Bir gün telefonunuzdan kendi sitenize girdiniz ve içiniz sıkıldı: yazılar ekranın dışına taşıyor, sayfa sağa sola kayıyor, menü açılmıyor, telefon numarasına basmak için parmağınızı üç kere denemeniz gerekiyor. "Mobilde sitem bozuk görünüyor, ne yapmalıyım?" diye arama yapıyorsanız yalnız değilsiniz. Bu durum çok yaygın ve çoğu zaman düşünüldüğü kadar korkutucu değil. Bu yazıda, telefonda kayan, taşan ya da okunmayan bir sitenin neden böyle olduğunu, nasıl kontrol edeceğinizi ve ne zaman profesyonel yardım almanız gerektiğini anlatıyorum. Ben Ümit Kırkoç, İstanbul'da tek başıma çalışan bir web tasarımcı ve SEO danışmanıyım. Sitenizin baştan yapılması gerekiyorsa bunu açıkça söylerim; yazının sonunda web sitesi yaptırma hizmetimin kapsamına da değiniyorum.
Önce şunu söyleyeyim: bugün sitenize gelen insanların hatırı sayılır bir kısmı bilgisayardan değil telefondan gelebiliyor; kendi ziyaretçi istatistiklerinize bakarak sizde oranın ne olduğunu görebilirsiniz. Kendi sitenizi her gün bilgisayarda görüyorsanız bozukluğu fark etmemeniz çok normal. Ama müşteriniz fark ediyor ve çoğu zaman size söylemeden sessizce çıkıp gidiyor. O yüzden bu yazıyı "mobil" kelimesini bilmeyen biri için, sade bir dille yazdım.
Mobilde site neden bozuk görünür?
Bir site, ekran genişliğine göre kendini ayarlayacak şekilde hazırlanmamışsa telefonda bozulur. Bu ayarlamaya "mobil uyum" ya da "duyarlı tasarım" denir. Kısaca anlatayım: duyarlı tasarım, aynı sitenin geniş bilgisayar ekranında yan yana duran parçalarını telefonda alt alta dizmesi, yazıları ekrana sığacak biçimde küçültüp büyütmesi, düğmeleri parmakla basılabilecek hale getirmesi demektir.
Sorun genellikle şu kaynaklardan birine dayanır. Birincisi, sitenin çok eski bir tasarımla yapılmış olması. Yıllar önce yalnızca bilgisayar düşünülerek hazırlanmış sitelerde telefon hiç hesaba katılmamıştır. İkincisi, hazır bir temanın üzerine sonradan eklenen parçalardır: bir slayt, bir tablo, bir harita ya da bir reklam bandı sayfanın geri kalanını bozabilir. Üçüncüsü, içeriği giren kişinin masaüstünde güzel görünsün diye görseli, tabloyu ya da metni sabit genişlikte eklemesidir. Dördüncüsü, sitenin güncellemesinin yapılmamış olması ve eski eklentilerin yeni tarayıcılarla uyuşmaması.
Hangi nedenle olduğunu anlamadan düzeltmeye girişmek, boşa vakit kaybettirir. Bu yüzden önce belirtiyi doğru adlandırmak gerekir. Aşağıdaki görsel, telefonda en sık karşılaşılan bozuklukları tek bakışta toplamıştır.
Bu listeden bir ya da birkaç madde tanıdıksa kendi sitenizde de benzer bir durum olabilir. Bunlar birbirinden ayrı sorunlardır ve her birinin düzeltme yolu farklıdır, bu yüzden aşağıda tek tek ele alıyorum.
Hangi bozukluk ne anlama gelir?
Telefonda gördüğünüz belirti, sorunun nereden çıktığı konusunda çoğu zaman ipucu verir. Bir ustanın arabanın sesinden arızayı tahmin etmesi gibi, ben de siteye bakınca belirtiden nedene gidebiliyorum. Aşağıdaki tablo bu eşleşmeyi sade biçimde özetliyor.
Tabloda "aciliyet" sütununa dikkat edin. Her bozukluk aynı derecede zarar vermez. Telefon numarasına basılamaması doğrudan müşteri kaybıdır; footer'daki küçük bir yazının fazla ufak olması ise daha sonra düzeltilebilir. Düzeltme sırasını belirlerken bu fark çok işe yarar.
Sayfanın yana kayması
Sayfayı parmakla sağa çektiğinizde ekran yan yana açılıyorsa, sayfada ekrandan geniş duran bir parça vardır. Çoğu zaman bu bir görsel, bir tablo, bir video çerçevesi ya da sabit genişlikte yazılmış bir bölümdür. Müşteri açısından bu çok rahatsız edicidir, çünkü sayfayı okurken sürekli yön değiştirmek zorunda kalır. Çoğu kişi bu aşamada siteyi kapatır.
Taşan yazı ve görsel
Yazı ekranın kenarında kesiliyorsa ya da görsel yarım görünüyorsa, o öğenin genişliği ekrana göre ayarlanmamıştır. Burada yapılacak düzeltme genellikle küçük bir ayar meselesidir ama sorun siteye yayılmışsa tek tek bakmak gerekir.
Okunmayan küçük yazı
Telefonda yazıyı okumak için iki parmakla büyütmeniz gerekiyorsa, yazı boyutu mobil için uygun değildir. Bu, görünüşte küçük bir ayrıntı gibi durur ama sitenin kalbindeki mesajı okunmaz hale getirir. Kısa ve net bir fiyat teklifi bölümü bile okunmuyorsa müşteri arayıp sormak yerine başka bir siteye geçer.
Basılmayan düğme ve açılmayan menü
Düğmeler birbirine çok yakınsa yanlış yere basılır. Menü açılmıyorsa müşteri sitenin diğer sayfalarına hiç ulaşamaz. Bunlar çoğu zaman bir yazılım ya da eklenti çakışmasından kaynaklanır ve bu durumda sorunun kaynağını bulmak biraz daha teknik bir iştir.
Önce sorunun kapsamını belirleyin
Her bozuk görünüm aynı çözümü gerektirmez. En önemli ayrım şudur: sorun tek bir sayfada mı, yoksa sitenin hemen her yerinde mi? Tek sayfadaki bir bozukluk genellikle o sayfaya eklenen bir parçadan kaynaklanır ve kolay düzelir. Sitenin her yerinde görülen bozukluk ise tasarımın kendisinden gelir ve daha köklü bir çözüm ister.
Yukarıdaki şemayı bir ön değerlendirme olarak kullanabilirsiniz. Üç ya da dört farklı sayfayı telefonda açın ve sorunun hepsinde aynı olup olmadığına bakın. Bu basit deneme bile, yamayla mı yoksa baştan yapımla mı ilerleyeceğinizi anlamanıza yardım eder.
Kendi başınıza telefonda nasıl kontrol edersiniz?
Bu kontrolleri yapmak için teknik bilgiye ihtiyacınız yok. Yalnızca telefonunuz ve biraz sabır yeterli. Tek bir telefonda test yapmak yanıltıcı olabilir, çünkü her telefon aynı ekran boyutunda değildir. Mümkünse bir yakınınızdan farklı marka ve boyutta bir telefon ödünç alın.
Bu adımları sırayla izleyip bulduklarınızı not alın. Not alırken ekran görüntüsü almak çok işe yarar; hem sorunu net anlatmanızı sağlar hem de bir uzmana ilettiğinizde zaman kazandırır. Ekran görüntüsünü aldığınız sayfanın adresini de yazmayı unutmayın.
Telefonda baktığınızda şunlara dikkat edin
Kontrol sırasında yalnızca "bozuk mu, değil mi" diye bakmayın; müşterinizin yapmak isteyeceği işlemleri tek tek deneyin. Bir müşteri sitenize girdiğinde genellikle üç şey yapmak ister: ne iş yaptığınızı anlamak, size ulaşmak ve güvenip güvenmeyeceğine karar vermek. Bu üçünü telefonda rahatça yapabiliyor mu, onu denemeniz gerekir.
Bu listedeki maddelerin hepsini işaretleyebiliyorsanız sitenizde ciddi bir mobil sorun yok demektir. Birkaçını işaretleyemiyorsanız, hangi maddede takıldığınızı not edin; düzeltme önceliğini bu notlar belirleyecek.
İki örnek senaryo
Aşağıdaki iki senaryo tamamen varsayımsaldır; gerçek bir firmayı ya da kişiyi anlatmıyor. Amaçları, aynı şikayetin iki farklı durumda nasıl farklı çözümlere gittiğini göstermek.
Senaryo bir: tek bölümden kaynaklanan kayma
Varsayalım ki küçük bir mobilya atölyesinin sitesi var. Site birkaç yıl önce hazır bir temayla kurulmuş ve genel olarak telefonda düzgün çalışıyor. Ama sahibi bir gün ürün tablosu eklemiş: ölçüler, malzemeler ve teslim süreleri yan yana altı sütunda. Bilgisayarda tablo güzel duruyor. Telefonda ise sayfanın tamamı sağa kayıyor, yazılar küçülüyor ve ürün sayfaları okunmaz hale geliyor.
Bu durumda sorun siteyi baştan yapmayı gerektirmiyor. Tablonun telefonda kaydırılabilir bir kutu içinde gösterilmesi ya da sütunların alt alta dizilmesi yeterli olur. Aynı tabloyu kullanan diğer sayfalara da bakılır ve düzeltme hepsine uygulanır. İş kısa sürer, çünkü sorunun kaynağı tek ve belli.
Senaryo iki: sitenin tamamı eski tasarımdan geliyor
İkinci varsayımsal örnekte, uzun yıllardır aynı görünümle yayında olan bir danışmanlık sitesi var. Site bilgisayar ekranı düşünülerek yapılmış; her şey sabit genişlikte. Telefonda açıldığında bütün sayfa küçücük görünüyor, yazıyı okumak için sürekli büyütmek gerekiyor, menü ise hiç açılmıyor. Sahibi birkaç kez "bir şeyleri düzeltelim" demiş ama her yamadan sonra başka bir yer bozulmuş.
Bu durumda tek tek yama atmak vakit ve para kaybıdır. Tasarımın temelinin telefonu hiç düşünmeden kurulduğunu kabul edip sayfaları duyarlı bir düzenle yeniden hazırlamak daha sağlıklıdır. İçerik, yani yazılar, fotoğraflar ve sayfa adresleri korunur; yalnızca onları taşıyan iskelet yenilenir. Böylece Google'daki mevcut görünürlük de korunmuş olur.
Yamayla mı çözülür, yeniden mi yapılır?
Bu soru, bu konuda en sık duyduğum sorudur ve cevabı sitenin durumuna bağlıdır. Dürüst olmam gerekirse, her bozuk siteyi baştan yapmak gerekmez; bunu söyleyen biri sizi gereksiz yere pahalı bir işe sürüklüyor olabilir. Ama tam tersi de doğrudur: kökten bozuk bir siteye yama üstüne yama yapmak sizi uzun vadede daha çok yorar.
Karşılaştırmadan çıkan sonuç şu: sorun sınırlıysa yama, sorun siteye yayılmışsa yeniden yapım mantıklı. Hangisinin sizin durumunuza uyduğunu anlamak için siteye bakmak yeterli; çoğu zaman kısa bir incelemeyle bunu söyleyebilirim.
Bozuk mobil görünüm işinize nasıl zarar verir?
Bu konuyu abartmadan anlatmak istiyorum, çünkü bu işlerde korku satmak kolaydır. Rakam vermeyeceğim; "sitenizin şu kadar ziyaretçi kaybettiğini" iddia etmek elimdeki verilere dayanmaz. Ama mantığı basit biçimde açıklayabilirim.
Bir müşteri telefonunda sizi aradığında önünde birkaç seçenek vardır. Sitenize girer, sayfa kayıyorsa ya da yazı okunmuyorsa çoğu insan ikinci kez denemez; geri dönüp listedeki sıradaki işletmeye bakar. Bu, bir mağazanın kapısının sıkışması gibidir: içeride iyi ürün olsa da müşteri içeri giremez. Bozukluk büyüdükçe, sitenize gelen ama size ulaşamayan insan sayısı artar.
Huni, her adımda bir miktar insanın ayrıldığını gösteriyor. Mobilde sorun varsa bu ayrılmalar ilk adımlarda, yani daha sizi tanımadan olur. Bu yüzden mobil düzeltmesi, reklam harcamasından ya da yeni içerikten önce gelmesi gereken bir iştir. Aksi halde getirdiğiniz ziyaretçiler boşa gider.
Google'daki etkisi
Google, arama sonuçlarında sitelerin telefondaki halini dikkate alır. Bu, Google'ın kendi yayınlarında belirtiliyor: mobilde kullanım kolaylığı sıralamayı etkileyen unsurlardan biridir. Ancak sıralamaya ne kadar etki ettiğini kimse kesin söyleyemez ve ben de bir sıra garantisi veremem. Bildiğim şey şu: telefonda kullanılamayan bir site, sıralamadan bağımsız olarak, gelen kişiyi zaten müşteriye çeviremez.
Arama sonucunda iki site yan yana durduğunda, açıklaması net olan ve tıklandığında düzgün açılan site tercih edilir. Tıklama olsa bile, sayfa telefonda bozuk açılırsa kişi hemen geri döner ve bu da sitenin değerli bir ziyaretçiyi kaybetmesi demektir.
Düzeltme süreci adım adım nasıl ilerler?
Mobil bir sorunu düzeltirken yaptığım işleri sade biçimde sıralıyorum. Süreç, sorunun büyüklüğüne göre kısalıp uzayabilir ama sırası değişmez.
İlk adım inceleme ve teşhistir. Siteyi farklı telefon boyutlarında açar, bozuklukları tek tek not ederim ve her birinin nedenini ararım. Bu aşamada size sade bir dille neyin neden bozulduğunu anlatırım. İkinci adım karardır: yama mı, yeniden yapım mı? Bunu birlikte konuşuruz ve ben gerekçemi açıkça söylerim. Üçüncü adım düzeltmedir; önce müşteriyi en çok kaybettiren sorunlar, yani telefon numarası, menü ve form gibi unsurlar düzeltilir. Dördüncü adım test aşamasıdır; düzeltilen her sayfa farklı telefonlarda ve tarayıcılarda denenir. Beşinci adım canlıya alma ve takiptir; düzeltmeler yayına verildikten sonra bir süre izlenir, yeni çıkan bir sorun varsa giderilir.
Zaman çizelgesindeki en kritik nokta test aşamasıdır. Çünkü bir telefonda düzgün görünen sayfa, başka bir telefonda bozuk çıkabilir. Bu yüzden tek bir cihazda deneyip "tamam" demek en çok yapılan hatalardan biridir.
Hangi sayfalar önce düzeltilmeli?
Tüm siteyi aynı anda ele almak zorunda değilsiniz. Müşterinin en çok girdiği ve karar verdiği sayfalar önce gelir: ana sayfa, hizmet ya da ürün sayfaları, iletişim sayfası ve varsa fiyat ya da teklif formu. Blog yazıları, eski duyurular ve nadiren açılan sayfalar sonraya bırakılabilir. Bir sayfanın telefonda nasıl düzenlenmesi gerektiğini göstermek için aşağıdaki şemayı hazırladım.
Bu düzen bir kural değil, iyi bir başlangıç noktasıdır. Telefonda ekran dar olduğu için sayfanın üstünde müşterinin ne iş yaptığınızı anlaması ve size ulaşması gerekir. Uzun bir giriş yazısı ya da büyük bir slayt, telefonda ilk ekranı doldurup asıl bilgiyi aşağı iter.
Mobil düzeltmede sık yapılan hatalar
Bu işte gördüğüm hataları bir araya topladım. Hepsi yaygın ve hepsi önlenebilir.
Birinci hata, yalnızca bilgisayarda küçük pencere açıp telefonu denemiş saymaktır. Bilgisayarda pencereyi daraltmak yararlıdır ama gerçek bir telefonun parmakla kullanımını, yavaş bağlantıyı ve farklı tarayıcıları göstermez. Gerçek telefonda deneme şarttır.
İkinci hata, sorunu bir eklentiyle çözmeye çalışmaktır. "Mobil uyumlu yap" diyen hazır eklentiler vardır ve bazen işe yarar, bazen de sitenizi daha da karıştırır. Üstelik her eklenti siteyi biraz ağırlaştırır. Eklenti bir çare olabilir ama sorunun nedenini anlamadan eklenti kurmak şansa bırakmaktır.
Üçüncü hata, görselleri aşırı büyük yüklemektir. Telefonda yavaş açılan bir site de "bozuk" sayılır, çünkü müşteri açılmasını beklemez. Görselleri telefon için uygun boyutta hazırlamak hem hızı hem görünümü düzeltir.
Dördüncü hata, düzeltmeden sonra ana sayfadan başka sayfalara bakmamaktır. Ana sayfa düzgün görünür, ama hizmet sayfaları, iletişim formu ve blog yazıları yine bozuk kalır. Düzeltme listesini sayfa sayfa tutmak gerekir.
Beşinci hata, telefon numarasını ve iletişim yollarını unutmaktır. Mobil düzeltmenin asıl amacı, müşterinin size ulaşmasıdır. Güzel görünen ama arama düğmesi olmayan bir site, işin yarısını eksik bırakır.
Altıncı hata, yeniden yapılan sitede eski sayfa adreslerini kaybetmektir. Siteyi yenilerken adresler değişirse Google'daki mevcut görünürlük zarar görebilir. Bu yüzden yeniden yapım yaparken adreslerin korunması ya da doğru yönlendirmelerin kurulması gerekir.
Kendiniz neleri yapabilirsiniz, ne zaman uzman gerekir?
Bazı şeyleri kendiniz yapabilirsiniz ve bunlar gerçekten fark yaratır. Telefonunuzdan siteyi düzenli olarak açıp bakmak, yeni eklediğiniz her sayfayı yayından sonra telefonda kontrol etmek, görselleri çok büyük yüklememek ve sitenizdeki yazı biçimlerini sade tutmak sizin elinizdedir. Bir de yazı eklerken tabloları ve yan yana duran düzenleri kullanmaktan kaçının; çünkü bunlar telefonda en çok sorun çıkaran öğelerdir.
Şu durumlarda ise bir uzmana başvurmak daha doğrudur. Sorun siteyi gezdiğiniz hemen her sayfada görülüyorsa. Menü ya da form gibi temel parçalar çalışmıyorsa. Düzeltme denemeleri yeni sorunlar çıkarıyorsa. Sitenizin eski bir sistemle yapıldığından ve güncellenemediğinden şüpheleniyorsanız. Bir de düzeltmeye başlamadan önce sitenizin yedeğini almak önemli. Yedek yoksa, yanlış bir ayar sitenizi çalışmaz hale getirebilir ve geri dönmek zorlaşır.
Burada bir not düşeyim: bir uzman çağırmak her zaman baştan yaptırmak demek değildir. İyi bir uzman önce neyin bozuk olduğunu söyler, sonra sizin için en makul yolu önerir. Bir teklifte "hemen yenileyelim" cümlesini duyuyorsanız, gerekçesini sorun.
Maliyeti ne belirler?
Bu konuda rakam vermiyorum, çünkü her sitenin durumu farklıdır ve rakam vermek yanıltıcı olur. Ama maliyeti neyin belirlediğini açıkça söyleyebilirim.
Birinci etken, sorunun kapsamıdır: tek bir bölümün düzeltilmesi ile sitenin tamamının yeniden düzenlenmesi çok farklı iş yükleridir. İkinci etken, sayfa sayısıdır; on sayfalık bir site ile yüzlerce sayfası olan bir site aynı sürede ele alınmaz. Üçüncü etken, sitenin hangi sistemle yapıldığıdır; güncel ve düzenli bir sistemde düzeltme kolay, eski ve özel yazılmış bir yapıda zordur. Dördüncü etken, ek istekler: formun yenilenmesi, hızın iyileştirilmesi, yeni görsel ya da içerik hazırlanması gibi işler ekstra emek gerektirir. Beşinci etken, aciliyettir; hemen yetişmesi gereken işler plana göre farklı değerlendirilir.
İyi bir teklifte bu kalemlerin yazılı olmasını bekleyin. Neyin dahil, neyin hariç olduğu belli değilse sonradan sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Ben tekliflerimi yazılı ve kalem kalem hazırlıyorum.
Benimle çalışma şekli
Ben tek başıma çalışıyorum, yani sitenize bakan, sizinle konuşan ve düzeltmeyi yapan kişi aynıdır. Bu, iletişimi kısa tutar: sorunu anlattığınızda aracı bir kişiye değil doğrudan işi yapacak olana anlatmış olursunuz. Karşılığında kapasitem sınırlıdır; aynı anda çok sayıda büyük işi üstlenmem ve bu yüzden bazen sıraya girmeniz gerekebilir.
Süreç şöyle ilerler: önce sitenizi telefonda inceler, sorunları ve olası nedenlerini sade bir dille yazarım. Sonra yama mı yeniden yapım mı önerdiğimi gerekçesiyle açıklarım. Teklifi yazılı ve kalem kalem sunarım. Onayınızdan sonra düzeltmeyi yapar, farklı cihazlarda test eder ve yayına alırım. Yayından sonra bir süre izlerim; çıkan küçük sorunları giderir, siteyi nasıl güncel tutacağınızı anlatırım. Sitenin ve hesapların sahibi her zaman sizsiniz. Sıralama ya da satış garantisi vermem; yalnızca telefonda düzgün çalışan, müşterinizin size kolay ulaşabildiği bir site hazırlamayı taahhüt ederim.
Sıkça Sorulan Sorular
Sitem bilgisayarda düzgün, telefonda bozuk görünüyor. Neden?
Çünkü site, farklı ekran boyutlarına uyum sağlayacak şekilde hazırlanmamış olabilir. Bilgisayarda geniş ekran bu eksikliği gizler, telefonda ise sabit genişlikteki parçalar sayfanın dışına taşar. Bazen de sonradan eklenen bir tablo, görsel ya da eklenti tüm düzeni bozar.
Telefonda kayan bir siteyi düzeltmek için siteyi baştan mı yaptırmam gerekir?
Her zaman değil. Sorun tek bir sayfadaki bir parçadan kaynaklanıyorsa küçük bir düzeltme yeterli olabilir. Sitenin tamamı bilgisayar için sabit genişlikte yapılmışsa yeniden düzenlemek daha sağlıklıdır. Hangisinin geçerli olduğu siteye bakılınca anlaşılır.
Mobil uyumlu olmayan site Google'da geride kalır mı?
Google'ın mobilde kullanım kolaylığını dikkate aldığı biliniyor, ancak etkisinin boyutunu kimse kesin söyleyemez ve bu yüzden sıralama vaadi vermem. Kesin olan şu: telefonda kullanılamayan bir site gelen kişiyi müşteriye çeviremez, sıralama değişse de değişmese de.
Siteyi mobile uyumlu hale getirirken mevcut içeriğim ve adreslerim kaybolur mu?
Doğru yapılırsa kaybolmaz. İçerik, yazılar, fotoğraflar ve sayfa adresleri korunur; yalnızca düzen yenilenir. Adreslerin değişmesi gerekiyorsa doğru yönlendirmeler kurulur ki Google'daki mevcut görünürlüğünüz zarar görmesin.
Düzeltme ne kadar sürer?
Süre, sorunun kapsamına, sayfa sayısına ve sitenin hangi sistemle yapıldığına göre değişir. Tek bölümden kaynaklanan bir sorun kısa sürede çözülür; sitenin tamamının yenilenmesi daha uzun bir iştir. İncelemeden sonra size gerçekçi bir süre söylerim.
Hazır bir eklentiyle mobil sorunu çözebilir miyim?
Bazı durumlarda küçük bir iyileşme sağlayabilir, ama genellikle kalıcı çözüm değildir. Eklenti, sorunun nedenini ortadan kaldırmaz; üstüne bir katman ekler ve bazen yeni sorunlar çıkarır. Önce nedeni anlamak, sonra uygun çözümü seçmek daha güvenlidir.
Ben teknik biri değilim, süreci takip edebilir miyim?
Evet. Sorunları, nedenlerini ve yapılacak işleri jargonsuz anlatırım. Zorunlu bir terim kullanırsam bir cümleyle açıklarım. Sizden istediğim, siteyi telefonda deneyip fark ettiğiniz bozuklukları ekran görüntüsüyle iletmeniz.
Düzeltmeden sonra siteyi kim güncelleyecek?
Sitenin sahibi sizsiniz. Yeni bir yazı ya da sayfa eklerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatırım ki yeni eklediğiniz içerik telefonda yeniden bozulmasın. İsterseniz sonradan da bakabilirim, ama bu zorunlu değildir.
Sitenizin telefonda neden bozulduğunu ve en makul düzeltme yolunu birlikte netleştirmek isterseniz, web sitesi yaptırma sayfamdan bana yazabilir ya da arayabilirsiniz; sitenize bakıp ne yapılması gerektiğini sade bir dille anlatırım.