Web Tasarım··14 dk okuma

Web Tasarım Firması Nasıl Seçilir? Ölçütler ve Kırmızı Bayraklar

Web tasarım firması ararken kimi elemelisiniz? Görüşmede sorulacak sorular, tekliflerin karşılaştırılması ve kaçınmanız gereken kırmızı bayraklar.

Arama kutusuna "web tasarım firması" yazdığınızda karşınıza onlarca sonuç çıkar ve hepsi aynı şeyi vaat eder: modern tasarım, hızlı teslim, uygun fiyat. Teknik bir geçmişiniz yoksa aralarından doğru olanı seçmek, kumaşı bilmeden terzi seçmeye benzer. Bu yazıda firmaları nasıl eleyeceğinizi, görüşmede hangi soruları soracağınızı ve hangi işaretlerde geri çekilmeniz gerektiğini sade bir dille anlatıyorum. Ben İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO/GEO danışmanıyım; seçeneklerinizden biri de ben olabilirim, ama amacım sizi bana yönlendirmek değil, karar verirken elinizde sağlam ölçütler olması. İsterseniz önce web sitesi yaptırma hizmetimin kapsamına göz atın, sonra bu ölçütleri benim için de, başkaları için de aynı şekilde kullanın.

Arama sonuçları size neyi gösteriyor?

Çoğu işletme sahibi firmayı Google'da bulur. Bu yüzden ilk eleme aslında aramanın kendisinde yapılır. Sonuç sayfasına bakarken üç şeyi gözleyin. Birincisi, sayfa başlığı ve açıklaması ne yaptığını söylüyor mu, yoksa yalnızca slogan mı atıyor? İkincisi, bu sonuç gerçekten bir firma mı, yoksa kendi sitenizi kendiniz kurmanız için hazır bir araç mı? Üçüncüsü, tıkladığınızda hizmetler, örnek işler ve iletişim bilgisi kolayca bulunuyor mu?

Bir firmanın kendi sitesi onun en kolay incelenebilen örnek işidir. Telefonunuzdan açın. Yazılar okunuyor mu, sayfa makul sürede açılıyor mu, telefon numarasına tek dokunuşla ulaşabiliyor musunuz? Başkasına müşteri çekecek site yapacağını söyleyen birinin kendi sitesinde bu temel şeyler eksikse, bu bir bilgidir.

Arama sonucunda üç farklı türde web tasarım sonucunun karşılaştırıldığı örnek sayfa

Bir de şunu unutmayın: aramada üstte çıkmak, işi iyi yaptığının kanıtı değildir. Reklam verenler en üstte görünebilir, iyi bir işi olup kendini anlatmayı bilmeyen küçük bir uzman ise üçüncü sayfada kalabilir. Sıralamayı bir ipucu olarak alın, karar olarak değil. Asıl karar, aşağıda anlatacağım ölçütlerle verilir.

Firma, şirket, ajans, uzman: Fark var mı?

Aramalarda "web tasarım firması", "web tasarım şirketi" ve "ajans" kelimeleri birbirinin yerine kullanılır. Oysa arkasındaki çalışma biçimi çok farklı olabilir ve bu fark teklifin yanı sıra size gösterilen ilgiyi, teslim süresini ve sorun çıktığında kimi arayacağınızı belirler.

Tek kişilik uzman. İşi yapan kişiyle doğrudan konuşursunuz. Karar da, tasarım da, yapım da aynı kişidedir. Aracı yoktur, bu yüzden "bunu ekibe iletirim" cümlesini duymazsınız. Dikkat edilecek nokta, kişinin iş yoğunluğunu ve izin planını baştan sormaktır. Ben bu modelde çalışıyorum; avantajı da sınırı da bu.

Küçük stüdyo. Birkaç kişi, genellikle tasarım, yazılım ve içerik gibi alanlara dağılmıştır. Bir arada birkaç uzmanlık bulursunuz. Sorulacak soru: Görüştüğüm kişi mi yapacak, yoksa başka biri mi? İşi kimin yapacağını bilmek, kalite beklentinizi doğru kurmanızı sağlar.

Büyük ajans. Geniş kadro, kampanya ve marka işi için uygundur. Karşılığında süreç uzar, muhatap zamanla değişebilir. Küçük bir esnaf sitesi için bu yapı çoğu zaman gereğinden ağırdır.

Hazır site aracı. Bir firma değil, bir araçtır. Basit bir tanıtım sayfası için yeterli olabilir, ama özgünlük ve esneklik sınırlıdır; aramalarda öne çıkmak istiyorsanız yetmeyebilir.

Tek kişilik uzman, küçük stüdyo, büyük ajans ve hazır site aracını karşılaştıran tablo

Hangisinin "daha iyi" olduğu sorusunun tek cevabı yok. İşletmenizin büyüklüğüne, ne kadar ilgi görmek istediğinize ve işi kimin yapacağını bilmenin sizin için ne kadar önemli olduğuna bağlı. Önemli olan, karşınızdaki firmanın hangi modelde çalıştığını açıkça söylemesi. Kendini "ekip" diye tanıtıp tek kişi çalışan da, kendini "uzman" diye tanıtıp işi dışarıya veren de olabilir; bunu sormak ayıp değildir.

Firmaları elemek için altı ölçüt

Elinizdeki listeyi kısaltmak için görüşmeye gitmeden önce de uygulayabileceğiniz altı ölçüt var.

  1. Benzer işler gösteriyor mu? Sizin sektörünüzden olması şart değil, ama sizin müşteri tipinize benzeyen işler görmelisiniz. Restoran sitesiyle avukat sitesi farklı şeyler ister.
  2. Kendi sitesi çalışıyor mu? Telefonda açın, hız ve okunurluğa bakın.
  3. Teklifi yazılı mı? Sayfa sayfa kapsam yazan bir teklif, kendinden emin bir firmanın işaretidir.
  4. Yayından sonra kime ulaşacaksınız? Site yayına girdi diye ilişki bitmemeli; küçük bir düzeltme için kimi arayacağınız baştan belli olmalı.
  5. Haklar kimde? Alan adı (sitenizin internet adresi) ve site üzerindeki yönetim erişimi sizin adınıza olmalı.
  6. Google konusunu sade anlatıyor mu? "Arama motoruna uyumlu" demek yetmez; sayfa başlıklarının, açıklamaların ve site yapısının nasıl hazırlandığını anlayacağınız dille söyleyebilmeli.

Web tasarım firmasını elemek için altı maddelik kontrol listesi

Altı ölçütten dördünü karşılamayan bir firmayı listeden çıkarmak çoğu zaman doğru karardır. Hepsini karşılayan tek bir firma bulmanız şart değil; önemli olan, eksiklerin sizin için ne kadar kritik olduğunu bilmek.

Portföyü ve referansları nasıl okursunuz?

Portföy, bir firmanın "işte yaptıklarım" dediği vitrindir. Güzel görünür, ama güzel görünmesi tek başına bir şey söylemez. Şunlara bakın.

Gerçek site mi, ekran görüntüsü mü? Yalnızca resim gösteriliyorsa, o sitenin canlı adresini isteyin. Canlı siteyi telefondan açıp gezin. Çalışan bir site, sunum görselinden çok daha dürüst bir kanıttır.

Çeşitlilik mi, tekrar mı? Bütün siteler aynı şablondan çıkmış gibi görünüyorsa, size de aynısını yapacaklar demektir. Hazır şablon kötü değildir, ama "size özel tasarım" diye sunulan işte bunu beklemezsiniz.

Sitenin amacı belli mi? İyi bir portföyde örnek siteler yalnızca güzel değil, bir iş de görür: telefon aldırır, randevu getirir, ürün tanıtır. Firmaya "Bu siteyi hangi amaçla yaptınız, müşterisi ne istiyordu?" diye sorun. Cevabı bilen bir firma, işi tasarım değil iş sonucu olarak düşünüyordur.

Referans istemekten çekinmeyin. Müşterilerden birinin sizinle konuşmasına izin verilip verilmeyeceğini sorun. Eğer firma buna sıcak bakmıyorsa nedenini anlamaya çalışın; bazı müşteriler gizlilik ister, bu anlaşılabilir. Ama hiç referans verilemiyorsa ve portföy de yoksa, yeni başlayan biriyle çalıştığınızı bilerek karar verin; bu da bir seçenektir, yeter ki baştan açık olsun.

Sağlık, hukuk gibi alanlarda çalışıyorsanız ek bir dikkat gerekir. Bu alanlarda reklam ve tanıtım kuralları sektöre göre sınırlıdır. Firma, sitede "kesin sonuç", "garanti" ya da karşılaştırmalı üstünlük iddiaları öneriyorsa durun. Sağlam bir firma, kurallara uygun, bilgilendirici bir içerik önerir ve sonuç vaat etmez. Hangi ifadenin serbest olduğunu bilmiyorsanız, sektörünüzün meslek kuruluşuna ya da ilgili düzenlemeye danışmanız gerekir; bu bir web tasarımcının değil, sizin sorumluluğunuzdur.

Görüşmede sorulacak sorular

İlk görüşme, firmayı tanımanın en ucuz yoludur. Aşağıdaki sorular, jargon bilmeden de sorabileceğiniz ve cevabı çok şey anlatan sorulardır.

"Bu işi bizzat kim yapacak?" Satış görüşmesini yapan kişi ile siteyi yapan kişi farklı olabilir. Bu kendi başına sorun değil, ama bilmeniz gerekir.

"Teklife neler dahil, neler değil?" Metinlerin yazımı, fotoğraf, sayfa sayısı, telefon uyumu, iletişim formu gibi kalemleri tek tek sorun. "Dahil değil" cevabı bir gün ek maliyet olarak karşınıza çıkar; şimdi duymak daha iyidir.

"Tasarımı beğenmezsem ne olur?" Sürecin ortasında fikir değiştirmek normaldir. Firmanın, hangi aşamada ve kaç kez düzeltme yapabileceğinizi önceden söylemesi gerekir.

"Metinleri kim yazacak?" Çoğu sitenin en zayıf yanı metindir. Siz yazarsanız süre uzar, firma yazarsa ona işinizi anlatmanız gerekir. Hangisinin olacağı baştan belli olmalı.

"Sitenin telefon ve tablette görünümü nasıl test ediliyor?" Ziyaretçilerin büyük bölümü telefondan gelir. Test sürecini anlatamayan bir firma, bu işi şansa bırakıyor olabilir.

"Alan adı ve yönetim erişimi kimin adına olacak?" Doğru cevap: sizin. Bu, sitenin sizin olduğunu gösterir. Firmayla yollarınız ayrılırsa siteyi başka birine taşıyabilmeniz için gereklidir.

"Google için neler yapılıyor?" "Her şey" cevabı güven vermez. Sayfa başlıkları, açıklamalar, site yapısı ve hız gibi somut başlıkları sade biçimde anlatabilmeli.

"Yayından sonra ne oluyor?" Küçük düzeltmeler, güncellemeler ve olası sorunlar için nasıl bir düzen olduğunu öğrenin. Cevap "sonra konuşuruz" ise, sonra ne konuşulacağını şimdi sorun.

Cevaplar kadar önemli olan bir şey daha var: soruları karşılama biçimi. Sabırla, anlayacağınız dilde cevap veren biri, işi yürütürken de aynı şekilde davranacaktır. Sorularınızı küçümseyen ya da teknik terimlerle geçiştiren biri ise sorun çıktığında da aynı tavırla karşınıza çıkar.

Teklifleri yan yana nasıl koyarsınız?

İki üç firmadan teklif aldıysanız, onları yalnızca toplam tutara göre karşılaştırmak yanıltır. İki teklif aynı sitenin farklı yarısını anlatıyor olabilir. Bir kâğıda her tekliften şu başlıkları çıkarın: kaç sayfa, metinleri kim yazıyor, görsel ve fotoğraf kimde, telefon uyumu dahil mi, düzeltme hakkı var mı, takvim ne, yayın sonrası destek ne, alan adı ve erişim kimin adına.

Bir teklifte bu başlıkların yarısı yoksa, bu "esnek" olduğu anlamına gelmez; bilinmeyen çok şey var demektir. Belirsiz teklif ucuz görünür, ama belirsizliğin bedeli genellikle süreç içinde sizden çıkar.

Aynı site için belirsiz bir teklifle kapsamı yazılı bir teklifin karşılaştırılması

Kapsamı yazılı bir teklif iki işe yarar. Birincisi, firmayı gerçekten karşılaştırabilmenizi sağlar. İkincisi, sonradan çıkacak anlaşmazlıklarda herkesin geri dönebileceği bir metin bırakır. Sözlü verilen sözlerin en büyük sorunu, iki tarafın da farklı hatırlamasıdır; kimse kötü niyetli olmak zorunda değil.

Fiyatı neyin belirlediği

Bu yazıda rakam vermiyorum, çünkü sitenin fiyatı işin kapsamına bağlı ve herkesin ihtiyacı farklı. Ama fiyatı neyin değiştirdiğini bilmek, tekliflere akıllıca bakmanızı sağlar.

  • Sayfa sayısı ve karmaşıklığı. Beş sayfalık bir tanıtım sitesiyle çok bölümlü, dosyalı bir site aynı iş değil.
  • Tasarımın özgünlüğü. Hazır bir şablonu düzenlemek ile sıfırdan işinize göre tasarım yapmak farklı emek ister.
  • Metin ve görsel işi. Yazıları ve fotoğrafları siz verirseniz iş hafifler; firmanın hazırlaması gerekiyorsa büyür.
  • Dil sayısı. Yabancı müşteriye ulaşmak için çok dilli site istiyorsanız, her dilin metni ayrı bir iştir.
  • Özel işlevler. Randevu sistemi, ödeme alma, üyelik gibi özellikler siteyi basit bir tanıtım sayfasından uzaklaştırır.
  • Süre ve aciliyet. Çok kısa sürede teslim istenen işler planı bozar ve bu genellikle fiyata yansır.
  • Yayın sonrası destek. Sonrasında yardım isteyip istemediğiniz ve bunun nasıl çerçevelendiği.

Çok düşük bir fiyat gördüğünüzde, hangi kalemin eksik olduğunu sorun. Çok yüksek bir fiyat gördüğünüzde ise hangi kalemin onu yüksek yaptığını. İkisinde de iyi bir firma açıklayabilir. Açıklayamıyorsa, fiyat bir gerekçeye değil, tahmine ya da "bu müşteri ne öder" hesabına dayanıyor olabilir.

Kırmızı bayraklar: Hangi işaretlerde geri çekilmelisiniz?

Bazı işaretler tek başına bile bir firmayı elemek için yeterlidir.

Sıra ya da gelir garantisi. Google'da belirli bir sırayı ya da belirli bir kazancı kimse garanti edemez; arama sonuçlarını Google belirler. "Birinci sayfaya çıkarırız" diyen biri ya ne söylediğini bilmiyordur ya da biliyordur. İkisi de iyi değil.

Örnek iş gösterememek. Yeni başlamış olmak ayıp değildir; ama bunu söylemek yerine başkasının işini kendi işi gibi göstermek ayıptır. Canlı bir adres isteyin ve sitenin gerçekten onun işi olup olmadığını sorun.

Onay almadan yapıma geçmek. Tasarım onaylanmadan siteyi baştan sona kurmaya başlayan bir firma, sizin fikrinizi sormadan ilerliyor demektir. Sonra "bunu beklemiyordum" demek hem sizin hem onun zamanını yer.

Alan adını ve yönetimi kendi adına almak. Sitenizin adresi ve yönetim paneli firmanın elindeyse, aranız bozulduğunda sitenizi bırakmak zorunda kalabilirsiniz. Bu, en sık duyulan şikâyetlerdendir.

Yazılı anlaşma yerine sözlü söz. Hızlı ve samimi görünür, ama bir anlaşmazlıkta elinizde hiçbir şey olmaz.

Jargonla geçiştirmek. Sorunuza anlamadığınız terimlerle cevap veren biri, ya sizi etkilemeye çalışıyordur ya da kendisi de net değildir.

Web tasarım firması görüşmesinde dikkat edilecek altı kırmızı bayrak

Hiçbir firma kusursuz değildir. Bir kırmızı bayrak görmek, hemen vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmez; ama onu açıkça sorup tatmin edici bir cevap alamıyorsanız, yoluna devam etmenin zamanı gelmiştir.

Benimle çalışma süreci

Karşılaştırma yapabilmeniz için kendi sürecimi de açık yazayım. Tek başıma çalışıyorum, yani karşınızda aynı kişi olurum.

İlk adım tanışma ve ihtiyaç görüşmesidir. İşinizi, müşterinizi ve siteden ne beklediğinizi konuşuruz. Ardından kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklif gönderirim.

İkinci adım tasarımdır. Ana sayfa ve örnek bir iç sayfa tasarımını hazırlarım. Onayınızı almadan bir sonraki adıma geçmem.

Üçüncü adımda onaylanan tasarımı çalışan bir siteye dönüştürürüm; metinler ve görseller yerleştirilir. Ne yazacağınızı bilmiyorsanız sorun değil; sizden aldığım bilgilerle hizmet sayfalarınızın metinlerini birlikte hazırlarız.

Dördüncü adım kontrol ve yayındır. Siteyi telefon, tablet ve bilgisayarda test ederim, siz son kez gözden geçirirsiniz ve yayına alırız.

Beşinci adım yayın sonrasıdır. Siteyi Google'a tanıtırım, ilk haftalarda yakından izlerim ve sorularınız için ulaşılabilir olurum.

Tanışmadan yayın sonrasına kadar beş adımlı çalışma süreci

Bu sürecin size gösterdiği şey şu: Her adımın sonunda elinizde somut bir şey var ve bir sonraki adıma geçmeden önce söz hakkınız var. Başka bir firmaya bakarken de aynı soruyu sorun: "Süreç nasıl işliyor, hangi aşamada beni devreye sokuyorsunuz?" Cevabı bir akış olarak anlatılabilen bir firma, işini sistemli yapıyordur.

Diyelim ki... İki varsayımsal örnek

Aşağıdaki iki durum gerçek müşteri değil; kararın nasıl şekillenebileceğini göstermek için kurguladığım senaryolar.

Diyelim ki küçük bir pastane açtınız ve ilk web sitenizi yaptırmak istiyorsunuz. Üç firmaya baktınız. Birincisi büyük bir ajans, süreci uzun anlatıyor ve görüşmeyi satış temsilcisi yapıyor. İkincisi, hazır şablonla hızlıca site kuran biri. Üçüncüsü tek kişilik bir tasarımcı. Önceliğiniz, ürün fotoğraflarınızın güzel görünmesi, telefonla sipariş gelmesi ve haritada bulunmanız. Bu durumda büyük ajansın yapısı gereğinden ağır olabilir. Hazır şablonla hızlı çözüm sizi başlangıçta idare eder, ama zamanla "bizi diğerlerinden ayıran ne?" sorusu gündeme gelecektir. Tek kişilik tasarımcıda ise teklif kapsamını, fotoğrafların kimde olduğunu ve alan adının kimin adına açılacağını sorarsınız. Üçünü de aynı soru listesiyle sınarsanız, kararınız fiyattan çok kapsama ve güvene dayanır.

Diyelim ki küçük bir diş kliniğiniz var ve bir firma size "kesin sonuç garantili" bir tanıtım metni öneriyor. Burada sorun tasarım değil, içeriktir. Sağlık alanında reklam ve tanıtım kuralları kısıtlıdır; sonuç vaadi içeren ifadeler hem sizi riske sokar hem de ziyaretçide güven yerine şüphe yaratır. Doğru yaklaşım, kliniği, hizmetleri ve ulaşım bilgisini bilgilendirici bir dille anlatmak, sonuç vaadinde bulunmamaktır. Böyle bir teklifi geri çevirip kurallara uygun içerik öneren bir firmaya yönelmek, bu örnekte en sağlam karar olur.

Sık yapılan hatalar

Yalnızca en düşük fiyata bakmak. Kapsamı karşılaştırmadan fiyat karşılaştırmak, elmayla armudu tartmaktır.

Güzel görünüme aldanmak. Sunumdaki tasarım etkileyici olabilir; ama sitenin işlevi, hızı ve telefondaki hali ayrıca sorulmalıdır.

Metni son dakikaya bırakmak. Tasarım bitmiş, ama metinler hazır değil. Bu, yayın tarihini en çok geciktiren etkendir. Metin işini baştan konuşun.

Her şeyi tek seferde istemek. İlk sürümde ihtiyacınız olan sayfaları yapıp, geri kalanı sonra eklemek çoğu zaman daha sağlıklıdır.

Google'ı unutmak. Sitenin güzel olması, bulunacağı anlamına gelmez. Sayfa başlıkları, açıklamalar ve içerik baştan düşünülmelidir. SEO sonradan eklenen bir yama olursa, yeniden iş yapmanız gerekebilir.

Erişimleri firmaya bırakmak. Alan adı ve yönetim bilgilerini her zaman kendi kayıtlarınızda tutun.

Kendi müşterinizi anlatmamak. Firma sizin müşterinizi tanımaz. Onlar kimdir, nasıl arar, neden sizi seçer: bunları anlatmazsanız ortaya genel geçer bir site çıkar.

Ne zaman web tasarım firmasına gerek yok?

Dürüst olmak gerekirse, her işletmenin bir firmayla çalışması gerekmez. Sitenizin tek işi bir tanıtım kartı olmaksa (adınız, ne yaptığınız, telefon numaranız ve adresiniz), hazır bir site aracı bunu karşılayabilir. Yeni başlıyorsanız ve bütçeniz çok sınırlıysa, önce basit bir sayfayla başlayıp işin oturmasını beklemek akıllıca olabilir.

Firmaya ihtiyaç, sitenin müşteri getirmesi beklendiğinde başlar: aramalarda bulunmak, hizmetlerinizi ikna edici anlatmak, güven vermek, telefondan kolay ulaşılmak. Bunlar şablonun ötesinde düşünme, yazma ve test etme emeği ister.

Siteniz basit bir tanıtım kartıysa hazır araç, müşteri getirmesi bekleniyorsa firma önerisi veren karar şeması

Bir de ara durum var: bugün hazır araçla başlayıp işiniz büyüdüğünde özel bir siteye geçmek. Bu da meşru bir yol; yeter ki alan adınızı baştan kendi adınıza alın ki geçiş kolay olsun.

Kendiniz mi yapmalı, uzmana mı vermelisiniz?

Kendiniz yaparsanız para tasarrufu edersiniz, ama zaman, öğrenme eğrisi ve başlangıçta fark edilmeyen eksikler maliyet olarak gelir. Hazır araçlar kolaylaştırır, ama iyi bir metin yazmak, doğru sayfaları kurmak ve sitenin Google'da anlaşılır olmasını sağlamak yine sizin işinizdir. Müşterilerinizi bilen, yazmayı seven ve zamanı olan biri için bu gayet makul bir yoldur.

Uzmana verdiğinizde asıl kazandığınız şey zaman ve karar kolaylığıdır. Ne yapılacağını, sırasını ve hangi hatalardan kaçınılacağını bilen biriyle çalışırsınız. Karşılığında bir ücret ve bir güven ilişkisi gelir; bu yüzden bu yazıdaki ölçütler önemli.

Ara yol da var: ilk kurulumu uzmana yaptırıp, küçük güncellemeleri kendiniz yapmak. Bu mümkünse baştan konuşun; sitenin sizin tarafınızdan kolayca güncellenebilir kurulmasını isteyin.

Sık sorulan sorular

Web tasarım firması ile freelance web tasarımcı arasında ne fark var?

Firma genellikle birden fazla kişiyle çalışır ve iş bölümü vardır; freelance bir tasarımcı ise işi çoğunlukla tek başına yürütür. Firmanın avantajı kadro genişliği, freelance'in avantajı doğrudan muhatap olmaktır. Hangisinin size uygun olduğu işin büyüklüğüne ve ilgi beklentinize bağlı.

Firma türünden çok önemli olan, işi kimin yapacağının ve sorun çıktığında kime ulaşacağınızın baştan belli olmasıdır.

İyi bir web tasarım firmasını nasıl anlarım?

Kendini abartmadan anlatan, canlı örnek gösteren, kapsamı yazılı teklife döken ve sorularınıza sade cevap veren firma iyi bir adaydır. Ayrıca sizi dinleyip işinizi anlamaya çalışması, hemen çözüm satmaya kalkmamasından daha değerlidir.

Kesin bir test yok; ama yukarıdaki ölçütlerin çoğunu karşılıyorsa doğru yoldasınız demektir.

Birden fazla firmadan teklif almak gerekir mi?

Evet, en az iki üç teklif almak karşılaştırma yapmanızı sağlar. Aynı bilgileri her firmaya aynı şekilde anlatın ki teklifler gerçekten kıyaslanabilir olsun. Teklifleri yalnızca toplam tutara göre değil, kapsama göre okuyun.

Teklifte mutlaka neler yazmalı?

Sayfa sayısı, metin ve görsel işinin kimde olduğu, düzeltme hakkı, takvim, ödeme planı, yayın sonrası destek, alan adı ve yönetim erişiminin kimin adına olacağı yazmalıdır. Bunlardan biri eksikse, teklifi yazanın bunu açıklamasını isteyin.

Web tasarım firması Google'da üst sıraya çıkaracağını söylüyorsa inanmalı mıyım?

Hayır. Arama sıralamasını Google belirler ve bunu kimse garanti edemez. Sağlam bir firma, siteyi Google'ın anlayacağı biçimde hazırlayabileceğini söyler, ama sıra vaat etmez. Sıra ya da gelir garantisi veren birini kırmızı bayrak olarak kabul edin.

Siteyi yaptırdıktan sonra sitenin sahibi kim olur?

Olması gereken, sizsiniz. Alan adı ve yönetim erişimi sizin adınıza kayıtlı olmalı. Bunu baştan yazılı olarak sormak, ileride firma değiştirmek isterseniz sizi korur.

Hazır site aracı mı, özel tasarım mı daha iyi?

Basit bir tanıtım sayfası için hazır araç yeterli olabilir. Müşteri getirmesini beklediğiniz, aramalarda bulunmasını istediğiniz, işinize özel bir site için özel tasarım ve düşünülmüş bir içerik gerekir. Karar, sitenin ne iş göreceğine bağlıdır.

Ne kadar sürede teslim edilir?

Süre, sayfa sayısına, metinlerin hazır olup olmadığına ve onay hızınıza bağlıdır. Kapsamı belli olmayan bir işe kesin tarih vermek mümkün değildir; bu nedenle takvim teklifte yazılı olmalıdır.

Sizin için doğru firmayı seçmek, aslında doğru soruları sormakla başlar. Aklınızdaki işi anlatırsanız, kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklifle yanıtlarım. Web sitesi yaptırma hizmetimi inceleyip bana yazabilir, sorularınızı birlikte konuşabiliriz.

Etiketler

web tasarım firmasıweb tasarım şirketiweb tasarım firmalarıweb tasarım firması nasıl seçilir

Web sitenizi konuşalım

İşletmenizi ve ne istediğinizi birkaç cümleyle yazın; size uygun kapsamı ve takvimi içeren yazılı teklifle döneyim.