Üç farklı yerden kurumsal web sitesi teklifi istediniz ve birbirinden çok uzak üç cevap geldi. Biri size neredeyse hediye gibi göründü, biri sizi düşündürdü, üçüncüsü ise "bu kadar da olmaz" dedirtti. Bu yazıda kurumsal web sitesi fiyatlarını neyin belirlediğini, aynı işe neden bu kadar farklı teklif geldiğini ve teklifleri nasıl adil biçimde karşılaştıracağınızı anlatıyorum. Ben İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcıyım; yazıda rakam vermeyeceğim, çünkü doğru rakam ancak sizin işinizi öğrendikten sonra konuşulabilir. Bunun yerine teklif almadan önce bilmeniz gerekenleri ve web sitesi yaptırma hizmetimi verirken hangi soruları sorduğumu açıkça paylaşacağım.
Kurumsal web sitesi fiyatı neden tek bir cevaba sığmaz?
"Kurumsal web sitesi kaç para?" sorusu, "bir ev kaç para?" sorusuna benzer. Cevap metrekareye, şehre, malzemeye ve kimin yaptığına göre değişir. Web sitesinde de değişkenler aynı mantıkla çalışır: kaç sayfa, hangi tasarım yaklaşımı, kimin yazdığı metinler, kaç dil, hangi araçlar ve yayından sonra ne kadar destek.
Bu yüzden internette gördüğünüz "başlangıç fiyatı" ifadeleri çoğu zaman sizi ilgilendirmeyen bir paketin fiyatıdır. Paketin içinde ne olduğunu açmadığınız sürece, iki teklifi yan yana koymak elmayla armudu kıyaslamaktır. Bir teklifte on sayfa, size özel tasarım ve yazılı içerik desteği olabilir; diğerinde tek sayfalık bir şablon. İkisine de "kurumsal web sitesi" denir ama aynı ürün değildir.
Kurumsal sitenin ne olduğunu da netleştirelim. Kurumsal site, bir şirketin kendini tanıttığı, hizmetlerini anlattığı, güven verdiği ve müşterinin iletişime geçmesini sağladığı sitedir. Çevrimiçi satış yapan bir mağaza değildir; asıl işi ikna etmek ve ulaşılabilir olmaktır. Bir ziyaretçi sitenize geldiğinde birkaç saniyede şunu anlamak ister: Bu firma ne yapıyor, bana uygun mu, güvenilir mi, nasıl ulaşırım?
Yukarıdaki karşılaştırma, tekliflerin neden birbirinden uzak geldiğinin kısa özetidir. Kısa bir teklif ucuz görünebilir, ama kapsamı yazmıyorsa asıl bedeli sonradan, "bu dahil değildi" cümlesiyle ödersiniz. Kapsamı yazılı bir teklif ise ilk bakışta daha yüksek görünse bile neyi alacağınızı bilirsiniz. Karar verirken tutara değil, tutarın karşılığına bakın.
Fiyat ile maliyet aynı şey değildir
Teklifte yazan tutar fiyattır. Maliyet ise siteyle birlikte yaşayacağınız toplam yüktür: sizin harcayacağınız zaman, sonradan çıkan ek işler, yenilemeniz gereken alan adı ve barındırma, siteyi güncellemek için kime ihtiyaç duyacağınız. Ucuz bir site, üç ay sonra baştan yapılmak zorunda kalırsa pahalıya gelmiştir. Pahalı bir site, hiç müşteri getirmiyorsa yine pahalıya gelmiştir. Teklifleri değerlendirirken kendinize "bu site iki üç yıl sonra benim için ne yapıyor olacak?" diye sormanız gerekir.
Fiyatı belirleyen unsurlar
Bir teklifin arkasındaki emeği anlamak için kalemleri tek tek bilmek yeterli. Hepsini jargonsuz anlatayım.
Sayfa sayısı ve her sayfanın görevi
Kurumsal siteler çoğunlukla ana sayfa, hakkımızda, hizmetler, iletişim ve belki referanslar ya da blog sayfasından oluşur. Ama sayfa sayısı tek başına yeterli ölçü değildir. Her sayfanın bir görevi vardır. Hizmet sayfası, ziyaretçiyi "bunu bu firma yapıyor ve bana uygun" noktasına getirmelidir. Bunun için sayfanın planlanması, müşterinin sorularının tahmin edilmesi ve ikna edecek bir akış kurulması gerekir. Beş sayfa özenle planlanmış bir site, yirmi sayfa baştan savma yazılmış bir siteden daha çok iş görür.
Tasarımın size özel olup olmaması
Hazır şablonla başlayan bir proje ile sıfırdan işinize göre tasarlanan bir proje aynı emeği istemez. Şablon bazen yeterlidir; ama rakiplerinizin de kullandığı bir görünüm sizi ayırt ettirmez. Size özel tasarımda logonuz, renkleriniz ve fotoğraflarınız sitenin merkezinde durur. Bu, hem tasarım zamanı hem de karar toplantıları demektir ve fiyata yansır.
Metinlerin kimin yazacağı
En çok gözden kaçan kalem budur. Site tasarlanır ama metinler yoksa ortada boş kalıplar kalır. Metni siz mi hazırlayacaksınız, tasarımcı sizden bilgi alıp yazacak mı, yoksa ayrı bir yazar mı gerekecek? Her seçeneğin zamanı ve maliyeti farklıdır. Ben sizden aldığım bilgilerle hizmet sayfalarının metinlerini birlikte hazırlamayı hizmetin parçası olarak yapıyorum; ama bunun teklifte yazılı olması gerekir. Hangi firmayla konuşursanız konuşun bu soruyu net sorun.
Dil sayısı
İkinci bir dil, sitenin sadece çevrilmesi demek değildir. Çevrilen metnin o ülkenin okuruna doğal gelmesi, başlıkların ve açıklamaların o dilde Google'a göre hazırlanması gerekir. Yabancı müşteriye ulaşmak istiyorsanız her dili ayrı bir iş olarak düşünün.
Form, harita, WhatsApp ve benzeri araçlar
Teklif formu, randevu formu, WhatsApp düğmesi, tek dokunuşla arama, harita: bunlar müşterinin size ulaşmasını kolaylaştıran araçlardır. Basit bir iletişim formu ile ayrıntılı bir teklif hesaplama aracı arasında büyük fark vardır. İhtiyacınız olanı baştan söylemek hem fiyatı netleştirir hem de gereksiz özelliklere para vermenizi önler.
Yayın sonrası destek
Site yayına alındıktan sonra ne olacak? Küçük bir düzeltme istediğinizde kime yazacaksınız? Güncellemeler, yedekleme, güvenlik ve sorun çıkarsa müdahale kimin işi? Bazı teklifler bunu içerir, bazıları hiç bahsetmez. Bu kalemi görmezden gelmek, ileride "kimse bakmıyor" duygusunu doğurur. Her teklifte bu cümlenin karşılığı olmalı.
Aynı işe neden çok farklı teklifler geliyor?
Üç teklif arasındaki makas bazen şaşırtıcı biçimde açılır. Bunun birkaç sıradan sebebi var ve hiçbiri bir tarafın mutlaka haklı ya da haksız olduğunu göstermez.
Birincisi, teklifi hazırlayanların işi farklı yorumlamasıdır. Bir firma "kurumsal site" derken yalnızca ana sayfa ve iletişim sayfasını, bir diğeri on sayfalık özel tasarımı kastedebilir. İkincisi, iş modelleridir. Büyük bir yapının ofis, yönetim ve satış giderleri teklife yansır; tek başına çalışan biri bu giderlere sahip olmayabilir. Bu, birinin kötü diğerinin iyi olduğu anlamına gelmez; yalnızca teklifin neden farklı çıktığını açıklar. Üçüncüsü, tecrübe ve çalışma biçimidir. Bazı kişiler yalnızca ucuz görünmek için kapsamı daraltır, bazıları ise her ihtimale karşı fazla pay koyar.
Dördüncüsü, size sorulan soruların sayısıdır. Hiçbir soru sormadan gelen teklif genellikle genel bir şablondur. İşinizi, müşterinizi ve hedefinizi öğrenmeye çalışan biri, teklifini buna göre kurar. Yani teklife gelen soru sayısı, teklifin kalitesi hakkında ipucu verir.
Teklifleri aynı çizgiye getirme yöntemi
Teklifleri karşılaştırmak için yukarıdaki tabloyu bir cetvel gibi kullanın. Her teklife aynı altı soruyu sorun. Cevap yazılı gelmiyorsa o kalem teklifin dışında demektir. Sonra her teklifteki eksikleri not edin. Bu işlem bazen iki teklifin aslında birbirine çok yakın olduğunu, aradaki farkın sadece "yazılmayan" kalemlerden doğduğunu gösterir. Bazen de tam tersini: pahalı görünen teklif, aslında eksiksiz olandır.
Karşılaştırmayı yaparken tek bir tutarı değil, size verilecek şeyin listesini yan yana koyun. Hangi teklifin neyi karşıladığını bir kâğıda yazın; boş kalan hücreler, ileride karşınıza çıkacak ek talepleri gösterir.
Teklif istemeden önce hazırlamanız gerekenler
İyi bir teklif, iyi sorulmuş bir talepten çıkar. Şirket sahibi olarak teklif istemeden önce birkaç şeyi netleştirirseniz hem daha isabetli hem daha karşılaştırılabilir teklifler alırsınız.
Siteden ne bekliyorsunuz? Telefonun çalması mı, formun dolması mı, sadece güven vermek mi? Beklentiyi tek cümleyle yazın. Bu cümle, sayfaların ve düğmelerin planını belirler.
Müşteriniz kim? Kimle çalışıyorsunuz, hangi sorularla size geliyor, karar verirken neye bakıyor? Örneğin sizi tavsiye üzerine bulanlar farklı, aramadan gelenler farklı davranır. Bu bilgi, sitenin dilini ve sayfa sırasını etkiler.
Elinizde ne var? Logo, kurumsal renkler, fotoğraflar, mevcut metinler, eski bir site. Hepsini toplayıp teklif isteyen kişiye gösterin. Hazır malzeme çoğu zaman süre ve emek tasarrufu demektir.
Örnek beğendiğiniz siteler hangileri? Benzer sektörden ya da hiç alakasız, beğendiğiniz üç dört site tasarımcıya yön gösterir. "Şuradaki sadelik" ya da "şuradaki renkler" gibi cümleler yeterlidir.
Takvim kısıtınız var mı? Bir fuar, bir açılış ya da bir kampanya tarihi varsa söyleyin. Takvim, planın biçimini değiştirir.
Bu beş cevabı tek bir sayfalık notta toplamak, her görüşmede aynı şeyi baştan anlatmanızı da önler.
İnsanlar kurumsal site yaptırmak için nasıl arıyor?
Teklif alan kişi çoğunlukla aramaya şu ifadelerle başlar: "kurumsal web sitesi yaptırma", "kurumsal web sitesi fiyatları", "kurumsal site fiyat teklifi", "web tasarım firması". Bu aramaları yapanlar bilgi toplamaktadır; henüz hangi firmayla çalışacağına karar vermemiştir. Arama sonuçlarında ilk gördükleri sayfa, kararlarını yönlendirir.
Bu durum sizin için iki şey demek. Birincisi, ihtiyaç duyduğunuzda aynı sonuç sayfasını siz de göreceksiniz. Hangi sayfaların size gerçekten bilgi verdiğini, hangilerinin sadece tıklatma amacıyla yazıldığını ayırt etmeyi öğrenin. İkincisi, kendi siteniz için de aynı mantık geçerli: müşteriniz sizi ararken sitenin ilk saniyede ne anlattığına bakacak.
Yukarıdaki canlandırmada üç tür sonuç var. Birincisi kapsamı, süreci ve teklif için gerekenleri anlatıyor; karar vermeye hazırlanan biri için işe yarayan budur. İkincisi "kendiniz kurun" diyor; küçük bir ihtiyaç için uygun olabilir ama destek ve kapsam bilgisi vermiyor. Üçüncüsü genel bir tanım; okuyup geçersiniz. Teklif toplayan biri olarak ilk türden sayfalarda daha çok vakit geçirmeniz doğal; çünkü o sayfalar size karşılaştırma ölçütü veriyor.
Kendi siteniz arama sonuçlarında nasıl görünür?
Müşteri aynı aramayı sizin sektörünüz için yaptığında, sonuçlarda sizin sayfanızın başlığı ve açıklaması görünür. Bu iki satır, sitenin ilk vitrinidir. Başlık ne yaptığınızı ve nerede yaptığınızı söylemeli, açıklama ise tıklamak için neden bir sebep sunmalıdır. İyi bir kurumsal site, tasarım sürecinde bu satırları da hazırlar. Bu yüzden teklif karşılaştırırken "sayfa başlıkları ve açıklamaları hazırlanıyor mu?" diye sorun. Benim sitelerimde Google'a hazır altyapı, tasarımın baştan bir parçasıdır ve sonradan eklenen bir yama değildir.
Tekliflerde dikkat edilecek kırmızı bayraklar
Dürüst olmak gerekirse çoğu teklif kötü niyetle hazırlanmaz. Ama bazı işaretler, ileride sorun çıkma ihtimalini artırır. Bunları bilmek sizi korur.
Kapsam yazılı değil. Sadece toplam tutar veren bir teklif, neyi satın aldığınızı anlatmaz. Sayfa, metin, revizyon ve teslim kalemlerini istemek hakkınızdır.
Alan adı ve erişimler firmada kalıyor. Alan adı sizin işletmenizin adresidir. Adı kimin adına alındığını, yönetim paneli ve barındırma erişimlerinin size teslim edilip edilmeyeceğini mutlaka sorun. Sonradan başka biriyle çalışmak istediğinizde erişim sizde değilse esir kalırsınız.
Soru sormadan gelen hazır teklif. İşinizi tanımadan verilen bir tutar, büyük ihtimalle genel bir paketin tutarıdır.
Takvim yok. "Hallederiz" cümlesi plan değildir. Hangi adımın ne zaman biteceği, sizden hangi bilgilerin hangi tarihe kadar bekleneceği yazılı olmalı.
Garanti vaatleri. "Google'da ilk sırada çıkarsınız" ya da "şu kadar müşteri gelecek" gibi cümleler dürüst değildir. Hiçbir kişi arama sırasını garanti edemez; Google'ın nasıl sıralayacağını sadece Google bilir. İyi bir uzman, sitenizi Google'ın anlayacağı şekilde hazırlar ve bunu açıkça anlatır; sonucu vaat etmez.
Her şey çok acele. "Bu fiyat sadece bu hafta geçerli" baskısı, karşılaştırma yapmanızı engelleme çabasıdır. İyi bir teklif, siz düşünürken de yerinde durur.
Referans istemek makul, ama yorumlamasını bilin
Bir tasarımcıdan daha önce yaptığı işleri görmek istemeniz doğaldır. Portföydeki sitelere bakın, telefonda açın, ne kadar hızlı yüklendiğine ve yazıların okunur olup olmadığına dikkat edin. Ancak şunu unutmayın: görünüm yalnızca işin bir yüzüdür. Çalışma biçimi, iletişim hızı ve teslim sonrası tavır, ekrandan görünmez. Bunları, teklif sürecinde sorduğunuz soruları nasıl yanıtladığından anlayabilirsiniz.
Benimle çalışma süreci
Teklif sürecini somutlaştırmak için kendi çalışma biçimimi anlatayım. Ben tek başıma çalışırım; yani sizinle konuşan kişi siteyi de yapan kişidir. Aradaki aktarma kaybı olmaz, ama aynı zamanda aynı anda sınırsız proje almam.
Tanışma ve ihtiyaç. İşinizi, müşterinizi ve siteden ne beklediğinizi konuşuruz. Ardından kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklif gönderirim. Yani teklif, görüşmeden sonra gelir; öncesinde değil.
Tasarım. Ana sayfa ve örnek bir iç sayfa tasarımını hazırlarım. Onayınızı almadan bir sonraki adıma geçmem. Bu adım, ortak bir hayal kurmadan çalışmamızı sağlar.
Yapım ve içerik. Onaylanan tasarımı çalışan bir siteye dönüştürürüm; metinler ve görseller yerleştirilir. Ne yazacağınızı bilmiyorsanız sorun değil; sizden aldığım bilgilerle hizmet sayfalarınızın metinlerini birlikte hazırlarız.
Kontrol ve yayın. Siteyi telefon, tablet ve bilgisayarda test ederim. Siz son kez gözden geçirirsiniz ve yayına alırız.
Yayın sonrası. Siteyi Google'a tanıtır, ilk haftalarda yakından izlerim. Sorularınız için ulaşılabilir olurum.
Hizmetin içinde şunlar var: işletmenize göre hazırlanmış tasarım, telefonda rahat kullanım, hızlı açılan sayfalar, Google'a hazır temel altyapı, metin ve içerik desteği, ve kolay iletişim araçları; yani WhatsApp düğmesi, arama düğmesi, teklif ya da randevu formu ve harita. Bu listenin dışında bir şey vaat etmem. Örneğin sürekli bakım ya da reklam yönetimi gibi bir ihtiyacınız varsa bunu görüşmede ayrıca konuşuruz, teklifte yazılı olarak yer almasını isterim.
Diyelim ki iki farklı şirket: iki senaryo
Aşağıdaki iki örnek tamamen varsayımsaldır; gerçek bir müşteriyi anlatmıyorlar, yalnızca kararın nasıl şekillendiğini göstermek için kuruldular.
Birinci senaryo. Diyelim ki küçük bir ambalaj tedarikçisi, yurt içindeki toptan alıcılara kendini tanıtmak için kurumsal bir site istiyor. Sahibi üç yerden teklif alıyor. Birinde yalnızca tek bir tutar yazıyor, diğerinde ayrıntılı bir kalem listesi var, üçüncüsü ise hazır şablon üzerinden hızlı bir çözüm öneriyor. Sahibi listedeki kalemleri yan yana koyunca ilk teklifin sayfa sayısını ve metin işini hiç yazmadığını, üçüncünün ise hizmet sayfalarına yer vermediğini fark ediyor. Ayrıntılı teklif ilk bakışta yüksek görünse de, yazılı kapsamı sayesinde kendisine en az sürpriz çıkaracak seçenek olduğunu anlıyor. Karar verirken fiyata değil, neyin dahil olduğuna baktığı için doğru seçimi yapıyor.
İkinci senaryo. Diyelim ki iki ortaklı bir mimarlık ofisi sitesini yeniliyor. Eski sitenin fotoğrafları iyi ama sayfalar telefonda zor okunuyor ve ziyaretçi iletişim formunu bulamıyor. Ortaklardan biri "hazır şablon yeter" diyor, diğeri "bizi ayıran şey tasarım, özel olsun" diyor. Konuşma sırasında asıl hedefin proje teklifi almak olduğunu netleştiriyorlar. Bu noktada karar kolaylaşıyor: proje sayfaları özenli tasarlanacak, iletişim akışı sadeleşecek, geri kalan sayfalar basit tutulacak. Yani fiyatı yükselten ya da düşüren şey, her sayfanın işe yarayıp yaramadığına dair verilen karar oldu.
Bu iki örnekten çıkan ders aynı: iyi bir teklif süreci, önce hedefi ve kapsamı netleştirir, sonra tutarı konuşur.
Kurumsal site yaptırmaya ne zaman gerek yok?
Her işletmenin özel tasarlanmış kurumsal bir siteye ihtiyacı yoktur. Bunu dürüstçe söylemek, doğru müşteriyle çalışmamın da yolu.
Sitenizden yeni müşteri beklemiyorsanız ve yalnızca telefon, adres ve çalışma saatinizi göstermek istiyorsanız, sade bir hazır site çoğu zaman yeterlidir. İşiniz tamamen tavsiye ve mevcut müşterilerle yürüyorsa, siteyi bir kartvizit gibi düşünebilirsiniz. Böyle bir durumda büyük bir yatırım yapmanız gerekmez.
Yeni bir iş kuruyorsanız ve henüz ne sattığınızdan emin değilseniz, önce küçük başlamak da akıllıca olabilir. Hizmetleriniz, hedef kitleniz ve mesajınız oturduktan sonra daha kapsamlı bir siteye geçersiniz. Bu aşamada karmaşık bir yapı kurmak, sonradan baştan yapmak zorunda kalmanıza yol açar.
Öte yandan sitenizden müşteri bekliyorsanız, yani insanlar sizi arayıp bulacaksa, ikna edecek bir yapıya, hızlı açılan sayfalara ve Google'ın anlayacağı bir altyapıya ihtiyacınız vardır. İşte burada uzman desteği anlamlıdır.
Kendiniz yapmak ile uzmana vermek
Kendiniz yapmanın artıları net: başlangıç maliyeti düşüktür ve her şey elinizde olur. Eksileri de net: zaman alır, tasarım ve metin bilgisi gerektirir ve çoğu zaman ortaya çıkan site ikna etmekte zayıf kalır. Üstelik siz işinizle uğraşmak yerine site kurmakla vakit harcarsınız.
Uzmana vermenin artıları: işi bilen biri size kısa yoldan sonuç verir, siz müşterinizle ilgilenirsiniz, site baştan doğru kurulur. Eksileri: bir bütçe ayırmanız ve karar vermek için zaman harcamanız gerekir. Ayrıca yanlış kişiyi seçerseniz sorun yaşayabilirsiniz; bu yüzden bu yazıdaki ölçütleri kullanın.
Orta yol da var: metinleri ve fotoğrafları siz hazırlayıp tasarım ve yapım kısmını uzmana bırakmak. Bu, hem bütçeyi hafifletir hem de sitenin sizin sesinizle konuşmasını sağlar. Böyle bir seçeneği teklif görüşmesinde mutlaka sorun.
Yaygın hatalar
Kurumsal site yaptıran işletmelerin sık düştüğü hatalar şunlar:
Yalnızca fiyata bakmak. En düşük tutarı seçmek, genellikle en az kapsamı seçmek demektir. Fiyat, karşılığıyla birlikte okunmalıdır.
Siteyi bir broşür gibi düşünmek. Firma tarihçesi, vizyon ve misyon cümleleri sayfayı doldurur ama müşteri sorusuna cevap vermez. Ziyaretçi "ne yapıyorsunuz ve bana nasıl faydası olur" sorusunun cevabını arar.
Metni sona bırakmak. Tasarım bitip metin ayrıca beklenince proje aylarca uzar. Metin işini baştan planlayın.
Mobil uyumu geçiştirmek. Ziyaretçilerin büyük bölümü telefondan gelir. Tasarım yalnızca bilgisayarda onaylandıysa sorun çıkar. Telefonda test edilmesini şart koşun.
Erişimleri teslim almamak. Alan adı, barındırma ve yönetim paneli bilgileri işletmenin malıdır. Kaydını yapan kişi ayrılırsa siteye ulaşamamak, çok sık yaşanan bir sorundur.
Yayından sonra siteyi unutmak. Site bir kez yapılıp bırakılmaz. Telefon numarası değişir, hizmet eklenir, fotoğraf eskir. Güncellemeyi kimin yapacağını baştan belirleyin.
Her şeyi aynı anda istemek. On özellik isteyip hiçbirini iyi yaptırmaktansa, üç özelliği doğru yaptırmak daha değerlidir.
Sık sorulan sorular
Kurumsal web sitesi fiyatları neden bu kadar değişiyor?
Çünkü "kurumsal web sitesi" tek bir ürün değil. Sayfa sayısı, tasarımın size özel olup olmaması, metnin kim tarafından yazıldığı, dil sayısı ve yayın sonrası destek gibi kalemler her teklifte farklıdır. İki teklifi karşılaştırmak için önce kapsamlarını aynı çizgiye getirmeniz gerekir.
Bir de çalışan kişi ya da yapının iş modeli farkı var; büyük bir yapının giderleri ile tek başına çalışan birinin giderleri aynı olmaz. Bu fark tek başına kalite göstergesi değildir.
Kurumsal web sitesi yaptırmak için hangi bilgileri hazırlamalıyım?
Siteden beklentinizi, müşterinizin kim olduğunu, elinizdeki logo, renk, fotoğraf ve metinleri, beğendiğiniz birkaç örnek siteyi ve varsa bir takvim kısıtını hazırlayın. Bunları tek sayfalık bir nota yazmanız, her görüşmede baştan anlatmanızı önler ve tekliflerin birbirine daha çok benzemesini sağlar.
Kurumsal site fiyat teklifi alırken ne sormalıyım?
Hangi sayfaların dahil olduğunu, metinleri kimin yazacağını, görsellerin nereden geleceğini, telefonda test edilip edilmediğini, kaç düzeltme turu olduğunu ve alan adı ile erişimlerin kime teslim edileceğini sorun. Bunların hepsinin yazılı gelmesini isteyin.
Hazır şablon site mi, özel tasarım mı daha mantıklı?
İhtiyacınıza bağlı. Siteniz yalnızca iletişim bilgisi gösterecekse şablon yeterli olabilir. Siteden müşteri bekliyorsanız ve rakiplerinizden ayrışmak istiyorsanız size özel tasarım daha uygundur. Ben işletmeye göre hazırlanmış tasarım yapıyorum; ama herkes için bunun şart olduğunu söylemem.
Teklifte yazılı olmayan bir iş sonradan ek ücret doğurur mu?
Yazılı kapsamın dışında kalan her iş, ek iş sayılabilir. Bu yüzden teklifin kalem kalem yazılı olması önemlidir. "Bu da dahil mi?" sorusunu teklifi kabul etmeden önce sorun, sonradan değil.
Siteyi yaptırdıktan sonra Google'da çıkmamı garanti eden biri olabilir mi?
Hayır. Google'ın sıralamasını kimse garanti edemez. Dürüst bir uzman, siteyi arama motorunun anlayacağı şekilde hazırlar ve ne yaptığını açıkça anlatır; sıra ya da müşteri sayısı vaat etmez. Böyle bir vaat gören teklife temkinli yaklaşın.
Kurumsal site yaptırmak ne kadar sürer?
Süre, sayfa sayısına, metinlerin ne zaman hazır olduğuna ve onay hızınıza bağlıdır. En çok zaman kaybettiren şey, metin ve fotoğrafların geç gelmesi ve onayların uzamasıdır. Teklifte adımlara göre bir takvim olmasını isteyin; ben de bunu yazılı veririm.
Yabancı müşteriye ulaşmak için çok dilli site gerekir mi?
Yurt dışından müşteri bekliyorsanız evet, o ülkenin diliyle bir sayfa güven verir. Ama her dil ayrı bir iş olduğu için hangi pazara ulaşmak istediğinize önce karar verin. Gerekmiyorsa tek dille başlayıp sonradan eklemek de mümkündür.
Teklif almaya hazırsanız
Kurumsal web sitesi fiyatlarını kıyaslamak, doğru sorular sorulduğunda zor bir iş değil. Kapsamı yazılı isteyin, kalemleri yan yana koyun, erişimlerin size ait olduğundan emin olun ve vaadi abartılı teklifleri eleyin. Sitenizin müşteri getirmesini istiyorsanız, işinizi anlatan kısa bir mesajla bana ulaşın; ihtiyacınızı dinleyip kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklif hazırlarım. Web sitesi yaptırma hizmetimin sayfasından süreci inceleyebilir, iletişim bilgilerimden bana yazabilirsiniz.