Web Tasarım··16 dk okuma

WordPress Site Yaptırma: Ne Zaman Uygun, Teslimde Nelere Bakılır?

WordPress ile web sitesi yaptırmayı düşünen işletmeler için rehber: ne zaman uygun, fiyatı neyin belirlediği, teslimde kontroller ve bakım. Karar öncesi okuyun.

"WordPress ile bir site yaptıracağım" cümlesini çok duyuyorum, ama çoğu zaman arkasında net bir karar yok. Bir tanıdık önermiş, bir ajans teklifinde geçmiş ya da internette "dünyanın en çok kullanılan sistemi" diye okunmuş. Peki sizin işletmeniz için doğru seçim mi? Bu yazıda WordPress'in ne olduğunu, kimin için uygun olduğunu, teklif alırken neye bakacağınızı, teslimde neleri isteyeceğinizi ve yayına girdikten sonra bakımın neden önemli olduğunu sade bir dille anlatıyorum. Amacım sizi bir sisteme yönlendirmek değil, karar verirken elinizde sağlam ölçütler olması. Yazıyı okuduktan sonra sitenizi tasarım ve yapım aşamasında nasıl ele aldığımı görmek isterseniz web sitesi yaptırma hizmeti sayfasında ayrıntılar var.

WordPress tam olarak nedir, işletme sahibi için ne anlama gelir?

WordPress, bir web sitesini kodla sıfırdan yazmak yerine hazır bir yönetim paneli üzerinden kurmanızı ve düzenlemenizi sağlayan bir sistemdir. Daha basit söyleyeyim: bir ofis binasının iskeleti hazırdır, siz odaları döşersiniz, tabelayı asarsınız, gerektiğinde mobilyayı değiştirirsiniz. Panele girip bir sayfanın metnini değiştirmek, yeni bir blog yazısı eklemek ya da bir fotoğrafı yenilemek, e-posta yazmaktan çok farklı değildir.

Bu sistemin işletme sahibi açısından üç önemli sonucu var.

Birincisi, çok yaygın olduğu için onu bilen kişi sayısı da çok. Bir gün beni ya da başka bir kişiyi değiştirmek isterseniz, siteyi baştan yapmak zorunda kalmadan devam edebilecek biri bulmanız görece kolaydır. Bu, bir işletme için gerçek bir güvencedir.

İkincisi, sistem bir "eklenti" mantığıyla çalışır. Eklenti, siteye sonradan takılan küçük bir yazılım parçasıdır: iletişim formu, randevu takvimi, çok dilli içerik, galeri gibi. Bu esneklik güzeldir ama bedeli vardır; her eklenti ayrıca güncellenmeli ve takip edilmelidir. Bakım bölümünde buna döneceğim.

Üçüncüsü, WordPress bir araçtır, sonuç değildir. Aynı sistemle hem çok iyi hem çok kötü bir site yapılabilir. Siteyi iyi yapan şey; sayfaların kime hitap ettiği, metnin ne söylediği, telefondan rahat açılması ve Google'ın siteyi anlayabilmesidir. Yani "WordPress olsun" demek, tek başına bir kalite ölçüsü değildir.

Tema ne demek, neden önemli?

Tema, sitenin görünüşünü belirleyen hazır tasarım paketidir. Kimi tema ücretsizdir, kimi satın alınır. İyi hazırlanmış bir tema işinizi hızlandırır; özensiz bir tema ise siteyi ağırlaştırır, telefonda bozuk görünür ya da yıllarca güncellenmez. Bir teklifte "tema kuruldu" yazıyorsa şunu sormanız yerinde olur: Bu tema neden seçildi, güncelleniyor mu, logomuz ve rengimiz ona nasıl uyarlanacak? Cevap "en çok indirilen buydu" ise düşünmeniz gerekir.

WordPress ne zaman doğru seçimdir?

Aşağıdaki durumlarda WordPress'in mantıklı olduğunu düşünüyorum.

Sitedeki içeriği kendiniz değiştirmek istiyorsanız. Fiyat listesi, kampanya duyurusu, yeni bir ekip üyesi, blog yazısı, bunlar için her seferinde birine telefon açmak istemiyorsanız panel size bağımsızlık verir.

Blog ya da haber bölümü sitenin önemli parçasıysa. Düzenli yazı yayınlayacaksanız, kategori ve etiket mantığıyla çalışan bir yönetim paneli çok işinize yarar. Müşteri sorularını yanıtlayan yazılar Google'dan müşteri getirebilecek yollardan biridir ve bu yazıların düzenli girilebilmesi gerekir.

Zamanla büyüyecek bir siteniz varsa. Bugün altı sayfayla başlayıp bir yıl sonra yirmi sayfaya, ikinci bir dile ya da küçük bir mağaza bölümüne ihtiyaç duyabilirsiniz. Eklenti yapısı bu büyümeyi yeniden başlamadan taşıyabilir.

Birden fazla kişi içerik girecekse. Örneğin klinikte sekreter duyuru yazıyor, doktor makale ekliyor. Farklı yetkilerle kullanıcı açmak mümkündür.

Bütçeniz özel kodlanmış bir sistemi karşılamıyorsa ama düzenlenebilir bir site istiyorsanız. Hazır bir altyapı üzerinden gitmek, aynı işi sıfırdan yazmaktan çoğu zaman daha makuldür.

Bu liste sizi anlatıyorsa, WordPress'i ciddi biçimde konuşmaya değer. Aşağıdaki görsel bu kararı tek soruya indiriyor.

WordPress'in işletmeye uygun olup olmadığını, içeriği kendiniz düzenlemek isteyip istemediğinize göre ayıran karar şeması

WordPress'e gerek olmayan durumlar

Dürüst olmak gerekirse her işletmenin WordPress'e ihtiyacı yok. Şu durumlarda başka bir yol daha sağlıklı olabilir.

Siteniz birkaç sayfadan oluşuyorsa ve yılda bir kez güncellenecekse, yönetim paneli ve eklenti düzeni gereksiz bir yük olabilir. Sade, hızlı ve güvenlik riski az bir yapı hem daha ucuza gelir hem de bakım gerektirmez. Bir esnafın "biz neredeyiz, ne yapıyoruz, nasıl ulaşırsınız" sitesi böyle bir örnektir.

Çok özel bir işlevi olan bir uygulama istiyorsanız, örneğin kendine özgü bir rezervasyon mantığı ya da müşteri portalı, hazır eklentileri birbirine yamamak yerine o işe göre yazılmış bir çözüm daha sağlam olabilir.

Sitenizi hiç kimse güncellemeyecekse de dikkatli olun. WordPress "kur ve unut" bir sistem değildir. Güncellemesi yapılmayan bir WordPress sitesi, zamanla saldırıya en açık site türlerinden birine dönüşür. Bakımı üstlenecek kimse yoksa, güncelleme gerektirmeyen bir yapı daha akıllıca olabilir.

Bu üç durumdan birindeyseniz, size WordPress önerecek biri aslında işine gelen çözümü satıyor olabilir. Bu yüzden tanışma görüşmesinde "neden bu sistem?" sorusunu sormaktan çekinmeyin. Benim yaklaşımım şu: işinizi dinlerim, hangi yapının işinize yaradığını teklifte gerekçesiyle yazarım; seçim bir alışkanlık değil, ihtiyaç sonucu olmalı.

Müşteri sizi aramada nasıl buluyor?

Site yaptırmak ile siteden müşteri gelmesi aynı şey değil. Sitenin aranabilir olması için baştan bazı kararlar verilir ve bunlar sistemden bağımsızdır.

Google'a yazan kişi iki farklı niyetle arama yapar. Birincisi bilgi arayanlardır: "WordPress nedir", "site nasıl yapılır". Bunların çoğu sizin müşteriniz değil, kendi başına yapmaya çalışan kişidir. İkincisi satın alma niyetli olanlardır: "wordpress site yaptırma", "wordpress uzmanı", "kurumsal site yaptırmak istiyorum". Sizin sayfanızın bu ikinci grubu karşılaması gerekir.

Arama sonucunda yan yana duran üç tür sayfa vardır: genel bilgi veren rehberler, hazır tema satan siteler ve hizmet sunan sayfalar. Hizmet sunan sayfa, kapsamı, çalışma şeklini ve iletişimi açık yazdığı için seçilir.

Arama sonucunda bilgi sayfası, hazır tema satan site ve kapsamı açık yazan hizmet sayfasının yan yana görünümü

Bu yüzden sitenizde şunlar olmalıdır:

  • Her hizmetiniz için ayrı bir sayfa. "Hizmetler" başlığı altında tek sayfada beş şey saymak, Google'a da müşteriye de net bir cevap vermez.
  • Bulunduğunuz şehir ve hizmet verdiğiniz bölge açıkça yazılı olmalı. Yerel aramalarda bu fark yaratır.
  • Başlık ve açıklama metinleri, insanların gerçekten yazdığı cümlelere yakın olmalı.
  • Sayfa hızlı açılmalı, telefonda okunmalı.

WordPress bunların hepsine izin verir; ama hiçbirini kendiliğinden yapmaz. Bu yüzden teklif alırken "arama motoru için neler hazırlanıyor?" diye sorun. Cevap sadece "SEO eklentisi kuruyoruz" ise yetersizdir. Eklenti bir araçtır; sayfa başlıklarını, yapıyı ve metni kimin düşündüğü asıl sorudur.

Küçük bir işletme sitesi nasıl kurgulanmalı?

Tasarıma geçmeden önce sayfaların hangi sırayla, ne anlatacağına karar vermek gerekir. Teknik kısım bundan sonra gelir. Çoğu işletme sitesinde iyi çalışan düzen şöyledir:

Üst bölüm. Ne yaptığınız, hangi şehirde olduğunuz ve bir arama butonu. Ziyaretçi ilk birkaç saniyede doğru yerde olduğunu anlamalı.

Hizmetler. Her hizmet için kısa bir özet ve kendi sayfasına bağlantı.

Güven alanı. Gerçek müşteri yorumları, çalışma şekliniz, yaptığınız işlerden örnekler. Uydurma ya da başka yerden alınmış yorum koymayın; ziyaretçi bunu hisseder.

Sık sorulan sorular. Ziyaretçinin aklındaki itirazları ve soruları kısa cevaplarla karşılayın.

İletişim. Form, WhatsApp, telefon ve harita. Müşteriye ulaşmayı zorlaştıran her ek adım, kaybedilen bir görüşme demektir.

Küçük bir işletme sitesinde ana sayfanın üst bölümden iletişime kadar önerilen sıralaması

Bu iskelet WordPress'te de, başka bir yapıda da aynıdır. Önce bu düzene karar verirseniz, teklif karşılaştırması da kolaylaşır; çünkü herkes aynı işi fiyatlandırır.

WordPress site fiyatını ne belirler?

Bu yazıda rakam vermeyeceğim; çünkü aynı sistemle yapılan iki sitenin fiyatı birbirinden çok farklı olabilir. Fark nereden geliyor, onu anlatayım. Teklifleri karşılaştırırken bu başlıklara bakın.

Sayfa sayısı ve içerik miktarı. Altı sayfalık bir tanıtım sitesi ile elli sayfalık bir hizmet ve blog sitesi aynı iş değildir.

Tasarımın kapsamı. Hazır bir temayı logonuza uyarlamak ile işletmenize özel bir tasarım hazırlamak farklı emek ister. Bir teklifte hangisinin yapılacağı açıkça yazılmalıdır.

Metin ve görseller kimde? Metinleri siz mi yazacaksınız, yoksa sizden bilgi alınıp metin mi hazırlanacak? Fotoğraflar sizde mi, ayrıca çekim ya da stok görsel mi gerekiyor? Bu kalem unutulursa proje ortasında bütçe şaşar.

Eklenti ve özel işlevler. Basit bir iletişim formu ile randevu sistemi, çok dilli yapı ya da mağaza bölümü arasında büyük fark var.

Dil sayısı. Her yeni dil, metnin yeniden yazılması ve ayrı sayfaların kurulması demektir.

Alan adı, barındırma ve lisanslar. Bunlar çoğu zaman düzenli ödenen ayrı kalemlerdir. Teklifte dahil mi, hariç mi, kimin adına açılacak, açıkça sorun.

Yayın sonrası destek. Yayından sonra sorunuz olduğunda kime yazacaksınız, bakım ayrı bir hizmet mi, bu işin sınırı nerede?

Takvim. Çok acil bir teslim, planı sıkıştırır ve fiyatı etkileyebilir.

"WordPress site fiyatı" diye arayan kişinin aklındaki tek rakam yoktur; bu yüzden güvenilir bir teklif, rakamın hangi kalemlerden oluştuğunu da göstermelidir. Tek satırlık "kurumsal site" teklifini, kapsamı kalem kalem yazan bir teklifle kıyaslamak mümkün değildir.

WordPress uzmanı ya da firma seçerken neye bakmalı?

"WordPress uzmanı" diye bir unvan yok; herkes kendine öyle diyebilir. Bu yüzden ölçüt, ünvandan çok işin nasıl anlatıldığıdır. Teklif aşamasında şu soruları sormanızı öneririm.

Kapsam yazılı mı? Hangi sayfalar, kaç revizyon turu, hangi dilde, hangi işlevler. Belirsiz bir teklif, belirsiz bir teslim demektir.

Hesap kimin adına açılıyor? Alan adı, barındırma ve yönetici hesabı sizin adınıza olmalı. Bunlar sizin işletmenizin varlığıdır, kimsenin elinde rehin kalmamalıdır.

Hazır tema mı, özel tasarım mı? İkisi de meşru, ama ne aldığınızı bilmelisiniz.

Telefon deneyimi nasıl test ediliyor? Ziyaretçilerin büyük bölümü telefondan gelir. Yalnızca bilgisayarda bakılmış bir site eksiktir.

Arama motoru için ne hazırlanıyor? Sayfa başlıkları, açıklamalar, site yapısı, hız. Bunlar sonradan eklenen bir yama değil, baştan yapının parçası olmalı.

Önceki işlerden örnek gösterebiliyor mu? Gösterebiliyorsa canlı siteyi açıp telefondan bakın. Hızlı mı açılıyor, yazılar okunuyor mu?

Teslimden sonra ne oluyor? Sorunuz olursa ulaşabilir miyim? Güncelleme ve yedek kimin sorumluluğunda?

Kötü teklifin işaretleri: "Her şey dahil" deyip kalemleri yazmamak, sizi hızlıca karar vermeye zorlamak, hesap bilgilerini vermekten kaçınmak, eklentilerin neden gerekli olduğunu anlatamamak.

Bir ajans ya da serbest çalışan seçtiğinizde, konuştuğunuz kişinin işi gerçekten kimin yapacağını da öğrenin. Ben tek başıma çalışıyorum; yani tanışmada konuştuğunuz kişi, tasarımı yapan ve sitenizi teslim eden kişidir.

Benimle çalışma süreci nasıl ilerler?

Süreç, sitenin her aşamasında ne olacağını bilmeniz için net tutuluyor. Hizmet sayfamda anlattığım adımlar şunlar:

Tanışmadan yayın sonrasına, benimle web sitesi yaptırma sürecinin beş adımı

Tanışma ve ihtiyaç. İşinizi, müşterinizi ve siteden ne beklediğinizi konuşuruz. Ardından kapsamı ve takvimi içeren yazılı bir teklif gönderirim. Hangi altyapının işinize yaradığı, bu aşamada gerekçesiyle konuşulacak konudur.

Tasarım. Ana sayfa ve örnek bir iç sayfa tasarımını hazırlarım. Onayınızı almadan bir sonraki adıma geçmem.

Yapım ve içerik. Onaylanan tasarımı çalışan bir siteye dönüştürürüm; metinler ve görseller yerleştirilir. Ne yazacağınızı bilmiyorsanız, sizden aldığım bilgilerle hizmet sayfalarınızın metinlerini birlikte hazırlarız.

Kontrol ve yayın. Sayfaları, formları ve eklentileri telefon ve bilgisayarda denerim; son onayınızla siteyi açarız.

Yayın sonrası. Yeni WordPress sitenizi Google'a bildirir, ilk haftalarda düzgün çalıştığını izlerim. Panelde takıldığınız bir yer olursa sorabilirsiniz.

Bu çerçevenin değerli yanı, kararın her aşamada sizde kalmasıdır. Tasarımı görmeden yapıma geçilmez, siz bakmadan yayına alınmaz.

Teslim aşamasında mutlaka kontrol edin

Birçok işletme sahibi site yayına girdiğinde sevinir ve ayrıntılara bakmaz. Aylar sonra bir sorun çıkınca "bu hesap kimin adına?" sorusu yüzünden vakit kaybedilir. Teslimde şunları isteyin:

Teslimde istenmesi gereken hesap, yedek, eklenti ve test maddelerini sıralayan kontrol listesi

Yönetici hesabı sizin adınıza. Siteyi yapan kişi panele erişebilir, ama ana hesap sizde olmalı. Ayrılmak istediğinizde kapıyı kimse kilitleyemesin.

Alan adı ve barındırma kaydı sizin adınıza. Alan adı, internet adresinizdir. Başkasının üzerine kayıtlıysa o kişi sizinle anlaşmazlığa düştüğünde adresinizi kaybedebilirsiniz.

Yedek düzeni. Yedek alınıyor mu, nereye alınıyor, bir sorun çıkarsa nasıl geri dönülür? "Yedek var" demek yetmez; nasıl geri yükleneceğini öğrenin.

Eklenti listesi. Hangi eklentiler kurulu, hangisi ne için? Bilinmeyen eklenti, bakım yükü ve güvenlik riskidir.

Form testi. İletişim formunu kendiniz doldurun. Mesaj hem e-postanıza hem gerekiyorsa telefonunuza düşüyor mu? Mesajın spam klasörüne düşüp haftalarca fark edilmemesi sanıldığından yaygın bir sorundur.

Cihaz testi. Telefon, tablet ve bilgisayarda sayfaları gezin. Menü açılıyor mu, butona rahat basılıyor mu, yazılar okunuyor mu?

Kısa kullanım anlatımı. Panelde bir metni nasıl değiştireceğinizi, bir fotoğrafı nasıl yükleyeceğinizi birlikte deneyin. Bunu bir kez görmek, sonradan yaşanacak birçok telefonu önler.

Bakım: WordPress sitesi neden "yapıldı, bitti" değildir?

Bu bölümü atlamayın; çünkü WordPress'le ilgili yaşanan en sık hayal kırıklığı buradan çıkar. Sistem yaygın olduğu için saldırganların da ilgisini çeker. Güncellenmemiş bir site, yıllar sonra bir sabah reklam sayfasına yönlenmiş ya da açılmayan bir hale gelebilir. Bunun önlemi basittir ama düzenli yapılmalıdır.

WordPress sitesinde güncelleme, yedek, form testi, hız kontrolü ve kullanıcı hesabı bakımının neden ve ne sıklıkla yapıldığını gösteren tablo

Tabloda özetlediğim işlerin her birini biraz açayım.

Güncellemeler. WordPress'in kendisi, tema ve eklentiler zaman zaman yenilenir. Bu yenilemelerin önemli bir bölümü güvenlik açıklarını kapatır. Güncellemeyi ertelemek, kapıyı aralık bırakmaktır. Öte yandan güncellemeyi düşünmeden yapmak da risklidir; bazen bir eklenti yeni sürümle uyumsuz çıkar ve sayfa bozulur. Bu yüzden önce yedek alınır, sonra güncellenir, sonra siteye bakılır.

Yedekler. İyi bir yedek düzeni, kötü günde sizi kurtaran şeydir. Sitenin kopyası sitenin kendi sunucusunda değil, ayrı bir yerde de tutulmalıdır. Aksi halde sunucu sorunu hem siteyi hem yedeği götürür.

Form ve iletişim testi. Formun çalışıp çalışmadığını ayda bir kendiniz deneyin. En pahalı hata, size ulaşmak isteyen müşterinin mesajının hiçbir yere gitmemesidir.

Hız ve görsel kontrolü. Zamanla yüklenen büyük fotoğraflar ve eklentiler siteyi yavaşlatır. Geç açılan siteyi ziyaretçi beklemez.

Kullanıcı hesapları. Eskiden çalışan stajyerin ya da ayrılmış bir tasarımcının hâlâ yönetici yetkisi var mı? Yılda bir bu listeyi temizleyin.

Bakımı kimin yapacağını teklif aşamasında netleştirin. Üç seçenek var: kendiniz öğrenip yaparsınız, yayın sonrası destek veren kişiyle ayrıca anlaşırsınız ya da bakım gerektirmeyen bir yapı seçersiniz. Hangisi olursa olsun, "kimse yapmıyor" seçeneği kabul edilemez. Hizmet sayfamda yayın sonrası dönemde ulaşılabilir olduğumu belirtiyorum; bakımın sınırlarını ise teklifte açıkça yazmak benim için önemli, çünkü sonradan çıkan belirsizlik iki tarafı da yorar.

WordPress'te en sık yapılan hatalar

Gördüğüm, duyduğum ve işletme sahiplerinin sonradan pişman olduğu hataları şöyle sıralayabilirim:

WordPress sitelerinde hesap sahipliği, eklenti, güncelleme, yedek ve tema konusunda sık yapılan hataların uyarı listesi

Hesabı yapan kişinin adına açtırmak. Kolaylık gibi görünür, ama ilişki bozulduğunda sitenize erişemezsiniz.

Gereksiz eklentiyle siteyi doldurmak. Her eklenti ayrı bir bakım ve güvenlik yüküdür. "Belki lazım olur" diye kurulan eklentiler siteyi yavaşlatır.

Güncellemeleri aylarca ertelemek. Ertelemek kolay, saldırıdan sonra toparlamak zordur.

Yedeği hiç denememek. Yedek alındığını bilmek, geri dönülebileceğini bilmek değildir.

Ücretsiz ya da kaynağı belirsiz tema kullanmak. Kaynağı belirsiz bir tema içine istenmeyen kod gizleyebilir. Güvenilir kaynaktan ve güncellenen bir tema seçin.

Her sayfaya aynı hazır metni koymak. Google aynı metni tekrar eden sayfaları değerli bulmaz, ziyaretçi de ikna olmaz. Her hizmet sayfası, o hizmeti arayan kişinin sorularına cevap vermeli.

Siteyi yayına alıp aramada görünmeyi beklemek. Yeni bir site Google'ın tanıması için zaman ister. İyi bir kurulum bu süreci kolaylaştırır ama sıra garantisi vermez. Düzenli içerik ve gerçek müşteri yorumları zaman içinde fark yaratır.

Kendiniz yapmak mı, uzmana vermek mi?

Dürüst bir cevap: Kendiniz yapabilirsiniz, ve bazı işletmeler için bu doğru karardır. Zamanınız varsa, öğrenmeye istekliyseniz ve ilk aşamada çok sade bir site yeterliyse, bir tema kurup kendi sitenizi hazırlamak mümkün. Maliyet düşer, siteyi çok iyi tanırsınız.

Ama şu durumlarda uzmana vermek genellikle daha akıllıcadır:

  • Müşteri çoğunlukla telefonla ya da internet üzerinden size ulaşıyorsa ve site doğrudan gelir getiriyorsa.
  • Aynı konuda rakipleriniz güçlü sitelere sahipse ve aramada onlarla yarışıyorsanız.
  • Zamanınız iş yapmaya gidiyorsa ve sitenin bakımına ayıracak vaktiniz yoksa.
  • Sağlık, hukuk gibi içeriğin dikkatli yazılması gereken bir alanda çalışıyorsanız; kurallara uygun, sonuç vaadi içermeyen bir dil gerekir.
  • Çok dilli içerik gerekiyorsa.

Uzmana vermek, işin sorumluluğunu da paylaşmak demektir: kapsam yazılıdır, takvim vardır, soru sorabileceğiniz biri vardır. Kendiniz yapmak ise öğrenme maliyetini sizin üstlenmeniz demektir. Sitenizin işinize ne kadar önemli olduğuna bakarak karar verin.

Diyelim ki: iki farklı işletme, iki farklı karar

Bu iki örnek varsayımsaldır; gerçek bir müşteri değildir, karar mantığını göstermek için kurguladım.

Diyelim ki İstanbul'da küçük bir diş kliniği olan biri, yeni bir web sitesi istiyor. Doktorlar zaman zaman makale yazıyor, sekreter duyuru ve çalışma saati değişikliklerini girmek istiyor. Hasta, "implant fiyatı" gibi sorularla geliyor ve aramaların büyük kısmı telefondan yapılıyor. Burada WordPress mantıklıdır; çünkü birden fazla kişi içerik girecek, blog bölümü olacak ve site zamanla büyüyecek. Yapılması gereken: her tedavi için ayrı sayfa, kolay ulaşılan arama ve randevu butonu, yayın sonrası bakımın kimde olduğunun netleştirilmesi. Sağlık alanında olduğu için metinde sonuç vaadi yerine bilgilendirici ve kurallara uygun bir dil kullanmak, tıbbi tavsiye vermemek gerekir.

Diyelim ki bir başkası, mahallede küçük bir tamirci dükkânı işletiyor. Hizmetleri belli, fiyatlar sık değişmiyor, blog yazmayı düşünmüyor. İhtiyacı: dükkânın nerede olduğunu, hangi saatte açık olduğunu ve nasıl ulaşılacağını gösteren birkaç sayfa. Burada WordPress bakım yükü getirir; sade bir yapı hem daha hızlı açılır hem güncelleme derdi çıkarmaz. "Herkes WordPress kullanıyor" demek bu işletme için gerekçe değildir.

İki örnek de aynı soruyla başlıyor: siteyi kim, ne sıklıkla değiştirecek? Cevap, doğru altyapıyı çoğu zaman kendiliğinden gösterir.

WordPress site yaptırırken sık sorulan sorular

WordPress ile site yaptırmak mı, hazır site kurma platformu mu daha iyi?

İkisi de doğru olabilir. Hazır platformlar kurulumu kolaylaştırır ama tasarım ve işlev sınırlıdır; sitenizi başka yere taşımak zor olabilir. WordPress daha esnektir, ancak bakım ister. Kısa süreli ve çok basit bir ihtiyaç için hazır platform yeterli olabilir; büyüyecek ve aramadan müşteri getirmesi beklenen bir site için esnek bir yapı daha çok seçenek sunar.

WordPress web sitesi fiyatı neye göre değişir?

Sayfa sayısı, tasarımın hazır mı özel mi olduğu, metin ve görsel işinin kimde olduğu, eklentiler, dil sayısı, alan adı ve barındırma kalemleri, yayın sonrası destek ve takvim fiyatı belirler. Bu yüzden bir rakamı tek başına kıyaslamayın; teklifin hangi kalemleri kapsadığına bakın. Yazılı kapsamı olan teklif, düşük görünen ama belirsiz bir tekliften daha güvenlidir.

Siteyi kendim güncelleyebilir miyim, yoksa her seferinde size mi yazmam gerekir?

WordPress'in asıl faydalarından biri, metin ve fotoğrafı kendinizin değiştirebilmesidir. Teslimde panelin kısa bir kullanım anlatımını isteyin ve bir metni birlikte değiştirmeyi deneyin. Yapının temelini değiştirmek ya da yeni bir işlev eklemek ise teknik iştir; bunu uzmana bırakmak daha güvenli.

WordPress siteleri güvenli mi?

Sistemin kendisi düzenli güncellendiğinde yeterince sağlamdır. Sorunlar çoğunlukla güncellenmeyen siteler, kaynağı belirsiz temalar, zayıf şifreler ve gereksiz eklentilerden çıkar. Güçlü şifre, güncellemelerin takibi, çalışan bir yedek düzeni ve kullanılmayan hesapların silinmesi riski önemli ölçüde azaltır. Hiçbir sistem için "yüzde yüz güvenli" demek doğru olmaz.

Site ne kadar sürede hazır olur?

Süre; sayfa sayısına, metinlerin ne zaman hazır olduğuna ve onay turlarının hızına bağlıdır. Çoğu gecikme, metin ve fotoğrafların geç gelmesinden olur. Takvimi, tanışma sonrası gönderilen yazılı teklifte netleştiririm; sizden hangi malzemenin ne zaman gerektiğini de o aşamada konuşuruz.

Siteyi yaptırdıktan sonra Google'da ilk sıralarda çıkar mıyım?

Hiç kimse bunu garanti edemez ve edene dikkat edin. İyi kurulmuş bir site, aranmaya hazır olmanın temelidir: net sayfa başlıkları, hızlı açılış, telefonda rahat kullanım ve her hizmet için ayrı sayfa. Sıralama ise içeriğe, rekabete ve zamana bağlıdır. Ben yayın sonrasında siteyi Google'a tanıtır ve ilk haftalarda yakından izlerim, ama sıra vaadi vermem.

Başka birinin yaptığı WordPress sitesini devralabilir misiniz?

Önce siteye bakmak gerekir: hesaplar kimde, tema ve eklentiler güncel mi, yedek var mı, telefonda nasıl görünüyor? Bazen sağlam bir temel olur ve yalnızca düzenleme yeterli olur; bazen yeniden yapmak daha mantıklıdır. Bunu tanışma görüşmesinde, siteyi inceleyerek dürüstçe söylerim.

Alan adı ve barındırmayı ben mi almalıyım?

Evet, kayıtların sizin adınıza olması gerekir. Alan adı, internet adresinizdir; barındırma ise sitenizin durduğu yerdir. Bunları ben ya da başka biri sizin adınıza ayarlayabilir, ama hesap sahibi siz olmalısınız. Böylece yarın çalışma şekliniz değişse bile sitenize erişiminiz sürer.

WordPress mi yoksa daha sade bir yapı mı sizin işinize yarar, bunu birlikte konuşalım. İşletmenizi, müşterinizin sizi nasıl aradığını ve siteyi kimin güncelleyeceğini dinledikten sonra, kapsamı ve takvimi yazılı bir teklifle paylaşırım. Sorularınızla başlamak için web sitesi yaptırma sayfasından bana yazabilirsiniz.

Etiketler

wordpress site yaptırmawordpress web sitesi fiyatwordpress uzmanıwordpress web sitesi yaptırmak

Web sitenizi konuşalım

İşletmenizi ve ne istediğinizi birkaç cümleyle yazın; size uygun kapsamı ve takvimi içeren yazılı teklifle döneyim.