Ankara'da ya da Almanya'da bir işletmeniz var, SEO için de İstanbul'daki bir danışmanla çalışmayı düşünüyorsunuz. Aklınıza ilk gelen soru büyük ihtimalle şu: "Yüz yüze görüşemeden, işimi tanımayan biriyle bu iş nasıl yürür?" Haklı bir soru, çünkü SEO'da güven ve iletişim sonucu doğrudan etkiler.
Ben İstanbul'da çalışan bağımsız bir freelance SEO uzmanıyım ve müşterilerimin büyük kısmıyla hiç aynı odada oturmadım. Bu yazıda uzaktan çalışmanın sırayla nasıl işlediğini, yerel bilgi eksikliğinin nasıl kapandığını ve yurt dışı ya da çok dilli pazarlarda neden avantaj sağlayabileceğini anlatıyorum.
SEO zaten uzaktan yapılan bir iştir
SEO çalışması büyük ölçüde ekran başında olur: sitenizin durumunu incelemek, müşterilerinizin Google'da ne aradığını bulmak, sayfaları düzenlemek, içerik planlamak, sonuçları izlemek. Bunların hiçbiri sizin ofisinizde bulunmayı gerektirmez. Yüz yüze görüşmenin gerçekten işe yaradığı tek yer, işinizi derinlemesine anlatmanız gereken ilk tanışmadır; o da görüntülü aramayla rahatça yapılır.
Süreç adım adım nasıl ilerler?
Çalışmalarımda sıra genellikle şöyledir:
- Ücretsiz ilk görüşme. Telefonda ya da görüntülü aramada işinizi, müşterilerinizi, hedeflerinizi ve şu anki durumu konuşuruz. Bu aşamada size neyin gerçekçi olduğunu dürüstçe söylerim; SEO'da sonuç garanti edilemez, ama neyin yapılabileceğini net anlatabilirim.
- Yazılı özet ve teklif. Konuştuklarımız yazıya dökülür; kapsam, çalışma biçimi ve süre iki tarafça netleşir.
- Erişimlerin verilmesi. Sitenizi inceleyebilmem için bazı araçlara erişim gerekir (aşağıda ayrıca anlatıyorum).
- İnceleme ve plan. Siteyi, rakipleri ve müşterilerinizin arama alışkanlıklarını inceler, önceliklendirilmiş bir yol haritası çıkarırım.
- Uygulama. Sayfa düzenlemeleri, içerik önerileri ve teknik düzeltmeler plan sırasıyla yapılır.
- Düzenli rapor ve görüşme. Ne yapıldığını ve ne değiştiğini sade bir dille bildiririm.
İlk görüşmede neleri konuşuruz?
İlk görüşme bir satış sunumu değil, tanışma ve keşif sohbetidir. Çoğu zaman yarım saatten kısa sürer, ama işin geri kalanının temelini oluşturur.
- İşiniz ve kazancınız nereden geliyor? Hangi hizmet ya da ürün size en çok kazandırıyor, hangisini büyütmek istiyorsunuz?
- Müşteriniz kim ve nerede? Yerel mi, ülke genelinde mi, yurt dışında mı müşteri arıyorsunuz?
- Şu anki durum nedir? Daha önce SEO ya da reklam çalışması yapıldı mı, sitenizi kim yönetiyor?
- Neyi bilmek istiyorsunuz? Merak ettiğiniz, güvenmediğiniz ya da daha önce kötü deneyim yaşadığınız konular.
Görüşmenin sonunda bana "bu iş benim için mantıklı mı?" sorusuna dürüst bir cevap vermem düşer. Bazen cevap "şu an değil" ya da "önce sitenin şu eksiği kapatılmalı" olabilir; bunu söylemek de işin parçasıdır.
İlk 30 gün nasıl geçer?
Uzaktan çalışmaya yeni başlayan müşterilerin çoğu "ilk ay boyunca ne olacak, ben ne yapacağım?" diye sorar. Net bir tablo olması, belirsizliği baştan ortadan kaldırır. Genel akış şöyledir, ama işinizin yapısına göre ayarlanır.
Birinci hafta: tanışma ve erişimler
Görüşmeden sonra erişimleri tanımlarız ve sitenizin mevcut durumunu toplarım. Sizden istediğim şey çoğu zaman bir saatlik bir görüşme ve birkaç tıklamalık yetki vermedir. Bu aşamada henüz sitede hiçbir değişiklik yapmam; önce neyin neden böyle olduğunu anlamak isterim.
İkinci ve üçüncü hafta: inceleme
Sitenizin teknik durumuna, sayfalarınızın neyi anlattığına, rakiplerinizin neyi daha iyi yaptığına ve müşterilerinizin hangi kelimelerle aradığına bakarım. Bu bölümün sonunda elinizde sade bir bulgu özeti olur. "Şu sayfa şu yüzden görünmüyor, şunu yaparsak şu değişebilir" gibi cümlelerle yazılır.
Dördüncü hafta: plan ve ilk uygulamalar
Bulguları öncelik sırasına dizer, hangi işin sizden, hangisinden benden bekleneceğini yazarım. Ardından en hızlı fark yaratması muhtemel birkaç düzeltmeyle uygulamaya geçeriz. İlk ayın sonunda hem planınız hem de ilk somut adımlarınız hazırdır; ancak SEO'da etkinin görünmesi bundan sonra zaman alır.
Erişimler: kimseye şifrenizi vermeniz gerekmez
Erişim konusu çoğu işletme sahibini tedirgin eder. Doğru yöntemde şifre paylaşılmaz. Bunun yerine:
- Google Search Console ve Google Analytics'te, e-posta adresim "kullanıcı" olarak eklenir. Siz istediğiniz an yetkiyi kaldırabilirsiniz.
- Sitenizde değişiklik gerekiyorsa ya kısıtlı bir kullanıcı hesabı açarsınız ya da değişiklikleri sizin web sorumlunuzla birlikte yaparız.
- Google İşletme Profili varsa yönetici olarak davet edilirim; hesabın sahipliği hep sizde kalır.
Bu düzende hesabınızın sahibi her zaman sizsiniz. Çalışma bittiğinde yetkileri kaldırırsınız, geriye hiçbir bağımlılık kalmaz.
Görüşme ritmi ve aylık rapor
Uzaktan çalışmada belirsizlik en büyük düşmandır; bu yüzden ritmi baştan belirlerim. Çoğu müşteriyle ayda bir görüntülü ya da telefon görüşmesi yapar, arada kısa sorularınızı yazılı olarak yanıtlarım. Ayrıca şu işler için bir görüşme gerekmez: küçük sorular, onay istekleri ya da bir sayfa hakkında fikir almak.
Aylık raporun amacı sizi rakamla boğmak değil, üç soruya net cevap vermektir:
- Bu ay ne yapıldı?
- Ne değişti (görünürlük, ziyaretçi, aramalar ya da mesajlar)?
- Gelecek ay ne yapılacak ve benden ne bekleniyor?
Rapor dili, SEO bilmeyen birinin okuyup anlayacağı şekilde olmalıdır. Anlamadığınız bir kelime görürseniz bu benim eksiğimdir, sizin değil.
Rapor pratikte nasıl görünür?
Rapor genellikle bir ya da iki sayfalık yazılı bir özet ve gerekirse birkaç sade grafikten oluşur. Yapılan işler tek tek sayılır; her işin yanında neden yapıldığı kısaca yazılır. Ardından bir önceki aya göre değişimler anlatılır ve iyi gitmeyen bir şey varsa gizlenmez.
Rapor "her şey harika" diyorsa ama ne yapıldığını göstermiyorsa dikkatli olun. İyi bir rapor, olumsuz ya da belirsiz sonuçları da dürüstçe yazar. Gelecek ay için önerilen işler de sizin onayınıza sunulur; yani çalışma sizin haberiniz olmadan yön değiştirmez.
Sizden ne beklenir?
Uzaktan çalışmanın sorunsuz yürümesi için sizden büyük bir zaman istemem, ama birkaç şey önemlidir: erişimleri ilk hafta içinde vermek, sorularıma makul sürede dönmek ve önerilen değişiklikleri onaylayıp onaylamadığınızı net söylemek. Bir işin iki hafta cevap beklemesi, SEO'da en çok zaman kaybettiren şeylerden biridir. Müsait olmadığınız bir dönem varsa, örneğin tatil ya da yoğun sezon, bunu önceden söylemeniz yeter; planı buna göre kaydırırım. Cevap vermek için uzun bir toplantı gerekmez; çoğu zaman iki cümlelik bir mesaj yeter. Ayrıca işinizde bir değişiklik olduğunda, örneğin yeni bir hizmet, kapanan bir şube ya da yeni bir kampanya, bunu bana bildirmeniz sitenin güncel kalmasını sağlar.
Yerel bilgi eksikliği nasıl kapanır?
"Uzaktaki biri benim şehrimi, bölgemi, müşterimi tanımaz" kaygısı gerçek bir kaygıdır. Bunu şöyle kapatırım:
- Siz sektörünüzün ve bölgenizin uzmanısınız, ben aramanın. İlk görüşmede müşterilerinizin kim olduğunu, nasıl konuştuğunu ve hangi soruları sorduğunu sizden dinlerim.
- Arama verisi yerel gerçeği gösterir. İnsanların sizin bölgenizde gerçekte ne yazdığını Google verilerinden ve arama sonuçlarından görebilirim. Mahalle ya da şehir adıyla yapılan aramalar, yöresel kullanımlar bu veriden çıkar.
- Müşteri sorularını sizden toplarım. Telefonda ve mesajda sık duyduğunuz sorular en değerli içerik kaynağıdır. Bunları paylaşmanız yerel bilgiyi doğrudan bana aktarır.
- Gerekirse bölgenizi yerinde değil, haritada ve rakip sitelerde incelerim. Yerel rakiplerinizin neyi nasıl anlattığı, sizin pazarınızı anlamama yeter.
Üç örnek senaryo
Uzaktan çalışmanın pratikte nasıl göründüğünü üç farklı işletme üzerinden anlatayım. Bunlar kalıplaşmış örneklerdir; isimleri ve rakamları bilerek vermiyorum.
Başka şehirdeki bir mali müşavirlik ofisi
Ankara'daki bir mali müşavirlik ofisinin sahibi bana, sitesinin var olduğunu ama telefonla gelen yeni müşteri sayısının çok düşük kaldığını söyleyerek geldi. İlk görüşmede ofisin kimlere hizmet verdiğini, müşterilerin en çok hangi soruları sorduğunu ve rakiplerin neyi öne çıkardığını dinledim. Sonra siteye ve aramalara baktım: Ofis, kendi hizmetlerini "mali müşavirlik" gibi geniş bir başlıkla anlatıyor, oysa insanlar şirket kuruluşu, vergi sorusu ya da muhasebe devri gibi çok daha özel şeyler arıyordu.
Birlikte hizmet sayfalarını bu özel ihtiyaçlara göre yeniden düzenledik, sahibinin telefonda en sık duyduğu soruları sayfalara taşıdık ve Google İşletme Profili'ni güncelledik. Ofisin meslek kuralları reklam ve tanıtım dilini sınırlayabileceği için, ifadeleri sahibinin kendi onayından geçirdik. Birkaç ay içinde sayfaların aramalarda görünmeye başladığını ve gelen mesajların daha net taleplerden oluştuğunu gördük; sonucun hızı rekabete göre değişir ve bunu garanti etmem.
İhracat yapan bir üretici
İkinci örnekte Bursa'da çalışan, yurt dışına satış yapmak isteyen küçük bir mobilya üreticisi var. Sahibi İngilizce ve Almanca bir siteye ihtiyacı olduğunu biliyordu, ama metinleri çeviri programıyla çevirtmenin yeterli olup olmayacağından emin değildi. Hedef ülkelerdeki alıcıların ürünü hangi kelimelerle aradığına baktık; çoğu zaman bizim kullandığımız terimden farklıydı.
Bu yüzden her dil için ayrı arama araştırması yaptık ve sayfaları o dilin kelimeleriyle yeniden yazdık. Burada uzaktan çalışmak bir engel olmadı; hedef pazar zaten üreticinin atölyesinden uzaktaydı. Sahibi ürün bilgisini ve teknik özellikleri verdi, ben de arama tarafını üstlendim.
Çok dilli, bir kapıdan birden çok müşteri
Üçüncü tipik durum, aynı hizmeti hem Türkiye'de hem Almanya'daki Türk müşterilere sunan bir işletmedir. Burada her iki kitle de Türkçe konuşsa bile aradığı kelimeler ve beklentiler farklı olabilir. Önce hangi dilde kimin arama yaptığına bakarız, ardından aynı hizmet için farklı sayfaların gerekip gerekmediğine karar veririz. İşin tamamı ekranda döner; hedefler zaten ofisinizden uzaktadır.
Üç örnekte de ortak nokta şudur: işin bilgisi sizdedir, aramanın nasıl çalıştığı bende. Bu iki bilgi bir araya geldiğinde mesafenin önemi azalır. Hiçbirinde sonuç önceden bilinemezdi; sadece neyin denenmeye değer olduğu net biçimde ortaya çıkıyordu.
Yurt dışı ve çok dilli pazarlarda avantaj
Almanya'daki Türk işletmesine, İsveç'e hizmet veren bir firmaya ya da birden fazla dilde yayın yapan bir siteye SEO yapılacaksa uzaktan çalışmak çoğu zaman bir dezavantaj değil avantajdır. Çünkü hedef pazar zaten sizin bulunduğunuz yerden uzaktır. Dört dilde (Türkçe, İngilizce, Almanca, İsveççe) içerik ve site yapısı kurma deneyimim var; her dil için aynı metni çevirmek yerine o dilde arama yapan kişinin gerçek kelimelerine göre çalışmak gerekir. Hangi dilde ne kadar iş yapılacağını ilk görüşmede birlikte netleştiririz.
Teklifte ve sözleşmede neler yazılı olmalı?
Uzaktan çalışmada her şeyin yazılı olması, yüz yüze görüşmenin yerini tutan en önemli güvencedir. Teklif okunduğunda "tam olarak ne alıyorum?" sorusu cevaplanmalıdır.
Kapsam ve teslimatlar
Hangi sayfaların, hangi dillerin ve hangi işlerin kapsama girdiği açık olmalıdır. "SEO yapılacak" gibi genel ifadeler yerine, yapılacak işlerin türü ve sıklığı yazılmalıdır. Kapsam dışı kalan işler de belirtilirse sonradan sürpriz yaşanmaz.
Süre, görüşme sıklığı ve rapor
Çalışmanın ne kadar süreceği, kaç görüşme yapılacağı ve raporun ne zaman geleceği teklifte yer almalıdır. Bunların yanında bir de çalışmayı sonlandırma koşulu olmalı: ne zaman, nasıl ve hangi bildirimle bitirebileceğiniz baştan bilinmelidir.
Gizlilik ve hesapların sahipliği
Müşteri bilgileriniz, satış verileriniz ve analiz verileriniz size aittir. Erişimlerin sizin hesaplarınız üzerinden verilmesi ve çalışma bitince kaldırılması da yazıya geçmelidir. Hassas bilgi içeren veriyi (müşteri listeleri gibi) çalışma için gerekmedikçe paylaşmanızı istemem.
Uzaktan SEO çalışmasının maliyetini ne belirler?
Fiyat konusunda kesin rakam vermem, çünkü iki işletmenin ihtiyacı birbirine benzemez. Ama neyin fiyatı etkilediğini bilmek, gelen teklifleri karşılaştırmanıza yardım eder.
- Sitenizin mevcut durumu. Temiz bir siteyle uzun süredir sorunlu bir site arasında gereken emek farklıdır.
- Dil ve ülke sayısı. Her ek dil, ayrı bir arama araştırması ve ayrı içerik demektir.
- Rekabet. Çok sayıda güçlü rakibin olduğu bir alan, daha uzun ve yoğun çalışma gerektirir.
- İçerik ihtiyacı. Yeni sayfa ve yazıları kimin yazacağı, kapsamı belirgin biçimde değiştirir.
- Görüşme ve raporlama yoğunluğu. Aylık yerine daha sık görüşme isteyen bir düzen daha fazla zaman alır.
- Çalışma süresi. Kısa süreli bir inceleme ile sürekli bir destek farklı yapılardır.
Bu etkenler üzerinden konuşunca, ilk görüşmede size sizin işinize uygun bir çerçeve çizebilirim.
Kendiniz yapabilecekleriniz, uzmana bırakmanız gerekenler
Her işi bana bırakmanız gerekmez. Bazı işleri kendiniz yapmanız hem daha ucuza gelir hem de sonucu iyileştirir; bazılarında ise yanlış bir hamle uzun süre geri getirilemeyen sorunlar yaratır.
Kendiniz yapabilecekleriniz
- Müşterilerinizin telefonda ve mesajda en çok sorduğu soruları not almak.
- Fotoğrafları, ürün ya da hizmet bilgilerini güncel tutmak.
- Google İşletme Profili'ndeki yorumlara nazik ve kısa yanıt vermek.
- Çalışma saatleri, adres, telefon gibi bilgilerin her yerde aynı olduğunu kontrol etmek.
- Kendi sektörünüzdeki mevzuat ya da meslek kuralları gerektiren ifadeleri onaylamak.
Uzmana bırakmanız gerekenler
- Sitenin teknik yapısını, yönlendirmeleri ve adres değişikliklerini düzenlemek.
- Anahtar kelime araştırması ve hangi sayfanın hangi aramayı hedefleyeceğine karar vermek.
- Başka bir adrese taşınma ya da yeni site yapılırken görünürlüğü kaybetmemek için gereken düzenlemeler.
- Bağlantı (backlink) edinme çalışmaları; yanlış yapılırsa Google'ın ceza verme riski vardır.
- Ölçümleme ayarları ve raporlamanın doğru kurulması.
Uzaktan SEO çalışmasında sık yapılan hatalar
Yıllardır gördüğüm hatalar bellidir. Bunları bilmek, kötü bir deneyimi baştan engeller.
Erişimi geciktirmek
Erişim verilmeyen bir proje başlamamış sayılır. Ayın ilk haftası geçip hiçbir yetki tanımlanmamışsa, ilk rapor da boş kalır. Yetkilendirme birkaç dakikalık bir iştir, ama çoğu zaman "sonra bakarım" diye ertelenir.
Şifre paylaşmak
Bazı işletmeler kolaylık olsun diye e-posta ve şifresini gönderir. Bu hem güvenlik riski hem de gereksizdir, çünkü yetkili kullanıcı eklemek aynı işi güvenle yapar. Böyle bir istek alırsanız temkinli olun.
Hedefi belirsiz bırakmak
"Google'da ilk sıraya çıkmak istiyorum" bir hedef değildir. Gerçek hedef, "daha çok telefon almak", "yurt dışından teklif istenmesi" ya da "randevu sayısını artırmak" gibi bir şeydir. Hedef netse çalışmanın yönü de net olur.
Raporu okumamak
Rapor gönderiliyor ama açılmıyorsa uzaktan çalışmanın en önemli bağı kopar. Raporu okumak için yarım saat ayırmanız, soru sormanız yeter. Anlamadığınız şeyi sormak, raporu yazanın işidir.
Kısa vadeli sonuç beklemek
Üç hafta sonra sonuç göremeyip çalışmayı bırakmak en sık yapılan hatalardan biridir. SEO yavaş birikir; bu yüzden ilk günden gerçekçi bir takvim konuşmak gerekir.
Bu yüzden ilk üç ayı bir deneme süresi gibi değil, temel atma dönemi olarak düşünün. İlk raporlarda büyük sıçramalar görmek yerine, doğru işlerin yapıldığını ve yönün tutarlı olduğunu kontrol etmek daha sağlıklıdır.
Uzaktaki bir SEO uzmanı seçerken neye bakmalı?
Uzaktan çalışacağınız kişiyi seçerken yüz yüze izlenimi kaybettiğiniz için somut ölçütler daha önemlidir. Konuşmanızı bu sorular üzerine kurabilirsiniz.
Cevapları yazılı almak da işe yarar. Açık yazılmış bir çalışma biçimi, ileride yanlış anlaşılmaların önüne geçer. Ayrıca önceki müşterilerle konuşma ya da çalışma örneği görme isteğiniz doğaldır; iyi bir uzman bunu yadırgamaz. Aşırı iddialı vaatler, "ilk sayfaya çıkarırım" gibi garantiler ve süreci anlatmaktan kaçınan yanıtlar ise dikkat etmeniz gereken işaretlerdir.
Uzaktan çalışmanın sınırları
Dürüst olmak gerekirse bazı durumlarda yüz yüze görüşmek ek değer katar: mağaza ya da klinik gibi fiziksel bir mekânın fotoğraf ve atmosferine dair karar verirken, ya da ekibinizle birlikte uzun bir çalıştay yapacaksanız. Bu tür ihtiyaçlar nadirdir; çoğu SEO projesinde bunlar da görüntülü görüşmeyle çözülür.
Bir de zaman dilimi ve bağlantı kalitesi gibi pratik konular var. Görüşmelerin sesli ve görüntülü yapılacağı aracı baştan konuşmak, ilk toplantıda gereksiz zaman kaybını önler. Ayrıca acil bir durumda, örneğin sitenizin açılmaması ya da bir sayfanın yanlışlıkla silinmesi gibi, hangi kanaldan ulaşacağınızı bilmeniz önemlidir; bunu da ilk haftada netleştiririz.
Sık sorulan sorular
Hiç görüşmeden sözleşme yapmak güvenli mi?
Benim yöntemimde önce bir görüşme yaparız, kapsam yazıya dökülür ve erişimler sizin hesabınız üzerinden verilir. Önce görüşüp sonra karar vermeniz en sağlıklı yoldur.
Saat farkı sorun olur mu?
Türkiye ile Avrupa arasında fark çok küçüktür. Daha uzak saat dilimlerinde ise görüşmeleri her iki tarafa uygun bir saate planlarız.
Ne kadar sürede sonuç görürüm?
SEO zaman alan bir iştir ve sonuç garanti edilemez. Başlangıç noktanıza, rekabete ve sitenizin durumuna göre değişir. İlk görüşmede sizin için gerçekçi beklentiyi anlatırım.
Çalışmayı bırakırsam ne olur?
Hesaplarınız ve sitenin tüm içeriği size ait olarak kalır. Yetkileri kaldırmanız yeterlidir.
Başka dilde ya da başka ülkede müşteri için de çalışır mı?
Evet. Hedef ülkenin dilinde ve o ülkenin arama alışkanlıklarına göre çalışmak gerekir. Aynı metni çevirmekle yetinmeyiz; her dil için kelime araştırması yaparız.
Raporlarda ne görürüm, anlamadığım bir şey olursa?
Raporda ne yapıldığını, neyin değiştiğini ve sıradaki adımı görürsünüz. Anlamadığınız bir şeyi sorabilirsiniz; açıklamak benim işimdir.
Mevcut web tasarımcımla çalışmaya devam edebilir miyim?
Evet. Çoğu işte değişiklikleri sizin web sorumlunuza net ve yazılı biçimde iletirim. Bu hem sizin düzeninizi korur hem de işin kimde olduğu karışmaz.
Başka bir ajansla ya da uzmanla çalıştıysam ve memnun kalmadıysam?
Bu sık görülen bir durum. Önce yapılanları ve mevcut durumu inceleriz, neyin işe yaradığını ve neyin zarar verebileceğini netleştirir, ondan sonra karar veririz. Önceki çalışmaya haksızlık etmeden, dürüstçe bakarım.
Nasıl başlayabilirsiniz?
Başka bir şehirde ya da ülkede olmanız çalışmamıza engel değil. İşinizi birkaç cümleyle anlatan bir mesaj bile ilk görüşme için yeterli. Uzaktan nasıl çalıştığımı daha ayrıntılı görmek isterseniz freelance SEO uzmanı sayfama göz atabilir, oradan bana yazabilirsiniz.