SEO··15 dk okuma

Türkiye Pazarı İçin SEO: Yabancı Firmalar Nasıl Başlar?

Türkiye'ye açılan yabancı firmalar için Türkçe SEO: arama alışkanlığı, çeviri tuzakları, teklif ölçütleri ve sürecin işleyişi. Ne zaman gerekir, ne zaman gerekmez?

Türkiye'ye ürün ya da hizmet satmaya karar verdiniz, sitenizin Türkçe sürümünü de yaptırdınız, ama Türkiye'den gelen ziyaretçi neredeyse yok. Neden? Çoğu zaman sebep ürününüz ya da fiyatınız değil, sitenizin Türk müşterinin Google'a yazdığı kelimelerle hiç buluşmamasıdır. Yabancı firmalar için SEO hizmeti tam olarak bu buluşmayı kurmaya yarar: siteyi, Türkiye'deki alıcının gerçekten aradığı sözcüklerle bulunur hâle getirmek.

Ben İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım. Bu yazıda, Türkiye pazarına açılan bir firmanın neyle karşılaşacağını, çeviri yüzünden nerede takılacağını ve bu iş için bir uzman seçerken nelere bakması gerektiğini anlatıyorum. Teknik bilginiz olması gerekmiyor; karar vermenize yetecek kadar ayrıntı vereceğim.

Türkiye'de müşteri Türkçe arar, çoğu zaman da kendi kelimeleriyle

Yurt dışında başarılı bir firmanın en sık yaptığı varsayım şudur: "Ürünümüz iyi, sitemiz iyi, sadece dilini değiştiririz." Oysa arama davranışı dilin kendisinden fazlasıdır. Türkiye'deki bir alıcı, bir ürüne ya da hizmete ulaşmak için hangi kelimeyi yazacağını kendi yaşantısından, çevresinden ve alışkanlığından seçer. Sizin pazarınızda yerleşmiş terim, Türkiye'de ya hiç kullanılmıyor ya da bambaşka bir anlam taşıyor olabilir.

Birkaç durum düşünün. Bazı alanlarda Türkçe karşılığı olmayan ya da yaygın olmayan sözcükler İngilizce hâliyle aranır; bazı alanlarda ise İngilizce terimi bilen çok az kişi vardır ve herkes Türkçe bir ad kullanır. Bir ürün için resmî ad ayrı, günlük konuşmadaki ad ayrı olabilir. Müşteri bir şeyi ararken markayı değil ihtiyacı yazar; "şu markanın en iyi modeli" yerine "evde kullanılacak sessiz bir model" gibi bir cümle kurar. Bu cümleyi siteniz karşılamıyorsa Google sizi o kişiye göstermek için bir sebep bulamaz.

Bir başka nokta, hangi arama motorunun, hangi cihazdan, hangi anda kullanıldığıdır. Türkiye'de arama büyük ölçüde telefonla yapılır; bu yüzden sayfanın telefonda hızlı açılması ve kısa, net olması, masaüstü bir sitenin küçültülmüş hâlinden çok daha önemlidir. Bunu bir araştırma rakamıyla süslemeyeceğim, ama kendi sitenize telefonla girip kaç saniyede ne gördüğünüze bakmanız yeterli bir ilk testtir.

Çevrilmiş site ile Türkçe kurgulanmış sitenin yan yana karşılaştırması

Çeviri ile yerelleştirme aynı şey değil

Çeviri, bir metni bir dilden ötekine aktarır. Yerelleştirme ise o metni, okuyanın kendi dünyasında anlamlı olacak biçimde yeniden kurar. SEO açısından ikisi arasındaki fark büyüktür, çünkü arama motoru bir metnin "doğru Türkçe" olup olmadığına değil, o sayfanın Türkçe bir aramaya cevap verip vermediğine bakar.

Çevrilmiş bir sayfada başlık genellikle kaynak dildeki başlığın karşılığıdır. Yerelleştirilmiş sayfada ise başlık, Türk alıcının aradığı ifadeyle başlar. Çevrilmiş sayfada ölçü birimi, para birimi, adres biçimi ve iletişim yolu kaynak ülkenin alışkanlığında kalır; yerelleştirilmiş sayfada ise Türkiye'de beklenen biçimdedir. Bu fark, ziyaretçinin siteye güvenip güvenmemesini de doğrudan etkiler. Telefon numarası Türkiye'den aranabilecek biçimde yazılmamışsa, teslimat süresi hakkında Türkiye için bilgi yoksa ya da iade koşulları belirsizse, ziyaretçi ilk dakikada sayfadan ayrılır. Ayrılan ziyaretçi de Google'a "bu sayfa işe yaramadı" diye bir ipucu bırakır.

Hizmet tam olarak neyi kapsıyor?

Yabancı firmalar için Türkçe SEO, tek bir işlemden ibaret değildir. Benim yaptığım çalışma, sitenize ve Türkiye'deki rakiplere bakmakla başlar ve aylık raporla sürer. Kapsamı sade bir dille şöyle sıralayabilirim.

Site incelemesi. Sitenizi baştan sona gezer, Google'ın sizi neden geride tuttuğunu maddeler hâlinde çıkarırım. Çok dilli sitelerde sık görülen bir sorun, Türkçe sayfaların Google'a doğru anlatılmamasıdır; örneğin Türkçe sayfa var ama arama motoru onu hangi ülke için hazırladığınızı anlamıyor ya da iki dildeki sayfaları birbirinin kopyası sanıyor.

Doğru aramaları bulma. Türkiye'deki müşterilerin Google'a gerçekten ne yazdığını araştırır, size iş getirecek aramaları seçerim. Bu aşama, çeviri tuzağının en çok ortaya çıktığı yerdir; çünkü kaynak dildeki anahtar kelimeleri sözlükten çevirmek yerine, Türkçe konuşan birinin o ihtiyacı nasıl ifade ettiğine bakılır.

Teknik düzeltmeler. Yavaşlık, açılmayan sayfalar, telefon uyumu gibi Google'ın önemsediği sorunları gideririm. Yurt dışında barındırılan bir sitenin Türkiye'den yavaş açılması da bu başlığın altına girer; böyle bir durum varsa inceleme sırasında tespit eder, çözüm seçeneklerini yazılı olarak sunarım.

İçerik çalışması. Hizmet ve ürün sayfalarınızı güçlendirir, müşterilerinizin sorularına cevap veren yazılar hazırlarım. Türkçe içerik, ana dili Türkçe olan biri tarafından yazılır ve Türkiye'deki okurun diliyle kurulur.

Rakip takibi. Türkiye'de üst sıralarda çıkan rakiplerin neyi farklı yaptığına bakar, planı buna göre güncellerim. Yerel rakipler çoğu zaman sizin hiç hesaba katmadığınız firmalardır.

Aylık rapor. Her ay ne yapıldığını, hangi aramalarda yükseldiğinizi ve sırada ne olduğunu sade bir dille raporlarım.

Hizmetin kapsamında olmayan şeyleri de açık söyleyeyim: reklam yönetimi, pazar yeri mağazası işletmek, hukuki ya da vergisel danışmanlık, ithalat ve gümrük konuları benim yaptığım işler değildir. Türkiye'ye açılırken bunlar da gerekecektir, ancak SEO ile karıştırılmamaları gerekir.

Aramada görünmek ile tıklanmak arasındaki fark

Bir arama sonucunda görünmek yeterli değildir, kişinin sizi seçmesi gerekir. Sonuç sayfasında sitenizin başlığı ve kısa açıklaması, aslında küçük bir satış cümlesidir. Yabancı firmaların sitelerinde bu iki alan çoğu zaman ya boş kalır ya da makine çevirisinden çıkmış, anlamsız bir cümle olur. Altta, aynı aramada birkaç ayrı sonucun nasıl göründüğünü bir örnek üzerinde canlandırdım.

Türkçe SEO aramasında hizmeti net anlatan sonucun öne çıktığı arama sonucu örneği

Vurgulanan sonuç, ne yaptığını, kime yaptığını ve hangi dilde yaptığını başlığında söylüyor. Öteki sonuçlar konuya yakın dursa da okuyanın "burada aradığımı bulurum" demesi için bir sebep vermiyor. Başlık ve açıklama düzeni, sıralamayı tek başına değiştirmez, ama aynı sıradaki iki sonuçtan hangisinin tıklanacağını belirler.

Çeviri tuzakları: aynı ürün, iki farklı kelime

Çeviri hataları iki gruba ayrılır. Birincisi gözle görülür olanlar: bozuk cümleler, yanlış yazılmış kelimeler, anlamsız ifadeler. Bunları Türkçe bilen herkes yakalar, ama ikinci grup çok daha sinsidir: cümleler doğru görünür, kelimeler sözlükte vardır, ama kimse o kelimeyle arama yapmaz.

Aşağıdaki tablo bu farkı dört ürün üzerinden gösteriyor. Soldaki sütun, yabancı firmanın kendi dilinde ya da İngilizce kullandığı ad; ortadaki, bir çeviri aracının verebileceği düz karşılık; sağdaki, Türkiye'de müşterinin gerçekten yazdığı ifade.

Yabancı ürün adlarının düz çevirisi ile Türkiye'de aranan karşılıklarını gösteren tablo

Düz çeviri ile gerçek arama arasındaki mesafe bu kadar büyük olabiliyor. Ortadaki sütundaki ifadeleri Türkçe bilen biri anlar, ama o kelimelerle ürün aramaz. Siteniz yalnızca ortadaki sütundaki kelimelerle yazılmışsa, Google sizi "mutfak robotu" arayan kişiye göstermek için güçlü bir sebep bulamaz.

Bu yüzden Türkçe SEO çalışması, kelime çevirisiyle değil, arama araştırmasıyla başlar. Hangi kelimenin ne kadar aranıldığını, hangisinin satın alma niyeti taşıdığını, hangisinin yalnızca merak olduğunu ayırt etmek gerekir. "Nedir" ile başlayan arama genellikle bilgi arayan birinin; "fiyatı", "yaptırmak", "satın al", "firma" gibi eklerle biten arama ise karar aşamasındaki birinin ifadesidir. İkisi için de içerik gerekir, ama farklı sayfalarda.

Marka adı, ürün adı ve kategori adı

Yabancı bir marka Türkiye'de henüz tanınmıyorsa, kimse markanın adını aramaz. İnsanlar kategoriyi arar: "çocuklar için ahşap oyuncak", "ofis koltuğu", "endüstriyel etiket makinesi" gibi. Siteniz yalnızca marka adı etrafında kurulmuşsa, ilk aylarda neredeyse hiç arama trafiği göremezsiniz. Marka bilinirliği oluşana kadar köprüyü kategori sayfaları kurar. Bu, çok sayıda firmanın gözden kaçırdığı, ama çözümü basit bir noktadır: her ana ürün grubu için Türkçe, müşterinin kategori adıyla başlayan bir sayfa.

Yabancı firmaların sık yaptığı hatalar

Çalışırken gördüğüm hataların çoğu kötü niyetten ya da ihmalden değil, yabancı pazara dışarıdan bakmaktan kaynaklanıyor. Aşağıdaki liste en yaygın olanları özetliyor.

Türkiye'ye açılan firmaların sık yaptığı hataları gösteren uyarı listesi

Makine çevirisine güvenmek. Tek tıkla çevrilmiş bir site hızlı ve ucuz görünür, ama ilk izlenimi bozar. Okuyan kişi, firmanın Türkiye'yi ciddiye almadığını düşünür. Çeviri araçları taslak için faydalıdır; yayınlanacak metin bir insan tarafından, Türkçe arama niyeti gözetilerek yeniden yazılmalıdır.

Yalnızca İngilizce kelimelere güvenmek. Teknik ve yazılım alanlarında İngilizce terim yaygındır; ama çoğu sektörde Türk alıcı Türkçe arar. Hangisinin hangi alanda geçerli olduğunu tahmin etmek yerine araştırmak gerekir.

Tek sayfada her şeyi anlatmak. Bir "Türkçe" sayfa açıp bütün ürün ve hizmetleri oraya doldurmak, Google'a hiçbir konuda net bir mesaj vermez. Her hizmet ve her ürün grubu için ayrı bir sayfa, hem arama motoru hem ziyaretçi için daha anlaşılırdır.

Teslimat, iade ve ödeme bilgisini yazmamak. Türk alıcı bir yabancı firmadan alışveriş yapmadan önce şunu sorar: Gerçekten Türkiye'ye gönderiyor mu, gümrük sorunu çıkar mı, bir sorun olursa kiminle konuşurum? Bu soruların cevabı sitede yoksa, en iyi SEO bile satışa dönüşmez. Hukuki ya da vergisel ayrıntıları ben değerlendirmem; bunların doğru yazılması için sizin hukuk ya da muhasebe danışmanınıza gitmeniz gerekir. Bana düşen, bu bilgilerin sitede müşterinin bulacağı yerde, anlaşılır biçimde durması.

İletişim bilgisini yabancı biçimde bırakmak. Telefon numarasının ülke koduyla, Türkçe destek saatleriyle ve Türkçe karşılanacağı bilgisiyle verilmesi güven verir. Yalnızca yabancı bir adres ve İngilizce bir form görmek, ziyaretçiyi geri çevirir.

Benimle çalışma süreci nasıl işliyor?

Süreci olabildiğince yalın tutuyorum, çünkü işletme sahibinin neyin ne zaman olacağını bilmesi gerekir. Sırasıyla beş adımdan oluşur.

Benimle çalışma sürecinin beş adımını gösteren akış

Ön inceleme. Sitenize ve Türkiye'deki rakiplerinize bakarım ve nereden başlanması gerektiğini söylerim. Bu aşamada henüz bir taahhüt yoktur; amaç, işin sizin için anlamlı olup olmadığını görmektir.

Plan ve teklif. İlk üç ayda yapılacakları öncelik sırasıyla yazılı olarak sunarım. Yabancı bir firma için bu plan, hangi dilde hangi sayfaların kurulacağını, hangi aramaların hedeflendiğini ve hangi teknik düzeltmelerin gerekli olduğunu içerir.

Düzeltmeler. Önce sitedeki engelleri kaldırırım; en hızlı etkiyi bunlar verir. Yavaş açılan sayfalar, yanlış kurulmuş dil ayarları, kopya içerik gibi sorunlar bu aşamada ele alınır.

İçerik ve güçlendirme. Hedeflenen aramalar için sayfalar ve yazılar hazırlanır, sitenizin itibarı güçlendirilir. Yurt dışındaki bir firmanın Türkiye'de henüz tanınmadığını düşünürsek, bu aşama sabır gerektirir; çünkü güven bir günde oluşmaz.

Ölçüm ve rapor. Her ay sonuçları birlikte değerlendirir, planı buna göre güncelleriz. Ben uzaktan çalışırım; toplantılar çevrimiçi yapılır, yazışmalar yazılıdır, böylece farklı saat dilimlerindeki karar vericiler de süreci takip edebilir.

Süreç uzaktan yürüdüğü için, Türkiye'de bir ofisiniz olması ya da buraya gelmeniz gerekmez. Yalnızca siteye ve arama istatistiklerine erişim, ürünleriniz hakkında bilgi ve karar verecek bir muhatap yeterlidir.

Fiyatı ne belirler?

Bu yazıda rakam vermeyeceğim, çünkü doğru rakam ancak sitenize bakınca çıkar. Ama neyin fiyatı artırıp azalttığını söyleyebilirim, böylece gelen teklifleri anlamlı biçimde karşılaştırabilirsiniz.

  • Sitenin mevcut durumu. Sıfırdan Türkçe bölüm kurmak ile var olan bir Türkçe bölümü düzeltmek farklı işlerdir.
  • Ürün ya da hizmet sayısı. Her ana grup için ayrı sayfa ve ayrı arama araştırması gerekir; sayı arttıkça iş artar.
  • Sektörün rekabeti. Türkiye'de çok sayıda yerel firmanın yarıştığı bir alanda yükselmek, rakibi az bir alana göre daha uzun sürer.
  • İçerik miktarı. Kaç sayfa ve yazının hazırlanacağı, işin büyük bölümünü oluşturur.
  • Teknik sorunlar. Çok dilli yapıda dil ayarları bozuksa ya da site Türkiye'den çok yavaş açılıyorsa, ek çalışma gerekir.
  • Çalışma süresi ve raporlama. Aylık süregiden bir çalışma ile tek seferlik bir inceleme farklı fiyatlandırılır.

Ucuz görünen bir teklif, yukarıdaki kalemlerden birinin sessizce dışarıda bırakıldığı anlamına gelebilir. İyi bir teklif, neyin dâhil olduğunu ve neyin olmadığını açıkça yazar.

Diyelim ki: ev tekstili üreten bir Alman firma

Diyelim ki Almanya'da ev tekstili üreten orta ölçekli bir firma, Türkiye'de kendi sitesi üzerinden perakende satış yapmak istiyor. Site Türkçeye çevrilmiş, ürünler "yatak takımı" ve "yorgan seti" gibi sözlük karşılıklarıyla yazılmış. Ziyaretçi neredeyse yok. İncelemede, Türk alıcıların aynı ürünler için başka kelimeler kullandığı, sitenin ise tek bir genel Türkçe sayfaya sıkıştığı görülür. Plan, her ürün grubu için ayrı sayfa açmayı, ürün adlarını arama araştırmasına göre yeniden yazmayı, teslimat ve iade bilgisini Türkiye için ayrı bir bölümde toplamayı ve ayrıca alıcıların sık sorduğu soruları yanıtlayan birkaç yazı hazırlamayı içerir. İlk aylarda hedef, sıralama değil, doğru sayfaların doğru aramalarda görünmeye başlamasıdır; sonuç ise zamanla ve rakiplerin hareketine göre değişir.

Diyelim ki: yazılım hizmeti sunan bir Kanadalı şirket

Diyelim ki Kanada merkezli bir yazılım şirketi, Türkiye'deki küçük işletmelere abonelik hizmeti satmak istiyor. Sitenin Türkçe sürümü var ve ürünün ana terimleri İngilizce bırakılmış. İncelemede, bu alanda Türk işletme sahiplerinin sorunu İngilizce terimle değil, günlük işleyişle anlattığı görülür: "stok takibi", "müşteri kaydı", "fatura düzenleme" gibi. Plan, ürünü teknik terimlerle değil, çözdüğü iş sorunlarıyla anlatan sayfalar kurmayı ve satın almadan önce sorulan soruların cevaplarını içerik olarak hazırlamayı öngörür. Bu senaryoda İngilizce terimleri tamamen silmek de doğru değildir; hangi terimin hangi okur için kullanılacağı arama araştırmasıyla belirlenir.

Bu iki örnek gerçek müşteri değildir; yalnızca farklı sektörlerde işin nasıl şekillendiğini göstermek için kurgulanmış varsayımlardır.

Teklifleri ve firmaları nasıl karşılaştırırsınız?

Türkiye'de SEO hizmeti sunan çok sayıda kişi ve firma var; bir yabancı firma için asıl zor kısım, kimin Türkçe aramayı gerçekten bildiğini ayırt etmektir. Teklif alırken şu soruları sorabilirsiniz.

Yabancı firmaların SEO teklifi alırken sorması gereken soruların kontrol listesi

Türkçe arama araştırmasını kim yapıyor? Cevap "araç yapıyor" ise dikkatli olun. Araçlar veri verir, ama hangi verinin satın alma niyeti taşıdığını bir insanın yorumlaması gerekir.

Metinleri kim yazıyor? Ana dili Türkçe olan biri değilse, yukarıda anlattığım tuzaklar kaçınılmaz olur.

Yapılacaklar yazılı mı? "Sitenizi optimize ederiz" cümlesi bir plan değildir. Hangi sayfada ne değişecek, hangi sırayla yapılacak, açıkça yazılmalıdır.

Rapor nasıl geliyor? Kendi dilinizde, sade ve düzenli bir rapor almalısınız. Sayı yığını değil, "ne yapıldı, ne oldu, sırada ne var" anlatımı.

Garanti veriliyor mu? Google'da belirli bir sırayı garanti eden biri, size yanlış bir şey söylüyor demektir. Sıralamayı Google belirler, kimse onun adına söz veremez. Ben de bir sıra ya da satış garantisi vermem.

Siteye erişim kimde? Çalışma bittiğinde sitenizin ve hesaplarınızın sahibi sizsiniz. Erişimi elinde tutarak sizi kendine bağlayan bir düzenin içine girmeyin.

Bir de her teklifte şunu isteyin: neyin kapsam dışında olduğunu yazsınlar. Kapsam dışı maddeleri açıkça söyleyen biri genellikle ne yaptığını bilen biridir.

Türkçe sayfa nasıl kurulur?

Yukarıdaki adımlar soyut kalmasın diye, tipik bir ürün sayfasının Türkçe pazarda nasıl düzenlenebileceğini aşağıda gösteriyorum. Bu örnekte kullanılan alan adı uydurmadır.

Türkiye için kurgulanmış bir ürün sayfasının bölümlerini gösteren sayfa düzeni

Dikkat edilecek ilk nokta, adresin kendisidir. Türkçe sayfa, kendi başına anlaşılır bir yola sahip olmalı ve ayrı bir dil bölümü altında durmalıdır. İkincisi, sayfanın başlığı ürünü müşterinin yazdığı adla anmalıdır. Üçüncüsü, teslimat ve iade bölümünün Türkiye'ye özel olması, ziyaretçinin en çok tereddüt ettiği yeri kapatır. Sık sorulan sorular ise hem insanlar hem de yapay zekâ destekli arama araçları için sayfanın en faydalı bölümlerinden biridir, çünkü gerçek sorulara kısa cevap verir.

Bu düzen yalnızca ürün sayfaları için değil, hizmet sunan firmalar için de geçerlidir. Hizmetin ne olduğunu, kime uygun olduğunu, nasıl işlediğini ve nasıl ulaşılacağını sayfanın üst kısmında bulabilen ziyaretçi, aşağıya inip okumaya devam eder.

Hangi diller ve ülkeler arasında nasıl bir ayrım yapılır?

Çok dilli bir sitede Türkçe sayfa ile öteki dillerdeki sayfaların birbirine bağlandığını Google'a söylemek gerekir. Bu, teknik bir ayardır ve doğru kurulmazsa arama motoru iki sayfayı birbirinin kopyası sanabilir ya da yanlış ülkedeki kullanıcıya yanlış dili gösterebilir. Bunu inceleme sırasında kontrol ederim. İşletme sahibi olarak sizin bilmeniz gereken, bu ayarın var olduğu ve bir yerde yanlış kurulmuşsa Türkçe bölümün görünmez kalabileceğidir.

Türkçe SEO'ya ne zaman gerek yok?

Her yabancı firma için SEO doğru ilk adım değildir. Aşağıdaki durumlarda başka bir şeye önce ihtiyacınız olabilir.

  • Henüz Türkiye'de satış yapamıyorsanız. Ürününüz gümrükte takılıyorsa, teslimat yoksa ya da ödeme alamıyorsanız, ziyaretçi getirmek anlamsızdır. Önce bunlar çözülmelidir.
  • Müşterileriniz zaten kurumsal tedarik üzerinden geliyorsa. Birkaç büyük müşteriyle doğrudan anlaşma yapılan bir iş kolunda, herkese açık arama çok az iş getirebilir. Bu durumda SEO yerine birebir satış çalışması daha verimli olabilir.
  • Bütçeniz ürünü Türkiye'ye uyarlamaya yetmiyorsa. Ürün, ambalaj, etiket ve destek Türkiye'ye uygun değilse, SEO yalnızca ilgiyi çeker, hayal kırıklığını artırır.
  • Hızlı sonuç bekliyorsanız. SEO zaman alır. Kısa vadeli satış hedefiniz varsa, reklam gibi başka bir kanal daha uygun olabilir; ben reklam yönetimi yapmam, ama bunu açıkça söylerim.
  • Çok dar, çok yerel bir hizmet sunuyorsanız. Yalnızca belirli bir şehirde yüz yüze hizmet veriyorsanız, genel SEO yerine yerel görünürlük çalışması daha uygun düşer.

Dürüst olmak gerekirse, ön incelemede bu durumlardan biri ortaya çıkarsa size bunu söylerim. Gereksiz bir hizmet satmak, uzun vadede ikimiz için de zarar.

Kendiniz mi yapmalısınız, uzmana mı vermelisiniz?

Kendiniz yapabileceğiniz şeyler var. Ürün sayfalarınızda teslimat ve iade bilgisini Türkçe yazmak, iletişim bilgisini Türkiye'ye uygun hâle getirmek, Google'da kendi ürünlerinizi Türkçe kelimelerle aramak ve rakiplerin ne yazdığını okumak için uzmana ihtiyacınız yok. Hatta bunu yapmanızı öneririm; çünkü pazarı kendi gözünüzle görmek, bir uzmana daha net brief vermenizi sağlar.

Uzmana ihtiyaç duyduğunuz yerler ise şunlardır: hangi aramaların satın alma niyeti taşıdığını ayırt etmek, çok dilli sitenin teknik ayarlarını doğru kurmak, rakiplerin neden önde olduğunu çözmek ve çalışmanın sonucunu düzenli ölçmek. Burada tecrübe, aylar süren yanlış yönde çalışmayı önler.

Ortası da var: ilk incelemeyi ve planı bir uzmana yaptırıp, uygulamanın bir kısmını kendi ekibinizin üstlenmesi. Bu, bütçesi sınırlı ama sabırlı firmalar için makul bir yoldur. Plan yazılı olduğu için, hangi işi kimin yapacağı da net kalır.

Sık sorulan sorular

Türkiye'de Google dışında bir arama motoru için de çalışma yapılıyor mu?

Türkiye'de arama büyük ölçüde Google üzerinden yapılır ve çalışma da ağırlıklı olarak Google'a göre planlanır. Başka motorlar için de iyi bir temel oluşur; çünkü sade yapı, hızlı sayfa ve net içerik hepsinin işine yarar. Ancak özel bir motor için ayrı bir çalışma vaadi vermem.

Sitem İngilizce, Türkçe sürümü yaptırmam şart mı?

Türk müşteri satın alma kararı verirken çoğunlukla Türkçe okumak ister. İngilizce siteyle yalnızca teknik ya da uluslararası bir kitleye ulaşabilirsiniz. Hedefiniz geniş Türk kitlesiyse Türkçe sürüm, hedefiniz birkaç büyük kurumsal müşteriyse İngilizce site yeterli olabilir. Ön incelemede hedef kitlenize göre bunu birlikte netleştiririz.

Mevcut Türkçe sitem makine çevirisi, baştan mı yapmak gerekir?

Çoğu zaman baştan yazmak gerekmez, ama baştan gözden geçirmek gerekir. En çok trafik getirmesi beklenen sayfalar önce yeniden kurulur, geri kalanlar sırayla düzeltilir. İncelemede hangi sayfaların öncelikli olduğunu yazılı olarak çıkarırım.

Sonuçları ne zaman görürüm?

SEO'da sonuçlar zamanla gelir; kesin bir süre veremem, çünkü rakiplerin hareketine, sitenin durumuna ve sektöre göre değişir. Teknik engeller kalktıkça ilk iyileşmeler daha erken görülür, rekabetli aramalarda yükselmek ise daha uzun sürer. Aylık raporda neyin hareket ettiğini somut olarak gösteririm.

Sıralama ya da satış garantisi veriyor musunuz?

Hayır. Google'daki sıralamayı yalnızca Google belirler ve satışlar ürününüze, fiyatınıza ve müşteri deneyimine de bağlıdır. Garanti veren bir teklif görürseniz temkinli olun. Ben yaptığım işi, nedenini ve sonucunu şeffaf biçimde raporlarım.

Türkiye'de ofisim ya da şirketim yoksa SEO yaptırabilir miyim?

SEO çalışması için Türkiye'de ofis gerekmez. Ancak satış, fatura, teslimat ve yasal yükümlülükler için doğru yapıyı kurmak sizin hukuk ve mali danışmanlarınızın alanıdır. Ben site ve arama tarafında çalışırım, bu konuları değerlendirmem.

Çalışmaya nasıl başlarım?

Bana sitenizin adresini, hangi ürün ya da hizmeti Türkiye'de satmak istediğinizi ve hedef kitlenizi yazmanız yeterli. Ön incelemeden sonra size nereden başlanacağını söylerim; devam edip etmemek tamamen sizin kararınızdır.

Yazılar ve sayfalar hangi dilde hazırlanır?

Türkçe sayfalar Türkçe olarak, Türkiye'deki okura göre hazırlanır. İletişimi sizinle ortak bir dilde, yazılı olarak yürütürüm; böylece neyin ne zaman yapılacağı kayıt altında kalır.

Türkiye pazarına açılırken sitenizin Türkçe aramalarda neden görünmediğini öğrenmek istiyorsanız, bana yazın; sitenize bakıp nereden başlanacağını söyleyeyim. Ayrıntılar ve iletişim için SEO hizmeti sayfasını inceleyebilir, buradan benimle iletişime geçebilirsiniz.

Etiketler

yabancı firmalar için türkçe seotürkiye pazarı seotürkiye'ye açılan firmalartürkiye seo hizmeti

Sitenize birlikte bakalım

Site adresinizi ve hangi aramalarda çıkmak istediğinizi yazın; mevcut durumu ve ne yapılabileceğini anlatayım.