Fabrikanız yıllardır sağlam ürün çıkarıyor, referanslarınız ortada, ama web siteniz telefonu çaldırmıyor. Üstelik rakibiniz, sizden daha küçük olduğu halde, "şu parçayı kim üretir" diye arayan kişilere hep ilk sırada çıkıyor. Bu tablo çoğu üretici için tanıdık. Ben İstanbul'da tek başıma çalışan bir SEO danışmanıyım ve sanayi firmaları için SEO'yu bir "reklam işi" olarak değil, alıcının sizi bulabileceği düzgün bir ürün ve bilgi arşivi kurmak olarak görüyorum. Bu yazıda neyin işe yaradığını, neyin yaramadığını anlatıyorum; sürecin tamamını görmek isterseniz SEO hizmeti sayfamda çalışma biçimimi bulabilirsiniz.
Bir mühendis ya da satın almacı nasıl arar?
Tüketici "ucuz ayakkabı" yazar. Sanayide arama çok daha dar ve çok daha teknik. Satın almacı genellikle bir mühendisin verdiği listeyle çalışır ve şunlardan birini yazar:
- Ürün kodu ya da standart numarası (bir yedek parçanın ya da profilin kodu gibi)
- Malzeme ve ölçü (paslanmaz sac, belirli bir kalınlık, belirli bir sertifika)
- Uygulama alanı ("gıda hattı için konveyör bandı", "soğuk zincir ambalajı")
- "Üretici", "imalatçı", "toptan" gibi tedarikçi arayan kelimeler, çoğu zaman şehir ya da bölge ile birlikte
Bu aramaların sayısı küçüktür; ama arkasındaki sipariş büyüktür. Bu yüzden "kaç kişi geldi" sorusu burada yanıltıcıdır. Önemli olan, doğru üç beş kişinin sizi bulması ve aradığı bilgiyi sitenizde görmesidir.
Ürün ve uygulama sayfaları neden her şeyin temeli?
Bir arama motoru ya da yapay zekâ asistanı yalnızca sayfalarda yazanı okuyabilir. Sitenizde "Ürünlerimiz" başlıklı tek bir sayfa ve altında fotoğraf galerisi varsa, "şu malzemeden, şu ölçüde parça" arayan kişiye gösterecek bir şey bulamaz.
Pratikte iki tür sayfa işe yarıyor:
- Ürün (ya da ürün grubu) sayfası: Her ana ürün için ayrı sayfa. Ne olduğu, hangi malzemeden yapıldığı, ölçü aralıkları, standartlar, minimum sipariş ve teslim süresi gibi bilgiler düz metinle yazılır.
- Uygulama (sektör) sayfası: "Gıda sektörü için", "inşaat için", "otomotiv yan sanayi için" gibi. Aynı ürün farklı sektörde farklı sorularla aranır; her biri kendi sayfasında karşılanır.
Burada kural basit: bir satış mühendisinin telefonda üç dakikada anlattığı şeyi sayfaya yazın. Mühendislerin ilk sorduğu sorular genelde şunlardır: tolerans, sertifika, kapasite, numune, özel üretim yapıp yapmadığınız. Bu cevaplar sayfada duruyorsa, alıcı sizi elemek yerine arar.
Tek bir ürün sayfası nasıl yazılır?
Sayfa açmak kolay, doğru doldurmak işin asıl kısmı. Aşağıdaki sıra, çalışmalarımda en çok işe yarayan düzen. Kendi ürününüze göre kısaltıp uzatabilirsiniz.
Başlık ve ilk paragraf
Başlıkta ürünün alıcı tarafından bilinen adını kullanın; şirket içinde kullandığınız dahili isim çoğu zaman dışarıda kimsenin aramadığı bir kelimedir. İlk paragrafta ürünün ne olduğunu, kimler için üretildiğini ve hangi malzemeyle yapıldığını iki üç cümleyle söyleyin. Slogan yazmayın; alıcı sloganı değil, bilgiyi arıyor.
Teknik tablo
Ölçüler, toleranslar, malzeme kaliteleri, standartlar ve sertifikalar sayfada gerçek bir tablo olarak durmalı. Tabloyu görsel olarak yüklemeyin; görselin içindeki yazı arama motoru ve yapay zekâ için çoğu zaman görünmezdir. Tablo mobilde yana kaydırılabilir olsun, yoksa telefondan bakan mühendis satırları okuyamaz.
Uygulama, sınırlar ve özel üretim
Ürünün nerede kullanıldığını, nerede kullanılmaması gerektiğini ve özel ölçüde üretim yapıp yapmadığınızı yazın. "Bunu yapmıyoruz" demek zayıflık değildir; yanlış talebi baştan eler ve satış ekibinizin zamanını korur. Minimum sipariş miktarı, ortalama teslim süresi ve numune politikası da buraya girer.
Görseller ve çizimler
Gerçek ürün fotoğrafı, mümkünse teknik çizim ve ölçülü bir şema ekleyin. Dosya adlarını ve açıklama metinlerini ürünü anlatacak biçimde yazın ("paslanmaz-sac-304-2mm.jpg" gibi); "IMG_4032" arama motoruna bir şey söylemez.
İç bağlantılar
Ürün sayfasından ilgili uygulama sayfasına, uygulama sayfasından da ürün gruplarına link verin. Bu iç bağlantılar hem ziyaretçiye yol gösterir hem de arama motorunun sitenizin yapısını anlamasına yardım eder.
Ürün sayfasında küçük bir soru-cevap bölümü
Sayfanın sonuna üç dört gerçek soru eklemek, hem alıcıya hem aramaya yarar. "Bu malzemenin korozyon dayanımı nedir?", "Özel ölçüde üretim yapıyor musunuz?", "Numune gönderiyor musunuz?" gibi satış ekibinizin her hafta cevapladığı sorular burada yazılı dursun. Yapay zekâ asistanları da çoğu zaman bu tür kısa, net cevapları alıntılar.
Katalog PDF'ine gömülü bilginin sorunu
Birçok üreticide en değerli teknik bilgi, 80 sayfalık bir katalog PDF'inde duruyor. Sitede ise yalnızca "Kataloğu indir" butonu var. Bu durumun üç sorunu var:
- PDF'in içindeki tablo ve ölçüler çoğu zaman arama sonuçlarında ayrı bir sayfa gibi sıralanmaz; sıralansa bile ziyaretçi sizi değil dosyayı bulur ve ne yapacağını bilemez.
- Telefondan 80 sayfalık dosya açmak kimsenin işi değildir. Satın almacı kapatır, bir sonraki tedarikçiye geçer.
- Güncelliğini yitirmiş bir PDF yıllarca dolaşır; fiyat ya da ölçü değiştiğinde kimse fark etmez.
Çözüm PDF'i atmak değil. PDF kalsın, ama içindeki bilgi sitede normal sayfa olarak da yaşasın. Katalogdaki her ürün grubu için bir sayfa açın, tabloları sayfaya HTML tablo olarak koyun, PDF'i de "teknik föy" olarak sayfanın altından indirilebilir bırakın. Yapay zekâ özetleyicileri de aynı sebeple düz sayfa metnini daha rahat kullanır. Bu konuya B2B firmalar için GEO yazımda ayrıca değindim.
Teklif formuna giden yolu kısaltın
Sanayide satış çoğu zaman "sepete ekle" ile değil, teklif talebiyle başlar. Bu yüzden her ürün sayfasının sonunda net bir yönlendirme olmalı. Çalışmalarımda sık gördüğüm hatalar:
- Teklif formu yalnızca "İletişim" sayfasında, ürün sayfasından üç tık uzakta
- Form 15 alan istiyor; alıcı ya vazgeçiyor ya da rastgele dolduruyor
- Hangi ürüne teklif istendiği forma taşınmıyor, firma tekrar soruyor
- Telefon ve e-posta mobilde tıklanabilir değil
İyi bir teklif formu kısa tutulur: ad, firma, telefon ya da e-posta, ürün ve miktar için bir serbest alan, teknik çizim ya da liste için dosya ekleme seçeneği. Hepsi bu. Ayrıntıyı telefonda sormak, formu kalabalıklaştırmaktan iyidir.
Güven işaretleri: alıcı neye bakar?
Yeni bir tedarikçiyle çalışmak risklidir; bir satın almacı bunu bilir ve sitede kanıt arar. Sertifikalarınız, üretim tesisinizin gerçek fotoğrafları, makine parkınız, çalıştığınız sektörler (isim vermeden de olur) ve kimin muhatap olacağı açık yazılmalı. Firma adresi, vergi bilgileri ve telefon, site ile Google işletme profili ve diğer kayıtlarda birebir aynı olmalı. Küçük görünen bu tutarlılık hem arama motorlarına hem alıcıya "gerçek bir firma" mesajı verir.
Süslü ifadelerden de kaçının. "Sektörün lideri", "en kaliteli" gibi kanıtsız iddialar mühendis gözünde değer taşımaz; yerine hangi standartta ürettiğinizi, hangi testleri yaptığınızı ve hangi sertifikalara sahip olduğunuzu yazın. Belgeleri güncel tutmak da önemlidir: süresi dolmuş bir sertifikanın sitede durması, hiç sertifika olmamasından daha kötü bir izlenim bırakır. Referans gösterirken müşteri izni almayı unutmayın; isim veremiyorsanız sektörü ve iş türünü yazmak yeterlidir.
İki örnek: farklı üreticiler, farklı sorunlar
Aşağıdakiler belirli bir firmanın hikâyesi değil; benzer işlerde sık karşılaştığım durumların özetleri. İsim ve rakam vermiyorum, sonuçları da ölçülü anlatıyorum.
Sac işleme atölyesi: "Müşterimiz hep tanıdıktan geliyor"
Bir sac işleme ve kaynaklı imalat firması bana şu durumla geldi: işlerin neredeyse tamamı tavsiyeyle geliyordu, site ise on yıl önce hazırlanmış üç sayfalık bir tanıtımdı. Sahibi yeni müşteri istiyordu ama "internetten iş gelmez bizim sektörde" diye düşünüyordu.
İlk baktığım şey, firmanın aslında ne yaptığını sitenin anlatıp anlatmadığıydı. Anlatmıyordu: lazer kesim, büküm, kaynak, boyama gibi yetenekler tek cümlede geçiyordu. Makine parkının kapasitesi, işlenebilen malzemeler ve kalınlıklar hiçbir yerde yoktu. Biz de hizmetleri ayrı sayfalara böldük, her sayfaya malzeme ve kalınlık aralıklarını, teslim süresinin neye bağlı olduğunu ve çizimle teklif isteme yolunu yazdık. Yaptığı işlere dair gerçek atölye fotoğrafları ekledik.
Birkaç ay sonra gelen talepler artmadı ama niteliği değişti: eskiden "fiyat öğrenmek isteyen" mesajlar gelirken, artık çizim ekli, ölçü ve adet belirtilmiş talepler geliyordu. Bu işte başarıyı ben böyle ölçüyorum; kaç kişi geldiğine değil, gelenin işe yarar olup olmadığına bakıyorum.
Ambalaj üreticisi: "İhracat yapıyoruz ama yabancı bizi bulamıyor"
İkinci örnek, gıda sektörüne ambalaj üreten ve zaten ihracat yapan bir firma. Siteleri tek dilde, katalog PDF'ine dayalıydı. Yurt dışındaki alıcılar firmayı fuarlarda tanıyor, fuardan sonra siteye bakıyor ve orada bilgi bulamayıp başka tedarikçiye dönüyordu.
Burada ilk iş PDF'teki bilgiyi ürün gruplarına göre sayfalara dönüştürmek, ikincisi en önemli pazar diline çevirmekti. Çeviriyi makine çevirisiyle bırakmadık; teknik terimler sektörün gerçekten kullandığı biçimde yazıldı, çünkü yabancı mühendis "yanlış" bir terim görürse firmaya güvenmez. Gıda ile temas eden malzemeler için uygunluk belgelerinin hangisinin hangi ürüne ait olduğu sayfalarda net yazıldı.
Sonuçta fuardan dönen alıcının siteye bakıp teklif formunu doldurma ihtimali arttı; bunu kesin bir oranla söyleyemem ama gelen taleplerde "fuarda görüştük, ürün sayfanızı inceledim" tonu belirgin biçimde sıklaştı.
Çok ürünlü firmada hangi sayfa önce yazılır?
Yüzlerce kalemi olan bir üreticide hepsini aynı anda yazmaya kalkmak, işin yarıda kalmasının en yaygın sebebi. Sıralama için üç soru işe yarıyor.
Hangi ürün size en çok iş getiriyor?
Ciro ve kâr bakımından ilk sıradaki ürün grupları önce gelir. Sipariş sayısı çok ama kârlılığı düşük bir kalemin sayfası en son yazılabilir. Bu bilgi sizde var; arama verisi bunu tek başına söyleyemez.
Hangi ürünü rakiplerden daha iyi yapıyorsunuz?
Ayrışan bir yeteneğiniz varsa (özel ölçü, kısa teslim, belirli bir sertifika) o ürün sayfası ayrıca öne çıkarılmalıdır. Alıcı "herkes yapar" dediği üründe fiyata, "şu firma yapıyor" dediği üründe kaliteye bakar.
Hangi ürün için sık soru alıyorsunuz?
Telefona ve e-postaya en çok soru getiren ürün, sitede bilgisi en eksik olandır. Bu sorular sayfa içeriğinin hammaddesidir ve genellikle ilk yazılması gereken yerdir.
Bu işi benimle yaparsanız süreç nasıl işler?
Kendiniz yapacak olsanız da sıra büyük ölçüde aynıdır; farkı kimin neyi yaptığı belirler.
1. Mevcut durumun okunması
Sitenizi bir alıcı gözüyle gezerim: ürün sayfaları var mı, bilgiler düz metin mi, teklif yolu kaç tık, mobilde nasıl görünüyor. Arama motorlarında hangi sorgularda göründüğünüze de bakarım. Bu aşamada çoğunlukla sorunun "SEO" değil "sayfada bilgi yok" olduğu ortaya çıkar.
2. Ürün ve sektör haritası
Hangi ürün gruplarına sayfa açılacağını, hangi uygulama sayfalarının önce geleceğini sizinle birlikte belirleriz. Burada sizin satış verileriniz önemlidir: en çok sipariş aldığınız ve en kârlı çalıştığınız gruplar önce gelir. Aranma hacmi yüksek ama sizin için değersiz kelimelerin peşinden gitmeyiz.
3. İçeriğin toplanması
Satış mühendisinizle ya da üretim sorumlunuzla kısa görüşmeler yapar, teknik bilgiyi sizden alırım. İçeriği ben yazarım ya da sizin yazdığınız taslağı düzenlerim; bu, kapsamı belirleyen etkenlerden biridir. Teknik doğruluğun son sözü her zaman sizdedir.
4. Yayın ve teknik düzen
Sayfalar yayınlanır; başlıklar, açıklamalar, iç bağlantılar, tablo biçimi ve mobil görünüm düzenlenir. Teklif formu kısaltılır ve ürün bilgisini taşıyacak hâle getirilir. İş ortağınız bir web ajansıysa onlarla birlikte çalışırım.
5. Ölçüm ve düzeltme
İlk aylarda hangi sorgularda göründüğünüzü, gelen taleplerin niteliğini ve hangi sayfaların işe yaradığını izleriz. Kayda değer bir şey çalışmıyorsa sayfayı yeniden yazar ya da farklı bir yöne geçeriz.
Başlamadan önce kontrol listesi
Aşağıdaki soruların çoğuna "evet" diyemiyorsanız, önce bunlar üzerinde çalışmak mantıklı.
- Her ana ürün grubunun sitede kendi sayfası var mı?
- Ölçü, malzeme ve standart bilgisi görsel değil metin olarak mı duruyor?
- Katalogdaki bilgi sitede de yaşıyor mu, yoksa yalnızca PDF'te mi?
- Teklif formu her ürün sayfasından bir tıkla ulaşılabilir mi?
- Telefon ve e-posta mobilde dokunarak aranabiliyor mu?
- Sertifikalarınız ve tesis fotoğraflarınız sitede, gerçek ve güncel mi?
- Adres ve telefon site, Google işletme profili ve diğer kayıtlarda aynı mı?
- İhracat yapıyorsanız ana pazar dilinde ürün sayfası var mı?
Üreticilerin sık yaptığı hatalar
Bu hataların çoğu bilgisizlikten değil, "zaten herkes bizi tanıyor" varsayımından doğuyor. Alıcı sizi tanımıyor; tanıyor olsa bile bilgiyi yine sitede arıyor.
Ürün yerine firmayı anlatmak
Ana sayfanın büyük kısmı kuruluş hikâyesi ve "kalite politikamız" paragraflarından oluşuyor, ürünler ise küçük bir menü köşesinde duruyor. Hikâye güven için değerli, ama alıcının ilk bakacağı yer ürün ve kapasite bilgisidir.
Tüm ürünleri tek sayfaya yığmak
"Ürünlerimiz" sayfasında yirmi farklı ürün aynı sayfada duruyorsa, arama motoru hangisi için sıralayacağını bilemez. Her ana ürün grubuna ayrı sayfa, ayrı başlık ve ayrı açıklama gerekir.
Bilgiyi görselin içine gömmek
Ölçü tablosu, sertifika listesi ya da kapasite bilgisi bir görsel olarak yüklendiğinde, ekran okuyucular, arama motorları ve yapay zekâ özetleyicileri bunu okuyamaz. Aynı bilgi sayfada ayrıca metin olarak da bulunmalı.
Çeviriyi araca bırakıp bir daha bakmamak
Teknik terimin yanlış çevrilmesi yabancı alıcıda güveni kırar. Otomatik çeviri başlangıç için iş görür; yayına almadan önce sektörü bilen biri okumalı.
Sonucu yalnızca "kaç kişi geldi" ile ölçmek
Sanayide az ama doğru ziyaretçi, çok ama alakasız ziyaretçiden değerlidir. Rapor, yalnızca ziyaretçi sayısını değil; hangi sorgularda göründüğünüzü ve gelen taleplerin niteliğini de içermeli.
Neyi kendiniz yapabilirsiniz, neyi uzmana bırakmalısınız?
Her şeyi dışarıya vermeniz gerekmiyor; hatta bazı işleri sizden başkası doğru yapamaz.
Kendiniz yapabilecekleriniz
- Ürün bilgisini toplamak: tolerans, standart, kapasite, sertifika. Bu bilgi sizin kafanızda ve şirket belgelerinizde, başka kimsede yok.
- Gerçek fotoğraf çekmek: tesis, makine parkı, üretim hattı, paketleme. Telefon kamerası bile stok görselden iyidir.
- Müşteri sorularını derlemek: satış ekibinizin sık duyduğu on soru, sayfaların ve SSS bölümlerinin hammaddesidir.
- Sertifika ve belge dosyalarını güncel tutmak.
Uzmana bırakmanız gerekenler
- Hangi kelimelerin ve hangi sayfaların işe yarayacağına karar vermek; bu, arama verisini okumayı gerektirir.
- Sitenin teknik yapısı: sayfa hızı, mobil görünüm, dizinleme, çok dilli yapının doğru kurulması.
- Çok sayıda ürün sayfasının birbirine karışmadan, tekrar içerik üretmeden planlanması.
- Sonuçların ölçülmesi ve yorumlanması.
Bu ayrım pratikte şöyle işler: siz bilgiyi verirsiniz, ben onu aranabilir ve okunabilir bir yapıya dökerim. Yazıyı baştan sona ben yazmak zorunda da değilim; kapsamı birlikte belirleriz.
Bu işte gerçekçi beklenti nedir?
Sonuç garanti edilemez; arama motorlarının sıralamasını kimse satın alamaz. Ama şunu söyleyebilirim: ürün sayfaları eksiksiz, bilgiler okunabilir ve teklif yolu kısa olduğunda, aradığı kişi sizi bulduğunda kaybetme ihtimali ciddi biçimde azalır. Sanayide sonuçlar da yavaş gelir; alıcı sizi bugün bulur, teklifi aylar sonra ister. Bu yüzden ilk aylarda "telefon arttı mı" yerine "doğru sorgularda görünüyor muyuz, gelen talepler doğru mu" diye bakmak daha sağlıklıdır.
Bir de şunu eklemek isterim: ürün sayfaları bir kez yazılıp bırakılan bir iş değil. Yeni bir sertifika aldığınızda, kapasite arttığında ya da bir ürünün ölçüleri değiştiğinde ilgili sayfayı güncellemek gerekir. Yılda bir kez tüm ürün sayfalarına göz atmak, çoğu firma için yeterli bir bakım düzenidir.
Fiyat tarafında da net olayım: çalışma kapsamı belirliyor. Ürün sayısı, dil sayısı, mevcut sitenin durumu ve içeriği sizin mi yoksa benim mi yazacağım fiyatı belirleyen başlıca etkenlerdir.
Sık sorulan sorular
Sitemiz yalnızca katalog PDF'inden mi oluşuyor, sıfırdan mı başlamalıyız?
Genellikle sıfırdan başlamaya gerek yok. Mevcut kataloğunuzdaki bilgiyi ürün sayfalarına taşımak ilk adımdır. Site altyapısı çok eskiyse ayrıca değerlendiririz.
Yurt dışı alıcılar için ayrı dil gerekir mi?
İhracat hedefliyorsanız evet. Alıcı kendi dilinde ya da en azından İngilizce arar; ürün sayfalarının ana pazar dillerinde bulunması fark yaratır.
Binlerce ürün kodumuz var, hepsine sayfa şart mı?
Hayır. Önce en çok sipariş aldığınız ürün gruplarıyla başlarız; kodlar grup sayfalarında tabloyla listelenebilir.
SEO ile Google Ads arasında nasıl seçim yapmalıyız?
İkisi birbirinin alternatifi değil. Reklam hemen görünür kılar ama durdurduğunuzda biter; SEO ise yavaş kurulur, kalıcı bir arşiv bırakır. Bütçeniz sınırlıysa genellikle önce ürün sayfalarını düzeltmek, sonra gerekirse reklamı bu sayfalara yönlendirmek mantıklıdır. Kötü bir ürün sayfasına reklam trafiği çekmek parayı boşa harcamaktır.
Ürün sayfalarına teknik çizim ve CAD dosyası koymak sakıncalı mı?
Bu sizin ticari kararınız. Rakiplerin kopyalamasından çekiniyorsanız çizimin sade bir ölçü şemasını sayfada, ayrıntılı dosyayı ise talep üzerine paylaşabilirsiniz. Alıcılar çoğu zaman dosyayı indirmekten çok ölçüleri görmek ister.
Sonuçları ne zaman görürüz?
Sabit bir süre veremem; sitenin durumuna, rekabete ve yeni sayfa sayısına göre değişir. Sanayide alıcı kararı da uzun sürdüğü için, ilk aylarda doğru sorgularda görünüp görünmediğinize ve gelen taleplerin niteliğine bakmanızı öneririm.
Yapay zekâ asistanları üreticileri öneriyor mu?
Bazı sorgularda öneriyor ve bu giderek artıyor. Kaynak olarak genellikle net, düz metin ve tutarlı bilgi veren sayfaları kullanıyorlar; yani ürün sayfalarını düzgün yazmak aynı anda bu alana da hizmet eder. Hangi firmanın önerileceğini garanti etmem mümkün değil.
Bayi ağımız var, bayilerin sitelerinde de ürünlerimiz yazıyor. Sorun olur mu?
Aynı ürün açıklamasının birçok sitede birebir yer alması, sizin sayfanızın öne çıkmasını zorlaştırır. Bayilere ürün metnini kopyalatmak yerine, her birine kendi bölgesine özel kısa bir giriş yazdırıp asıl teknik sayfaya link vermelerini isteyebilirsiniz.
Nasıl ilerleyelim?
Önce mevcut sitenizde bir alıcının aradığı bilgiyi bulup bulamadığına birlikte bakarım. Sonra hangi ürün ve uygulama sayfalarının öncelikli olduğunu netleştiririz. İlk görüşme için SEO hizmeti sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.