SEO··15 dk okuma

Siber Güvenlik Firmaları İçin SEO: Güven Veren Site Rehberi

Siber güvenlik firmaları için SEO nasıl yapılır? Alıcının aramaları, gerekli sayfalar, sık hatalar ve süreç; sade ve dürüst bir rehber.

Bir siber güvenlik firmanız var. Ekibiniz işini biliyor, referanslarınız var, belki yıllardır ağzından ağza gelen müşterilerle çalışıyorsunuz. Ama bir yönetici Google'a "sızma testi hizmeti" ya da "siber güvenlik danışmanlığı" yazdığında sizin adınız karşısına çıkmıyor. Bu yazı tam olarak o durum için: siber güvenlik firmaları için SEO'nun, yani sitenizin Google'da doğru aramalarda görünmesini sağlayan çalışmanın, bu sektöre özgü nasıl yürütülmesi gerektiğini anlatıyor. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım; genel çerçeveyi merak ediyorsanız SEO hizmetimin kapsamına da bakabilirsiniz.

Teknik bir sektörde olmanız, SEO'yu kolaylaştırmaz. Hatta çoğu zaman tersi olur. Siz kendi alanınızın dilini o kadar iyi bilirsiniz ki sitenizi de o dille yazarsınız: "SOC hizmeti", "zafiyet taraması", "kırmızı takım tatbikatı". Oysa kararı verecek kişi, bir hastanenin bilgi işlem müdürü, bir e-ticaret sitesinin sahibi ya da bir muhasebe ofisinin yöneticisi olabilir ve bu kişi çoğu zaman sorununu sizin kelimelerinizle tarif etmez. Bu yazıda önce alıcının nasıl aradığına, sonra hangi sayfaların gerektiğine, en sonda da süreç, hatalar ve maliyet konusuna geleceğim.

Siber güvenlikte SEO neden diğer sektörlerden farklıdır?

Bir kafe ya da diş kliniği için SEO'da müşteri "yakınımdaki" diye arar ve aynı gün karar verebilir. Siber güvenlikte ise tablo tersine döner. Alıcı bir sorunla karşılaşmıştır ya da bir endişe duymaktadır, ama bu endişeyi hemen bir firmaya yönlendirmez. Önce araştırır, sonra bir iki firmaya bakar, ardından kendi yönetimine ya da ortaklarına danışır. Karar günler, hatta haftalar sürebilir.

Bunun iki sonucu var. Birincisi, alıcı sizi ilk görüşte değil, genellikle üçüncü ya da dördüncü temasta seçer; yani sitenizde birden fazla türde sayfa ve birden fazla ziyaret gerekir. İkincisi, güven bu sektörde her şeyin önünde gelir. Birine sistemlerinizin kapısını açacaksanız, o kişinin ya da firmanın ciddiyetinden emin olmak istersiniz. Dolayısıyla siteniz sadece bulunmak için değil, bulunduktan sonra "bunlara güvenebilirim" hissi vermek için de çalışmak zorundadır.

Bir de şu var: Google, sağlık, para ve güvenlikle ilgili konularda içeriğin kimden geldiğine daha dikkatle bakar. Yani bir siber güvenlik sitesinde yazının kim tarafından, hangi deneyimle yazıldığı önemlidir. Anonim, genel geçer, her yerde bulunabilecek metinler burada zayıf kalır. Bunu yeri geldikçe somutlaştıracağım.

Alıcılar neyi, hangi kelimelerle arıyor?

Siber güvenlik alıcılarını kabaca üç gruba ayırabilirim ve her grubun arama biçimi farklıdır.

Birinci grup, sorunu yaşamış ya da yaşamaktan korkan işletme sahibidir. Teknik terimleri bilmez. Şunları yazar: "web sitem hacklendi ne yapmalıyım", "şirket verilerimizi nasıl korurum", "fidye yazılımı sonrası ne yapılır". Bu arama genellikle acildir, ama aynı zamanda bilgi arayan bir aramadır. Cevap veren sayfa güven verirse, kişi ikinci adımda "siber güvenlik firması" arar.

İkinci grup, bir görevi yerine getirmesi gereken yöneticidir. Bir müşteri sözleşmesi, bir denetim ya da bir kurumsal ihale kendisinden güvenlik testi isteyebilir. Şunu yazar: "sızma testi hizmeti", "zafiyet taraması nedir", "ISO 27001 danışmanlığı". Burada kelime biraz daha teknik, ama sorun hâlâ iş diliyle ifade edilir: "müşterim test raporu istiyor".

Üçüncü grup, bilgi işlem ya da güvenlik sorumlusudur. Bu kişi daha teknik arar, firmaları karşılaştırır, referans ve yöntem arar. Ama çoğu zaman son kararı kendisi vermez; onaylayacak bir yöneticisi vardır. Yani sitenizin hem teknik hem de teknik olmayan okura aynı anda yazılması gerekir.

Aşağıdaki görsel, tamamen uydurma bir örnekle arama sonucunda neyin fark yarattığını gösteriyor.

Örnek bir "sızma testi hizmeti" aramasında, kapsamı ve süreci açıkça anlatan sayfa genel bir firma listesinin önüne geçiyor

Gördüğünüz gibi vurgulanan sonuç ne yaptığını ilk satırda söylüyor: hangi hizmet, kime, nasıl bir çıktıyla. Genel bir "güvenlik çözümleri sunuyoruz" cümlesi aynı işi yapmaz. Google okuyana en uygun cevabı göstermeye çalışır; siz ona bu uygunluğu kolaylaştırırsanız sizi daha rahat öne çıkarır.

Aramanın dört türü

Sitenizi planlarken aramaları dört türe ayırmak işinizi basitleştirir. Aşağıdaki tablo, her türün ne istediğini ve hangi sayfanın ona cevap verdiğini özetliyor.

Siber güvenlikte dört arama türü, alıcının niyeti ve ona uygun sayfa türü bir tabloda

Bilgi aramaları ("zafiyet taraması nedir") blog yazısıyla, hizmet aramaları ("sızma testi hizmeti") ayrı hizmet sayfasıyla, firma karşılaştırma aramaları ("en iyi siber güvenlik şirketleri") referans ve yöntem sayfalarıyla, acil aramalar ("sitem hacklendi") ise sakin ve net bir yönlendirme sayfasıyla karşılanır. Bir sayfaya hepsini sığdırmaya çalışırsanız hiçbirine tam cevap vermiş olmazsınız.

Alıcının yolculuğu: ilk aramadan mesajınıza kadar

Siber güvenlik alıcısı çoğu zaman tek bir tıklamayla size yazmaz. Önce geniş bir aramayla bilgi toplar, sonra seçenekleri daraltır, sonra bir iki firmayı derinlemesine inceler, en sonunda mesaj bırakır. Bu yolculuğu bir huniye benzetebilirim: en üstte çok kişi, en altta az ama niyeti net kişi vardır.

Siber güvenlik alıcısının bilgi aramaktan iletişime geçmeye kadar geçtiği dört aşama bir huni olarak gösteriliyor

Bu huniyi bilmek size şunu söyler: sitenizin her aşamaya bir cevabı olmalı. Sadece en alt aşamaya, yani "bize ulaşın" düğmesine odaklanan bir site, huninin üst kısmındaki kalabalığı kaçırır. Sadece blog yazan ama hiç hizmet sayfası olmayan bir site ise okuru bilgilendirir ama sizi seçmesi için bir yol bırakmaz. İkisini birlikte kurmak gerekir.

Siteniz hangi sayfalara sahip olmalı?

Siber güvenlik firmalarının sitelerinde en sık gördüğüm durum şudur: bir ana sayfa, bir "hizmetlerimiz" sayfası ve içinde yirmi başlığın alt alta sıralandığı tek bir uzun metin. Bu düzen insanlara da Google'a da zayıf sinyal verir. Çünkü "hizmetlerimiz" sayfası bir arama sorgusuna tam cevap vermez; hepsine yüzeysel değinir.

Daha sağlam düzen, her ana hizmet için ayrı bir sayfa kurmaktır. Örneğin sızma testi, zafiyet taraması, güvenlik danışmanlığı, olay müdahalesi ya da sürekli izleme gibi. Her sayfada aynı yapı tekrar eder: kime uygun, neyi kapsıyor, nasıl yürüyor, ne teslim ediliyor, sıkça sorulan sorular ve iletişim. Aşağıdaki liste, tek bir hizmet sayfasında bulunması gereken öğeleri özetliyor.

Bir siber güvenlik hizmet sayfasında bulunması gereken altı öğenin kontrol listesi

Bu öğelerin içinde en çok atlananı "ne teslim ediliyor" kısmıdır. Alıcı, bir test sonunda eline ne geçeceğini bilmek ister: bir rapor mu, bir sunum mu, düzeltme önerileri mi, tekrar test mi? Bunu açıkça yazan firma, yazmayana göre çok daha güvenilir görünür.

Sektör ve durum sayfaları

Hizmet sayfalarının yanında, sektör ya da durum sayfaları da işe yarar. "E-ticaret siteleri için güvenlik testi", "sağlık kuruluşları için siber güvenlik", "küçük işletmeler için temel güvenlik kontrolü" gibi. Bunlar sektörünüzün müşterilerinin kendini bulduğu sayfalardır. Önemli olan, bu sayfaların gerçekten o sektöre özgü bir şey söylemesidir; sadece başlıkta sektör adını değiştirip aynı metni yapıştırmak işe yaramaz ve Google bunu fark eder.

Hakkında ve ekip sayfası

Bu sektörde "hakkında" sayfası, süs değil, satış aracıdır. Kim olduğunuzu, hangi alanda çalıştığınızı, hangi sertifikalara gerçekten sahip olduğunuzu, hangi yöntemle çalıştığınızı yazın. Sahip olmadığınız bir sertifikayı ya da yapmadığınız bir işi yazmayın; bu hem etik değildir hem de alıcı sorduğunda ortaya çıkar. Ekipten kişilerin adını ve kısa uzmanlık özetlerini koymak, güveni yükselten en basit adımlardan biridir.

Güveni sayfada nasıl gösterirsiniz?

Siber güvenlikte iddia ucuzdur: herkes "güvenilir, profesyonel, deneyimli" yazar. Güveni veren, kanıtlanabilir ayrıntılardır. Birkaç örnek vereyim.

Yöntemi açıklayın. Bir sızma testinin hangi adımlardan geçtiğini sade bir dille anlatan firma, "kara kutu" gibi çalışan firmaya göre daha güven verir. Kapsamı açıklayın: neyi test ettiğinizi ve neyi etmediğinizi yazın. Hiçbir test her şeyi kapsamaz; bunu dürüstçe söylemek güveni azaltmaz, artırır.

Örnek rapor yapısı gösterin. Müşteriye ait gerçek bilgi koymadan, boş bir rapor şablonu ya da bölüm başlıkları paylaşmak alıcıya ne alacağını gösterir. Referansları, müşterinin izniyle ve gerçekten onayladığı şekilde kullanın. Sektörünüzde gizlilik beklentisi yüksek olduğu için çoğu müşteri adının geçmesini istemez; bu durumda "bir finans sektörü müşterisi için yapılan çalışma" gibi anonim ama gerçek özetler tercih edin. Hiçbir zaman uydurma referans yazmayın.

Son olarak güvenlik konusunda kendi sitenizin de örnek olması gerekir. Güncel olmayan bir site, süresi dolmuş bir sertifika ya da yavaş açılan sayfalar, bir güvenlik firması için ağır bir kusurdur. Alıcı bunu fark eder ve düşünür: "Kendi sitesini koruyamayan bizimkini nasıl korur?"

Yapay zekâ cevapları ve siber güvenlik

Artık birçok kişi Google'ın yanında ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarına da soru soruyor. "Küçük bir şirket için sızma testi nasıl yaptırılır?" gibi sorulara bu araçlar özet bir cevap veriyor ve bazen kaynak gösteriyor. Bu cevaplarda adınızın geçmesi için sitenizin net, sade ve doğrulanabilir bilgi içermesi gerekir. Buna bazen GEO denir; yani yapay zekâ cevaplarında görünmeye yönelik çalışma. Ayrı bir sihir değil, iyi SEO'nun devamıdır.

Bir yapay zekâ aracına sorulan siber güvenlik sorusuna verilen örnek cevap ve bu cevabın dayandığı net bilgi

Buradaki örnek uydurmadır, ama mantık gerçektir: araç, sorunun cevabını açıkça veren sayfaları tercih eder. Sayfanızda "sızma testi nedir, kimin için gerekir, nasıl ilerler" sorularına kısa ve net paragraflarla cevap varsa, hem Google'da hem yapay zekâ cevaplarında kaynak olarak kullanılma ihtimaliniz artar. Garanti yok, ama temel bu.

İki varsayımsal örnek senaryo

Aşağıdaki iki senaryo tamamen varsayımsaldır; gerçek bir firma ya da kişiyi anlatmıyor, sadece mantığı göstermek için kurulmuştur.

Senaryo bir: Tek hizmet sayfasıyla yetinen küçük bir firma

Bir siber güvenlik danışmanlık firması düşünün. Sitesinde ana sayfa, "hizmetler" ve "iletişim" var. Sızma testi, zafiyet taraması, personel farkındalık eğitimi ve olay müdahalesi hep aynı sayfada birkaç cümleyle geçiyor. Firma "sızma testi" aramasında görünmek istiyor ama görünmüyor; çünkü aynı arama için hizmeti ayrıntılı anlatan başka firmaların sayfaları var.

Çözüm, bu sayfayı bölmek. Önce en çok iş getiren hizmeti seçip ona özel bir sayfa kurmak: kime uygun, nasıl yürüyor, ne teslim ediliyor, sıkça sorulan sorular. Sonra aynı yapıyı ikinci hizmete uygulamak. Birkaç hafta içinde sayfalar Google tarafından taranır ve firma o sorgularda görünme şansı kazanır. Sıra garantisi vermem, ama bu düzen, tek sayfalı düzene göre çok daha güçlü bir temeldir.

Senaryo iki: Sadece blog yazan ama hizmet sayfası olmayan bir firma

İkinci firma farklı bir hata yapıyor. Düzenli olarak "siber güvenlik trendleri", "yeni açıklar" gibi yazılar yayınlıyor, ama bu yazılar alıcıyı hiçbir yere yönlendirmiyor. Yazılar bir miktar ziyaretçi çekiyor, ama bu ziyaretçilerin çoğu öğrenci ya da meslektaş; satın alacak kişi değil. İletişim formu dolmuyor.

Burada çözüm, yazı sayısını artırmak değil, yönü değiştirmek. Alıcının sorduğu sorulara cevap veren yazılar ("sitem hacklendi, ilk 24 saatte ne yapmalıyım") yazılmalı ve bu yazılar ilgili hizmet sayfasına doğal bir şekilde bağlanmalı. Trafik azalabilir, ama gelen trafik daha niyetli olur. Siber güvenlikte çok sayıda ziyaretçi değil, doğru birkaç ziyaretçi önemlidir.

Bu iki senaryoyu yan yana koyduğumda fark net: biri sayfa eksikliği, diğeri yön eksikliği. Aşağıdaki görsel bu farkı özetliyor.

Zayıf ve güçlü bir siber güvenlik sitesinin yan yana karşılaştırması

Adım adım süreç: nereden başlamalı?

Bir siber güvenlik sitesi için SEO çalışmasını ben şu sırayla yürütürüm. Sırayı bilmek, size hem ne beklemeniz gerektiğini hem de bir teklif aldığınızda neyi sorgulamanız gerektiğini söyler.

Birinci adımda mevcut durumu incelerim: site hangi aramalarda zaten görünüyor, hangi sayfalar var, hangileri eksik, teknik olarak yavaşlık ya da hata var mı. İkinci adımda alıcının arama dilini araştırırım: hangi kelimeleri kullanıyorlar, hangi sorular soruluyor, hangi hizmetler daha çok aranıyor. Üçüncü adımda sayfa planı çıkarırım (hangi hizmet sayfası, hangi sektör sayfası, hangi yazı gerekli) ve sayfaları yazarım ya da sizin yazdığınız metinleri düzenlerim. Dördüncü adımda teknik düzeltmeleri yaparım, sonuçları izler ve planı güncellerim.

Siber güvenlik sitesi için SEO çalışmasının dört adımlı süreci

Bu süreçte en çok zaman alan kısım üçüncü adımdaki yazım işidir, çünkü teknik doğruluk burada devreye girer. Ben siber güvenlik uzmanı değilim; bu yüzden metinlerin teknik içeriğini sizinle birlikte doğrularım. Siz teknik gerçeği verirsiniz, ben onu alıcının anlayacağı dile ve Google'ın okuyabileceği yapıya çeviririm. Bu iş bölümü, hem hatayı azaltır hem de metnin gerçekten sizin deneyiminizi yansıtmasını sağlar.

Sık yapılan hatalar

Siber güvenlik sitelerinde defalarca gördüğüm hataları sıralıyorum. Çoğu bilgisizlikten değil, işin doğası gereği, teknik insanların kendi alanına bakışından kaynaklanıyor.

Siber güvenlik sitelerinde sık yapılan hataların uyarı listesi

Bunların en zararlısı, korku pazarlamasıdır. "Bugün hacklenebilirsiniz!" gibi tehditkâr bir ton, kısa vadede dikkat çekebilir ama uzun vadede güveni zedeler. Alıcı, kendisini korkutan değil, kendisine yol gösteren birini ister. İkinci büyük hata, aşırı teknik dildir. "Zafiyet", "istismar", "yetki yükseltme" gibi terimleri açıklamadan kullanmak, karar verici yöneticiyi kaybettirir. Zorunlu terimi bir cümleyle açıklamak çoğu zaman yeter.

Üçüncü hata, her şeyi yapıyor görünmektir. "Ağ güvenliği, uygulama güvenliği, bulut güvenliği, adli bilişim, eğitim, danışmanlık" diye yirmi hizmeti tek sayfada saymak, uzmanlık değil dağınıklık hissi verir. Dördüncü hata, hizmet sayfasının olmamasıdır; bunu yukarıda anlattım. Beşincisi, sitenin kendi güvenlik ve hız sorunlarıdır. Altıncısı, iletişim yolunun zor olmasıdır: alıcı bir soru sormak istediğinde karşısına uzun bir form ve zorunlu telefon alanı çıkarsa vazgeçer. Telefon, e-posta ve kısa bir form üçlüsü bu sektörde işe yarar; çünkü bazı alıcılar yazılı, bazıları sözlü iletişimi tercih eder.

Kendiniz neler yapabilirsiniz, ne zaman uzman gerekir?

Her şeyi bir uzmana devretmeniz gerekmez. Kendi başınıza yapabileceğiniz birkaç şey var ve bunlar maliyetsiz ya da çok düşük maliyetlidir.

Önce, en çok iş getiren hizmetiniz için tek bir sayfa yazın: kime uygun, nasıl yürüyor, ne teslim ediliyor. Metni önce bir meslektaşınıza değil, teknik olmayan bir tanıdığınıza okutun; anlamıyorsa sadeleştirin. İkincisi, Google işletme profilinizi (Google'ın haritalarda ve aramada gösterdiği firma kartı) doldurun. Üçüncüsü, hakkında sayfanızda ekibinizi ve gerçek sertifikalarınızı gösterin. Dördüncüsü, sitenizin telefonda hızlı açıldığından emin olun.

Uzman desteği ise şu durumlarda mantıklı hale gelir: sayfa planını kuracak zamanınız yoksa, sitenizin teknik bir sorunu varsa (örneğin sayfalar Google'a hiç görünmüyorsa), birden fazla dilde yayın yapmak istiyorsanız ya da yaptığınız çalışmanın sonuç verip vermediğini ölçemiyorsanız. Önemli olan uzmanın size neyi yapacağını açıkça yazması ve "sıralama garantisi" gibi söz vermemesidir. Böyle bir söz gördüğünüzde teklifi sorgulayın.

Siber güvenlik firması için SEO çalışmasını kendiniz mi yürütmeli, uzman mı tutmalı sorusuna karar şeması

Bu şema kesin bir kural değil, kaba bir yol göstericidir. Zamanınız, bütçeniz ve sitenizin durumuna göre değişir. Tereddüt ediyorsanız, kısa bir ilk görüşme çoğu zaman yeterli olur.

Maliyeti neler belirler?

Burada bilerek rakam vermiyorum; çünkü siber güvenlik siteleri arasında fark çok büyüktür ve herkese uyan bir fiyat yoktur. Ama maliyetin neye göre değiştiğini söyleyebilirim.

Birinci etken, site büyüklüğüdür. Üç hizmeti olan bir site ile on beş hizmeti, birkaç sektör sayfası ve düzenli blogu olan bir sitenin iş yükü aynı değildir. İkinci etken, mevcut durumdur: site sıfırdan mı kurulacak, yoksa mevcut bir site mi düzeltilecek? Üçüncü etken, dil sayısıdır; yabancı müşteriye hizmet veriyorsanız her dil ayrı içerik ve ayrı kontrol demektir. Dördüncü etken, içeriğin kim tarafından yazılacağıdır; teknik doğrulama gerektiren metinler daha fazla zaman alır. Beşinci etken, çalışmanın tek seferlik mi, yoksa aylık devam eden bir destek mi olduğudur.

Bir teklifte bu kalemlerin ayrı ayrı yazılı olmasını isteyin. "Aylık SEO paketi" gibi muğlak bir kalem görürseniz, içinde ne olduğunu sorun. Neyi teslim aldığınızı bilmediğiniz bir hizmetin maliyetini değerlendirmek mümkün değildir.

Ne kadar sürede sonuç beklemeli?

Dürüst cevap: değişir, ve kimse kesin süre veremez. Yeni bir hizmet sayfasının Google tarafından taranması ve değerlendirilmesi birkaç hafta alabilir; rekabetli bir aramada görünmek aylar sürebilir. Siber güvenlikte alıcı kararı zaten uzun sürdüğü için, SEO'nun iş getirmeye başlaması da uzun soluklu bir süreçtir.

Bu yüzden başarıyı sadece "birinci sıra" ile ölçmeyin. Daha anlamlı göstergeler şunlardır: hizmet sayfalarınıza gelen ziyaret artıyor mu, iletişim formu ya da telefon aramaları artıyor mu, gelen mesajların niyeti daha net mi? Bunları ölçmek için Google Search Console (Google'ın sitenizin aramalarda nasıl göründüğünü gösteren ücretsiz aracı) yeterlidir. Rakam yerine yön görmek, bu aşamada daha değerlidir.

Benimle çalışma şekli

Ben tek başıma çalışıyorum; yani sizinle konuşan kişi işi yapan kişidir, araya katman girmez. Önce kısa bir görüşmede durumunuzu dinlerim, sitenize bakarım ve ne yapılabileceğini, neyin gerekmediğini açıkça söylerim. Gerekmeyen bir şey satmam. Eğer sitenizin temeli sağlamsa ve sadece birkaç sayfa eksikse, bunu söylerim. Eğer daha kapsamlı bir çalışma gerekiyorsa, adımları ve sırayı yazılı olarak paylaşırım.

Teknik içerik konusunda sizin uzmanlığınıza ihtiyacım var; siber güvenlik bilginiz benim sunamayacağım bir şey. Karşılığında ben, bu bilgiyi doğru alıcıya, doğru dille, doğru sayfada ulaştırmanın yolunu kurarım. Bu iş birliği, ikimizin de kendi alanında kalmasıyla en iyi sonucu verir.

Aşağıdaki görsel, iyi kurulmuş bir hizmet sayfasının yukarıdan aşağıya nasıl göründüğünü örnekliyor.

Örnek bir siber güvenlik hizmet sayfasının bölümleri yukarıdan aşağıya gösteriliyor

Bu yapı, alıcının aklındaki soruları sırayla cevaplar: bu ne, bana uygun mu, nasıl işliyor, ne alacağım, güvenebilir miyim, nasıl ulaşırım? Her bölüm kısa tutulursa hem okuyan yorulmaz hem de Google sayfanın ne hakkında olduğunu rahat anlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Siber güvenlik firmaları için SEO gerçekten gerekli mi, yoksa referansla iş bulmak yeterli mi?

Referans güçlüdür ve bu sektörde en değerli kanaldır. Ama referans sizi tanıyanları getirir; sizi bilmeyen ama ihtiyacı olan alıcıları getirmez. Ayrıca referansla gelen kişi de çoğunlukla sitenize bakar ve karar öncesi sizi araştırır. Siteniz zayıfsa o referansın değeri azalır. SEO, referansın yanında ikinci bir kanal olarak düşünülmelidir.

Blog yazısı yazmak siber güvenlik firması için işe yarar mı?

Yarar, ama yönü doğru olursa. Alıcının sorduğu sorulara cevap veren yazılar ("sızma testi nedir", "sitem hacklendi ne yapmalıyım") işe yarar. Sadece gündemi takip eden haber niteliğindeki yazılar ise çoğu zaman alıcıyı değil meslektaşı getirir. Her yazının bir hizmet sayfasına doğal bir yol göstermesi gerekir.

Sitemde zafiyet bilgisi ya da teknik ayrıntı paylaşmak güvenli mi?

Genel yöntemi ve süreci anlatmak güvenlidir ve güven verir. Ama gerçek müşteri sistemlerine ait ayrıntıları, açıkları ya da bulguları paylaşmamalısınız. Şüphe ettiğiniz her durumda müşterinizin yazılı iznini alın; sözleşme ve gizlilik konularında kesin bir yanıt için bir hukukçuya danışmanızı öneririm.

Sertifikalarımı sitede göstermeli miyim?

Gerçekten sahipseniz evet, ve ne anlama geldiğini bir cümleyle açıklayarak. Alıcı çoğu zaman sertifikanın adını bilmez. Sahip olmadığınız ya da süresi dolmuş bir sertifikayı göstermeyin; bu hem güveni hem de itibarı ciddi şekilde zedeler.

Hem Türkçe hem İngilizce site yapmalı mıyım?

Yabancı müşteriye ya da yurt dışı bağlantılı Türk şirketlerine hizmet veriyorsanız evet, mantıklıdır. Ama her dil ayrı bir işçilik demektir ve çeviri değil, o dilin alıcısına uygun yazım gerekir. Tek hizmetle başlayıp sonuç aldıkça genişletmek, hepsini birden yapmaktan daha az risklidir.

SEO ile Google reklamı arasında hangisini seçmeliyim?

İkisi farklı işler yapar. Reklam hızlı görünürlük sağlar ama ödeme durunca biter. SEO daha yavaş kurulur ama doğru yapılırsa uzun süre çalışır. Siber güvenlikte alıcı güven aradığı için, reklamdan gelen kişi de sitenize bakıp içeriğinizi değerlendirir; dolayısıyla iyi bir site, ikisinin de ortak temelidir.

Sonuçları nasıl takip ederim?

Google Search Console ve sitenizin ziyaretçi istatistikleri başlangıç için yeterlidir. Hangi aramalardan geldiğinizi, hangi sayfaların ziyaret aldığını ve kaç kişinin iletişime geçtiğini izleyin. Önemli olan rakamın büyüklüğü değil, doğru sayfaların doğru kişilere ulaşıp ulaşmadığıdır.

Rakiplerim benden önce çıkıyorsa ne yapmalıyım?

Önce neden önde olduklarına bakın: daha ayrıntılı hizmet sayfaları mı var, daha fazla içerik mi, daha güçlü bir güven sinyali mi? Çoğu zaman cevap, onlardan daha fazla yazmak değil, daha net ve daha özgün yazmaktır. Bunu birlikte inceleyebiliriz.

Siber güvenlik firmanız için sitenizi bu çerçevede gözden geçirmek isterseniz, SEO hizmeti sayfamdan bana ulaşıp mevcut durumunuzu kısaca anlatabilirsiniz; ne yapılabileceğini ve neyin gerekmediğini açıkça konuşuruz.

Etiketler

siber güvenlik firmaları için seosiber güvenlik seosiber güvenlik şirketi web sitesisızma testi hizmeti seosiber güvenlik danışmanlığı seo

İletişim

Sitenize birlikte bakalım

Site adresinizi ve hangi aramalarda çıkmak istediğinizi yazın; mevcut durumu ve ne yapılabileceğini anlatayım.

Birkaç cümle yeterli. En kısa sürede dönüş yaparım.

Butona bastığınızda mesajınız WhatsApp ya da e-posta uygulamanızda hazır olarak açılır; göndermeden önce düzenleyebilirsiniz.