak gerekmez; önemli olan sektörünüzü, müşterinizin aramasını ve bölgenizin dinamiklerini iyi anlayan biriyle çalışmaktır. Görüşmelerde işletmenizi, hizmet verdiğiniz ilçeleri ve müşterilerinizin sorduğu soruları sizinle birlikte netleştiririm.
Uzaktan çalışmada iki şeye özellikle dikkat edin. Birincisi, site ve hesapların sizin adınıza olması: alan adı, Google işletme profili, analiz hesabı. İkincisi, iletişim kuralının baştan belli olması: ne sıklıkla rapor alacaksınız, hangi kanaldan yazışacaksınız, acil bir durumda kime ulaşacaksınız.
Maliyeti neyin belirlediği
Rakam vermiyorum, çünkü SEO tek bir ürün değil; kapsamı, rekabeti ve sizin ihtiyacınıza göre değişen bir hizmet. Ama maliyeti neyin belirlediğini açıkça söyleyebilirim.
Birincisi, sitenin mevcut durumu. Teknik sorunları az olan bir siteyle, baştan düzeltme gerektiren bir site farklı emek ister. İkincisi, sayfa sayısı. Üç hizmet için üç sayfa ile otuz ilçe ve on hizmet için yüzlerce sayfa aynı iş değildir. Üçüncüsü, dil sayısı. Her yeni dil, ayrı araştırma ve ayrı yazım demektir. Dördüncüsü, rekabet düzeyi. Çok kalabalık bir sektörde sonuç almak daha fazla emek ve daha uzun süre gerektirir. Beşincisi, içerik üretimi. Düzenli blog yazısı, görsel ve rehber hazırlanıp hazırlanmayacağı. Altıncısı, rapor ve görüşme sıklığı. Yedincisi, işin tek seferlik mi yoksa aylık sürekli mi yürüyeceği.
Bir teklifte bu kalemlerin neye karşılık geldiğini görmelisiniz. "Her şey dahil, sıra garantili" gibi muğlak bir paket, genellikle iyi bir işaret değildir. Hiç kimse Google'da belirli bir sıra garantisi veremez; çünkü sıralamayı Google belirler, ben ya da başkası değil.
Benimle çalışma şekli
Ben tek başıma çalışıyorum; yani konuştuğunuz kişi işi bizzat yapan kişidir. İlk görüşmede işletmenizi, sitenizi ve hedeflerinizi dinlerim. Ardından kısa bir ön inceleme yapar, nereden başlamanın mantıklı olduğunu söylerim. Uygun görürseniz önceliklendirilmiş, yazılı bir plan ve teklif hazırlarım. Plan sade bir dille yazılır; ne yapılacağı, neden yapılacağı ve ne zaman yapılacağı bellidir.
Çalışma sırasında site ve hesaplar sizin adınıza kalır. Düzenli olarak sade bir rapor alırsınız; raporda terimlerle değil, neyin değiştiğiyle ilgilenirim. Sıra ya da sonuç garantisi vermem, çünkü bunu dürüstçe veremem. Vereceğim şey, işin ne olduğu, nasıl yapıldığı ve neye göre ilerlediği konusunda şeffaflıktır.
Bazı işletmeler yalnızca bir ön inceleme ve yol haritası isteyip uygulamayı kendileri yapıyor; bazıları ise tüm süreci benimle yürütüyor. İki şekil de mümkündür.
Başlamadan önce kendinize sorabileceğiniz birkaç soru
Bir uzmanla görüşmeden önce şu soruların cevabını düşünmeniz görüşmeyi daha verimli yapar. Hangi hizmetten daha çok kazanıyorsunuz ve hangisinden daha çok müşteri istiyorsunuz? Müşterileriniz çoğunlukla hangi ilçelerden geliyor? Yabancı müşteri ya da alıcı hedefliyor musunuz, hangi ülkeden? Sezonluk bir işiniz var mı, en yoğun dönem ne zaman? Şu an siteden ayda kaç talep geliyor, yani yaklaşık bir fikriniz var mı? Rakiplerinizden hangisini örnek alıyorsunuz?
Bu cevaplar, hem planı hem de teklifi anlamlı kılar. Bilmediğiniz sorular varsa sorun değil; ön incelemede birlikte netleştiririz.
Bu basit şema, işletmenizin hangi yöne öncelik vermesi gerektiğini görmenize yardımcı olur.
Arama sonuçlarında fark yaratan şey: net ve özgün sayfa
Sonuç olarak İzmir'de SEO'yu genel bir arama yarışı gibi değil, belirli bir müşterinin belirli bir sorusuna net cevap verme işi olarak düşünmek en doğrusu. "Karşıyaka veteriner" yazan biri için ilçeye özgü, gerçek bilgi içeren bir sayfa; bir listeden ya da herkese hitap eden genel bir sayfadan çok daha değerlidir.
Görseldeki örnek varsayımsal bir sonuç sayfasıdır; ilçeye özgü bilgi veren sayfa, kimseye hitap etmeyen genel listeden daha net bir izlenim bırakır.
Sıkça Sorulan Sorular
İzmir'de SEO sonuçları ne kadar sürede görülür?
Sabit bir süre vermek dürüst olmaz. Teknik sorunlar düzeltildiğinde bazı iyileşmeler birkaç hafta içinde görülebilir; ama ticari aramalarda anlamlı bir hareket genellikle aylar alır. Rekabetin yoğunluğu, sitenin mevcut durumu ve yapılan işin kapsamı bunu belirler.
Sadece İzmir kelimesini mi hedeflemeliyim?
Çoğu zaman hayır. "İzmir" içeren geniş aramalar hem kalabalıktır hem de müşterinin kararından uzaktır. İlçe, semt ve belirli hizmet içeren aramalar, genellikle daha net bir niyet taşır ve daha ulaşılabilir olur. İkisini birlikte planlamak en sağlıklısıdır.
Turizm işletmesiyim; yabancı dilde site şart mı?
Yabancı müşteri hedefliyorsanız evet, güçlü bir şekilde öneririm. Ama otomatik çeviri yerine, her dilin kendi arama alışkanlığına göre hazırlanmış sayfalar gerekir. Hepsini birden yapmak şart değil; en önemli pazarınızla başlamak makuldür.
İhracat yapıyorum; Türkçe siteyi çevirmem yeterli olur mu?
Genellikle yeterli olmaz. Yabancı alıcı kendi dilinde, kendi kullandığı terimlerle arar. Ürün özellikleri, sertifikalar, sipariş koşulları ve iletişim bilgileri net olmalı. Çeviri bir başlangıçtır ama alıcının ihtiyaç duyduğu bilgiyi kapsayan, o dile özel hazırlanmış sayfalar daha iyi sonuç verir.
İzmir'de olmayan bir SEO uzmanıyla çalışabilir miyim?
Evet. İşin büyük bölümü çevrimiçi yapılır. Ben İstanbul'dayım ve İzmir'deki işletmelerle uzaktan çalışabilirim. Önemli olan, işletmenizi ve müşterinizin arama biçimini anlayan biriyle net bir iletişim kurabilmenizdir.
SEO için ne kadar bütçe ayırmalıyım?
Rakam vermem mümkün değil; çünkü fiyat siteyin durumuna, sayfa ve dil sayısına, rekabete ve işin tek seferlik ya da sürekli olmasına göre değişir. Doğru yaklaşım, önce bir ön incelemeyle ihtiyacı netleştirmek ve ardından kapsamı yazılı bir teklifle görmektir.
SEO yaptırırsam ilk sırada çıkacağımı garanti eder misiniz?
Hayır, kimse garanti edemez. Sıralamayı Google belirler. Yapabileceğim, sitenizi doğru kurmak, hedef aramalar için net sayfalar hazırlamak ve ilerlemeyi düzenli olarak sade biçimde raporlamaktır. Garanti veren tekliflere temkinli yaklaşmanızı öneririm.
Google işletme profili ile SEO arasında fark ne?
İşletme profili haritada ve yerel sonuçlarda görünmenizi sağlar. SEO ise sitenizin genel aramalarda görünmesini kapsar. İkisi birbirini tamamlar; yerel bir işletmeyseniz ikisini de ihmal etmemek gerekir.
Eğer İzmir'deki işletmeniz için nereden başlayacağınızdan emin değilseniz, SEO hizmeti sayfamdan bana ulaşabilirsiniz; işletmenize, sitenize ve hedef müşterinize kısaca bakıp size dürüstçe nereden başlamanın mantıklı olduğunu söylerim.