SEO··15 dk okuma

Yöresel ve Organik Gıda Satıcıları İçin SEO: Nereden Başlanır?

Zeytinyağı, bal, peynir gibi yöresel ürün satıyorsanız Google'da nasıl bulunursunuz? Ürün sayfası, güven, süreç ve sık hatalar sade anlatımla.

Köyünüzde ya da bölgenizde gerçekten iyi bir ürün üretiyorsunuz: zeytinyağı, çiçek balı, tulum peyniri, pekmez, kuru domates, belki de ev yapımı salça. Ürünün tadı ortada, bir kez deneyen geri dönüyor. Ama internet sitenizi ya da mağazanızı kuralı kuralına kurduğunuz hâlde "yöresel ürün" ya da "organik bal" diye arayan insanlar sizi bulamıyor; karşılarına hep aynı büyük pazar yerleri ve tanıdık markalar çıkıyor. Bu yazı tam bu durumdaki üreticiler ve küçük online mağazalar için. Yöresel ve organik gıda satıcıları için SEO'nun ne olduğunu, bu işin gıdaya özgü zorluklarını ve nereden başlanması gerektiğini sade bir dille anlatıyorum. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım; kendi SEO hizmetimin kapsamını da yazının ilerisinde açıkça söyleyeceğim.

SEO, kısaca, sitenizin Google gibi arama motorlarında müşterilerinizin yaptığı aramalarda görünmesini sağlayan çalışmadır. Reklamdan farkı şudur: reklam için ödeme yaptığınız sürece görünürsünüz, ödemeyi kestiğiniz an kaybolursunuz. SEO ise doğru kurulduğunda aylarca, hatta yıllarca düzenli ziyaretçi getirebilir. Ama gıda satışında bu işin kendine özgü kuralları var, çünkü insanlar yemek yiyeceklerini satın alırken başka bir ürüne göre çok daha fazla güvenceye ihtiyaç duyar.

Gıdada insanlar neden farklı arar?

Bir tişört alırken fotoğrafa bakmak çoğu zaman yeter. Bir kavanoz bal ya da bir teneke zeytinyağı alırken ise insan kendine şu soruları sorar: Bu gerçekten o bölgenin ürünü mü? Katkı var mı? Sahte ya da şekerle karıştırılmış olabilir mi? Kim üretmiş? Kargoda bozulur mu? Bu sorular satın alma düşüncesinin tam ortasındadır ve arama davranışına da yansır.

Tecrübeyle gördüğüm kadarıyla gıda aramaları kabaca birkaç gruba ayrılır. İlk grup ürün adı ve kaynağı birlikte yazanlardır: "Ayvalık zeytinyağı", "Muğla çam balı", "Erzurum civil peyniri" gibi. Bu kişi ne aradığını bilir; yöreyi seçmiştir, sadece güvenilir bir satıcı arıyordur. İkinci grup genel ürün aramalarıdır: "organik bal", "soğuk sıkım zeytinyağı". Burada rekabet çok daha kalabalıktır, çünkü büyük pazar yerleri ve markalar bu kelimeleri yıllardır hedefler. Üçüncü grup soru soranlardır: "gerçek bal nasıl anlaşılır", "natürel sızma zeytinyağı nedir", "peynir nasıl saklanır". Bu kişiler henüz satın almaya hazır değildir ama doğru cevabı veren siteye güvenir. Dördüncü grup ise hediye ve toplu alım yapanlardır: "kurumsal hediye yöresel ürün", "bayram hediyesi paketi", "düğün için yöresel ikram".

Aşağıdaki görsel, tamamen uydurma bir örnekle bir yöresel ürün aramasında hangi sonucun öne çıktığını gösteriyor.

Örnek bir yöresel zeytinyağı aramasında sonuç sayfası: bölgeyi, üreticiyi ve ürün türünü açıkça yazan sayfa öne çıkıyor

Vurgulanan sonucun farkı, yöreyi, üreticiyi ve ürünün ne olduğunu başlıkta ve açıklamada net söylemesi. Karşısındaki sayfa ise genel bir liste; hiçbir ürün hakkında ayrıntı vermiyor. Google, aramayı yapan kişiye en açık cevabı vereni göstermeye çalışır. Siz kendinizi net anlatırsanız işi ona kolaylaştırırsınız.

Pazar yerleriyle yarışmak yerine ne yapmalı?

Birçok üretici için en büyük korku, Trendyol, Hepsiburada ya da büyük marka siteleriyle "aynı kelimede" yarışmak zorunda kalmak. Kısaca söyleyeyim: genel kelimelerde bunlarla baş başa gitmeyin. Bunun yerine bu devlerin yazmayacağı şeyleri yazın. Onlar sizin köyünüzü, ağaçlarınızı, hasat zamanınızı, kovanlarınızın bulunduğu yaylayı anlatmaz. Siz anlatırsınız. İşte arama sonuçlarında küçük bir üreticinin gerçek avantajı budur: hikâyesi gerçektir ve başka kimse onu kopyalayamaz.

Pazar yeri satışı yapıyorsanız bunu da bırakmanız gerekmez. Pazar yeri, hazır müşteri trafiği getirir; kendi siteniz ise müşteriyi sizin tanımanızı, tekrar sipariş almanızı ve komisyon ödemeden satmanızı sağlar. İkisi birbirinin alternatifi olmak zorunda değil. Ama kendi sitenizin arama motorlarında görünmesi, uzun vadede sizi tek bir platforma bağımlı olmaktan kurtarır.

Gıda sitelerinde hangi sayfalar gerekir?

Çoğu yöresel gıda sitesinde sorun, ürün sayısının az olması değil, sayfaların az ve yüzeysel olmasıdır. Kategori sayfasında tüm ürünler birbirinin içine girmiş, her ürünün altında iki satır açıklama yazıyor. Google ve müşteri bu sayfadan hiçbir şey öğrenemiyor. Aşağıdaki tablo, ihtiyaç duyulan sayfa türlerini aramanın niyetiyle birlikte özetliyor.

Yöresel gıda sitesinde dört arama türü, müşterinin niyeti ve her biri için uygun sayfa türü

Tabloda görüldüğü gibi her arama türünün kendi sayfası var. Ürün sayfası satış içindir, yöre sayfası güven içindir, rehber yazısı soru soran kişi içindir, hediye sayfası da toplu alımcı içindir. Hepsini tek sayfaya doldurmaya çalışmak, hepsini zayıf bırakır.

Ürün sayfası: her şey burada karar verilir

Müşteri sonunda bir ürün sayfasına gelir ve orada "sepete ekle" der ya da vazgeçer. Gıdada bu sayfanın çok sağlam olması gerekir. İyi bir ürün sayfasında şunlar bulunur: ürünün adı ve yöresi, ambalaj boyutu, içeriği (tek bir şeyden mi yapılmış, başka bir şey katılmış mı), hasat ya da üretim zamanı, nasıl saklanacağı, nasıl tüketileceği, kargo ve paketleme bilgisi ve üretici hakkında kısa bir tanıtım. Bir de gerçek fotoğraf; stok görsel gıdada hemen fark edilir ve güveni düşürür.

Hepsinden önemlisi, aynı bilgiyi birden fazla ürünün altına kopyalamamanızdır. Üç farklı boyutta zeytinyağınız varsa üç ayrı sayfa yazmak yerine tek sayfada seçenek olarak sunmak çoğu zaman daha doğrudur. Aksi hâlde Google üç sayfa görür ve hangisini göstereceğine karar veremez; sayfalarınız birbiriyle yarışır.

Bir zayıf ve bir güçlü yöresel ürün sayfasının yan yana karşılaştırması

Yukarıdaki karşılaştırma, sık gördüğüm iki durumu yan yana koyuyor. Soldaki sayfa ürünü bir satır ve bir fotoğrafla geçiştiriyor. Sağdaki ise müşterinin aklındaki soruları tek tek cevaplıyor. Uzun yazmak amaç değil; müşterinin sorusunu cevapsız bırakmamak amaç.

Yöresel gıda ürün sayfasında bulunması gereken öğelerin kontrol listesi

Listeyi kendi ürün sayfalarınızla kıyaslayabilirsiniz. Eksik olan maddeler genellikle sizin içiniz bildiğiniz için yazmayı akıl etmediğiniz şeylerdir: "zaten herkes bilir" dediğiniz bilgi, internetten sizi ilk kez gören biri için hiç bilinmeyen bilgidir.

Güven işaretleri: gıdanın en kritik konusu

Gıda satarken SEO ile güven iç içe geçer. Arama motorları da sayfaların güvenilirliğini anlamaya çalışır; ama asıl önemlisi, müşterinin güvenmesidir. Güveni artıran somut şeyler şunlardır: gerçek bir adres ve telefon, üreticinin kendini tanıttığı bir sayfa, bahçeden ya da mandıradan gerçek fotoğraflar, müşteri yorumları, iade ve kargo koşullarının açık yazılması ve varsa analiz ya da sertifika bilgisi.

Burada dikkat edilecek önemli bir nokta var: "organik" kelimesi sıradan bir sıfat değildir. Bir ürünü organik olarak satabilmek için yetkili bir kuruluştan sertifika gerekebilir. Sertifikanız yoksa "doğal", "köy ürünü" ya da "katkısız" gibi ifadelerin de hangi koşulda kullanılabileceği konusunda dikkatli olmanız gerekir. Gıda etiketi, sağlık iddiaları ve organik ifadesiyle ilgili kurallar zamanla değişebilir ve ayrıntılıdır. Bu yüzden ürün sayfanıza ya da etikete yazacağınız iddialar konusunda bir hukukçuya veya ilgili kuruma danışmanızı öneririm. Ben bu konuda hukuki görüş vermem. Sadece şunu söyleyebilirim: iddiayı büyütmek kısa vadede tıklama getirse bile, uzun vadede hem müşteri güvenini hem de işinizi riske atar. "Şifa", "hastalığı iyileştirir" gibi tıbbi vaatlerden özellikle uzak durun.

Sertifikanız varsa, bunu sayfada gösterin ve ne anlama geldiğini bir cümleyle açıklayın. Yoksa da dürüst olun: ürünü nasıl ürettiğinizi, neyi katmadığınızı, nerede üretildiğini düz bir dille yazın. Dürüst ve ayrıntılı bir anlatım, süslü bir iddiadan çoğu zaman daha çok güven verir.

Yorumlar ve fotoğraflar

Yorum, gıda satışında en güçlü sinyallerden biridir. Müşteri "bal çok güzeldi, kargo da sağlam geldi" yazdığında, sizin yazdığınız hiçbir cümle bu kadar etkili olamaz. Yorumları sitenizde göstermek hem müşteriyi ikna eder hem de sayfaya taze ve özgün içerik ekler. Siparişten bir süre sonra müşteriye nazik bir mesajla yorum yazmasını rica edebilirsiniz. Sahte yorum yazmayın ya da yazdırmayın; hem yanlıştır hem de ortaya çıktığında itibarınızı zedeler.

Fotoğrafta da aynı mantık geçerlidir. Telefonla bile çekilmiş gerçek bir bahçe, kovan ya da mandıra fotoğrafı, pahalı bir stok görselden daha çok iş yapar. Yeter ki ışık yeterli olsun ve görüntü net olsun. Her fotoğrafın dosya adını ve alternatif metnini ("Muğla yaylasında çam balı kovanları" gibi) doğru yazmak, hem görme engelli ziyaretçilere hem de arama motorlarına yardım eder.

Örnek bir yöresel gıda ürün sayfasının üstten alta bölümleri

Görseldeki düzen sabit bir kural değil, iyi çalışan bir iskelettir. Başlıkta ürün ve yöre, hemen altında ana fotoğraf ve fiyat-sepet alanı, sonra içerik ve saklama bilgisi, ardından üretici tanıtımı, yorumlar ve sık sorulan sorular gelir. Siteniz farklı bir tasarımdaysa bile bu sıralamanın mantığı korunabilir.

İki örnek senaryo

Aşağıdaki iki senaryo tamamen varsayımsaldır; gerçek bir kişi ya da firma değildir. Sadece mantığı göstermek için yazdım.

Örnek senaryo 1: Bir zeytinyağı üreticisi

Varsayalım ki Ege'de bir aile, kendi zeytinliklerinden soğuk sıkım zeytinyağı üretiyor ve küçük bir online mağaza açmış. Sitede tek bir "zeytinyağı" ürün sayfası var ve altında iki cümle yazıyor. Aile "zeytinyağı" ya da "organik zeytinyağı" kelimesinde görünmeye çalışıyor ama bu kelimelerde dev markalar ve pazar yerleri var.

Doğru yaklaşım şu olurdu: önce müşterinin gerçekte nasıl aradığını görmek. Muhtemelen "Ayvalık zeytinyağı", "soğuk sıkım zeytinyağı tenekede", "hasat yılı belli zeytinyağı", "yeni sezon zeytinyağı" gibi daha net aramalar bulunur. Sonra ürün sayfası yeniden yazılır: hasat dönemi, sıkım yöntemi, asit değeri bilgisinin analiz belgesine dayandığı durumlarda açıkça belirtilmesi, saklama önerisi, ambalaj seçenekleri. Ayrıca "iyi zeytinyağı nasıl anlaşılır" ve "zeytinyağı nasıl saklanır" gibi iki rehber yazısı eklenir. Bu yazılar ürün sayfasına bağlanır. Aylar içinde site, hem soru sorana hem de satın almaya hazır kişiye görünür hâle gelmeye başlar. Elbette bunun ne kadar sürede ve ne ölçüde olacağını önceden söylemek mümkün değildir; rekabet, sitenin yaşı ve bölge gibi birçok etken vardır.

Örnek senaryo 2: Birkaç yöreden ürün satan bir mağaza

İkinci varsayımsal örnekte, küçük bir online mağaza farklı yörelerden peynir, bal, reçel ve kuru meyve topluyor. Bütün ürünler tek bir "Yöresel Ürünler" kategorisinde. Müşteri neyin nereden geldiğini anlayamıyor, Google da siteyi neyin uzmanı olarak göstereceğini bilmiyor.

Burada çözüm, siteyi anlamlı bölümlere ayırmak: "Peynirler", "Ballar", "Reçel ve pekmezler" gibi ürün kategorileri ve ayrıca "Karadeniz ürünleri", "Ege ürünleri" gibi yöre sayfaları. Her kategori sayfasına, o kategoride nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatan kısa bir giriş eklenir. Bayram ve yılbaşı öncesi için bir "hediye paketleri" sayfası hazırlanır. Böylece site hem ürün adıyla, hem yöreyle, hem de alışveriş amacıyla aranabilir olur. Çok ürünlü mağazalarda temel iş aslında düzen kurmaktır; metin yazmak ikinci adımdır.

Yöresel gıda satıcısı için SEO sürecinin adımları

Adım adım süreç: ben nasıl çalışırım?

Süreci görselde özetledim; şimdi her adımı biraz açayım. Bu sıra, benim bir gıda sitesinde izleyeceğim yoldur.

İlk adım, mevcut durumu görmektir. Sitenin hangi sayfaları var, hangileri aranabiliyor, hangileri hiç ziyaret almıyor, teknik bir sorun var mı (yavaş açılan sayfalar, telefonda bozuk görünüm gibi) buna bakarım. Gıda müşterisinin büyük bölümü telefondan baktığı için mobil görünüm benim için başlangıç noktasıdır.

İkinci adım, müşterinin dilini öğrenmektir. Üretici olarak siz ürününüze "sızma", "erken hasat" ya da "süzme" diyebilirsiniz; müşteri ise "yeni sezon zeytinyağı" ya da "petek bal" diyebilir. Arama araçlarıyla ve sizinle konuşarak, insanların gerçekte ne yazdığını belirlerim.

Üçüncü adım, sayfa planıdır. Hangi ürün için hangi sayfa olacak, hangi soruya hangi rehber yazısı cevap verecek, hangi yöre sayfaları gerekli, bunların listesini çıkarırım. Gereksiz sayfa üretmem; bazen daha az sayfa daha iyidir.

Dördüncü adım, yazım ve düzenlemedir. Ürün sayfalarını sizden aldığım gerçek bilgilerle yazarım ya da mevcut metinleri düzeltirim. Bilmediğim bir bilgiyi uydurmam; hasat tarihi, sertifika, üretim yöntemi gibi bilgiler sizden gelir.

Beşinci adım, ölçmek ve ayarlamaktır. Hangi sayfa ziyaret alıyor, hangi sorgudan kişi geliyor, nerede takılıyor, bunları izlerim ve planı buna göre güncellerim.

Gıda sitesinde ilk aylarda beklenebilecek gelişmelerin zaman çizelgesi

Zaman çizelgesi bir söz değil, genel bir beklentidir. SEO'da sonuçlar sabırla birikir ve hiç kimse belirli bir sıra ya da belirli bir tarih garanti edemez. Gıdada ayrıca mevsimsellik vardır: zeytinyağı sezonu, bal hasadı, bayram dönemleri gibi. Bu yüzden çalışmayı satış sezonunuzdan birkaç ay önce başlatmak mantıklıdır.

Yapay zekâ aramaları ve gıda

Son dönemde insanlar sorularını giderek daha sık yapay zekâ asistanlarına soruyor: "Gerçek bal nasıl anlaşılır, nereden alabilirim?" gibi. Bu asistanlar cevabı verirken internetteki kaynaklara bakar. Kendi sitenizde gerçek bilgi, açık anlatım ve düzenli bir yapı varsa, sizin sayfanızdan alıntı yapılma ihtimali artar. Bunun garantisi yok; ama net, doğru ve kaynağı belli içerik yazmak hem klasik aramada hem bu yeni alanda aynı işe yarar. Buna kısaca GEO denir; yani yapay zekâ cevaplarında da görünür olmaya çalışmak.

Yapay zekâ asistanına sorulan yöresel bal sorusu ve örnek bir cevap

Örnekteki cevap uydurmadır ve sadece mantığı göstermek içindir. Önemli olan, asistanın cevabını oluştururken açık, düzgün yazılmış, saklama ve üretim bilgisi veren sayfalara yaslanmasıdır. Belirsiz, abartılı ve bilgisiz sayfalar bu tür cevaplara pek girmez.

Sık yapılan hatalar

Gıda sitelerinde defalarca gördüğüm hataları sıralıyorum. Bazıları teknik, bazıları içerikle ilgili, ama hepsi düzeltilebilir.

İlk hata, her ürüne aynı üretici metnini kopyalamaktır. Bu, hem müşteriyi sıkar hem de sayfaları birbirinin kopyası gibi gösterir. İkinci hata, kanıtsız büyük iddialardır: "en saf", "her derde deva" gibi sözler hem güveni zedeler hem de yasal risk yaratabilir. Üçüncü hata, ürün fotoğraflarını çok büyük boyutta yüklemektir; sayfa yavaşlar, mobilde müşteri bekleyemeden çıkar. Dördüncü hata, kargo ve iade koşullarını gizlemek ya da çok aşağıya koymaktır. Gıdada bozulma, sızdırma, soğuk zincir gibi kaygılar olduğu için bu bilgi görünür olmalıdır. Beşinci hata, mevsimlik ürünü bitince sayfayı silmektir; sayfayı silerseniz biriken değeri de kaybedersiniz. Bunun yerine "stokta yok, yeni sezonda tekrar" diye bırakmak daha iyidir. Altıncı hata, sadece ürün satmaya odaklanıp hiç içerik yazmamaktır. Yedinci hata ise Google işletme profilini boş bırakmak; fiziksel bir satış noktanız, atölyeniz ya da mağazanız varsa harita aramalarında görünmek için bu profili eksiksiz doldurmanız gerekir.

Yöresel gıda sitelerinde sık yapılan hataların listesi

Listede ilk bakışta büyük görünen hiçbir şey yok; hepsi küçük, sıradan ihmaller. Ama bir araya geldiklerinde sitenin görünürlüğünü ciddi biçimde düşürürler. Neyse ki hepsi kolayca fark edilir ve düzeltilir.

Kendiniz neleri yapabilirsiniz, ne zaman uzman gerekir?

Her şeyi bir uzmana yaptırmanız gerekmez. Bazı işleri bugün kendiniz yapabilirsiniz. Ürün sayfalarındaki bilgileri tamamlamak, gerçek fotoğraf çekmek, müşterilerden yorum istemek, kargo ve iade koşullarını netleştirmek, Google işletme profilinizi doldurmak ve üretici hakkında sayfasını samimi bir dille yazmak kendi başınıza yapabileceğiniz işlerdir. Bunlar maliyetsiz ya da çok düşük maliyetlidir ve sonucu doğrudan etkiler.

Uzman desteği ise şu durumlarda mantıklıdır: sitenin yapısı karışıksa ve hangi sayfanın ne işe yaradığı belli değilse, sayfalar yavaşsa ya da telefonda bozuk görünüyorsa, aynı içerik birden fazla sayfada tekrarlanıyorsa, hangi aramalara yönelmeniz gerektiğini bilmiyorsanız ya da siteyi başka bir altyapıya taşımanız gerekiyorsa. Ayrıca birden fazla dilde yabancı müşteriye satış düşünüyorsanız (örneğin yurt dışındaki Türk alıcılar veya ihracat), bu çok dilli bir plan gerektirir ve genellikle uzmanlık ister.

Kendiniz mi yapmalı, uzman mı gerekir sorusunun karar şeması

Karar şemasındaki mantık basit: önce kendi yapabileceğiniz işleri bitirin, sonra hâlâ takıldığınız yerde destek alın. Bu hem bütçenizi korur hem de uzmanla çalışırken ne istediğinizi bilmenizi sağlar.

Maliyeti ne belirler?

Bu yazıda rakam vermeyeceğim, çünkü doğru bir rakam siteye bakmadan verilemez. Ama maliyetin neye göre değiştiğini açıkça söyleyebilirim. Birincisi, ürün ve sayfa sayısıdır: üç ürünlü bir mağaza ile yüz ürünlü bir mağazanın işi aynı değildir. İkincisi, sitenin mevcut durumudur: temiz bir yapı üzerine eklemek, karışık bir siteyi düzeltmekten daha hızlıdır. Üçüncüsü, içerik ihtiyacıdır: kaç rehber yazısı, kaç kategori sayfası, kaç yöre sayfası yazılacak. Dördüncüsü, kaç dilde çalışılacağıdır. Beşincisi, rekabetin yoğunluğudur: ünlü ve yaygın bir ürün grubunda çalışmak, daha özel bir yöresel üründen daha fazla emek ister. Altıncısı, çalışmanın tek seferlik mi yoksa düzenli aylık takip şeklinde mi olacağıdır.

Teklif alırken "neleri kapsıyor, neyi kapsamıyor" sorusunu mutlaka sorun. Net bir iş listesi olmayan, sadece "ilk sayfaya çıkarırız" diyen tekliflerden uzak durun; çünkü kimse sıra garantisi veremez.

Benimle çalışma şekli

Ben tek başıma çalışıyorum; yani sizinle konuşan kişi işi de yapan kişidir. İşe bir tanışma görüşmesiyle başlarım: ne ürettiğinizi, kime sattığınızı, sitenizin şu anki durumunu dinlerim. Ardından siteye bakıp neyin öncelikli olduğunu, neyin beklemesi gerektiğini ve neyin hiç gerekmediğini yazılı olarak paylaşırım. Beğenirseniz birlikte ilerleriz; beğenmezseniz o plan sizin elinizde kalır ve başkasıyla da uygulatabilirsiniz. Yazıyı, tasarımı ve teknik düzenlemeyi aynı kişi yaptığı için işler arasında kopukluk olmaz. Ürün bilgisi sizden, yöntem ve uygulama benden gelir.

Sıkça Sorulan Sorular

Küçük bir üretici olarak büyük markalarla rekabet edebilir miyim?

Genel kelimelerde doğrudan yarışmak zordur, bunu dürüstçe söylemek gerekir. Ama yöreyi, üreticiyi, hasat zamanını ve ürüne özgü ayrıntıyı anlatan daha net aramalarda küçük üreticilerin gerçek bir şansı vardır. Hikâyeniz ve üretiminiz başka kimsede yok.

Organik yazmak için sertifika şart mı?

Organik ifadesinin kullanımı ayrıntılı kurallara bağlı olabilir ve sertifika gerekebilir. Bu konuda kesin bir hukuki cevap veremem; ürün sayfanıza yazmadan önce bir hukukçuya ya da ilgili kuruma danışmanızı öneririm. Sertifikanız yoksa üretiminizi düz ve dürüst bir dille anlatmak en güvenli yoldur.

Pazar yerinde satıyorum, yine de kendi siteme ihtiyacım var mı?

Zorunlu değil, ama uzun vadede faydalıdır. Pazar yeri hazır trafik getirir; kendi siteniz ise müşteriyi tanımanızı, tekrar satış yapmanızı ve komisyonsuz satmanızı sağlar. Ayrıca tek bir platforma bağımlı kalmazsınız.

Sonuçları ne kadar sürede görürüm?

Bunu önceden söylemek mümkün değil. Sitenin yaşı, rekabet, mevcut içerik ve ürün grubu süreyi değiştirir. SEO genellikle haftalarla değil aylarla ölçülür ve gıdada mevsimsellik de işin içindedir. Bu yüzden satış sezonundan önce başlamak mantıklıdır.

Ürün sayfasına ne kadar uzun metin yazmalıyım?

Uzunluk amaç değil. Müşterinin aklındaki soruları cevaplayacak kadar yazın: yöre, içerik, üretim, saklama, kargo ve üretici bilgisi. Sorusu cevaplanan müşteri uzun metin okumak zorunda kalmaz.

Blog yazmak gerçekten satışa yardım eder mi?

Doğru konularda yazılırsa evet. "Gerçek bal nasıl anlaşılır" ya da "zeytinyağı nasıl saklanır" gibi yazılar henüz satın almaya karar vermemiş kişileri siteye getirir ve size güvenmelerini sağlar. Ama ürünle ilgisiz, dolgu yazılar iş görmez.

Yurt dışındaki müşterilere satmak için ne yapmalıyım?

Hedef ülkenin dilinde ayrı sayfalar gerekir; Türkçe sayfanın otomatik çevirisi çoğu zaman yeterli olmaz. Ayrıca yurt dışına gıda göndermenin kendi kuralları olabilir; bunu bir uzmandan ya da ilgili kurumdan öğrenmelisiniz. SEO tarafında ise dil ve ülkeye özgü sayfa planı gerekir.

Google işletme profili gıda satıcıları için gerekli mi?

Fiziksel bir mağazanız, atölyeniz ya da satış noktanız varsa evet. Harita aramalarında görünmenizi ve müşterinin size ulaşmasını sağlar. Sadece online satış yapıyorsanız öncelik sitenin kendisidir.

Yöresel ve organik gıda satıyor, ama sitenizin hak ettiği kadar müşteri getirmediğini düşünüyorsanız, durumu birlikte konuşabiliriz. Sitenize bakıp neyin öncelikli olduğunu açıkça söylerim; SEO hizmeti sayfamdan çalışma şeklimi okuyabilir ve iletişim formundan bana yazabilirsiniz.

Etiketler

yöresel ürün seoorganik gıda seoorganik ürün satan siteler için seozeytinyağı satan site seogıda e-ticaret seoyöresel ürün satış sitesi

İletişim

Sitenize birlikte bakalım

Site adresinizi ve hangi aramalarda çıkmak istediğinizi yazın; mevcut durumu ve ne yapılabileceğini anlatayım.

Birkaç cümle yeterli. En kısa sürede dönüş yaparım.

Butona bastığınızda mesajınız WhatsApp ya da e-posta uygulamanızda hazır olarak açılır; göndermeden önce düzenleyebilirsiniz.