SEO··16 dk okuma

Yazılım ve SaaS Firmaları İçin GEO: ChatGPT Listelerinde Yer Alın

Yazılım ve SaaS firmaları için GEO nedir, ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarının 'en iyi yazılım' listelerinde nasıl yer alırsınız? Sade ve pratik rehber.

Bir yazılım ürününüz var. Belki işletmeler için bir ön muhasebe programı, belki bir randevu yönetim aracı, belki küçük ekiplere yönelik bir proje takip uygulaması. Ürün çalışıyor, birkaç memnun kullanıcınız da var. Ama bir potansiyel müşteri ChatGPT'ye "küçük bir işletme için en iyi ön muhasebe yazılımı hangisi?" diye sorduğunda, cevapta sizin adınız geçmiyor. Rakipleriniz geçiyor. Bu yazıda tam olarak bunu konuşacağım: yazılım ve SaaS firmaları için GEO, yani yapay zekâ cevaplarında ve "en iyi X yazılımı" tarzı önerilerde yer almak için ne yapılabileceğini. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO/GEO danışmanıyım; kendi GEO hizmetimin kapsamını da gerektiği yerde açıkça anlatacağım.

Önce terimi açayım. SaaS, bir yazılımı bilgisayarınıza kurmak yerine internet üzerinden, genellikle aylık ya da yıllık abonelikle kullanmanız demektir. GEO ise yapay zekâ araçlarının, yani ChatGPT, Gemini, Perplexity ya da Google'ın yapay zekâ özetlerinin, bir soruya cevap verirken sizin sitenizi ve ürününüzü tanıyıp önermesi için yapılan çalışmadır. Klasik SEO sitenizin arama sonuçlarında görünmesini hedefler; GEO ise cevabın içinde adınızın geçmesini hedefler. İkisi birbirine yakındır ama aynı şey değildir.

Baştan dürüst olayım: kimse size bir yapay zekâ aracında kesin bir sıra ya da kesin bir görünme sözü veremez. Bu araçların nasıl cevap ürettiğini dışarıdan tam olarak bilemiyorum ve cevaplar kişiden kişiye, günden güne değişebiliyor. Yapılabilecek olan, ürününüzü bu araçların bulabileceği, anlayabileceği ve güvenle aktarabileceği hale getirmektir. Bunun neyi gerektirdiğini sırayla anlatıyorum.

Yazılım alıcısı artık nasıl arıyor?

Bir yazılım satın almak, bir mobilya almaktan farklıdır. Alıcı genellikle bir sorunu çözmeye çalışır: faturaları elle kesmekten yorulmuştur, ekibin işleri e-postalarda kaybolmaktadır, müşteri kayıtları tablolara sığmaz olmuştur. Sorun netleştikten sonra araştırmaya başlar. Eskiden bu araştırma Google'da "ön muhasebe programı" yazıp ilk birkaç sonucu açmakla başlardı. Şimdi giderek daha fazla kişi aynı soruyu bir yapay zekâ asistanına cümleyle soruyor: "Beş kişilik bir ajans için proje takibi yapacak, ucuz ama düzgün bir araç önerir misin?"

Bu iki davranış arasındaki fark önemli. Google'da kişi sonuç listesinden sizi seçer, siteye gelir, kendisi okur. Yapay zekâda ise çoğu zaman cevap hazır gelir ve kişi iki ya da üç ürün adıyla karşılaşır. Listede değilseniz, alıcı sizi hiç görmemiş olabilir. Bu yüzden yazılım sektöründe "en iyi X yazılımı" listelerinde yer almak, normal bir aramada ilk sayfaya çıkmak kadar, hatta bazı alanlarda daha fazla önem kazanıyor.

Yapay zekâ asistanına sorulan bir yazılım sorusuna verilen örnek cevap

Yukarıdaki görsel, uydurma bir ürünle hazırlanmış örnek bir cevabı gösteriyor. Dikkat edin: cevap ürünü yalnızca adıyla anmıyor, kime uygun olduğunu, neyi iyi yaptığını ve neyi yapmadığını da söylüyor. Yapay zekâ bunu kendi kafasından uydurmaz; internette okuduğu sayfalardan, yorumlardan, karşılaştırmalardan toplar. Sizin işiniz, bu toplanacak bilginin doğru, açık ve bulunabilir olmasını sağlamaktır.

Alıcı hangi soruları soruyor?

Yazılım alıcısının soruları birkaç türde toplanır ve her tür farklı bir sayfa ister. Bunu ayırmak, hangi sayfaları yazmanız gerektiğini belirler.

Birinci tür, kategori sorusudur: "en iyi ön muhasebe programı", "küçük işletme için CRM". Alıcı henüz kimseyi tanımıyordur. İkinci tür, kıyas sorusudur: "A programı mı B programı mı", "X'e alternatifler". Alıcı birkaç ürüne bakmış, karar vermeye yaklaşmıştır. Üçüncü tür, uygunluk sorusudur: "e-faturayı destekliyor mu", "Excel'den veri aktarılır mı", "mobil uygulaması var mı". Alıcı neredeyse ikna olmuştur, tek bir engeli kaldırmak ister. Dördüncü tür ise güven sorusudur: "verilerim nerede saklanıyor", "destek Türkçe mi", "kullanıcı yorumları nasıl". Bu dört türün her biri için sitenizde net bir cevap yoksa, yapay zekâ da o cevabı sizin adınıza veremez.

Yazılım alıcısının dört soru türü ve her birine uygun sayfa

Tablodaki eşleşmeyi bir kontrol listesi gibi kullanabilirsiniz: her satır için sitenizde gerçekten o soruya cevap veren bir sayfa var mı? Çoğu yazılım sitesinde ana sayfa ve fiyat sayfası vardır; geri kalan üç türden en az ikisi eksiktir.

Yapay zekâ bir yazılımı neye bakarak önerir?

Bu araçların iç işleyişini ben de dışarıdan gözlemleyebiliyorum, o yüzden kesin kurallar vermeyeceğim. Ama pratikte tekrar eden birkaç eğilim görülüyor ve bunlar mantıklı da. Yapay zekâ bir ürünü önerirken genellikle şunlara yaslanır: ürünün kendi sitesindeki açık anlatım, üçüncü taraf sitelerde ürün hakkında yazılanlar (karşılaştırma yazıları, değerlendirme siteleri, sektör haberleri), kullanıcı yorumları ve ürünün tutarlı biçimde aynı şeyi söylemesi.

Son madde küçümsenir ama önemlidir. Sitenizde "yapay zekâ destekli akıllı iş yönetimi platformu" yazıyor, bir değerlendirme sitesinde "faturalama aracı" yazıyor, sosyal medya profilinizde "KOBİ'ler için muhasebe" yazıyorsa, araç sizin ne olduğunuzu anlayamaz. Net bir cümle seçin: "X, beş kişiye kadar küçük işletmeler için ön muhasebe ve e-fatura programıdır." Sonra bunu her yerde aynı biçimde kullanın.

Bir de şu var: yapay zekâ pazarlama dilini sevmez, çünkü bu dil bilgi taşımaz. "Sektörün lider, yenilikçi, kullanıcı dostu çözümü" cümlesi hiçbir soruya cevap vermez. Buna karşılık "Excel dosyasından müşteri listesini aktarabilirsiniz, aktarım genellikle birkaç dakika sürer" gibi somut cümleler, alıntılanabilir cümlelerdir. Bir araç cevap kurarken tam da bu tür cümleleri arar.

Klasik arama ile yapay zekâ cevabı arasındaki fark

Görseldeki karşılaştırma, iki dünyanın farkını özetliyor. Google'da sayfanız listede bir satırdır; yapay zekâda ise sayfanızdaki bir cümle, cevabın içinde kullanılan bir parça olabilir. Bu yüzden sayfalarınızı "tek tek paragrafı bile anlamlı" olacak şekilde yazmak gerekir.

Yazılım sitelerinde en sık görülen eksikler

Yazılım firmalarının siteleri genellikle ürünü yapan kişilerce, ürünü bilen biri için yazılmış olur. Oysa alıcı ürünü bilmez. Gördüğüm eksiklerin başında şunlar geliyor.

İlki, ürünün ne yaptığının ilk ekranda anlaşılmamasıdır. Büyük bir slogan, güzel bir görsel var ama "bu program kime ne işe yarıyor" sorusunun cevabı yok. İkincisi, fiyat sayfasının ya hiç olmaması ya da "bize ulaşın" demesidir. Fiyatı gizlemek bazı ürünlerde mantıklı olabilir, ama alıcı ve yapay zekâ için bu, bir bilgi boşluğudur; en azından fiyatın neye göre değiştiğini (kullanıcı sayısı, modül, kayıt adedi gibi) açıklayan bir sayfa gerekir. Üçüncüsü, karşılaştırma sayfalarının hiç olmamasıdır: alıcı "siz mi, rakip mi" diye araştırıyor, siz bu soruya sayfanızda cevap vermezseniz cevabı başkaları verir, çoğu zaman da yanlış ya da eski bilgiyle.

Dördüncüsü, yardım merkezi ve dokümantasyonun arama motorlarına kapalı olmasıdır. Birçok yazılımda yardım sayfaları giriş yapılmış alanın arkasında durur. Oysa "Excel'den veri aktarma nasıl yapılır" gibi bir soruya cevap veren açık bir yardım sayfası, hem Google'da hem yapay zekâda size görünürlük kazandırabilir. Beşincisi, site hızı ve teknik altyapıdır: sayfalar geç açılıyor, büyük bölümü yalnızca tarayıcıda çalışan kodla çiziliyor ve arama botları içeriği tam göremiyor olabilir. Bu, özellikle modern web uygulaması mantığıyla yapılmış tanıtım sitelerinde sık rastlanan bir sorundur.

Bir yazılım sitesinin yapay zekâ tarafından anlaşılması için önerilen sayfa düzeni

Görsel, tanıtım sitesi için önerdiğim temel düzeni gösteriyor. Bunların hepsi tek seferde yapılmak zorunda değil, ama sıralama olarak önce "ne yapıyor ve kime" cevabı, sonra fiyat mantığı, sonra uygunluk ve güven sayfaları gelir.

Hangi sayfalar gerekli?

Burası işin en somut kısmı. Bir yazılım firması için GEO açısından değer taşıyan sayfaları şöyle sıralıyorum.

Ürün ve kullanım senaryosu sayfaları. Tek bir "Özellikler" sayfası yerine, her ana kullanım için ayrı sayfa. Örneğin ön muhasebe programı için "e-fatura kesme", "tahsilat takibi", "muhasebeciyle veri paylaşma". Her sayfa tek bir soruya cevap verir: bu iş nasıl yapılır ve bu yazılımda nasıl yapılır.

Sektöre ve ölçeğe göre sayfalar. "Ajanslar için", "küçük market zincirleri için", "serbest çalışanlar için" gibi. Alıcı kendi durumuna benzeyen bir sayfa görünce güvenir; yapay zekâ da "X, ajanslara uygun" cümlesini kurmak için bir dayanak bulur.

Karşılaştırma ve alternatif sayfaları. Dürüst biçimde yazılmış olmalı. Rakibi kötülemek yerine, hangi durumda sizin, hangi durumda rakibin daha uygun olduğunu söyleyin. Bu, hem okurun güvenini kazanır hem de yapay zekânın "tarafsız kaynak" olarak aktarabileceği bir içerik üretir. Rakip markaların adını anarken yanlış bilgi vermemeye dikkat edin; rakibin özellikleri değişir ve eski bilgi sizi zor durumda bırakır.

Fiyat mantığı sayfası. Rakam vermek istemeseniz bile, paketlerin neye göre ayrıldığını, deneme süresinin olup olmadığını, iptalin nasıl yapıldığını açık yazın.

Güvenlik ve veri sayfası. Verilerin nerede saklandığı, yedekleme, erişim yetkileri, kişisel verilerin korunması konusundaki yaklaşımınız. Mevzuata uygunluk iddialarında dikkatli olun; kesin hukuki ifadeler kullanmadan önce bir hukukçuya danışın.

Sıkça sorulan sorular ve yardım içeriği. Gerçek müşteri destek yazışmalarında en sık gelen sorulardan başlayın. Bunlar, alıcının satın almadan önce sorduğu sorularla büyük ölçüde örtüşür.

Entegrasyon sayfaları. "Şu araçla çalışır mı" sorusu çok sık sorulur. Hangi araçlarla nasıl bağlandığını, neyi aktarabildiğini ve neyi aktaramadığını yazın.

Bir yazılım sitesi için hazırlanması gereken kontrol listesi

Kontrol listesine tek tek bakın. Hepsini yaptığınızda bile hiçbir araç sizi önermek zorunda kalmaz; ama bunlardan birkaçı eksikse, önerilme ihtimalinizin zaten düşük kalması doğal olur.

İki örnek senaryo

Aşağıdaki iki durum varsayımsaldır; gerçek bir firma ya da kişi değildir. Amaç, sürecin nasıl düşünüldüğünü göstermek.

Senaryo 1: Randevu yazılımı

Varsayalım ki bir randevu yönetim yazılımı var; güzellik salonları ve kuaförler için. Ürün iyi, ama site tek sayfalık bir tanıtımdan ibaret: büyük bir görsel, özellik listesi ve bir "demo iste" düğmesi. Sahibi, ChatGPT'ye "kuaför salonu için randevu programı" diye sorulduğunda hiç anılmadığını fark ediyor.

İlk adımda yapılacak iş, yapay zekâ araçlarına gerçek alıcı gibi soru sormaktır: "küçük kuaför için randevu programı", "SMS hatırlatma yapan randevu uygulaması", "salon için müşteri kaydı tutan program". Hangi ürünlerin anıldığına, hangi gerekçelerle anıldığına bakılır. Sonra sitede eksik olan cevaplar bulunur: SMS hatırlatma var mı, kaç çalışanlı salona uygun, mobil uygulama var mı, mevcut müşteri listesi nasıl aktarılır. Bu soruların her biri için kısa, net sayfa ya da bölüm yazılır. Ardından "Kuaförler için", "Güzellik merkezleri için" gibi sektör sayfaları eklenir ve yardım merkezi arama motorlarına açılır. Birkaç ay sonra bu sayfaların bir kısmı Google'da görünmeye başlayabilir; yapay zekâ cevaplarında anılmak ise daha uzun sürer ve garantisi yoktur.

Senaryo 2: Ön muhasebe programı

İkinci varsayımsal örnekte, serbest çalışanlara ve küçük şirketlere yönelik bir ön muhasebe programı var. Rakipler çok ve her biri benzer şeyleri söylüyor. Burada fark yaratacak şey, "genel olarak en iyi olmak" iddiası değil, belirli bir kitleye net uyum olabilir. Örneğin "mali müşavirle aynı hesaba bağlanarak çalışan" ya da "e-ticaret satıcıları için pazaryeri satışlarını tek ekranda toplayan" gibi dar bir konumlanma seçilir. Sitedeki her şey bu konumu anlatacak şekilde yeniden düzenlenir. Alıcı "pazaryeri satıcısı için muhasebe programı" diye sorduğunda, ürünün adı geniş bir listede boğulmaz, dar bir listenin başında yer alma şansı bulur.

Bu iki örneğin ortak dersi şu: geniş kategorilerde büyük rakiplerle yarışmak çoğu zaman gerçekçi değildir. Dar ve net bir alanda "bu iş için bu ürün" demek, hem insanlara hem yapay zekâya daha anlaşılır gelir.

Adım adım süreç

Bir yazılım firmasıyla çalışırken izlediğim yol kabaca şöyledir.

1. Alıcı sorularını toplamak. Satış ekibinin, destek yazışmalarının ve demo görüşmelerinin kayıtlarından alıcıların gerçekte ne sorduğunu çıkarırım. Bu liste, tüm çalışmanın temelidir; çünkü yapay zekâya sorulan sorular da büyük ölçüde bunlardır.

2. Mevcut görünürlüğe bakmak. Seçilen soruları farklı yapay zekâ araçlarına ve Google'a sorar, hangi ürünlerin hangi kaynaklarla anıldığını not ederim. Bu bir sıralama ölçümü değil, bir fotoğraf; cevaplar değişebildiği için aynı soruyu belirli aralıklarla tekrar sormak gerekir.

3. Konumlandırmayı netleştirmek. Ürünün tek cümlelik tanımı ve kime hitap ettiği yazılır. Bu cümle sitede, profil sayfalarında ve her yerde tutarlı kullanılır.

4. Teknik zemini kontrol etmek. Sayfalar hızlı açılıyor mu, arama botları içeriği görebiliyor mu, ürün bilgisi düzenli bir yapıda mı işaretlenmiş (arama motorlarına "bu bir yazılım uygulaması, fiyat mantığı şu" diyen yapılandırılmış veri gibi). Bu kısım teknik görünür ama sonuçta okura anlatılan her şeyin makineye de anlaşılır biçimde sunulmasıdır.

5. Eksik sayfaları yazmak. Önceliklendirme yapılır: önce satın almaya en yakın sayfalar (karşılaştırma, fiyat mantığı, uygunluk), sonra kategori ve sektör sayfaları, sonra yardım içeriği.

6. Dış kaynaklarda tutarlılık. Değerlendirme siteleri, uygulama mağazaları, sektör rehberleri ve sosyal profillerde ürün bilgisinin güncel ve aynı olmasını sağlamak. Yorum toplamak da bu aşamaya girer; ama yorumları satın almak ya da sahte yorum yazdırmak hem etik değildir hem de uzun vadede ürüne zarar verir.

7. Ölçmek ve düzeltmek. Sitenize arama motorlarından ve yapay zekâ araçlarından gelen ziyaretleri, demo taleplerini ve sorulara verilen cevapları periyodik olarak gözden geçirmek.

Yazılım firması için GEO çalışmasının adım adım süreci

Görseldeki akış, işin sırasını gösteriyor. Sıra önemlidir: konumlandırma netleşmeden sayfa yazmaya başlarsanız, sonradan hepsini yeniden yazmak zorunda kalabilirsiniz.

Sayfada nasıl yazılır?

İyi bir yazılım sayfası, yapay zekâ için yazılmış gibi görünmemeli; önce insan için net olmalı. Birkaç pratik ilke var.

Sayfanın ilk paragrafında konuyu cevaplayın. "E-fatura nasıl kesilir?" başlıklı bir sayfada ilk cümle bunun cevabı olsun, sonra ayrıntıya girin. Başlıkları soru biçiminde yazmak, alıcının gerçekte nasıl sorduğuyla örtüştüğü için işe yarar. Kısa paragraflar ve numaralı adımlar, hem okuru hem aracı rahatlatır.

Sınırlarınızı da yazın. "Bu program çok şubeli zincirler için uygun değildir" cümlesi korkutucu gelebilir, ama yanlış alıcıyı elemek hem destek yükünüzü azaltır hem de güven verir. Yapay zekâ da genellikle bir ürünün neye uygun olduğunu olduğu kadar neye uygun olmadığını da aktarır; bunu siz yazmazsanız, başkası yazar.

Tarih ve sürüm bilgisi verin. Yazılım hızla değişir; "Bu sayfa son olarak Kasım 2026'da güncellendi" gibi bir not, hem insana hem makineye bilginin taze olduğunu söyler. Eski sayfaları sessizce bırakmak yerine güncelleyin ya da kaldırın.

Rakam kullanacaksanız kaynağını gösterin. Kendi ürününüzün ölçülebilir bir özelliğini ("aktarım şu formatları destekler") yazmak sorun değil; ama kaynağı olmayan "müşterilerin çoğu zaman kazanıyor" gibi iddialar hem inandırıcılığı düşürür hem de yanlış çıkarsa size döner.

Yapay zekâ cevabına giden yolda alıcının daralan adımları

Bu görsel, alıcının önce geniş bir soruyla başlayıp adım adım tek bir ürüne indiğini gösteriyor. Her aşamada elenen ürünler olur; siz hangi aşamada elendiğinizi bilirseniz, o aşamaya uygun sayfayı güçlendirebilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

Bu alanda gördüğüm tekrarlayan hataları listeliyorum, çünkü çoğu masrafsız biçimde önlenebilir.

Yazılım firmalarının GEO çalışmasında sık yaptığı hatalar

Görseldeki hataların bir kısmını açayım. En yaygını, yapay zekâ için ayrı bir sihirli yöntem aramaktır. Böyle bir yöntem yok; iyi anlatılmış, güvenilir, tutarlı bir ürün anlatımı var. İkincisi, rakipleri yanlış bilgiyle kötülemek: hem hukuki risk taşır hem de yapay zekâ araçları çelişen kaynakları tarttığında sizin sayfanızı güvenilmez bulabilir. Üçüncüsü, aynı içeriği yüzlerce küçük sayfaya kopyalayıp şehir ya da sektör adını değiştirmektir; değeri olmayan toplu sayfalar uzun vadede site güvenilirliğini düşürür. Dördüncüsü, sahte ya da satın alınmış yorumlardır. Beşincisi, bir kez içerik üretip bırakmaktır: ürün değişir, fiyat paketleri değişir, entegrasyonlar eklenir; sayfa eski kaldığında yanlış bilgi yayılır.

Bir başka hata da ölçmeden karar vermektir. "ChatGPT ürünümü önermiyor" demek için tek bir soruyu bir kez sormak yetmez; cevap kişiye ve zamana göre değişir. Birkaç farklı soruyu, birkaç kez, farklı araçlarda sorup eğilimi görmek gerekir.

Kendiniz ne yapabilirsiniz, ne zaman uzman gerekir?

Birçok şeyi kendiniz yapabilirsiniz ve yapmanızı da isterim, çünkü ürünü en iyi siz bilirsiniz. Şu üç işe bu hafta başlayabilirsiniz: alıcıların sorduğu on soruyu yazıp sitenizde her birinin cevabı olup olmadığına bakmak; ürünün tek cümlelik tanımını belirleyip sitede, profillerde ve uygulama mağazasında aynı hale getirmek; yardım merkezinizin arama motorlarına açık olup olmadığını kontrol etmek. Ayrıca yapay zekâ araçlarına gerçek alıcı gibi sorular sorup hangi ürünlerin anıldığını not edin.

Uzman desteği şu durumlarda mantıklı olur: sitenizin teknik yapısı içeriği botlardan gizliyorsa, çok dilli ya da çok ürünlü bir yapınız varsa, karşılaştırma ve sektör sayfalarını yazacak zamanınız yoksa ya da çalışmanın etkisini ölçecek düzeni kurmakta zorlanıyorsanız. Her şeyi dışarıya vermek zorunda değilsiniz; bazen yalnızca bir ilk inceleme ve yol haritası yeterli olur.

Kendiniz mi yapmalı, uzman mı gerekli karar şeması

Karar şeması kaba bir yol gösterici. Teknik zemin sağlamsa ve içeriği yazacak vaktiniz varsa kendiniz başlayabilirsiniz; aksi halde destek almak zaman kazandırır.

Maliyeti ne belirler?

Bu tür bir çalışmanın bedeli, rakam vermeden de açıklanabilecek birkaç şeye bağlıdır. İlki, sitenizin mevcut durumudur: yalnızca birkaç sayfanın düzeltilmesi gerekiyorsa iş küçüktür; teknik altyapının yenilenmesi ya da çok sayıda yeni sayfa yazılması gerekiyorsa büyür. İkincisi, ürün ve sayfa sayısıdır: tek ürünlü bir SaaS ile onlarca modülü olan bir platformun içerik ihtiyacı çok farklıdır. Üçüncüsü, dil sayısıdır; her dil, ayrı bir yazım ve kontrol işi demektir. Dördüncüsü, rekabet yoğunluğudur: kalabalık bir kategoride dar bir konum bulmak daha fazla araştırma ister. Beşincisi, çalışmanın tek seferlik mi yoksa sürekli mi olacağıdır; ölçüm, güncelleme ve yeni içerik düzenli emek gerektirir.

Bu yüzden ben fiyatı, siteyi ve hedefleri gördükten sonra, ne yapılacağını ve neyin kapsam dışı olduğunu yazılı olarak netleştirerek veriyorum. "Şu kadar ayda şu sırayı garanti ediyorum" diyen teklif görürseniz temkinli olun; bu işte kimsenin elinde böyle bir garanti yok.

Benimle çalışma şekli

Ben tek başıma çalışıyorum; yani sizinle konuşan kişi işi de yapan kişidir. Genellikle kısa bir tanışma görüşmesiyle başlarım: ürününüzü, kimin için olduğunu ve mevcut sitenizi dinlerim. Ardından ilk inceleme yapar, bulduklarımı ve önerdiğim öncelik sırasını sade bir dille yazılı olarak paylaşırım. Hangi işi kendinizin yapabileceğini, hangisinde desteğe ihtiyaç olduğunu da dürüstçe söylerim. Çalışmaya karar verirsek kapsamı ve takvimi baştan yazılı netleştiririm, ilerleyişi düzenli aralıklarla raporlarım. Sonuç sözü vermem; ne yaptığımı, neden yaptığımı ve neyi ölçtüğümü açık biçimde gösteririm.

Çalışmanın ilk üç ayı için kabaca şöyle bir akış düşünüyorum; süreler ürüne ve siteye göre değişir.

İlk aylarda GEO çalışmasının zaman çizelgesi

Zaman çizelgesindeki sıra bir kalıp değildir, bir örnektir. Yapay zekâ cevaplarındaki değişim çoğu zaman sayfaların yayınlanmasından sonra gecikmeli ve düzensiz gelir; bu yüzden sabırlı ve ölçerek ilerlemek gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

GEO ile SEO aynı şey mi?

Aynı değil ama birbirine çok yakın. SEO, sitenizin arama sonuç sayfalarında görünmesini hedefler. GEO ise yapay zekâ araçlarının cevaplarında adınızın geçmesini hedefler. İyi yapılmış SEO temeli, GEO için de büyük ölçüde işe yarar; çünkü yapay zekâ araçları çoğu zaman açık ve güvenilir sayfalardan beslenir. Ek olarak GEO, ürünün üçüncü taraf kaynaklarda nasıl anlatıldığına ve tutarlılığa daha fazla önem verir.

ChatGPT'de önerileceğimi garanti edebilir misiniz?

Hayır, ve bunu kimse dürüstçe garanti edemez. Bu araçların nasıl cevap ürettiği zamanla değişiyor ve kişiye göre farklı cevaplar çıkabiliyor. Yapabileceğim, ürününüzün bulunabilir, anlaşılır ve güvenilir bir biçimde anlatılmasını sağlamak ve ilerlemeyi ölçmektir.

Sonuç görmek ne kadar sürer?

Kesin bir süre veremem. Sayfa yayınlandıktan sonra arama motorlarının sayfayı bulması ve yapay zekâ araçlarının onu kaynak olarak kullanması farklı hızlarda ilerler. Rekabetin yoğunluğu, sitenizin mevcut durumu ve ürününüzün ne kadar tanındığı süreyi etkiler. Bu yüzden kısa vadeli değil, birkaç aylık bir çerçevede düşünmenizi öneririm.

Fiyatımı sitede göstermek zorunda mıyım?

Zorunlu değil, ama fiyatın neye göre belirlendiğini açıklamak çok işe yarar. Alıcı da yapay zekâ da "kullanıcı sayısına göre", "modüle göre" gibi bir mantık görürse ürünü daha rahat anlatabilir. Hiç bilgi vermemek, alıcıyı rakibin açık anlatan sayfasına yöneltebilir.

Rakiplerle karşılaştırma sayfası yazmak riskli değil mi?

Doğru yazılırsa değil. Yalnızca kendi bildiğiniz ve doğrulayabildiğiniz bilgileri yazın, rakibi kötülemeyin, hangi durumda rakibin daha uygun olabileceğini de belirtin ve sayfayı düzenli güncelleyin. Marka adlarının kullanımıyla ilgili şüpheniz varsa bir hukukçuya danışın.

Yeni çıkmış, az tanınan bir ürün de listelere girebilir mi?

Mümkündür ama zor ve yavaştır. Az tanınan ürün için en gerçekçi yol, geniş kategoriyle yarışmak yerine dar bir kullanım alanında net konumlanmak, kendi sitesinde kapsamlı cevaplar vermek ve güvenilir üçüncü taraf kaynaklarda doğru biçimde yer almaktır. Hızlı sonuç beklentisiyle yapılan şişirilmiş çalışmalar genellikle geri teper.

Yardım merkezimiz giriş yapmış kullanıcılara özel, bunu açmalı mıyım?

Genel bilgi içeren yardım sayfalarını herkese açmak çoğu zaman faydalıdır; çünkü alıcılar satın almadan önce de bu tür sorular sorar. Müşteriye özel ya da güvenlik açısından hassas içerikler elbette kapalı kalmalı. Hangisinin açılabileceğini birlikte ayıklamak gerekir.

Yalnızca Türkçe mi yazmalıyım, başka dillerde de gerekli mi?

Hedef kitleniz kimse onun diliyle yazın. Yalnızca Türkiye'deki alıcılara satıyorsanız Türkçe yeterlidir. Yurt dışına da satıyorsanız, her dil için o dili iyi bilen biri tarafından yazılmış ayrı sayfalar gerekir; sadece makine çevirisiyle yayınlanan sayfalar güven vermez.

Yazılım ve SaaS ürününüzü yapay zekâ önerilerinde ve "en iyi yazılım" listelerinde görünür kılmak için nereden başlayacağınızı birlikte netleştirmek isterseniz, GEO hizmeti sayfamdan ürününüzü ve hedeflerinizi anlatan kısa bir mesaj bırakabilirsiniz; ilk görüşmede size dürüstçe neyin işe yarayacağını ve neyin yaramayacağını söylerim.

Etiketler

saas geoyazılım firmaları için geochatgpt'de önerilmeken iyi yazılım listesinde yer almakyapay zeka önerilerinde görünmeksaas seo

İletişim

Önce mevcut durumunuza bakalım

Site adresinizi ve müşterilerinizin sorduğu soruları yazın; yapay zekâ cevaplarında nerede olduğunuzu ve neler yapılabileceğini anlatayım.

Birkaç cümle yeterli. En kısa sürede dönüş yaparım.

Butona bastığınızda mesajınız WhatsApp ya da e-posta uygulamanızda hazır olarak açılır; göndermeden önce düzenleyebilirsiniz.