Üç farklı yerden teklif aldınız ve aralarında anlamakta zorlandığınız bir uçurum var. Biri bir akşamda hazır olacak bir şey sunuyor, biri haftalar süren bir çalışma anlatıyor, üçüncüsü ise neyin dahil olduğunu bile yazmamış. Web tasarım fiyatları gerçekten bu kadar dağınıktır, çünkü "web sitesi" tek bir ürün değildir. Bu yazıda rakam vermeyeceğim; onun yerine hangi kalemin tutarı yukarı ya da aşağı çektiğini, teklifleri nasıl yan yana koyacağınızı ve hangi yolun size uyduğunu anlatacağım. İşletmeniz için web sitesi yaptırma kararını verirken önce bu haritayı görmenizi isterim.
Web tasarım fiyatı neden tek bir cevaba sığmaz?
Bir terziye "bir takım elbise ne kadar?" diye sorduğunuzu düşünün. Cevap kumaşa, kalıba, kaç provaya ihtiyaç olduğuna ve terzinin işe ayıracağı zamana göre değişir. Web sitesi de böyledir. Aynı ekranda görünen iki site, arkasındaki emek bakımından birbirinden çok farklı olabilir.
Fiyatı değiştiren şey çoğu zaman ekranda görünen şeyden çok, görünmeyen kısımdır: işletmenizi anlamak için harcanan zaman, hangi sayfaların gerçekten gerekli olduğuna karar vermek, metinlerin yazılması, telefonda rahat kullanım için yapılan ayarlar, siteyi hızlı açılır hale getirmek ve Google'ın siteyi doğru anlaması için yapılan hazırlık. Bunların hiçbiri bir şablonun ekran görüntüsünde görünmez.
Bu yüzden "web tasarım ücreti" diye arama yapıp bir ortalama bulmaya çalışmak sizi yanıltabilir. Ortalama, farklı işleri aynı kefeye koyar. Sizin için işe yarayan soru, "ortalama ne kadar?" değil; "benim işim hangi kalemlerden oluşuyor ve bu kalemlerin hangisi benim için gerçekten önemli?" sorusudur.
Bir de şunu eklemeliyim: Fiyat yalnızca bir maliyet değil, bir anlaşmanın özetidir. Teklifte yazan tutar, karşı tarafın size ne teslim edeceğine, ne kadar zaman ayıracağına ve sonrasında yanınızda olup olmayacağına dair bir sözdür. Sözün içi boşsa, tutar ne olursa olsun pahalıdır.
Üç yol: hazır araç, tasarımcı, ajans
Bir web sitesi sahibi olmanın temelde üç yolu var. Her birinin fiyatı farklı şeylerden oluşur, bu yüzden doğrudan kıyaslamak yanlış sonuç verir.
Hazır site kurma araçları
Sürükle bırak mantığıyla çalışan, şablon sunan araçlar vardır. Siz seçersiniz, siz doldurursunuz, siz yayınlarsınız. Burada ödediğiniz şey büyük ölçüde aracın kendisidir, yani bir abonelik. İşin emeğini ise kendi zamanınızla ödersiniz.
Bu yol, sitesinden çok şey beklemeyen, yalnızca "internette bir kartvizitim olsun" diyen işletmeler için makul olabilir. Zayıf yanı şudur: Şablon, işletmenize göre değil, herkese göre tasarlanmıştır. Metni siz yazarsınız, hangi sayfaların gerekli olduğuna siz karar verirsiniz, Google'a uygunluk ayarlarını siz yaparsınız. Bunları bilmiyorsanız, site yayında olur ama kimse bulamaz.
Tek başına çalışan tasarımcı
Bu yolda karşınızda tek bir kişi vardır. Sizi dinleyen, tasarlayan ve siteyi kuran aynı insandır. Fiyat büyük ölçüde işin kendisinden ve o işe ayrılan zamandan oluşur. Ofis, satış bölümü, aracı kişiler gibi kalemler yoktur.
Avantajı, söylediğinizin kaybolmamasıdır. Ne istediğinizi bir kişiye anlatırsınız ve o kişi işi yapar. Dezavantajı ise doğal bir sınırdır: Bir kişinin aynı anda alabileceği iş sayısı sınırlıdır, bu yüzden takvim konuşulmalıdır. Ben de bu şekilde çalışıyorum; işi başka kimseye devretmem, yazılı teklifte kapsamı ve takvimi birlikte netleştiririm.
Ajans
Ajansta genellikle işi bölümlere ayrılmış bir kadro yürütür: biri sizi karşılar, biri tasarlar, biri kodlar, biri projeyi takip eder. Büyük ve çok parçalı işler, kurumsal onay süreçleri olan şirketler, aynı anda birçok kanalı yürütmesi gereken markalar için bu yapı anlamlıdır. Fiyatta kadronun ve organizasyonun maliyeti de yer alır.
Küçük bir işletme için bu yapı bazen gereğinden ağır gelir; çünkü ödediğiniz tutarın bir kısmı, ihtiyacınız olmayan bir organizasyon katmanına gider. Ama bu bir kusur değil, bir ölçek meselesidir. Doğru soru "hangisi daha iyi?" değil, "hangisi benim işimin ölçeğine uyuyor?" sorusudur.
Hiçbir yolu kötülemek niyetinde değilim. Hazır araç, tasarımcı ve ajans, farklı ihtiyaçlara cevap verir. Önemli olan, her birinde ne için ödeme yaptığınızı bilmenizdir.
Fiyatı asıl belirleyen altı şey
Hangi yolu seçerseniz seçin, tutarı yukarı ya da aşağı çeken kalemler hep aynıdır. Teklif konuşurken bunları sırayla ele almak, hem sizin hem karşı tarafın işini kolaylaştırır.
Sayfa sayısı ve sayfa türü
Beş sayfalık bir tanıtım sitesi ile onlarca hizmet sayfası, ekip sayfası ve yazı bölümü olan bir site aynı iş değildir. Ama burada sayıdan çok tür önemlidir. Düz bir "hakkımızda" sayfası ile, arama yapan birinin sorusuna cevap vermek için ayrıntılı kurulmuş bir hizmet sayfası aynı emeği istemez. Hizmetlerinizin her biri için ayrı sayfa mı istiyorsunuz, yoksa hepsi tek sayfada mı toplanacak? Bu karar hem tutarı hem de Google'daki görünürlüğü etkiler.
Metin ve görseller
En çok atlanan kalem budur. Site kurulur, ama içine ne yazılacağı kimsenin işi olarak görülmez. Teklifte metin işinin kime ait olduğu yazmıyorsa, bu iş sonradan size düşebilir. Ben işletme sahibinden aldığım bilgilerle hizmet sayfalarının metinlerini birlikte hazırlıyorum; ama bu, her teklifte aranması gereken bir sorudur: "Metinleri kim yazacak?"
Görseller için de aynısı geçerli. Kendi fotoğraflarınız varsa süreç kolaylaşır. Yoksa, görselin nereden geleceği ve kullanım hakkının kimde olduğu önceden konuşulmalıdır.
Dil sayısı
Yabancı müşteriye de ulaşmak istiyorsanız site birden fazla dilde olmalıdır. Bu, çeviriden çok daha fazlasıdır: Her dilde farklı arama alışkanlıkları vardır, aynı cümle başka bir ülkede aynı etkiyi yapmaz. Dil sayısı arttıkça içerik işi de katlanır. Turizm, sağlık turizmi, dış ticaret gibi alanlarda bu kalem fiyatın en büyük belirleyicilerinden biri olabilir.
İşlevler
Düz bir tanıtım sitesi ile randevu alan, form dolduran, harita gösteren, teklif toplayan ya da ödeme alan bir site farklı işlerdir. Her işlev, hem kurulum hem test hem de ileride bakım demektir. İhtiyacınız olmayan işlevi istemek tutarı gereksiz yere yükseltir; ihtiyacınız olan bir işlevi unutmak ise sonradan daha pahalıya gelir. Hizmet sayfamda belirttiğim gibi, WhatsApp butonu, arama butonu, teklif ya da randevu formu ve harita gibi müşterinin size ulaşmasını kolaylaştıran parçaları baştan planlarım.
Tasarımın ne kadar size özel olduğu
Hazır bir şablonu renklerinize uyarlamak ile işletmenize ve müşterinize göre sıfırdan bir düzen kurmak farklı emek gerektirir. Size özel tasarımda logonuz, renkleriniz ve fotoğraflarınız sitenin merkezindedir. Bunun karşılığında tasarım aşaması, görüşmeler ve onay turları daha uzun sürer. Bu, fiyata yansıyan meşru bir farktır.
Yayın sonrası destek
Site yayına girdiği gün iş bitmez. Birinin Google'a tanıtması, ilk haftalarda neyin çalışıp çalışmadığına bakması, bir şey bozulduğunda yanıt vermesi gerekir. Bu destek teklifte yazıyor mu, yazıyorsa ne kadar sürüyor, sonrasında nasıl devam ediyor? Bunu sormadan karar verirseniz, sorun çıktığı gün kime gideceğinizi bilemezsiniz.
Aynı site, farklı sektör: müşteri nasıl arıyor?
Fiyat konuşurken çoğu kişi sektörün etkisini unutur. Oysa sitenin ne yapması gerektiği, müşterinin sizi nasıl aradığına bağlıdır ve bu da işin kapsamını değiştirir.
Bir restoran ya da kafe için ziyaretçi genellikle telefondan, yürürken ya da yolda arar: "yakınımda akşam yemeği", "rezervasyon". Burada menünün okunur olması, haritanın ve telefonun tek dokunuşla açılması en kritik parçadır. Uzun hikaye sayfaları ikinci plandadır.
Bir muayenehane, klinik ya da avukatlık bürosu için durum farklıdır. Ziyaretçi genellikle endişelidir ve karar vermeden önce okur. Güven veren, sade ve net bir anlatım gerekir. Bu sektörlerde reklam ve tanıtım kuralları sınırlıdır; bu yüzden sitenin dili kurallara uygun olmalı, sonuç vaat etmemelidir. Ben bu alanlarda tıbbi ya da hukuki tavsiye içeren metin yazmam; yalnızca hizmetinizi doğru ve sade anlatan içerik hazırlarım. Bu sınırlar kapsamı etkiler, çünkü her cümle daha dikkatli kurulur.
Otel ve turizm işletmelerinde yabancı misafir devreye girer. Çok dilli site, rezervasyon yönlendirmesi ve görsellerin kalitesi öne çıkar. Sağlık turizmi gibi alanlarda ise hasta adaylarının sorularına cevap veren ayrıntılı sayfalar gerekir.
Yeni bir iş kurmuş, ilk web sitesini yaptıracak bir işletmeyseniz, çoğu kez ihtiyacınız olan şey çok değildir ama doğru kurulmuş olmalıdır: işinizi anlatan birkaç sağlam sayfa ve ulaşma yolları. Sektörünüzü teklif görüşmesinde baştan anlatmanız, tutarın neye göre şekilleneceğini en çabuk gösteren şeydir.
Bir teklif nasıl okunur?
İki teklifi yan yana koyduğunuzda tutara bakmak doğal bir refleks. Ama tutar, kapsamdan ayrı okunduğunda anlamsızdır. Önce kapsama bakın.
İyi bir teklifte şunlar bulunur: hangi sayfaların yapılacağı, metin ve görsel işinin kimde olduğu, tasarım onayının nasıl alındığı, takvimin hangi adımlardan oluştuğu, teslimden sonra ne olacağı. Ben teklifimi, işinizi ve ne beklediğinizi konuştuktan sonra yazılı olarak, kapsam ve takvimle birlikte gönderirim; çünkü ne üzerine anlaştığımızın kâğıtta durması iki taraf için de rahatlıktır.
Kısa ve belirsiz bir teklifte ise genellikle "web sitesi" gibi tek satırlık bir ifade bulunur. Bu, sorun olacağı anlamına gelmez; ama tüm belirsizliği sonradan sizin çözmeniz gerektiği anlamına gelir. Belirsizlik, ucuz görünen tekliflerin en pahalı yanıdır: Sonradan eklenen her sayfa, her düzeltme ve her işlev ayrı bir pazarlık konusu olur.
Bir de şu kontrolü yapın: Teklif sizin sorularınıza cevap veriyor mu, yoksa hazır bir metin mi? Sizin sektörünüzden, müşterinizden, hedeflediğiniz aramalardan söz ediliyorsa, karşınızdaki kişi işinize bakmış demektir.
Firmaları karşılaştırırken sorulacak sorular
Aşağıdaki soruları hangi yolu seçerseniz seçin sorabilirsiniz. Cevapların açıklığı, işin nasıl yürüyeceği hakkında size tutardan daha fazla şey söyler.
- Bu işi kim yapacak? Karşınızdaki kişi mi, yoksa bir başkası mı? Satış görüşmesini yapanla siteyi kuran aynı kişi mi?
- Tasarımı onaylamadan önce görebilecek miyim? Onay almadan bir sonraki adıma geçilmemesi önemlidir.
- Metinleri kim yazacak? Yazılmış metin yoksa iş kimde?
- Site telefonda nasıl görünecek? Ziyaretçilerin çoğu telefondan gelir; bunu test etmeden onay vermeyin.
- Site hızlı açılacak mı? Geç açılan siteyi ziyaretçi bekleyip okumaz.
- Google'a hazırlık teklife dahil mi? Sayfa başlıkları, açıklamalar ve site yapısı sonradan eklenen bir yama olmamalıdır.
- Site kimin adına kurulacak? Alan adı ve hesaplar sizin adınıza mı, yoksa hizmeti verenin adına mı olacak? Yarın ayrılırsanız elinizde ne kalır?
- Teslimden sonra kime ulaşacağım? Bir şey bozulursa ya da güncelleme gerekirse süreç nasıl işliyor?
Tek bir sorunun bile cevabı geçiştiriliyorsa, bunu not edin. Sorudan kaçan teklif, genellikle sonradan o soruyla ilgili masrafı size bırakır.
Benimle çalışma süreci: işin nasıl yürüdüğünü baştan bilin
Fiyatı anlamanın en kolay yolu, bu fiyatla ne olacağını adım adım görmektir. Benim çalışma düzenim beş adımdan oluşur ve her adımda neyi onayladığınızı bilirsiniz.
Tanışma ve ihtiyaç. İşinizi, müşterinizi ve siteden ne beklediğinizi konuşuruz. Ardından kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklif gönderirim. Bu aşamada ne kadar açık konuşursanız, teklif o kadar isabetli olur.
Tasarım. Ana sayfa ve örnek bir iç sayfa tasarımını hazırlarım. Onayınızı almadan bir sonraki adıma geçmem. Yani beğenmediğiniz bir şeyin üzerine site kurulmaz.
Yapım ve içerik. Onaylanan tasarımı çalışan bir siteye dönüştürürüm; metinler ve görseller yerleştirilir. Ne yazacağınızı bilmiyorsanız sorun değil: Sizden aldığım bilgilerle hizmet sayfalarınızın metinlerini birlikte hazırlarız.
Kontrol ve yayın. Siteyi telefon, tablet ve bilgisayarda test ederim, siz son kez gözden geçirirsiniz ve yayına alırız.
Yayın sonrası. Siteyi Google'a bildiririm, açılışın ardından gelen haftalarda ziyaret ve talepleri takip ederim. Aklınıza takılan bir şey olursa bana doğrudan yazabilirsiniz.
Bu düzenin fiyata etkisi şudur: Her adım zaman ister, zaman da işin ana maliyetidir. Bir teklifte bu adımlardan biri eksikse, ya o adımın yapılmayacağı ya da size ayrıca yüklenmeyeceği anlamına gelir. Hangisi olduğunu sorun.
Diyelim ki... iki varsayımsal senaryo
Aşağıdaki iki örnek tamamen kurgudur; gerçek bir müşteriyi anlatmıyor. Amaç, kalemlerin kararınızı nasıl değiştirdiğini göstermek.
Senaryo bir. Diyelim ki küçük bir mobilya atölyesi işletiyorsunuz ve yeni bir şehirdeki müşterilere de ulaşmak istiyorsunuz. İki teklif aldınız. Birincisi tek satır: "kurumsal web sitesi". İkincisi beş sayfayı tek tek sayıyor: ana sayfa, ürün grupları, çalışma şekli, hakkında, iletişim; fotoğrafları sizin çektirdiğinizi, metinleri birlikte hazırlayacağınızı, telefon ve harita butonlarını eklediğini yazıyor. İkinci teklif ilk bakışta daha uzun ve daha ayrıntılı. Ama birincide fotoğraf, metin ve harita için ek konuşma gerekecek. Üstelik "ürün grupları" sayfalarının hangi aramalara cevap vereceği hiç düşünülmemiş. Burada tutar benzer çıksa bile, ikinci teklifin size getirdiği netlik çok daha değerli olur.
Senaryo iki. Diyelim ki hafta sonları açılan küçük bir pastane işletiyorsunuz ve sipariş çoğunlukla telefon ve mesajla geliyor. İnternette basit bir vitrin istiyorsunuz: birkaç fotoğraf, menü, adres ve telefon. Google'dan müşteri bulmak gibi bir hedefiniz yok; zaten müşterileriniz mahalleden. Bu durumda bir hazır araçla birkaç saatte kendi sitenizi kurmak ve ek harcama yapmamak oldukça makul bir karar olabilir. Tasarımcıya ya da ajansa gitmek burada gereğinden fazlası olurdu. Sonradan müşteri çevrenizi genişletmek isterseniz, o zaman uzmanla konuşmak mantıklı hale gelir.
İki senaryo da aynı soruyu gösteriyor: Karar, "en ucuz hangisi?" değil, "bu iş benim için ne yapmalı?" sorusuyla başlar.
Yaygın hatalar: ucuz ya da pahalı seçerken düşülen tuzaklar
Teklifleri sadece toplam tutara göre dizmek. Aynı tutarın altında bambaşka işler olabilir. Kapsamı eşitlemeden kıyaslama yapmak, elma ile armudu tartmaktır.
En ucuzu kapsamı sormadan seçmek. Düşük bir tutar, bazen eksik bir işin işaretidir: metin yok, mobil test yok, Google hazırlığı yok. Sonradan eklenenler ilk tutarı geride bırakabilir.
Metin işini unutmak. Güzel bir site boş sayfalarla yayına girer, çünkü kimse yazmamıştır. Metin, siteyi satış aracına çeviren parçadır.
Siteyi kimin adına kurduklarını sormamak. Alan adı, barındırma ve hesaplar sizin adınıza olmalıdır ya da en azından bunun nasıl devredileceği yazılı olmalıdır. Aksi halde sitenizin anahtarı başkasında kalır.
Telefonda görmeden onaylamak. Bilgisayarda güzel görünen bir tasarım, telefonda okunmaz olabilir. Ziyaretçilerin çoğu telefondan geldiği için bu en pahalı hatalardan biridir.
Bir kez yapılıp unutulacak bir iş sanmak. Site canlı bir araçtır; bilgiler değişir, hizmetler eklenir. Baştan bu konuşulmazsa, ilk değişiklik ihtiyacında zorlanırsınız.
Her şeyi aynı anda istemek. İlk sürümde hangi sayfaların ve işlevlerin gerçekten gerekli olduğunu belirlemek, hem tutarı hem süreyi kısaltır. Gerisi sonradan eklenebilir.
Ne zaman uzmana gerek yok?
Dürüst olmam gerekirse, herkesin bir tasarımcıya ihtiyacı yok. Şu durumlarda hazır araç ya da kendi çabanız yeterli olabilir:
- Siteniz sadece bir kartvizit işlevi görecekse: adres, telefon, birkaç fotoğraf.
- Müşterileriniz sizi zaten tanıyor ve siteye arama sonuçlarından değil, doğrudan sizden geliyorsa.
- Kısa süreli bir etkinlik, kampanya ya da deneme için geçici bir sayfa lazımsa.
- İşiniz henüz oturmamışsa ve ne anlatacağınızdan emin değilseniz; önce küçük başlayıp öğrenmek daha akıllıca olabilir.
Ama müşteriyi Google'dan çekmek, güven vermek ve zamanla büyütebileceğiniz sağlam bir temel kurmak istiyorsanız tablo değişir. Arama sonuçlarında görünmek, sayfaların nasıl kurulduğuna bağlıdır; bunu sonradan düzeltmek, baştan doğru kurmaktan genellikle daha zahmetlidir. Böyle bir hedefiniz varsa bir uzmanla konuşmak, zaman kaybı değil, yanlış yola harcanacak emeği önlemektir.
Kendiniz yapmak mı, uzmana vermek mi?
Bu karar çoğu zaman paradan çok zamanla ilgilidir. Kendi sitenizi kurarsanız tutar düşük olur ama saatler harcarsınız. O saatler, işinizin başka bir yerinde size daha çok kazandırabilir. Bunu hesaplamak için basit bir soru sorun: "Bu saatlerde normalde ne yapardım?"
Kendiniz yapıyorsanız şunlara hazır olun: hangi sayfaların gerekli olduğunu sizin bulmanız, metinleri sizin yazmanız, telefondaki görünümü sizin denemeniz, sayfa başlıkları ve açıklamaları sizin girmeniz ve siteyi Google'a tanıtmanız. Bunların hepsi öğrenilebilir; ama öğrenme süresi de bir maliyettir.
Uzmana veriyorsanız, ödediğiniz şeyin bir kısmı bu bilgi ve zamandır. Karşılığında bir sürece, yazılı bir kapsama ve yayın sonrası bir muhataba sahip olursunuz. Ortası da mümkündür: Temeli profesyonelce kurdurup, sonraki küçük değişiklikleri kendinizin yapabileceği şekilde teslim almayı konuşabilirsiniz. Bunun nasıl işleyeceğini teklif aşamasında sorun.
Teklif istemeden önce hazırlayabileceğiniz şeyler
Görüşmeye hazırlıklı gelirseniz hem daha isabetli bir teklif alırsınız hem de zaman kazanırsınız. Mükemmel bir plan gerekmiyor; birkaç sorunun cevabı yeter:
- İşiniz ne ve müşteriniz kim? Bir cümleyle anlatabilir misiniz?
- Sitenin işlevi ne olacak: telefon çaldırmak, randevu almak, teklif toplamak, bilgi vermek?
- Beğendiğiniz ve beğenmediğiniz siteler hangileri, ve neden?
- Elinizde logo, fotoğraf ve metin var mı?
- Hangi dillerde yayın yapmak istiyorsunuz?
- Hangi tarihe kadar yayında olması gerekiyor?
Ana sayfanızın hangi bölümlerden oluşacağını kaba da olsa düşünmek çok işe yarar.
Bu taslak mükemmel olmak zorunda değil; amacı sizi ve karşı tarafı aynı sayfaya getirmek. Ne kadar net olursanız, tekliflerdeki belirsizlik o kadar azalır ve karşılaştırma o kadar kolaylaşır.
Fiyatı düşürmek yerine değeri artırmak
Pazarlıkta "biraz indirim" istemek yerine kapsamla oynamak çoğu zaman daha sağlıklıdır. Önce temel sayfalarla başlayıp zamanla eklemek, her şeyi tek seferde yaptırmaktan daha yönetilebilir. Kendi fotoğraflarınızı vermeniz, metin için bilgileri hazır getirmeniz, kararları geciktirmemeniz süreci kısaltır. Bunlar tutarın bir kısmını doğrudan etkiler, çünkü zaman ana kalemdir.
Öte yandan, tutarı zorla aşağı çekmek genellikle bir şeyden vazgeçmek demektir: test, metin, hazırlık ya da yayın sonrası destek. Hangisinden vazgeçtiğinizi bilerek karar verin; kör bir indirim, ileride daha pahalıya gelir.
Sık sorulan sorular
Web tasarım fiyatları neden bu kadar farklı?
Çünkü aynı isimle çok farklı işler satılıyor. Hazır bir şablonu doldurmak ile işletmenize özel tasarlanmış, metni yazılmış, telefonda test edilmiş ve Google'a hazırlanmış bir site aynı emeği istemez. Sayfa sayısı, dil sayısı, işlevler, içerik işi ve yayın sonrası destek tutarı belirler.
Teklifleri kıyaslarken önce kapsamı eşitleyin; ondan sonra tutara bakın.
Hazır site araçları ile tasarımcıya yaptırmak arasındaki fark nedir?
Hazır araçta şablon, abonelik ve kendi emeğiniz vardır. Tasarımcıda ise size özel tasarım, birebir görüşme ve işin sizin yerinize yapılması vardır. Hazır araç basit ve geçici ihtiyaçlar için makul olabilir.
Müşteriyi Google'dan çekmek ve güven vermek istiyorsanız, sayfa yapısı ve içeriğe emek veren birinin işi daha fazla fark yaratır.
Ajans mı, tek başına çalışan tasarımcı mı seçmeliyim?
İşin ölçeğine bağlı. Çok parçalı, çok kanallı ya da kurumsal onay süreçleri olan işler için ajans yapısı anlamlıdır. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için genellikle tek kişiyle birebir çalışmak daha sade ve anlaşılır olur.
Hangisini seçerseniz seçin, işi kimin yapacağını ve kime ulaşacağınızı baştan sorun.
Teklifte mutlaka yazması gereken şeyler neler?
Sayfaların listesi, metin ve görsel işinin kimde olduğu, tasarım onay adımı, takvim, teslim şekli ve yayın sonrası destek. Bunlardan biri eksikse eksiği sorun.
Ayrıca sitenin kimin adına kurulacağı ve ileride size nasıl devredileceği de yazılı olmalıdır.
Web sitesi yaptırmak için ne hazırlamalıyım?
Mükemmel bir plan gerekmez. İşinizi ve müşterinizi bir cümleyle anlatabilmeniz, sitenin ne yapmasını istediğinizi bilmeniz, varsa logo, fotoğraf ve metinleri toplamanız yeterli. Beğendiğiniz birkaç site örneği de görüşmeyi hızlandırır.
Ne yazacağınızı bilmiyorsanız sorun değil; metinleri birlikte hazırlayabiliriz.
Sitem yayına girdikten sonra Google'da hemen görünür mü?
Hayır, ve bunu garanti eden birine temkinli yaklaşın. Siteyi Google'a tanıtmak mümkündür ve ben bunu yayın sonrası yaparım, ilk haftalarda da yakından izlerim. Ama hangi sırada çıkacağınız konusunda söz vermem; bu, birçok şeye bağlıdır.
Sağlam bir temel kurmak sizi doğru yola sokar, gerisi zamanla gelişir.
Mobil uyumlu olması neden önemli?
Ziyaretçilerin çoğu siteye telefondan geliyor. Yazılar okunmuyor, butonlara basılmıyor ya da telefon numarası aranamıyorsa ziyaretçi çıkıp gider. Bu yüzden telefonda rahat kullanım, bir ek özellik değil, temel gerekliliktir.
Teslimden önce siteyi kendi telefonunuzda denemenizi isterim.
Teklif aldıktan sonra karar vermek için ne kadar zamanım var?
Acele etmenize gerek yok. Teklifi okuyun, sorularınızı not edin, varsa diğer tekliflerle kapsam olarak kıyaslayın. Anlaşılmayan her şeyi sormak, sürecin parçasıdır.
Karar verdiğinizde, takvim kapsam ve onayınıza göre birlikte netleşir.
Fiyatın neye göre değiştiğini şimdi görüyorsanız, sıra kendi işinizin kalemlerini çıkarmakta. İşinizi anlatın, ne beklediğinizi konuşalım; kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklifi birlikte netleştirelim. Web sitesi yaptırma hizmet sayfamdan bilgi alabilir ya da doğrudan benimle iletişime geçebilirsiniz.