Yurt dışı eğitim danışmanlığı yapıyorsunuz; ofisiniz var, okul ve üniversite bağlantılarınız var, belki yıllardır aynı çevreden gelen önerilerle çalışıyorsunuz. Ama Google'a "Kanada dil okulu danışmanlık" ya da "Almanya'da yüksek lisans nasıl yapılır" yazan biri sizi bulamıyor, bulduğunda da sitenizde karar verdirecek bir şey göremiyor. Bu işin kendine özgü bir zorluğu var: aynı sayfayı hem 19 yaşındaki öğrenci hem de onun adına endişelenen veli okuyor. Bu yazıda, yurt dışı eğitim firması için müşteri getiren bir sitenin nasıl kurulduğunu, SEO hizmetinin bu iş kolunda neyi kapsadığını ve bir teklifi nasıl değerlendireceğinizi anlatıyorum.
Öğrenci arar, veli karar verir
Çoğu sektörde arayan kişi ile ödeme yapan kişi aynıdır. Yurt dışı eğitimde değildir. Öğrenci telefonundan ülkeleri, şehirleri, okul videolarını karıştırır; ilgisini çeken seçenekleri ailesine gösterir. Aile ise bambaşka sorular sorar: "Bu firma gerçekten var mı?", "Çocuğumu kime emanet ediyorum?", "Ödediğim para tam olarak neye gidiyor?" Aynı site iki farklı okuru ikna etmek zorundadır.
Öğrenci tarafı keşif ve heyecan diliyle çalışır. Hangi ülkede hangi program var, dil şartı ne, yaşam nasıl, mezuniyetten sonra ne yapılabilir? Bu sorular genellikle geniş ve bilgi amaçlı aramalardır; henüz hiçbir firma adı yazılmaz. Veli tarafı ise güvence arar: süreç nasıl işliyor, hangi belgeler gerekiyor, danışman ne yapıyor, ben ne yapıyorum, ödeme hangi aşamalarda yapılıyor? Bu tür sorular arama kutusuna tam cümle olarak yazıldığı kadar, siteye girdikten sonra sessizce sayfada aranır. Cevabı bulamayan veli sekmeyi kapatır ve çoğu zaman kimse bunu fark etmez.
Bu yüzden sitede iki katman kurmak gerekir. Birinci katman öğrencinin okuyacağı sayfalardır: ülke, program, şehir, dil okulu, başvuru takvimi. İkinci katman velinin güvenini oluşturan sayfalardır: sürecin adım adım anlatımı, hizmetin kapsamı, kimin neyi yapacağı, sık sorulan sorular, iletişim bilgileri ve ofisin gerçek adresi. İkisi aynı sayfada da olabilir; önemli olan, velinin aradığı cevabın "iletişime geçin" yazan bir butonun arkasına saklanmamasıdır. Google da bu tür açık ve eksiksiz sayfaları, belirsiz sayfalara göre daha kolay anlar ve sunar.
Bir şeyi baştan söyleyeyim: bu yazıda anlattıklarım siteyi doğru kurmakla ilgilidir. Hiçbir SEO çalışması size ilk sırayı ya da belli sayıda başvuru garantisi veremez. Garanti veren biri varsa, bunu teklif değerlendirirken ayrı bir uyarı işareti sayın.
Bu hizmet kime uygun, kime gerekmez?
Yurt dışı eğitim alanında çalışan herkesin SEO'ya ihtiyacı yok. Dürüst olmak gerekirse şu durumlarda önceliğiniz başka olabilir:
- Müşterilerinizin neredeyse tamamı mevcut öğrencilerin tavsiyesiyle, okul ve kurum anlaşmalarıyla geliyorsa ve bu kanaldan kapasiteniz zaten doluysa, arama motoru şu an için ek yük olabilir.
- Henüz hizmetinizi net tarif edemiyorsanız (hangi ülkeler, hangi program türleri, hangi aşamalarda destek verdiğiniz belli değilse), önce bunu netleştirmeniz gerekir. SEO, olmayan bir hizmeti anlatmaz.
- Sitenizde iletişim bilgisi, ofis adresi ya da kimin çalıştığı bile yoksa, sorun aramadan önce güven eksikliğidir; bunun giderilmesi birkaç günlük bir iştir ve SEO bütçesi gerektirmez.
- Tek seferlik, çok kısa süreli bir kampanya için (örneğin yalnızca belli bir tarihe kadar açık bir burs duyurusu) SEO yavaş kalır; bu durumda başka kanallar daha mantıklıdır.
SEO'nun işe yaradığı durumlar ise şunlar: sitesi olan ama aramalardan hiç ya da çok az görüşme talebi alan firmalar; yalnızca sosyal medya ve reklamla yürüyen ve her reklamı durdurduğunda talebin de kesildiğini gören danışmanlıklar; birden fazla ülkede hizmet verip hepsini tek sayfada anlatan firmalar; yeni açılmış ve henüz tanınmayan ofisler. Bu liste hizmet sayfamdaki "kime uygun" bölümüyle uyumludur: sitesi olup Google'dan müşteri alamayanlar, reklam bütçesine bağımlı kalmak istemeyenler ve daha önce SEO hizmeti alıp sonuç göremeyenler.
Karar süreci uzundur, aramalar mevsimle değişir
Yurt dışı eğitim, bir kafe ya da çilingir gibi "şimdi ihtiyacım var" diye aranan bir hizmet değildir. Karar çoğu zaman aylara yayılır. Öğrenci önce fikir toplar, sonra ülkeleri eler, sonra aileyle konuşur, ardından danışmanlık firmalarına bakar. Bu süreçte aynı kişi sitenize üç farklı arama ile, farklı haftalarda gelebilir. İlk gelişinde "Kanada'da lisans" diye okuduğu bir yazıyı hatırlar, bir ay sonra firma adınızı aratır, sonra formu doldurur.
Bu yüzden sitenizin yalnızca "hemen karar vermiş" kişilere hitap etmesi yetmez. Her aşamaya uygun bir giriş kapısı gerekir: erken aşama için ülke ve program rehberleri, orta aşama için danışmanlık süreci ve sık sorulan sorular, geç aşama için başvuru takvimi ve iletişim sayfası. Bir ziyaretçi ilk kapıdan girip siteyi tanır, sonra geri döner. Bunu ölçmek için tek tek ziyaretçiye değil, sonunda gelen görüşme taleplerine bakmak gerekir.
Bir de takvim etkisi var. Başvuru dönemleri ülkeye ve programa göre farklıdır; bazı aylarda aramalar belirgin biçimde artar, bazı aylarda sessizleşir. Bunu sezgiyle tahmin etmek yerine, kendi sitenizin ve sektörün geçmiş arama verisine bakmak gerekir. Sonuç şudur: dönem başlamadan haftalar önce hazır olması gereken sayfalar vardır. Tarihi geçmiş bir sayfa, sitenizin güncel olmadığı izlenimini verir. Başvuru dönemi yaklaşırken yenilenmiş bir sayfa ise hem Google'a hem okura "bu bilgi güncel" der. Önemli olan, tarih ve koşul bilgilerini resmî okul ve kurum kaynaklarından kontrol edip yazmaktır; sitede yanlış tarih, her türlü SEO kazancından daha pahalıya patlar.
Ülke ve program sayfaları: sitenin omurgası
Yurt dışı eğitim sitelerinde en sık gördüğüm hata, tüm hizmetlerin "Yurt Dışı Eğitim" başlıklı tek sayfaya yığılmasıdır. Oysa insanlar bu işi tek bir arama ile değil, çok sayıda özgül aramayla araştırır: "Malta'da dil okulu", "Hollanda'da lisans programları", "İngiltere yüksek lisans başvuru süreci", "Almanya'da dil okulu ve ardından üniversite". Google her aramaya o aramaya en iyi uyan sayfayı göstermek ister. Tek sayfa, hepsine birden uymaya çalıştığı için hiçbirine tam uymaz.
Doğru yapı, her ülke için ayrı bir sayfa ve o ülkenin içinde program türlerine göre ayrımdır: dil okulu, lisans, yüksek lisans, yaz okulu, staj gibi. Her sayfanın şunları taşıması gerekir:
- Kısa bir özet: bu ülke ve program kime uygun, ne kadar sürer, neyi içerir, neyi içermez.
- Başvuru dönemleri ve hazırlanacak belgeler; tarihleri yazarken resmî kaynak esas alınır.
- O ülkeyi anlatan, kopyalanmamış, gerçek bilgi: şehirler, yaşam, ulaşım, öğrenci hayatı. Bunu başka sitelerden kopyalamak yerine kendi bildiklerinizden ve danışmanlık deneyiminizden yazın.
- Danışmanlık sürecinizin o ülkeye özgü adımları.
- Veliye açık bir not: kim ne yapıyor, hangi aşamada ne gerekiyor.
- Sık sorulan sorular.
Burada dikkat edilmesi gereken bir incelik var: içi boş ülke sayfası açmak da bir hatadır. Eğer o ülkede gerçekten çalışmıyorsanız ya da yalnızca birkaç öğrenciye hizmet verdiyseniz, sayfayı şişirmeyin. Google ince ve dolgu metinle dolu bir sayfayı fark eder, okur ise güveni kaybeder. Yirmi ülke için zayıf yirmi sayfa yerine, gerçekten bilgi verebildiğiniz beş ülke için güçlü beş sayfa her zaman daha iyidir. Zamanla genişletirsiniz.
Şehir bazlı aramalar da ayrı bir konudur. Firmanızın ofisi İstanbul'daysa ya da başka bir şehirdeyse, "yakınımdaki yurt dışı eğitim danışmanlığı" tarzı yerel aramalar için Google işletme profilinizi, ofis adresinizi ve yorumlarınızı düzenli tutmak gerekir. Birçok veli, gönderecekleri çocuğun danışmanıyla yüz yüze görüşebilmek ister; yalnızca çevrim içi çalışan firmalar bu ihtiyacı başka bir biçimde karşılamalıdır, örneğin görüntülü toplantı seçeneğinin sitede açıkça belirtilmesiyle.
Müşteri neyi, nasıl arıyor?
Bu sektördeki aramaları dört gruba ayırmak işe yarıyor.
Ülke ve program aramaları. "Kanada'da dil okulu", "Almanya'da üniversite eğitimi", "İngiltere'de yüksek lisans". Burada kimse firma aramıyor; bilgi arıyor. Cevabınız iyi bir rehberse ve sonunda danışmanlığınıza doğal bir yol varsa, ilk teması buradan kurarsınız.
Süreç ve belge aramaları. "Öğrenci vizesi için hangi belgeler gerekir", "yurt dışı yüksek lisans başvurusu nasıl yapılır". Burada dikkatli olmak gerekir: vize ve göç kuralları sık değişir ve ülkeden ülkeye farklıdır. Bu sorulara kesin hüküm veren bir dil yerine, "güncel koşulları ilgili ülkenin resmî kaynağından kontrol edin; ben süreçte şu adımlarda size eşlik ediyorum" demek hem doğru hem güvenlidir. Hukuki ya da göç danışmanlığı yapmıyorsanız, bunu da açıkça belirtin.
Danışmanlık ve firma aramaları. "Yurt dışı eğitim danışmanlığı", "dil okulu danışmanlık", "eğitim danışmanı ücretli mi". Bunlar sipariş niyetine en yakın aramalardır. Burada hizmet kapsamınız, çalışma şekliniz ve ücretin neye bağlı olduğu açıkça yazılmış olmalıdır. Fiyatı sitede yazmak zorunda değilsiniz; ama fiyatı neyin belirlediğini anlatmak, görüşmeden önce güveni artırır.
Güven aramaları. "[Firma adı] yorumları", "[Firma adı] güvenilir mi". Bu aramaları siz seçemezsiniz, ama yanıtını şekillendirebilirsiniz: Google işletme profili, tutarlı iletişim bilgileri, gerçek öğrenci yorumları (izinle ve gerçek olanlar), hakkımızda sayfası ve çalışanların kim olduğu. Yorumları uydurmak ya da satın almak hem etik değildir hem de ortaya çıktığında markayı yıkar.
Yukarıdaki görselde olduğu gibi, aynı soruya iki farklı sayfa cevap verebilir. Süreci kendi adımlarıyla, veliyi de düşünerek anlatan sayfa, yalnızca genel tavsiye veren sayfaya göre çok daha güçlü bir davet taşır. Sitenizin "genel rehber" olmaktan çıkıp "bu firma nasıl çalışıyor" sorusunu da cevaplaması, ticari aramalarda fark yaratan şeydir.
Yapay zekâ cevapları ve dil okulu aramaları
Artık birçok öğrenci ve veli, bir arama kutusu yerine yapay zekâ asistanına soruyor: "Kanada'da dil okulu için hangi danışmanlık firmalarına bakmalıyım?" Bu cevaplarda firmanızın geçmesi kimsenin elinde değil; ama geçme ihtimalini artıran şeyler biliniyor. Hizmetlerinizi açık ve düz metinle anlatmak, ülke ve program bilgisini ayrı sayfalarda vermek, iletişim bilgilerini her yerde aynı tutmak, sık sorulan soruları gerçek bir dille yanıtlamak ve yorumlarınızı tutarlı tutmak bu işe yarar. Bu çalışma alanına yapay zekâ aramalarına uygunluk (GEO) deniyor. Aslında temel gereksinimler SEO ile aynıdır; yalnızca vurgu, "net ve doğrulanabilir bilgi"ye kayıyor.
Fiyatı neyin belirlediği
Bu tür bir çalışmanın ücretini tek bir rakamla özetleyemem, çünkü kapsam siteden siteye çok değişir. Fiyatı belirleyen başlıca şeyler şunlardır:
- Kaç ülke ve kaç program türü için sayfa yazılacağı. Üç ülkeli bir danışmanlık ile on beş ülkeli bir danışmanlık aynı iş yükü değildir.
- Sitenin mevcut durumu. Teknik sorunları çok olan, yavaş ya da mobilde bozuk bir site önce düzeltme gerektirir.
- Rekabetin yoğunluğu. Çok rekabetli bir ülke ve program aramasında, daha güçlü ve daha çok içerik gerekir.
- Dil sayısı. Sitenin yalnızca Türkçe mi, yoksa başka dillerde de mi olacağı.
- İçerik temposu. Ayda kaç yeni sayfa ya da yazı yayınlanacağı.
- Raporlama ve görüşme sıklığı.
Bir teklif alırken, tek bir toplam rakama değil, o rakamın neleri kapsadığına bakın. Hangi işler ilk üç ayda yapılacak, hangileri sürekli çalışma, rapor nasıl gelecek, sözleşme nasıl biter? Hizmet sayfamda anlattığım çerçeve de budur: site incelemesi, doğru aramaların bulunması, teknik düzeltmeler, içerik çalışması, rakip takibi ve aylık rapor.
Benimle çalışma süreci
Süreci tek kişi olarak ben yürütüyorum, yani sizinle konuşan kişi ile işi yapan kişi aynıdır. Adımlar şöyle ilerler:
- Ön inceleme: Sitenize ve aynı ülkeleri anlatan danışmanlık firmalarına bakar, nereden başlanması gerektiğini söylerim.
- Plan ve teklif: İlk üç ayda yapılacakları öncelik sırasıyla yazılı olarak sunarım.
- Düzeltmeler: Önce sitedeki engelleri kaldırırım; en hızlı etkiyi bunlar verir.
- İçerik ve güçlendirme: Hedeflenen aramalar için sayfalar ve yazılar hazırlar, sitenizin itibarını güçlendiririm.
- Ölçüm ve rapor: Her ay sonuçları birlikte değerlendirir, planı buna göre güncelleriz.
Yurt dışı eğitim firması için bu süreçte içerik adımı özellikle önemlidir: ülke ve program sayfalarını, veli bölümünü ve başvuru takvimi yazılarını sizden bilgi alarak hazırlarım. Çünkü hangi okulla ne kadar çalıştığınızı, hangi ülkede gerçekten güçlü olduğunuzu yalnızca siz bilirsiniz. Ben bunu arama diline ve okunabilir bir yapıya çeviririm. Hizmetin yürümesi için sizden beklenen, doğru bilgiyi vermeniz ve kararlara katılmanızdır. Ayrıca ben uzaktan çalışıyorum; görüşmeler çevrim içi yapılır.
Kendiniz mi yapmalı, uzmana mı vermeli?
İlk adımların bir kısmını kendiniz atabilirsiniz ve atmalısınız. Google işletme profilinizi açıp doldurmak, ofis adresinizi ve telefonunuzu her yerde aynı yazmak, sitedeki eski tarihleri güncellemek, öğrencilerinizden izinle yorum istemek, hizmet kapsamınızı birkaç cümleyle düz bir dille yazmak için uzman beklemeniz gerekmiyor.
Uzmana vermek ise şu noktalarda mantıklıdır: hangi aramalara yatırım yapacağınızı bilmiyorsanız, siteniz teknik olarak yavaş ya da bozuksa, ülke ve program sayfalarını sistemli kurmak istiyorsanız, düzenli içerik üretecek zamanınız yoksa ya da daha önce denediğiniz çalışmaların sonuçlarını doğru okuyamıyorsanız. SEO, bir kere yapılıp biten iş değil; ay ay ilerleyen bir süreçtir. Zamanınız bunu kaldıracaksa içeride yapmak da mümkündür, ama ilk yönlendirmeyi bir uzmandan almak yol kaybını azaltır.
Diyelim ki iki senaryo
Birinci senaryo. Diyelim ki İzmir'de küçük bir dil okulu danışmanlığı var ve yılların tavsiye çevresiyle çalışıyor. Sitede üç ülke tek sayfada anlatılıyor, süreç hiç yazılmamış. Veliler telefonla "güvenilir misiniz, süreç nasıl işliyor" diye soruyor ve bu görüşmeler uzuyor. Bu durumda ilk işim, her ülke için ayrı sayfa, süreç sayfası ve velilere özel bir bölüm kurmak olurdu. Böylece ilk telefon görüşmesine gelmeden önce bilgi sahibi olan, soruları netleşmiş kişiler gelir. Sayıları ilk aylarda değişmeyebilir; SEO'nun etkisi zaman alır ve bunu baştan söylemek gerekir.
İkinci senaryo. Diyelim ki farklı bir firma var: lisans ve yüksek lisans başvurularına odaklanıyor, çok sayıda ülke sunuyor ve sitesi yıllar önce yapılmış. Sayfalar eski dönem tarihlerini gösteriyor, mobilde zor açılıyor. Burada önce teknik düzeltmeler ve güncel olmayan içeriğin temizlenmesi gerekir. Ardından en çok başvuru aldığı iki ülkeden başlayarak sayfalar yeniden yazılır, diğerleri sırayla eklenir. Bu iki senaryo da varsayımsaldır, ama gösterdikleri nokta gerçektir: önce sitenin gerçeğini görmek, sonra plan yapmak gerekir.
Danışmanlık sitelerinde sık görülen hatalar
Bu işi yıllardır yapan sitelerde bile tekrar tekrar aynı hatalar görülür:
Garantili vaatler. "Kesin kabul", "vize garantisi", "burs garantisi" gibi ifadeler hem etik açıdan sorunludur hem de hukuki risk taşır. Kabul ve vize kararlarını okullar ve devletler verir, danışman vermez. Siteniz süreci yönetebildiğinizi, belgeleri doğru hazırlattığınızı ve yanında durduğunuzu anlatmalı; sonucu vaat etmemeli.
Tek sayfa, tüm ülkeler. Yukarıda anlattığım gibi, tek bir genel sayfa hem Google'a hem okura yeterli bilgi vermez.
Süreç anlatılmaz. Velinin en çok aradığı bilgi budur. "Bize ulaşın" demek yetmez; ilk görüşmeden uçağa kadar ne olduğunu gösterin.
Eski tarihler. Geçmiş dönemin başvuru tarihleri sitede duruyorsa, kimse sitenizin güncel olduğuna inanmaz. Tarihleri resmî kaynaktan doğrulayıp güncelleyin.
Veliyi yok saymak. Tüm metin 18 yaşındaki bir gence hitap ediyorsa, kararı veren kişiye tek cümle kalmamış demektir.
Kopya içerik. Okul veya ülke tanıtımlarını doğrudan okulların sitesinden alıp yapıştırmak, Google'ın gözünde değer üretmez. Kendi gözleminizi, kendi öğrenci deneyimlerinizi (kişisel verileri koruyarak) ve anlaşılır özetleri koyun.
Ölçmemek. Yalnızca ziyaretçi sayısına bakmak yanıltır. Sizin için önemli olan, kaç kişinin form doldurduğu, aradığı ya da mesaj yazdığıdır. Bunları ay ay izlemeden hangi sayfanın işe yaradığını bilemezsiniz.
Teklifleri ve SEO uzmanlarını nasıl karşılaştırırsınız?
Birkaç teklif aldığınızda, rakamlardan önce şu ölçütlere bakın:
- Neyi yapacağı net mi? Hangi aramalar, hangi sayfalar, hangi teknik düzeltmeler tek tek yazılmış olmalı. "Sitenizi optimize ederiz" bir plan değildir.
- Sektörünüzü anlıyor mu? Ülke, program ve veli ayrımını sorun. Bu yapıyı kendisi gündeme getirmiyorsa, şablon bir teklif alıyor olabilirsiniz.
- Garanti veriyor mu? İlk sıra ya da belli sayıda başvuru vaadi, güvenilir olmayan bir işarettir.
- Rapor neyi gösterecek? Görüşme talebi, form ve arama sayısı gibi işinize dokunan veriler mi, yoksa yalnızca sıra ve ziyaret sayısı mı?
- Kiminle çalışacaksınız? Teklifi sunan kişi mi işi yapacak, yoksa iş başkasına mı devredilecek?
- Sözleşme ve çıkış. Sürenin ne olduğu, çalışmanın sonunda sayfaların ve içeriğin kime ait olduğu ve nasıl teslim edildiği yazılı olmalı.
- Dil. Anlamadığınız terimlerle konuşuyorsa, bu da bir işaret: iş sahibine anlaşılır anlatmak bu işin parçasıdır.
Fiyat tek başına en iyi ölçüt değildir. Çok düşük bir teklif genellikle az iş demektir; çok yüksek bir teklif ise kapsamın gerçekten gerekli olup olmadığını sorgulatmalıdır. Kapsam eşit olduğunda fiyat karşılaştırması anlamlı olur.
Başlamadan önce kendinize soracağınız sorular
Bir görüşmeye gelmeden önce şu soruları cevaplamanız işi hızlandırır. En çok hangi ülke ve programdan kazanıyorsunuz ve en çok bunlar için mi görünür olmak istiyorsunuz? Müşterileriniz çoğunlukla öğrenci mi, yoksa velinin ödemeyi yaptığı bir yapı mı? Yılın hangi dönemlerinde yoğunluk yaşıyorsunuz? Şu an görüşme taleplerinin ne kadarı sitenizden geliyor ve ne kadarı tavsiyeyle? Sitenizde gerçekten güncel olan sayfalar hangileri? Bu cevaplar, hem hangi aramaların önemli olduğunu hem de ilk üç ayın planını belirlemek için kullandığım temel malzemedir.
Sık sorulan sorular
Yurt dışı eğitim danışmanlığı için SEO ne kadar sürede sonuç verir?
Sabit bir süre veremem; siteye, rekabete ve yapılan işin kapsamına göre değişir. Teknik düzeltmelerin etkisi daha erken görülebilir, yeni sayfaların aramalarda yer edinmesi ise genellikle haftalar ve aylar alır. Garanti veren birine dikkat edin.
Ülke sayfalarını mı, blog yazılarını mı önce yazmalıyım?
Genellikle önce ülke ve program sayfalarını. Bunlar hizmetinizi doğrudan anlatır ve görüşme talebine en yakın aramalara cevap verir. Blog yazıları, süreç ve belge gibi sorulara yanıt vererek bunları destekler.
Veliler için ayrı bir sayfa gerekli mi?
Çoğu zaman evet ya da en azından ayrı bir bölüm. Sürecin nasıl yürüdüğü, kimin neyi yaptığı ve ödeme adımlarının hangi aşamalarda olduğu velinin en çok aradığı bilgidir. Bu bilgi tek bir yerde derli toplu olmalı.
Vize ve başvuru koşullarını sitede yazmalı mıyım?
Genel çerçeveyi anlatabilirsiniz, ama güncel koşulların ilgili ülkenin ve okulun resmî kaynağından kontrol edilmesi gerektiğini de belirtin. Kurallar sık değişir; yanlış ya da eski bilgi hem okuru hem sizi zor durumda bırakır. Hukuki tavsiye vermiyorsanız bunu da yazın.
Sosyal medya ve reklam varken SEO'ya neden ihtiyaç var?
Reklam durduğunda talep de durur; SEO ise biriken bir varlıktır. İkisi birbirini dışlamaz. Reklam hızlı ama geçici, SEO yavaş ama kalıcıdır. Birçok danışmanlık, kısa vadede reklamla, uzun vadede sayfalarla ilerler.
Yorumları nasıl toplamalıyım?
Gerçek öğrencilerinizden, izinleriyle ve zorlamadan isteyin. Google işletme profilinize yorum yazmalarını rica etmek en yaygın yoldur. Yorum satın almayın, uydurmayın; ortaya çıkarsa güveni kaybedersiniz.
Sitem tek dilde, yabancı dilde de yazmam gerekir mi?
Hedef kitleniz yalnızca Türkçe konuşan öğrenci ve veliyse tek dil yeterlidir. Okullarla veya yabancı öğrencilerle de çalışacaksanız, o dillerde ayrı sayfalar düşünebilirsiniz. Bu ek bir iş yükü getirir ve fiyatı etkiler.
Danışmanlık firmamı tek kişiyle çalışan bir uzmana emanet etmek riskli mi?
Her modelin avantajı ve riski var. Tek kişiyle çalışmanın avantajı, görüştüğünüz kişinin işi de yapmasıdır; riski ise o kişinin müsaitliğine bağlı olmaktır. Teklifte çalışma süresi, teslimler ve iletişim biçimi yazılı olmalı. Ben bu işi tek başıma, uzaktan yürütüyorum.
Konuşalım
Sitenizin bugün neyi iyi, neyi eksik yaptığını görmek için bir ön inceleme yeterli bir başlangıçtır. Ülke ve program sayfalarınızı, veliye yönelik bölümünüzü ve başvuru takviminizi birlikte değerlendirip size yazılı bir plan sunabilirim. Merak ettiklerinizi sorun, işe uygun olup olmadığımıza birlikte karar verelim: SEO hizmeti sayfasından bana ulaşabilirsiniz.